Bu Blogda Ara

1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2016 Çarşamba

İnsanlığa Çağrı Hiç Biter mi?-1-


             
Düşün dedi kimdir veren
Kimdir var eden
Ömür hayat veren
Kimdir ömrüne gönlüne gül seren
Kim dedi yalnızlık yakışmaz
Birlik olmadan yaşanılmaz
Dedi dedi kim dedi kime dedi
Âlemlerin Rabbi Yüce Allah C.C. dedi
Al dedi Nur Kur’an’ı Nur Nebiyi
Al gönlüne bunlarla imanı
Dedi dedi kim dedi iman et dedi
Âlemlerin Rabbi Yüce Allah C.C. dedi
Nur Kur’an Nur Nebi dedi
Gel dedi gel de gül dedi
Sana bunlar gerekli dedi
Nura Gel dedi
Unutma ahdi dedi

Kâinata Rabbim diller verdi onlar ne dedi
Güneş her doğan batar dedi
Batan her batan yeniden doğar dedi
Yaz ayı kış ayı ne dedi
Açan solar solan tekrar açar dedi
Hastalık sıhhatle şifa bulur
Şifa bulan yine hasta olur dedi
Bu sefer şifa derman olmaz
Ecel derman olur gelen gider dedi
Bunları hep biz Kullar için Yüce Rahman dedi
Nur Kur’an Nur Nebi dedi
Âleme dil verdi âlemde söyledi uyanın dedi
İnsana kurtuluş için çağrı hiç bitmedi
İnsan peki ne dedi
Helal var iken haramı yedi
Çağıran hani yok dedi
Görmedim anlamadım elimden tutan yok dedi
Kime dedi
Bana mı dedi
Yok, yok sana dedi
Hayır, canım bana niye desin
Bak şu karşıda gelene dedi
Kedi geldi ciğeri yedi
Ciğer bitti kavga bitmedi
Ömür için iman geldi
Kul kaçtı gitti
Gelen gitti
İmanla giden huzurla dirildi
İman etmeyenin pili bitti
İmanla şarj etmedi
Pili bitti

Sanmayın ecel ile hayat bitti
İman etmeyen bitti
Bitti denildiği anda bitmezmiş
Bitiş anıyla diriliş başlarmış iman eden kul gülermiş
Elini imana uzatmayan gönlüne ömrüne almayana
Diriliş fayda etmezmiş
Kullara dedi gönüllere dokunmayın
İnsan canı mukaddestir acıtmayın
Gönüllere ben uğrarım yıkmayın dedi
Kim dedi yıkmayın dedi
Gönülde iman olmadan yaşanılmaz
Sevmeden kul hayat olmaz dedi
Dedi dedi kim dedi kime dedi
Âlemlerin Rabbi Yüce Allah C.C. dedi
Al dedi Nur Kur’an’ı Nur Nebiyi
Al gönlüne bunlarla imanı dedi
Dedi dedi kim dedi iman et dedi
Âlemlerin Rabbi Yüce Allah C.C. dedi
Nur Kur’an Nur Nebi dedi
Gel dedi gel de gül dedi
Sana bunlar gerekli dedi
Nura Gel dedi
Unutma ahdi dedi
İnsan yine gelmedi
Bana sanki lazım değil dedi
Dedi de halt etti
Nefis şeytan yüreğini bin yerden deldi  
Yine gelmedi
Kime dedi bana mı dedi
Yok, yok sana dedi dedi
O da hayır bana da demedi
Galiba bak şu karşıda gelene dedi dedi
Soruların saçmalığı ile saçmaladı
Cahilliğin kör karanlık kuyusuna indi
Nefis şeytanın atına bindi
Nefis şeytan dünya malı ile az gıdıkladı insan az güldü
Gözleri ışıldadı hepsi benim mi dedi
Nefis şeytan sırıtarak içten de salak dedi sonra
Evet, elbet senin dedi
Az yürüdü elini uzattı hakkı olmayana uzandı biraz sonra
Ecel göründü eyvah bittim dedi
Yanıldım dedi
Ne ettim ben dedi
Sordukça sordu cevabın kıymetini bilmedi hiç dinlemedi
Dinlemedi dinlemedi işte yokluğa koştu
Yokluk içinde gitti bitti
İman eden dinleyen cennete huzurla gitti
İman etmeyen dinlemeyen
Cehennemde locasına gitti
Sonunu da alev içinde kimse görmedi
Onu bir daha hiç kimse ne halde bilmedi
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Devam Edecek İnşallah,
devamı az sonra,
ya da arkası yarın.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

21 Mart 2016 Pazartesi

Gençlik İhtiyarlık Serüveni-1-


 


Gençlik çağında ihtiyarlık hatıra gelmez
İhtiyarlık gelince gençlik gibi gülümsemez
Hayat bu kıymetin bilmezsen geri gelmez
Deli hoyrat rüzgârlar gibi eserdin
Zamanın kıymetini bilmeden gezerdin
İhtiyarlık neymiş diye gülerdin
Başa geldi şimdi neylersin
Hiç olmazsa şimdi ihtiyarlığın kıymetini bil

Yazlar gibi geçerdi her ayın
Duymazdın hayat derdi etrafına bakın
Çok gezerdin olurdun birde çapkın
Ölüm yaklaştı ihtiyarlık şimdi ki şıkkın
Gitti gelmez artık gençlik çağın
Çürümüş elinde tuttuğun ağın
Şimdi etrafına sen iyice bakın
Pişmanlığınla artık bol bol yakın
Hiç olmazsa şimdi ihtiyarlığın kıymetini bil

Sorumluluğunu bilmedin her anı sandın izin
Şimdi tutmuyor mu o koşan sağlam dizin
Yeter artık çok karaladın çok çizdin
İhtiyarlığa geldin yavaşladın sanma bittin
Yanlış sapa yola çok çok girdin
Şimdi söyle bakalım sen onca yıl neler gördün
Yetmiş yıl öncesi sanki dün bugün sanki o gün
Hiç olmazsa şimdi ihtiyarlığın kıymetini bil

Her günü kendine kar saymıştın
İhtiyarlığı hesaba katmamıştın
Etrafına yutacakmış gibi bakmıştın
İhtiyarlık anını unutmuştun
İşte geldi başına unuttuğunu buldun
Bunları yaşamak için dünyaya gelen kuldun
Unuttun da sanki gençliğinde ne buldun
Gençliğin kıymetini bilmedin şimdi duruldun
Hiç olmazsa şimdi ihtiyarlığın kıymetini bil


Tutmaz artık çelik gibi sandığın beden
Düşün bakalım kimdir seni var eden
Var edeni hiç düşünmedin sensin kaybeden
Şimdi ihtiyar olsun arama artık neden
Tövbe kapısına var durma birden
Yüce Rahmandır gülümseten
Şimdi kat Rahmanı her anın içine şimdiden
Var olsun çürümesin ruh ile beden
Bunlardır seni imanla insan kul eden
Hiç olmazsa şimdi ihtiyarlığın kıymetini bil

Hayatın yükünü attın çekmedin sanma eziyet
Hiç sende bulunmadı bir parça ülfet
Bilemedin zaten taşıdın bunca yıl külfet
Her anında vardı göremedin Rahmet
Şimdi ihtiyarlığa sen deme sakın eziyet
Kula has bir güzelliktir budur meziyet
Var artık her şeyin farkına Rahmanı zikir et
Haydi, bundan sonrası olsun afiyet
Hiç olmazsa şimdi ihtiyarlığın kıymetini bil

Şimdiye kadar yoktu sende ciddiyet
Şimdi nedir bu asabiyet yaşadığın galibiyet
Her an yaşadığın dı nefret
Şimdi galibiyetle çek biraz zahmet
Ciddiyet yoktu şimdi var cibilliyet
Kula hastır ihtiyarlık az fikir et
Kul değil ki bu dünyada yaşamaz ebediyet
Kula ait değil kendisi ile dünya denilen mülkiyet
Yaşa ihtiyarlığı et hayret
Hayret ile biter inşallah tüm nefret
Hiç olmazsa şimdi ihtiyarlığın kıymetini bil

Cana düşünce ihtiyarlık deme ki ne eylerim
Gençlik gitti de hiç olmazsa de güzel günler beklerim
Solan gençliğin içine son demimde çiçekleri ekerim
Gençlik gibi görmezsem de hiç olmazsa az gülümserim
Pişmanlığımla hep gezmişim şimdi tövbe ile gezerim
Bağrı yanık gezmişim görmemişim artık neylerim
Bu ihtiyarlık anında yavaş yürür yoluma devam ederim
Hiç olmazsa şimdi ihtiyarlığın kıymetini bil

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Devam edecek inşallah

4 Aralık 2015 Cuma

Ümmet olma yolunda adımlar-1




Hamd Âlemlerin Rabbine Salât ve selam Âlemlere Rahmet Nur Peygamber efendimize âline ashabına ve onun yolunda gidenlere olsun.

Ümmet olma yolunda- kendi âcizane fikrimce- atılması gereken adımlar ve yanlışlarımız nelerdir şöylece bir gözden geçirelim. Yüceler Yücesi Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: " Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allahtan korkun ki, merhamet olunasınız".-(Hucurat suresi ayet. 10).Evet Müslümanlar Kardeştir, ne kadar güzel bir söz gönülleri ısıtan sevgi ile kaplayan bir ayet. Bu yüce ayet ile manevi olan iman kuvvetimizi, birliğimizi ve onun gücü ile cümlemizin yani inananların kuvvetimizi okşayan, Müslümanlara güç üstüne manevi güç, kuvvet üstüne manevi haz duyuran kuvvet ve moral üstüne nurdan moral yükleyici ne mübarek bir anlam ve mana ile dolu bir ayet,ve bu yüce ayet ile hayatımıza ömrümüze nurdan yol gösteriyor. Müslümanlar kardeştir. İlk olarak kardeş olduğumuzu bileceğiz, bunun başka yolu yol ümmet olmak için.

Âlemlere rahmet olan Nur peygamber efendimizin gülümsemesini hissetmedikten sonra, imanın merhamet ve vicdanını gönlümüzde taşımadıktan sonra ümmet olmayı beklemek boşunadır beyhudedir. Müslüman olan biz kardeşler arasına, din düşmanlarınca araya atılan sokulan ufak tefek olan pürüzler ve anlaşmazlıklar, büyüyen zorluklar karşısında mücadeleler soğuk savaşlar ,kardeş olma gerçeğini ortadan kaldıramaz ve kaldırmaya güçleri de yetemez.

Ebu Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:"Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız!"

(Müslim, iman 93-94. Ayrıca bk.Tirmizî, Et'ime 45, Kıyamet 56; İbni Mace, Mukaddime 9, Edeb 11)

"Birbirimizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız" aman Allah'ım! Ne kadar güzel bir söz ve yaşayış şekli, ama gel gör ki günümüzde hiç de oralı olmadığımız kulak ardı ettiğimiz bir hadis, üzülerek söylemek zorundayım. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız, demek ki iman ettik demekle, namaz oruç zekât hacca gitmekle iman edilmiş olunmuyor ta ki birbirinizi sevmedikçe, burası çok ama çok önemli."İman etmedikçe de cennete giremezsiniz" Çok açık ve basit.


Örnek olarak kendimi vereyim, Mehmet Aluç ayakkabısı eskidi, gitti yeni yepyeni bir ayakkabı aldı, baktı ki diğer Müslüman arkadaşı, komşusu vs ayağında ayakkabısı yok, dedi ki içinde "dur şu eski ayakkabımı şu arkadaşıma, komşuma filancaya vereyim de çöpe gitmesin "çok dikkatli okuyun-Çöpe gitmesin-Yani çöpe gidecek olanı sevap olarak falan filana vererek iyilik yapacağım! Bu fikirsizlik saçmalığı ile Müslüman bu fikir düşünce içinde olamaz. Kendin yeni aldın ise ey Mehmet Aluç o falan filana komşuna da yenisini almak ve vermek zorundasın, işte biz kardeşliğimizi ümmet olmayı, Âlemlere Rahmet Peygamber efendimizin hadisini yanlış olan, yolumuz fikirsiz fikrimiz ile olduğumuz için, doğru olduğu gibi anlamıyoruz, çünkü düşünce yapımızın içinde, gerçek olan nur iman yok, boş savlar ile olan bilgimizle, ümmet değil kardeş değil bir arada yaşamamız mümkün değil. İşte şimdi yaşadığımız gibi, birbirinden habersiz, dert ve sıkıntı içinde derdimize derman olacak ümmet şuurundan habersiz olduğumuz gibi. 

Âlemlere rahmet olan Nur peygamber efendimizin gülümsemesini gönülden hayatımızın her alanında hissetmedikten sonra, imanın merhamet ve vicdanını gönlümüzde taşımadıktan  sonra"ümmet" olamayız, birbirimizi sevmiş, iman etmiş olamayız, cennete giremeyiz. Devam edeceğiz inşallah. Selam ve dua ile.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

4 Temmuz 2015 Cumartesi

Üstat'lardan şiirler-1 Osman Yüksel Serdengeçti



       
        

Ağıt

Yıllardır, yıllardır hayaller kurdum, 

Seni anam gibi aradım durdum, 
Ey benim sevgilim, ey Ana yurdum, 
Nerde benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 
Gövden bir yerde başın bir yerde, 
Aramıza inmiş bir demir perde, 
Söyle Turan sen nerdesin, ben nerde? 
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım 
Turan ellerinden haber gelmiyor, 
Yarabbi derdimi kimse bilmiyor, 
Dört asırdır Türk'ün yüzü gülmüyor, 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 
Nerde benim Ural-Altay dağlarım? 
Koskoca bir alem göçmüş yıkılmış, 
Türbelerin, camilerin yakılmış, 
Meydanlara kara putlar dikilmiş, 
Buhara der, Semerkant der ağlarım 
Nerde benim Ural-Altay dağlarım 
Kimlere söylesem bilmem derdimi, 
Acaba dünya böyle zulüm gördü mü, 
Bozkurt gitmiş ayı basmış yurdumu, 
Bozkurt'um der öz yurdum der ağlarım 
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım? 
Sen ey Hazar, engin Hazar, Türk Hazar, 
Söyle bana boylarında kimler gezer? .. 
Kafir moskof yine mezar mı kazar? 
Seyhun gibi, Ceyhun gibi çağlarım, 
Nerede benim Ural-Altay dağlarım? .. 
Moskof bayrağını çekmiş gemiler, 
Yol alırken dalgaların iniler, 
Her gelen haberde derdim yeniler 
Nerde benim Ural-Altay dağlarım 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 
Vatanlar, vatanlar, esir vatanlar, 
Ey yüreği vatan için atanlar, 
Toplanın elleri silah tutanlar, 
Kıyam etsin ölülerim, sağlarım, 
Nerede benim yaslı Tanrı dağlarım? .. 
Esen yellere bak sevda yelidir, 
Açan güllere bak bayrak alıdır, 
Senden ayrı düşen gönül delidir, 
Nerede benim Ural-Altay dağlarım 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 
Duman olur dağlarına ağsam mı? 
Yağmur olup dağlarına yağsam mı? 
Yıldız olup göklerine doğsam mı? 
Ah çeker de yaşın yaşın ağlarım 
Nerede benim Ural-Altay dağlarım 
Doğmuyor, doğmuyor aylar, yıldızlar 
Çalmıyor kırılmış kopuzlar, sazlar 
Karalar bağlamış gelinler, kızlar 
Akşam olur sabah olur ağlarım 
Nerede benim yaslı Tanrı dağlarım? 
Allah Allah diyen ezanlar nerede? 
Efeler, yiğitler, kızanlar nerede? 
Taşkentler, Kırımlar, Kazanlar nerede? 
Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 
Artık Dede Korkut öğüt vermiyor 
Gültekin'den bildirgeler gelmiyor 
Ne söylesem olmuyor, ah olmuyor 
Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 
Sürüler dağılmış, yaylamaz olmuş 
Irmaklar kurumuş, çağlamaz olmuş 
Ozanlar, Şamanlar söylemez olmuş 
Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 
Mağripten maşriki soranlar hani? 
Çin'i, Viyana’yı saranlar hani? 
Üç kıtada dimdik duranlar hani? 
Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 
Geçmiş günler birer hayâl oldular, 
Bedr-i tam idiler, Hilal oldular, 
Dün cevapken bugün sual oldular, 
Nerede benim Ural-Altay dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım. 
Kınaman dostlarım gözümde yaş var, 
Şu kara bağrımda bir kara taş var, 
Tam elli iki milyon esir gardaş var, 
Nerde benim yaslı Tanrı dağlarım? 
Akşam olur sabah olur ağlarım.
                                              Osman Yüksel Serdengeçti

13 Haziran 2015 Cumartesi

İman İle Olduk-1-



İman için dünyadan el çektik
Ahiret yurdu için çalıştık
Göz yaşını sildik
Merhamet ile olduk
Rahman peşinde olduk
Gerisini boş verdik

Namaz ile meşgul olduk
Âlemi inşa etmeye çalıştık
Nefret ile olanları merhamete davet ettik
Gelene buyur dedik
Gelmeyen güle güle dedik
İman ile güldük
İman ile yol aldık
İmansız solduk
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

1 Haziran 2015 Pazartesi

İşte İman İle Süslenmiş Sözlerim.1-





Nefsin şeytanın ayak izlerini takip ederek sürünmeyelim
Kuran ve Resul peşinde koşarak izzete ve şerefe kavuşalım

Nefis şeytan peşimizde koşsun izzete şerefe kavuşsun
Gönlümüze ömrümüzü Kuran ile Gül kokan Resulü yazalım biz susalım onlar konuşsun

Sonu gelmeyen dünya sevdasını terk edelim
Sonsuz aşkı yazan ilahi aşk peşinde secde ile gülelim

Sonsuz aşkı yazan ilahi aşk peşinde secde ile gülelim
Hayatın son deminde ecel gelir iken ölüm ile gülelim Rahman’a Resule kavuşmanın neşesi ile dirilelim

Hayatın son deminde ecel gelir iken ölüm ile gülelim Rahman’a Resule kavuşmanın neşesi ile dirilelim
Rahman’a gül Resule kavuşmanın yankısı ile alem coşsun yeniden dirilelim yeniden ölelim

Kuran Gül kokan Resul iman ile olsaydık sıkıntı içinde olsak ta sabırla her dem gülerdik
Sabır ile güldükten sonra dertler bitmese de sabrın sonunda 
Rahmana Resule kavuşmanın güzelliği ile Rahmana şükür ederdik hep gülümserdik
 Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç