Bu Blogda Ara

koynunda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
koynunda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2016 Perşembe

Uyur Kalır





Allah merhameti insan için yaratmış
İnsan gitmiş şeytanın koynunda yatmış
Uyumuş kalkmış gittiği yollar hep sapaymış
Demiş bu sapa yolları kim yapmış
Bilmez şeytan ayakta uyuturken kendi yapmış
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Allah gönül’e sevgi vermiş birbirinizi sevin demiş
İnsan akan pınarları nefreti ile kurutmuş sonra gülmüş
İnsanoğlu gitmiş bir ağacın dibinde yatmış
Karnı acıkınca kurumuş meyve vermeyen ağaca bakmış
Ulan bu meyvesiz ağacı buraya kim dikti demiş
Akan pınarları kuruttuğunu unutmuş
Meyve veren ağaç meyve vermez olmuş
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Yüce Allah gönül gönül’e olun demiş gönül vermiş
İnsanoğlu durmuş yönsüz ne kadar yol var ise ona girmiş
Yönsüz yolda yol bulamayınca insanlığa kızmış
Yönlü yolu gösterene önceden kendisi ona azmışsın demiş
Terzi olmadan eline makas almış insanlığını kesmiş bitirmiş
Ondan sonra edepsizce hata bende yok demiş
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Kimi değersiz olanı satarım diye pazara çıkarmış
Nerde fakir görse onu satmak için uğraşmış
Değersizi fakire satınca arkasında gülmüş
Yolda giderken başına kayalar düşmüş
Kaya başıma nerede neden düştü diye söylenmiş
Kendi kendine edepsizce gülmüş nefessiz kalmış ölmüş
Gittiği yol ıssız olmuş onu yıllarca kimse görmemiş çürüyüp gitmiş
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Kul Mehmet’im dikkat et nefret kalmasın tende
Merhamet ne güzel durur gönül ile bedende
Yüce Allah ne güzel ömür verir kulu merhametle yürüyende
Var sende merhameti al gönlüne pişman olma ömrüm bak geçende
Ölümlü dünya belki gidiş biletin kesildi sıra sende
Ne hoş olur insanların gönlüne merhameti örende
Kimi merhameti bilir gönlüne alır
Kimisi hiç bilmez şeytan koynunda uyur kalır
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-






4 Eylül 2015 Cuma

Umutlar umutsuzların koynunda yatar gibi görünse de...


Umutlar umutsuzların koynunda yatar gibi görünse de, sen gülümseyen yüreğinle umuduna sahip çık,umut senin sımsıcak yüreğinle gülümseyecektir korkma sahip çık, yarınlar bir kaç dolar için yarınları satanların gölgesinde kalsa da, bir lokma ekmeğin, yiyerek çatlamaya çalışan aç gözlülerin yanında bayat kalsa da, bir sabah senin elinde doğmak için bekleyen güneş, yüreğinde doğmak için bekliyor, aç yüreğini umutlarına...

Korkma, umutsuzlar korkak yarının uşaklarıdır, bir kaç dolara yarını satanlar uşak olmayı göze alan korkakların uşağıdır korkma aç yüreğini yarınların okyanusuna, aç yüreğinin kapısını dünyaya güneş senin umut dolu yüreğinde doğsun ey mutluluğu tüm insanlar hak ediyor diyen masum kardeşim, gönül dostum, yarınki yolda yol arkadaşım.

Güneş senin gülüşünü sevdi,yüreğinde yeşeren yarınların mis kokan çiçeklerini sevdi,işte o nedenle yüreğinde doğmak için bekliyor,aç yüreğinin penceresini ,doğsun güneş yarınlara gülümseyerek işte o zaman umursuzluk tacirleri çıkmak sokakların kısır döngüsünde bitap düşecek,yorgun düşecek,kendi karanlıklarında boğulacak,gülümseyen yarınların sokaklarında yürümeye layık olmadıkları için,buhar olup yok olacaklar...

Gönül rıhtımın yıkık olsa da terk etme o umut kokan sahillerini,o yıkık rıhtıma değil umut kokan sahillerinde özlemlerin koktuğu vuslatın martıları uçtuğu için gönlünün yıkık rıhtımını terk etme,yıkık olan rıhtımına değil umutların tadına varanların aksak yürüyüşünde umutlar yeşerecektir filiz verecektir...

Kırlarda açan çiçekler gibi baharı bekle umutla,kırlarda açan bahar çiçekleri gibi açacaktır umutların,kulak asma bu sene bahar bu soğuk zemheri kışın ardında gelmeyecek diyenlere,unutma çiçekler baharlar zemheri kışın ardında açmak için tohumlarını içine saklarlar...

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç