Bu Blogda Ara

giderken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
giderken etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2017 Salı

İlk Defa Yıkılışımı Yazıyorum


 yıkıldım ile ilgili görsel sonucu

İlk defa yıkılışımı yazıyorum sen giderken
Kahır dolu odamda hatıralarımla ağlarken
Bir gülüşü çok gördün ben seni severken
Al aşkınla gülüşünü al git senin olsun
Kahır dolu gönlünle bana gülmezsin sen
Seninle mutluluğu tatmak istemiyorum ben
İçine kattığın zehirle ölmek istemiyorum ben

Artık karanlık odamda yıkılışım kutluyorum
Seni unutmak istesem de unutamıyorum
Unutmam lazım sende bir güzellik bulmadım
Seni neden unutamıyorum onu da bilmiyorum
Belki kahır dolu bakışlarının acısıyla kavruluyorum
Seninle mutluluğu tatmak istemiyorum ben
İçine kattığın zehirle ölmek istemiyorum ben

Sürgün olduğum şehirlerde yürüyemiyorum
Kaldırımlar bana küskün gülümseyemiyorum
Ben mi seni üzdüm hayır bunu iyi biliyorum
Neden gittin sen onu da çözemiyorum
Seninle mutluluğu tatmak istemiyorum ben
İçine kattığın zehirle ölmek istemiyorum ben

Artık hiçbir şeyin önemi yok benim için artık
Bir gurur uğruna belki birbirimizden ayrı kaldık
Kul Mehmet’im ayrılırken arkamızdan bakmadık
Arkamıza bakarken neden koşup sarılmadık
Seninle mutluluğu tatmak istemiyorum ben
İçine kattığın zehirle ölmek istemiyorum ben
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

3 Mart 2017 Cuma

Giderken Bir Veda Etmeden Gittin

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

Aradığın sır gönülde duruyor apaçık saklı
Terk ederken deme sen sakın benim haklı
Bir gülümsemeden geldin aniden niçin gittin
Gelişin gidişin çok oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Ömürde kaybettiğim anlar geri gelmiyor
Hasretle gelenler söyle neden hiç gitmiyor
Bu ıstırabım sen gittin gideli işte bitmiyor
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Bir gün mutlu geçmedi seninle günümüz
Severken sarardı neden bu seven gönlümüz
Seninle biz kaybettik işte ararken yönümüz
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Aklar düştü saçlarıma işte bak avuç avuç
Seni boşa sevdim demek seni sevmek suç
Aşkımızı beklemiyordu inan bu kötü sonuç
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Sabır taşı olsaydı dayanmaz parçalanırdı
Dedim belki gönlü bana sonra bağlanırdı
Gülüşünle belki bu gönlüm o an şahlanırdı
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı


Neden acele ettin bilmem gittin telaşlı telaşlı
Nasıl kaybettin sendeki anlayışı adam akıllı
Bıraktın giderken sen gönlümü ağır yaralı
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı

Doyum olmazdı aşkı senle yaşamak derdim
Hemen terk edip gideceğini nerden bilirdim
Bana sen gülmezsen de ben sana hep gülerdim
Gelişin gidişin oldu çabuk neden çok hızlı
    Giderken bir veda etmeden gittin sen ağzı taşlı        

Mehmet Aluç/Kul Mehmet






26 Ekim 2016 Çarşamba

Gidemiyorum

Gidemiyorum
 gidemiyorum uzaklara ile ilgili görsel sonucu
Yarın bu şehirden ayrılacağım
Senden ayrılacağım gideceğim
Sensizliğe delicesine koşacağım
Gitmek çaremi bilmiyorum
Ayrılıp gitmek devamı bilmiyorum
Bilmiyorum gidiyorum
Giderken geri dönüyorum
Seni üzgün görüyorum
Ölemiyorum
Gülemiyorum
Gidemiyorum
Ölemiyorum


Mahzun olursun diye gidemiyorum
Üzülerek kahr olursun diye gidemiyorum
Bensiz kalamazsın diye kahr oluyorum
Sevmezsen de kahr oluyorum
Kalsam da kahr oluyorum
Ne yapsam yıkılıyorum
Gitsem de kalsam da yıkılıyorum
Bilmiyorum gidiyorum
Giderken geri dönüyorum
Seni üzgün görüyorum
Ölemiyorum
Gülemiyorum
Gidemiyorum
Ölemiyorum

Geçmişi sana geleceği sana bırakamıyorum
Kaybolursun diye korkuyorum
Ben sensiz kahrından yok oluyorum
Seninle var olamıyorum yaşamıyorum
Yanında uzak sensiz uzakta sensiz olamıyorum
Gidemiyorum kalamıyorum
Sancıların içinde yanıyorum
Şaşkınım gidemiyorum
Şaşkınım sevmiyorsun
Ne senden nede bu şehirden gidemiyorum
Sessizce ölümü seyrediyorum
Sessizliğinle benden kaçışının mezarında
Son nefsimi vererek ölmeyi bekliyorum
Bilmiyorum gidiyorum
Giderken geri dönüyorum
Dönerken sensizlik sancısıyla ölüyorum
Seni üzgün görüyorum
Ölemiyorum
Gülemiyorum
Gidemiyorum
Ölemiyorum

Vakit daha ölüm vakti değil
Vazgeçmemek için geç değil
Yaralarımı sarmanın vakti
Aşkını dök gönlümde önüne
Bak bu aşkla gözüm içine
Vaz geçme benden
Vaz geçmem ben senden
İzin verme senden gidişime
Doğayım yeniden gülüşünden
Dönerken sensizlik sancısıyla ölüyorum
Seni üzgün görüyorum
Ölemiyorum
Gülemiyorum
Gidemiyorum
Ölemiyorum


Bırak git dersin gidemem
Git öl dersin ölemem
Bensiz yaşa dersin yaşayamam
Ama bu sancılarla da duramam
Bilinmez bir çıkmazdayım çıkamam
Çıksam da gidemem
Sende tutuklu kaldım
Seninle mutluluğa ben el salladım
Dönerken sensizlik sancısıyla ölüyorum
Seni üzgün görüyorum
Ölemiyorum
Gülemiyorum
Gidemiyorum
Ölemiyorum

Sen bir yanda ben bir yanda
Bakışların gönlünle isyanda
Son vagonda son istasyonda
Beni yıkan kahreden bakışında
Kaçıyorum son duraktayım
Son durakta son bakıştayım
Koş gel sarıl bana hala hayattayım
Gelmezsen de senden uzaktayım
Sensizlikten uzakta gülmeyen mutluluktayım
Sancıların mutfağında sancılarımla doyumsuzluğun
Dibine vurmuşum sancılarımı aşk sanarak yaşıyorum
Seni üzgün görüyorum gidiyorum
Ölemiyorum ölüyorum
Gülemiyorum ama ağlıyorum
Gidemiyorum dedim senden uzaktayım
Ölemiyorum diyorum ölümle bağdaş kuruyorum
Sensizliğin uzaklığında ölümle dans ediyorum

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

20 Mayıs 2016 Cuma

Götürdü

yıllar varki düştüm ardına
ayrılık yükünü vurdun sırtıma
bindin gittin ayrılığın sırtına
acımadın yıktın seni seven bu canımı
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü
 
açmadın bir gün benimle gözünü
esirgemedin söyledin yıkıcı sözünü
göstermedin o gülümseyen yüzünü
gösterdin o ekşi suratsız yüzünü
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü
 
her gün çıkardın  bin bir hadise
gönül evimde attın beni kodese
anlamadığım benden ne istediğinse
hep yolumu çıkardın çıkmaz adrese
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü
 
senden yedim severken büyük kazığı
seninle paylaşmıştım yediğim her azığı
seninle kuramadım mutlu bir aile ocağı
kısmette varmış senin elinde yemek kazığı
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü

ellerimle yedirdim her çeşit kaymağı
seninle yaşadım ben anlam aykırılığı
gündüzüm  hep olurdu akşam karanlığı
buluştuğumuz yerdi sanki ayrılık mezarlığı
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü
 
her oturduğumuzda sanki şeytan bize bakardı
koynunda merhamet değil sanki nefret yatardı
söylermisin aşk değil kin mi damarlarında akardı
bitirdin viran ettin beni söyle senin yüzüne kim bakar
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü
 
kul Mehmet'im ben aldım boyumun ölçüsünü
benim yaşadığım gibi sende yaşarsın mahşer gününü
artık bir daha görmek istemiyorum o ekşi yüzünü
sensiz görüyorum artık çok güzel ben önümü
giderken arkandaki çıkardığın fırtına
aldı beni viran ellere götürdü
Mehmet Aluç-KulMehmet-
 
 

11 Mart 2016 Cuma

Uzak Kaldık





Giderken yok oldu yüreğimiz
Yıkıldı yıkılmayan bileğimiz
Öldü yarınlara ait dileğimiz
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Yıkıldı yıkılmaz gururumuz
Gururdu bizim hep umudumuz
Kırıldı iki kanadımız kolumuz
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Mezara gömdük onurumuzu
Hiç görmedik ağlayan durumuzu
Üç kuruşa değiştik yolumuzu
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Gözlerimize çekildi kara perde
Şimdi sen bir yerde ben bir yerde
Düştük işte ayrı ayrı derde
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Kendimizi kendimiz uzaklara saldık
Yanılgının içinde çaresiz kaldık
Her şeyi biliyoruz sandık
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Sürünüyoruz şimdi kim bilir nerede
Sen karanlık ben karanlık pencerede
Buluşamayız artık neşelerde
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Vuslat ile olmak bize haram
Bilmem seni artık nasıl saram
İyileşmez ki sen olmazsan yaram
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Şimdi ağlıyorum geceleri
Avutmuyor beni birileri
Unuttum sensiz heceleri
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Feryat ediyor işte ruhum
Böyle olmalıydı bu durum
Bu ayrılığa da yapılmaz yorum
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Yüzün hala gözüm önünde
Oynayacaktık biz düğünde
Ayrılık varmış aşkın özünde
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Hayallerimize dokunmadan yerde kaldı
Yüreğimizdeki aşkı kim çaldı
Acıda olsa o günlerde yediğimiz baldı
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Geri gelmez o günler
Bizi arar mı o dünler
Yaşatmaz bizi bu günler
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Hayal kırıklığımız pişmanlıkla silinmez
Vuslatta uzak kaldı görünmez
Şimdi ne haldeyiz oda bilinmez
Uzak diyarlarda uzak kaldık

Kul Mehmet'im avuntular içinde yazarım
 Kendi mezarımı kazarım
İçinde bilmem rahat mı yatarım
Uzak diyarlarda uzak kaldık
Kendi kendimize tuzak kurduk
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç