Bu Blogda Ara

ömrüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ömrüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2016 Çarşamba

Unutur Muyum Hiç Ben Seni

                                         Unutur Muyum Hiç Ben Seni


Görsel sonucu

Ömrüm son defa görmeye ulaşmasa da
Ellerim ellerine bir daha dokunmasa da
Bırakıyorum gönlümü o ağacımızın altına
Gücüm yetmiyor seni bulmaya desem de
Seni alıp gönlümü bırakıp gideceğim bunu bil

Unutur muyum hiç ben seni ecel ulaşsa da
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Devamını Link tıklayarak okuyunuz...

11 Nisan 2016 Pazartesi

Eyvah Geldi Geçti Ömrüm


Eyvah geldi geçti ömrüm
Bir gül gibi soldu gönlüm
Elimde süpürge dertleri süpürdüm
Eyvah geldi geçti ömrüm

Ağlayanla hep ağladım
Gönül dağlayanla gönlüm dağladım
Namazda Rahmana elim bağladım
Eyvah geldi geçti ömrüm

Ağlarken gülenle güldüm
Aç gezerken bir lokmamı bölüştüm
Yeri geldi zalimle döğüştüm
Eyvah geldi geçti ömrüm

Güneş batar iken fakir sofrasında doğdum
Ekmek diye suyu içtik yudum yudum
Şükür ettik çok şükür doyduk
Eyvah geldi geçti ömrüm

Zahmet çekerken kolay oldum
Yokuş yollar varken düz yolda kendimi buldum
Kendime zararım varsa da Allaha kul oldum
Eyvah geldi geçti ömrüm

Dağlar düzüldü önüme
Ecel göründü gözüme       
Bu dünyada çıkarını düşünme
Eyvah geldi geçti ömrüm

Zengin sofrasına hiç gitmedim
Fakir aç içen tok gezmedim
Ağlayanlar var iken hiç gülmedim
Eyvah geldi geçti ömrüm

Elimde olan ile yetindim
Elimde olanı bölüştüm kendim yemedim
Zalime haddin bildirdim başım eğik gezmedim
Eyvah geldi geçti ömrüm

Bu dünyaya gelen göçer gider
İman eden kul imanıyla cennete girer
Zalim zalimliği ile cehennemde ne eder
Eyvah geldi geçti ömrüm

İnsanları sevdim bir gül gibi
Bu âlemin bizlerin Yüce Allah sahibi
Olsak ta bu âlemin en garibi
Olmadı çok şükür gönlümüz buz gibi
Eyvah geldi geçti ömrüm

Geldi bu ömrün son demleri
Bu dünya kendisine kalacak sanır birileri
Mevla’m güldürsün cümle garipleri
Eyvah geldi geçti ömrüm

Kendim kırıldım kalp kırmadım
Kuş tüyü yatakta hiç yatmadım
Edep ile gezdim namus çizgisini aşmadım
Eyvah geldi geçti ömrüm

Dağlarda gezdim çiçekleri hiç ezmedim
Hakkım olmayan bağda ekin biçmedim
Fakir kardeşim varken zengin olanı seçmedim
Eyvah geldi geçti ömrüm

Halden anlayanlar gibi gezdim güldüm
Vakti gelince bende herkes gibi öldüm
Mum gibi gönüllerde yandım dertleri bölüştüm
Eyvah geldi geçti ömrüm

Yüce Allah’ı Rabbim bildim secde ettim
Verdiği nimetlere şükür ettim
Ecel ile çağırınca yanına gittim
Eyvah geldi geçti ömrüm

Nurdan nur Resulü çok sevdim
Peşinden giderken kendimden geçtim
Ahirette şefaatine erenlerle olmayı istedim
Eyvah geldi geçti ömrüm

Ömrün gayesi Allah’a kul olmakmış
Bu dünyada imanla yürüyüp varmakmış
Derdi olana derman olmakmış
Dermanın yoksa gülümseyerek kalmakmış
Eyvah geldi geçti ömrüm

İşte böyle geçti ömrüm
Dertlerimin içinde kendimi gülerken gördüm
Allah ve Resulüne birazcık kul olmak için yürüdüm
Eyvah geldi geçti ömrüm


Fazla söze ne hacet
Halini her zaman Yüce Allah’a arz et
Bu ömür ahiret için bu dünya bir ticaret
Eyvah geldi geçti ömrüm

Kul Mehmet’im çok ağladım hiç gülmedim
Viran iller gibi viran gezmedim
Dert bana neden geliyor demedim
Namert ile zalimleri hiç sevmedim
Eyvah geldi geçti ömrüm
Mehmet Aluç-©Kul Mehmet-



8 Aralık 2015 Salı

Anlarsın Kıymetimi.




Anlarsın kıymetimi sende ömrüm bitince
 Gönlündeki güllerde kurur yeşermeyince
Gönlünde alevlenmez aşk ateşi yanınca
Anlarsın değerimi sen iş işten geçince

Gönlün hep gezer bilmem nedense yükseklerde
Ağaç yüksek olsa da yaprağı bak yerlerde
Bir gün ömür biterde gönül başka illerde
Anlarsın değerimi sen iş işten geçince

Hasretin beni attı işte viran ellere
Binlerce umudu ben taşıdım bu gönlümde
Bir gün ecel gelirde alır viran ellerde
Anlarsın değerimi sen iş işten geçince

Düşlerimde taradım ben sevgiyle saçını
Ellerim kurudu bak kaldı eğdin başını
Ne olur giderken sen eğme hilal kaşını
Anlarsın değerimi sen iş işten geçince

Dudaklarım titrerdi aşkım dediğim zaman
Aşkla sana varayım dedim vermedin aman
Ömür biter ecel de gelirse olur tamam
Anlarsın değerimi sen iş işten geçince

Kul Mehmet'im ağladım ben bu aşkımız için
Gurbet elde hasretle kaldım bilmem ben niçin
Umutsuz terk edip de gittin söyle ne için
Anlarsın değerimi sen iş işten geçince

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

30 Kasım 2015 Pazartesi

Tövbe İle Göster Günlerini...








ömrüm geçiyor günahla
gecem gündüzüm dolu ahla
var secdeye biraz ol Rahmanla
mezar dolmasın eyvah la
var tövbe kapısına
sil ruhundaki kiri
bu kapıya varamaz
her güzel kul diri
var kır üzerinde gafleti zincirini
yık nefis ile şeytanı her birini
tövbe ile göster günlerini
kaldır tövbe ile  
gönlündeki günah perdelerini

Kabul et hak dinini
Nur Kur'an nur Peygamberle
geçir gününü
Rahmana çevir yönünü
olursun alemin zengini
merhametle doldur gönlünü
tövbe ile donat ömrünü
var kır üzerinde gafleti zincirini
yık nefis ile şeytanı her birini
tövbe ile göster günlerini
kaldır tövbe ile  
gönlündeki günah perdelerini


iman gönül duvarını sağlam tutar
nefis şeytan  yıkmaya uğraşır seni yutar
iman Rahman kapısında tutar
iman ile tövbe ile ruhuna çek bir astar
nefis şeytana okkalı ver bir ihtar
yoksa ömrün sonuna kadar bedende çıkmaz
günah çamurunda yatar kalkar batar
var kır üzerinde gafleti zincirini
yık nefis ile şeytanı her birini
tövbe ile göster günlerini
kaldır tövbe ile  
gönlündeki günah perdelerini
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-




9 Kasım 2015 Pazartesi

Gel Kucakla...



Ah ruhum bedenim ömrüm
Soluksuz kalan yarınım işlerken cürüm
Ah derman, kardeşimin gönlü, ömrüm
Gel kucakla derman olalım kendimize yarına

Ufukta zelil olmasın bakışlar taze taze
Açılsın iman dolu gönül olsun yelpaze
Meçhule yürümesin adımlar işte derman var
Gel kucakla derman olalım kendimize yarına

Kul Mehmet'im iman gönül'e verilmiş haktan
Severken insanları sevmeli inan candan
Dünya dediğin üç günlük ölüm gelir her bir yandan
Gel kucakla derman olalım kendimize yarına


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

1 Ekim 2015 Perşembe

Muhtaç Eyledin



Yoluna ömrü mü yol eyledim
Kurdum hayalleri boşa bekledim
Yaz gününde boşa kışı yaşadım
İzini bulmak için vatanı talan eyledim
Sen beni el âleme muhtaç eyledin

Seni ararken gezdim cümle âlemi
Elimden düşürmedim seni yazan kalemi
Peşinden yaşasam da hasret ile elemi
Viran yerleri kendime mesken eyledim
Sen beni el âleme muhtaç eyledin

Gönlümün fermanı bu aşktadır
Aşk gözlerde akan yaştadır
Ömür geçer boşa ölüm baştadır
İzini bulmak için vatanı talan eyledim
Sen beni el âleme muhtaç eyledin

Kul Mehmet’im sevenin ahı tutar
Tutar tutar viran yollara atar
Bir derdin içine bin dert katar
Bir de yetmez gibi terk edip gider
Viran yerleri kendime mesken eyledim
Sen beni el âleme muhtaç eyledin

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

13 Ağustos 2015 Perşembe

Ömrüm Ettin Viran Mezarım Viran

 
Yüreğimde iniltiler vefasız aşkının eseri
Kıyamete düşmüş gibiyim yüreğim gözlerinin esiri
Sürgün zamanları yaşıyorum bakışlarında zor günleri
Gurbet elde viran yollar gibi gönlüm oldu viran

Yürek ne anlar aşkı saklamayı gizlemeyi
Bakışsız bakışın olur ah yıkılırım, özlerim güzel sevgiyi
Ah o bakışsızlığın yıkar tarumar eder gönlümü
Gurbet elde viran yollar gibi gönlüm oldu viran

Firkat ateşi yakar bedenimi hakikattir seni sevdiğim
Firkat ölüm kendi elinle imzaladın sensiz ölüme giderim
Noksanım gam yükü idi onu da yükledin onu da alır giderim
Gurbet elde viran yollar gibi gönlüm oldu viran

Noksanım yar sendin, Rabbim o noksanlığı sen tamamla
Ölüm fermanım Rabbim senden olsun huzur olur senden bir damla
Azrail’i gönder Rabbim gam yükümü alsın bir adımda
Gurbet elde viran yollar gibi gönlüm oldu viran

Gönlümdeki gülleri bırakıyorum yârim sana
Koklayınca anlarsın sevdiğimi mezarım başında yana yana
Kul Mehmet’im aşkımı söyledim ben ömrüm boyunca sana
Ömrüm ettin viran mezarım viran yattığım yerde hala hayranım sana
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

26 Mayıs 2015 Salı

La Mekan Sız Olan Ömrüm-5-


İmandır demiri keser
Gönüllere merhameti diker biçer
Sanma sen terk etmeyince iman gider
İman ile yaşayan
İman ile bu dünyadan göçer
Merhamet Kuran Gül Resul iman ile
Gönül dağından eser
Merhamet ile olmayan dünyada boşa gezer
Gezer de kin ile gönülleri deşer
Kul beşer Rahman ile olmayınca her an aciz düşer
Biraz dert biraz keder dünya malı eksilme ile
İman ile pişer
İman ile yaşayan iman ile göçer gider
İman ile olmayanlar ne bilsin bu sözleri
Kuran gül Resul aşkı İman aşkı olmayan ne bilsin bizleri
Mehmet Aluç

21 Mayıs 2015 Perşembe

La Mekan Sız Olan Ömrüm-4-


Üzülme sakın gariplikte
Gariplikte var gerçeklikte
İman ile kulağı ol tetikte
Nefis şeytanı yer bir çelmekte
Gözün olmasın yükseklikte
Kuran iman ile olalım hep birlikte
Unutma hayat iman ile devam etmekte
Merhameti sen niyet kıl
İman ile olur akıl
Sen gel Kuran ile gül kokan Resule takıl
Bir bir at nefreti gönlünde birikir o çakıl
Değil miyiz bu dünyada konuk
Kuran ’sız imansız donduk
Nefis şeytan konuşur abuk sabuk
İman ile ol sen çabuk
Ne diyor zalim lavuk
Değil mi onun gönlü ağzı bozuk
Ah imanı tatsa az buçuk
Konuşmayacak abuk sabuk
Dünya mümine zindan
Ahirette kavuşur Rahmana gül kokan Resule candan
Kilitli gönül taşını açan iman vardır canlar
Tedirgin rüzgârları sakinleştiren merhamet vardır ey insanlar
Yolcu beklerken istasyonda muhabbet vardır
Dudaklardaki ruhsatsız tedirginliğe
Gülümseme ile açtıran iman vardır ey kullar insanlar
İmandaki sırra senin aklın yetmez
İman ile olmayan her şeyi bilmez
İnan ki kul imansız gülmez
Nefis şeytan kovalamazsan gitmez
Kul ölmeyince yakasız kefen biçilmez
Aşk ile figan eden kul
Şaşma sakın hayran kal işte yol
Gözyaşı gönlü tertemiz eder az ol makul
Kula gereken Kuran sünnet iman ümmet birliği
İman ile olmayanlar ne bilsin bu sözleri
Kuran gül Resul aşkı İman aşkı olmayan ne bilsin bizleri
Mehmet Aluç

20 Mayıs 2015 Çarşamba

Münzevi Evimde


Yorgun umutlarım hazan mevsiminde
Yaşar titrek,titrek gözyaşı dolu ömründe
Köpüren sevgilerim yok olurken gönlümde
Büyüyen bir yangın sarmış yanıyor cemalim de

Ruhum kavgasında biten ömrümün hazan mevsiminde
Zehrini akıtırken, ruhuma ve bedenime kavganın şerrinde
Ömrüme yavaş,yavaş düşer iken mahkum hayallerim,
düşlerime kısık gözlerinde.
Düşlerim akarken zamana,
dünden kalmış memleketimin hasretinde.

Ömrüm kaybeden denizin gözyaşları ile güçsüzlüğümün mateminde
Ağlar ruhum tutsaklığın zindanında vaveyla,vaveyla mabedinde
Yüzerken derinsiz sellerde düşlerim,
gezerken anılarım gönlümün münzevi evinde.
Beklerim ilkbaharı münzevi bestemi yazar iken,
dinler iken gözlerinin içinde.
Bakar iken gözlerinin sahil kıyısına ürkek,ürkek,
esir düşen yalnızlığımın ertesinde sevdamın gemisinde
Beklerim seni münzevi şarkımı bestelerken seni gözlerinde
Sarmışım çocukluğumun kırmızı pabucuna hayallerimi de
Beklerim seni münzevi şarkımı bestelerken seni gözlerinde

Sabır ekmeğini kattım aşıma gözyaşıma
İçli türküleri yaktım sessiz sensiz çığlığıma
Yolladım tüm mektuplarımı körfezin yalnızlığına
Gömdüm hayallerimi umut rüzgarının sonbaharına
Baktım aşkımızın düşlerini beklerken musalla taşında
Ak gönlümün perdesi yırtılır iken hicran yarasının başında
Beklerken kırık kuşun kanadında özlemim göz yaşında
Sensizliğim can çekişir iken bir İstanbul sabahında
Hüzünlü gecelerim boğulur iken halicin serin sularında
Arar seni gözlerim istiklal caddesinin kalabalığında
Bedenim titrer iken soğuğun yankısında
İrkiliyorum Vedanın son busesinde
Biliyorum seninle olmayacak bedenim,
ikinci baharın penceresinde.
Yarım kalmış yanım üşür iken Pembe,pembe gözlerinde
Ben hala bekliyorum seni kız kulesinde,
çiğ sabahı acı,acı öten vapurun iskelesinde
Saçların savrulurken rüzgara, bahar kokan melteminde
Eriyorum içtiğim çayın içinde kattığım özleminde
Bitiyorum bir İstanbul sabahı umursamaz yangın gözlerinde
Gelmeyeceksin biliyorum bitiyor iken münzevi şarkım, bittiğinde
Gidiyorum hoşça kal acılarımla kıvranır iken sensizliğin mezarına
Sarılıyorum gömülür iken kefenimin üstündeki toprağa sen gibi
Kokuyor sen gibi terek edilmişlik kokuyor sen gibi
Terk edilmiş diyarlar gibi çamur kokuyor vıcık,vıcık sen gibi
Hiç olmazsa öldüğümü duyduğunda bir buse gönder,
soğuk mezarımın münzevi kokan toprağına
Sen gibi gönderme buseni,
benim seni sevdiğim gibi,
gözyaşı matemi gibi değil
Seven kul Mehmet'in boynu bükük
süzgün dalgın bakışlı aşkı gibi kokan kokusu ile gönder.
Mehmet Aluç

La Mekan Sız Olan Ömrüm-3-



La Mekân ’sız olan ömrüm
Dünya değil sana Mekân
Ölüm denilen Rahman ulaşılan köprü vardır
Unutma Rahatlık ahirette dünya olsa güzel sana dardır
Ölümden sonra Rahman ile gül kokan Resule yol vardır
İman ile yaşarsan sana kardır
Sanma dünya sana yardır
Kuran iman sana Sünnet Merhamet ile kardır yardır
Bundan gerisi yakan har'dır
Bel bağla bu güzelliğe deme sakın zordur
Yoksa gerisi yakan kordur
Ötelerden gelen ölüme eş değer kış
Utan Rahmandan anla bil ölümü olsun iman ile sende bakış
Müminde olmaz hiç bıkış
İmanı al gönlüne dertler içine gir
İnşa et koş yap güzel bir çıkış
Ecel gelince ötelere vardır kalkış
Merhametle gerilerde gönüllerde bırak nakış
Ey yüce Rabbim görür müyüm Cemalin
Görür müyüm gül kokan Resul Didar’ını
Sen göster cümle müminlere bunları payidar
Sensin Rabbim Tecelli dar
Bunlar için ümmete ver sen iktidar
Cümlemizi eyle uyanık bidar
İnşallah oluruz bizler alakadar
Yoksa sonumuz cehennemde yerimiz dapdar
Mehmet Aluç

Tecelli dar: İlahî kudret ve lütuf ile meydana gelen
Didar: Yüz, çehre, görme, mülakat…
Bidar: Uyanık, uyumayan

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç