Bu Blogda Ara

gözlerine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gözlerine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2017 Salı

Ben Hayranım



Soldurmam nazlı yârle beraber ben hayallerimi
Ben onunla kurdum yarına giden güzel düşlerimi
Yollar uzanıp gitse de uzun uzun gurbet illere
Hayatımıza el uzatanının kırarım ben o ellerini
Acı bir tat sürdürmem ben o yârin tatlı diline
Ben hayranım onun bana bakan o ela gözlerine

Bu gönlümü bağladım nazlı yârin gönül kapısına
Ben hayranım onun bana bakan o tatlı bakışına
Koluma girince mest olurum bana candan yakışınca
Ah yine hayranım onun candan tatlı anlayışına
Acı bir tat sürdürmem ben o yârin tatlı diline
Ben hayranım onun bana bakan o ela gözlerine

Sanki düşmüş yere tencere kapağını o an bulmuş
O edamı ile gülüşüyle bir gül gibi karşımda durmuş
O gönlüm yıllardır aradığı güzelini işte o an bulmuş
Bu fani olan dünya ikimize birden aynı yol olmuş
Acı bir tat sürdürmem ben o yârin tatlı diline
Ben hayranım onun bana bakan o ela gözlerine

Bu kollarım nazlı yârden başkasını hiç sarmaz
O yanımda olmayınca bu beden onsuz hiç uyumaz
Kul Mehmet’im nazlı yârim yoksa yolum bulunmaz
Nazlı yârim yoksa bu âlemde onsuz bir an durulmaz
Acı bir tat sürdürmem ben o yârin tatlı diline
Ben hayranım onun bana bakan o ela gözlerine

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

21 Ekim 2016 Cuma

Aşkla Âşığın Halleri

aşkın gönül halleri sözleri ile ilgili görsel sonucu

Âşık kelimelerle aşkın heceleri ördüğü demdedir
Aşk ile beraberken sanmayın âşık zevktedir
Yârin gözlerine bakarken aşkla melek yüzündedir
Âşık aşkla yaşarken kendimde değil yârin gönlündedir

Aşk bir derya aşkın fikri derse sanmayın Leyla
Bazen Süheyla bazen kâh Leyla bazen fazlasıyla
Aşk isme bakmaz gönüle baktırır Rahman tamamıyla
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil aşk deryasının içindedir


Aşk Rahmana varılan yolun başı fikrindeyim
Yar ile bu yolda âşık Rahman’ın ismiyle zikirdedir
Bazen yaz bazen kış ayında sabahın seherindedir
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil hak yolun içindedir

Silinir aşktan önceki fikir düşünce tüm hisler
Aşk dizayn eder kendisi kaybolur tüm nedenler
İşte bu nedenle âşıkta başkadır o gönülden gülmeler
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil gönüllerin ziyaretindedir

Âşık aşkla başlar gönüllerin cüzünü okumaya
Aşkı hece hece gönlüne gönüllere başlar dokumaya
Usulca yaklaşır gönüllerin sımsıcak doruğuna yamacına
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil gönüllerin şevkindedir

Âşık aşkla kaybetmiştir eski yüzünü özünü
Aşkla açar artık bakar kapatır o gözünü
Aşk gönlün kıblesini çevirir hakka yönünü
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil Kâbe’nin içindedir

Varlık dediğin aşkla yok olur vardırmaz hiçe
Onunla hiç olur başlar hakka doğru göçe
Kalp gönül gözü yanmazsa hak görünmez derler göze*
Hiçlikle hakkın aşığı olur başlar âşık söze
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil sözlerin içindedir


Âşık aşk sözleri ile gönlünü yakmak için varır köze
Sözler biter yanma başlar kâinat görünmez göze
Nazlı yârin eli elinde yürür onunla hak yolu seke seke
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil yârin düşündedir


Titrer gönül huşu ile günde beş vakit
Nazlı yârle secde ile ulaşır hakka her vakit
Namazla sözle gönülle merhametle ulaşır hakka zahit
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil gönüllerin içindedir

Aşk yolunda âşık yâri bir an kaybeder
Hasret yoluna varır beklemeye şükreder
Hasret yolunda yâri bırakır Vuslatla değişir
Vuslat sonsuzdur bilir yar ile sanki helalleşir
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil Vuslat’ın içindedir

Artık aşığın yolunda gönlünde dilinde Allah vardır
Bu dünya âleme sığmaz olur ona dardır
Hak yolun artık hakkın aşkı ile dönülmez yoldadır
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil hak yolun içindedir

Aşk bir sır muamma zenginliktir âşık olan sırrına erir
Gönlünde ne varsa alır cümle gönüllere karşılıksız verir
Hak yolunda hak yolun içinde yürürken vuslatla erir
Aşkın aşk güzelliği özü sedası hakkın deryasında gelir
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil hakkın deryasında gezinir

Âşık aşkı saklayamaz bellidir halinde elindedir
Saklarım dese saklayamaz dökülür dilindedir
Gönüller bilir hisseder okşayan o serinliğindedir
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil hislerin içindedir

Âşık aşkla kör kütük halinde değildir bilen yanlış bilir
Aşktan önceki hali kör kütüktür bilmeyen ne bilir
Âşık kör kütük odun gibiyse gönüller onunla nasıl sevinir
Odun yakar baştan sona geride ne beden ne ceset kalır
Aşk yakarsa geride Leyla Mecnun Keremle aslı
Hz Mevlana Yunus Emre Hacı Bektaşi veli diğerleri kalır
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil dillerin içindedir

Hz Mevlana Yunus Emre Hacı Bektaşi Veli ve diğerleri
Uzandı bu aşkla cümlemize elleri ellere gönüllere dilleri
Ölüm âşık için ölüm değil vuslattır âşık bilir bu halleri
Mevlana göre bir Şebiarus ’dur aşkla atan gönülleri
Âşık aşkla yaşarken kendinde değil
Hakkın yarattığı gönüllerin kâinatın hak yolun merkezindedir
Mehmet Aluç-Kul Mehmet


*Üstat Bahtiyar Vahap zadenin bir sözüdür.

13 Ekim 2016 Perşembe

Sonsuzluğa Şiirler Yazarım


sonsuzluk deniz mavisi ile ilgili görsel sonucu
Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Bir deryadır gezerim gece gündüz hayalimde
Cennete açılan bir kapı sanırım baktığımda
Sonsuzluğa kapılar açarım gözlerine her baktığımda

Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Masmavi bir denizdir içinde yüzdüğüm
Bakmazken öldüğüm bakarken dirildiğim
Sonsuzluğa yollar açarım gözlerine her baktığımda

Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Düşlerime girsin diye her gece
Kayaların burcunda bakarım gözlerine
Sonsuzluğa kollarımı açarım gözlerine her baktığımda

Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Masum ama haylaz bir çocuk olurum
Kaybolurum gözlerinde düşler ülkesine giderim
Sonsuzluğa düşlerimi açarım gözlerine her baktığımda

Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Türküler söylerim gönlümde neşelerle dolaşan
Mısralarda hecelerimde her an gözlerinle gezerim
Sonsuzluğa şiirler yazarım gözlerine her baktığımda

 Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Gözlerinin denizinde yüzerim kokunu duyarım
Sen uzakta olsan da ben seninleyim sana koşarım ben
Sonsuzluğa bizi yazarım gözlerine her baktığımda

Mehmet Aluç-Kul Mehmet







2 Temmuz 2016 Cumartesi

İşte Muradına Erdin

 
 
Çıktım pencerede sevdiğin yâre baktım
Baktım gönlümü gönlünün içine kattım
Kattım gittim yakından gözlerine baktım
Baktım seni seviyorum dedim de kaçtım
 
Aşk dolu bir güne erdi işte her günün
Günün aşk ile doldu işte sende güldün
Güldün sevdiğin gözünde kendini gördün
Gördün kendini işte muradına erdin
 
Vardın karşısına aşkımla dedin sana geldim
Geldim al gönlümü gönlüne kat işte dedim
Dedim gülen gözlerinde kendimi gördüm
Gördüm sevdiğime aşkla seni seviyorum dedim
 
Günden güne dedim sana karşı artıyor aşkım
Aşkım ile seni görmezsem ben oluyorum şaşkın
Şaşkın şaşkın gezerken biliyorum bana gönlün yatkın
Yatkın gönlümle gel gireyim gönlüne olayım aşkın
 
Açılır dedim her gülüşünle gönlünce cennet gülü
Cennet gülü aldım kokladım sanki daha önce bendim ölü
Ölü gezerken aşkınla canlandım bırakmam sen gibi gülü
Gülü gülü gönlümün gülü sen sevmezsen say beni ölü
 
Al gönlüne gönül kaleminle yaz beni sen gönlüne
Gönlüne gireyim aşkı okut tane tane bu ömrüme
Ömrüme ömür ol gönlümdeki cevheri sereyim önüne
Önüne serdiğim gönlümle dönelim biz hakkın yönüne
 
Sensiz artık benim ömrüm gülen kaderim
Kaderim sensin benim nasıl isyan ederim
Ederim bir aşk seninle ben mutlu mesut gülerim
Gülerim hak yoluna ben seninle aşkımızla giderim
 
Günahkârım bilirim tövbe ile nisyan günahlarımı silerim
Silerim dünyaya ait ne varsa seni gönlüme eklerim
Eklerim gece gündüz sen seversen bende gülerim
Gülerim gülerim seni bir ömür boyu severim
 
Seninle akıbet mutluluğa doğru uzanır
Bu miskin gönlüm seninle silkelenir uyanır
Uyanır gönlüm yaşarız hayatın mükemmelini gören kıskanır
Kıskanır âlem bizi bizim gibi olmak için bizimle canlanır
 
Aşk olmazsa ne var acep bu yalan dünyada
Dünyada sana sundum aşkımı sende gördün o anda
O anda gönlüm sensiz yaşamaya üzülür bu cihanda
Bu cihanda aşksız ölümüyüz yaşıyor muyuz bilinir bir anda
 
Aç kollarını beni sar gönülde açma yarayı
Yarayı açarsan saran bulamam yıkılır gönül sarayı
Gönül sarayında senin için kurdum saltanatı bozmayalım arayı
Arayı arayı ben buldum seni yıkma gönlümdeki senli sarayı
 
Kul Mehmet’im açtı kollarını sevdiğim sardı beni
Beni sardı hakkı hayat aşkıyla sanki doğdum yeni
Yeni gördüm sanki cihanı sevince candan beni
Beni an içinde binlerce kez aşk deryasına gönderdin aleni
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
Hakkı hayat: doğruluk ve insaf sahibi, bir insana ait olan şey

27 Nisan 2016 Çarşamba

İslam’la İmanla Biz Binlerce Kez Doğarız

 
Bak âleme vatan sevgimiz batar gözlerine
Nasılda nefret kazınmış nefretle sözlerine
Binlercesi gelse çözemez koparamaz,
Göğsümüzdeki imanı kardeşliği ölürcesine
Biz bir doğar bir ölür binlerce doğarız
Bakın tarihe biz zalimleri nasıl boğarız
İslam’la imanla biz binlerce kez doğarız
Ecdadımın göğsündeki imanı sökemediler
Bizler göğsümüze imanı almadık sanırlar
Sökmek için gelir kin kusarlar
Çelikten zırh gibidir iman takıldı mı sökülmez
Sökemezler cihan bir araya gelse
Yüce Rahman bizimledir, firavunu binlercesini
Rezil rüsva ettirdi hala bilmez görmezler
Bakın tarihe biz zalimleri nasıl boğarız
İslam’la imanla biz binlerce kez doğarız
Ecdadımız gibi göğsümüzde
 Nur Kur’an Nur Resul ile iman
Hangi zalim sökecekmiş şaşarım
Yanlış yolda giderler gözlerine şişleri sokarız
Zalimle birlik olanın yerin dibine sokarız
Hak ile batılın
Cennet ile cehennemin savaşıdır bu
Hak ile cennet ile olur ölürüz vermeyiz bir karış
Ey zalim ve uşakları sizler şeytanla gayeniz yarış
Biz her insan için isteriz barış
Siz kendiniz için istersiniz yalandan barış
Sizinle savaşana vermezsiniz bir lokma bir karış
Sizin gibilerin yüzleri pislikler içinde sürünür
Ecelinin karşınızda kükremiş cehennem gibi gözükür
Yüce Allah bizimle nasıl yıkmayı düşünürsünüz ey gafiller
Yüce Allah mazlumun ahını alır sizde ey şeytana uşak olmuş sefiller
Biz bir doğar bir ölür binlerce doğarız
Bakın tarihe biz zalimleri nasıl boğarız
İslam’la imanla biz binlerce kez doğarız
Yüce Allah’ın Nur Resulün İslam’ın imanın gücüyle sizleri yıkarız
Sizleri yıkarız cehennemin dibine soluksuz tıkarız
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

18 Aralık 2015 Cuma

Gel



Gönül mezarına ben yattım boylu boyunca
Gözlerine doymadan ecel beni bulunca
Beklerim makberde ben seni günün dolunca
Hasretim sineni yar yakıp kavurmadan gel

Aşk gözüyle kokuna bu tenim doymayınca
Arayıp kendimi ben teninde bulmayınca
Mezarımda toprakla yar sensiz dolmayınca
Hasretim sineni yar yakıp kavurmadan gel

Nakşet makber üstüne yar sen kendi adını
Gece gündüz sen yâd et muhabbetle adımı
Mezarıma da dolan sensiz yakan sancımı
Mezarımı ateşle doldurmadan çabuk gel

Göremedim dost gibi atan o yüreğini
Duyamadım bende yar sevdim ben dediğini
Göğsünde koklamadım aşkın o yasemini
Yaseminler kokusu göğsünde bitmeden gel

Sinemde tutamadım ben arzunu yâdını
Sana açamadım ben gönlümün yapısını
Makber de anıyorum ben hasretle adını
Gönül kapını bana kapatmadan çabuk gel

Ben senin gönlünde aşk deryasında yar öldüm
Sanma sevgilim sende gülmeden öldüm gittim
Gönül sinene solmaz gülleri diktim gittim
Diktiğim güller aşksız kuruyup solmadan gel

Kul Mehmet'im gönlünde yaşarken ben ölmüşüm
Fani olan dünyada az seninle gülmüşüm
Seninle aşk badesi içmeden yar göçmüşüm
Aşk badesini yalnız içip bitirmeden gel

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

1 Kasım 2015 Pazar

Bir zerre nefrete yok inancımız...


Olur, nefrete karşı insanca inadımız
Merhametli olmak İslam inancımız
Canlar canını sevmek muradımız
Bir zerre nefrete yok inancımız

Baş eğmeyiz nefret sözlerine
Merhametle bakarız insanların gözlerine
El ele çıkarız yokuşun düzlerine
Bir zerre nefrete yok inancımız

Harap olanı ederiz inşa
Merhametle geçeriz başa
Taş değmesin her başa
Bir zerre nefrete yok inancımız

Bazı insanlar insanı satar
Sonra gider rahat yatar
Nefreti ile nasıl yaşar
Bir zerre nefrete yok inancımız

Gönlümüz aşk merhametin hanı
İmanla çevrilmiş her bir yanı
Muhabbettir sevgidir divanı
Bir zerre nefrete yok inancımız

Nefretin çevresi virane
Onda bulunmaz gönüllere çare
Nefretle olunmaz paşa
Bir zerre nefrete yok inancımız

Kora yaklaşmaz tutar bir maşa
Koş der ateş içinde yaşa
İster zalim dünyada kargaşa
Bir zerre nefrete yok inancımız

Vefadır o gül gönülden açar
Mis kokusu cümle âleme saçar
Nefreti olan koklayamaz kaçar
Bir zerre nefrete yok inancımız

Canı merhametle teslim amacımız
Her daim karşımıza çıkar bir akılsız
Sorsan nedir amacım der nefret amacımız
Bir zerre nefrete yok inancımız

Sözler olmasın anlamsız
Kimse kalmasın babasız anasız
Ölüm gelir bakarsın ansız
Bir zerre nefrete yok inancımız

Kul Mehmet'im sinemizde açar güller
Açan güller yanında öter bülbüller
Ölüm gelince gönülde solmaz o güller
Bir zerre nefrete yok inancımız

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç