Bu Blogda Ara

Bedeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bedeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2016 Salı

Aşka Gönül Gözüyle Bak Tüm Bedeni Sarmış

Görsel sonucu

Her insanın sanmayın bir hayatı var, iki hayatı vardır birisi gözümüzle gördüğümüz hayatı, biride gönlünde sakladığı yaşadığı hayatı vardır. Biz birisini görürüz hayatı bir tane deriz ve yanılırız.

Yakmalı bu gönlü Aşkın narıyla yoksa gönül olmayacak. Sevmeli insanları aşkla yoksa aradığımız mutluluk bizimle olmayacak.

Aşka gönül gözüyle bak tüm bedeni sarmış, gönülde aşk iman yoksa bak insana bedenini öldükten sonra toprak sarmış. Aşkla gideni melekler karşılamış, aşksız gideni azabı karşılamış.

Aşkla toprağa giden aşkına ahirette karşılık bulacak gülümseyerek, aşksız giden pişmanlığını bulacak ağlayacak.

Gönül aşkın dilidir gönlü bu dil ile konuştur tüm güzellikleri aşkın güzelliğiyle durma buluştur.


Bu âlemle gökyüzü birbirini tamamlamış, lakin gönüller aşkla buluşmadan birbirinden kaçmış, yalnızlığın çaresizliğinde, çaresiz dermansız kalmış.

Korkma adım at aşkın deryasına bir adım, göreceğin güzellikler karşısında pişmanlığına ağlarsın koşarsın bin beş yüz adım.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Aşka Gönül Gözüyle Bak Tüm Bedeni Sarmış


Görsel sonucu
    Her insanın sanmayın bir hayatı var, iki hayatı vardır birisi gözümüzle gördüğümüz hayatı, biride gönlünde sakladığı yaşadığı hayatı vardır. Biz birisini görürüz hayatı bir tane deriz ve yanılırız.
    
Yakmalı bu gönlü Aşkın narıyla yoksa gönül olmayacak. Sevmeli insanları aşkla yoksa aradığımız mutluluk bizimle olmayacak.
  
  Aşka gönül gözüyle bak tüm bedeni sarmış, gönülde aşk iman yoksa bak insana bedenini öldükten sonra toprak sarmış. Aşkla gideni melekler karşılamış, aşksız gideni azabı karşılamış.
  
 Aşkla toprağa giden aşkına ahirette karşılık bulacak gülümseyerek, aşksız giden pişmanlığını bulacak ağlayacak.
  
 Gönül aşkın dilidir gönlü bu dil ile konuştur tüm güzellikleri aşkın güzelliğiyle durma buluştur.
   
Bu âlemle gökyüzü birbirini tamamlamış, lakin gönüller aşkla buluşmadan birbirinden kaçmış, yalnızlığın çaresizliğinde, çaresiz dermansız kalmış.
    
Korkma adım at aşkın deryasına bir adım, göreceğin güzellikler karşısında pişmanlığına ağlarsın koşarsın bin beş yüz adım.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

3 Ekim 2016 Pazartesi

Kullara Nasıl Söylesem


Görsel sonucu 

Her kula sabırla hakkın ihsanı yetişir
Ecel bu bedeni ölümle mezara yerleştirir
Ecelin sillesi eyler bedeni elbet sersem
Ecel gelmeden önce kullara nasıl söylesem

Rahmanın hikmetinden olunur mu hiç sual
Ecelin vakti bilinmez gelince tadılır acı bal
Ahval dinlemez zengin fakir ayırmaz bakma aval aval
Ecel gelmeden önce kullara nasıl söylesem

Hak yolda olmayan feryat figan eyler eyvah
Temelden bozuksa gönül çare neylesin yanar ervah
Evi harap gönlü harap olan harap gider çeker ah
Ecel gelmeden önce kullara nasıl söylesem

Her işin başı Hakka iman etmek imiş
Ona teslim olarak özgürlüğe koşmak imiş
Ondan gayrı yollar tuzak hep taşlı imiş
Ecel gelmeden önce kullara nasıl söylesem

Ar damarı çatlarsa dikilmez imiş
Zalim kulun derdi hiç çekilmez imiş
Yarın ne olur bunu kul bilmez imiş
Ecel gelmeden önce kullara nasıl söylesem

 Gözde akarsa yaş hakkı hatırla ona yoldur
Cümle insanlar Yüce Rahmana kuldur
Gerçi çoğu bilmez nefis şeytana kuldur
Ecel gelmeden önce kullara nasıl söylesem

Derdi ile Eyüp vardı şifaya sırra
Hakkın huzurunda her kul secdeye dura
Hakkın huzurunda kullar nur ile dola
Ecel gelmeden önce kullara nasıl söylesem

Hak yolunda hakka gidenin
Nur ile dolar inan bedenin
Çile yoluna düşersen sorma sebebin
Ecel gelmeden önce kullara nasıl söylesem

İmanla hayatına ömrüne at bir dikiş
Her hayatın ömrün sonunda vardır bitiş
Bu dünyada Salih amel ile ahiret için yap alışveriş
Ecel gelmeden önce kullara nasıl söylesem

Naçar bırakmayın sakın insanı
Her an düşün unutma seni yaratanı
Dünya değil ahiret herkesin anavatanı
Ecel gelmeden önce kullara nasıl söylesem

"Kaalu bela" sözünü ne çabuk unutursun
Nerden geldin kime gittiğini bilirsen vezir olursun
Nerden gelip kime gittiğini bilmezsen rezil olursun
Ecel gelmeden önce kullara nasıl söylesem

 Kul Mehmet’im mecnun olsan dağları gezsen
Seni orada gezdirenin Hak olduğunu bilsen
Kaderinde bu varmış bilsen hep gülsen
Ecel gelmeden önce kullara nasıl söylesem

Mehmet Aluç-Kul Mehmet 

26 Nisan 2016 Salı

Tanımaz Görmez Bilmez

 
Farkında mıyız hiç bilmem
Hayvanlar yolda insanı tanır bilir
İnsanlar yolda birbirini tanımaz bilmez görmez
Herkes üzerine giydiği çuldan elbise ile yüksek kendini görür
Yamalı çul elbise giyeni kendinden aşağı görür
Elbise değil midir bedeni örten
Bedeni ruhu yükseltmez ki çuldan elbise
Çözen var mıdır bu çelişkiyi yanlışlığı
Herkes ister kendisi yesin balı kaymağı
Başkası da ne yerse yesin
Hatta ister sofrasına ortak olacak diye
Her gün yesin dayağı
Çözemedim ben bu aykırılığı
Gönüller niyetler olmuş karaca Ahmet Mezarlığı
İman gönülde akıl ile şuura kavuşmazsa olacağı budur
Haydi, gel gönüllere girecek muhabbeti yolu ara bul
Sanki bu aykırılık kalmış miras
Biz ölümlü olan kullara has
Bir yudum su verecek yok tas
Elbette her gün yaşadığımız olur yas
Kul Mehmet’im yas ile her işler olur ham
Çek kul çek bir ömür boyu muhabbetsiz imansız gam
Elbet gönüldeki temelsiz iman yapı çöker o dam
Altında kalan kurtulur mu söyleyin insan denilen can
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

14 Eylül 2015 Pazartesi

Bedeni Hayatı Ömrü Savunmasız Bırakan Nedir? Bedeni Ömrü Hayatı Savunan Nedir?

Bedeni Hayatı Ömrü Savunmasız Bırakan Nedir?Bedeni Hayatı Ömrü Savunmasız Bırakan Nedir?


  Merhamet gönülde sabit değilse nefret sahibi hiç bir zaman önünü net bir şekilde göremez. Kimi zaman değil, her zaman önünü net görmeyecek ve doğruları mutluluğu sevinci hiç hissedemeyeceği, bir şekilde değişecektir. Bu ani değişim çok daha yavaş bir şekilde salim aklını, fikrini, ömrünü yok edecektir, yokluğun uçurumuna sürükleyecektir. Kabiliyet denilen becerisini yok ederek, bu nefretini kontrol altına alması da güçleşecektir. Nefretle izole olmuş beyni bir zaman sonra duracak, çeşitli düşünce ve fikir olmayınca akıl-stop-diyecektir bedene! Artık beden genetik olan nefret ile hızla çökecek, zaten suni olan nefret ile mutluluk ve özgürlüğün kapısı açılacağı, savlarının yalan olduğu gerçeği ile umutsuz desteksiz kalacaktır.

  İşte bu nefretinde kurtulmak için bir adım attığında burada en önemli nokta, şahsi yaşam amaçları ve fikirsiz fikirlerini terk ederek ne olursa olsun, Yüce İslam dinin yaşam amacı olduğu gerçeğini anlaması ve ters olan yönünü çevirerek, yeniden umutla dirilişle Yüce İslam'ın tek mutluluk ve kurtuluş kapısı olduğunu idrak ederek yönünü Yüce İslam'a çevirmesidir. Bir anda yaşam alanındaki nefret ateşinin söndüğünü ,insanların birbirine çok yakın olduğunu, mutluluğun çok ama çok güzel olduğunu Yüce İslam dini içinde birçok çeşitte insan ve fikirlere zorlamadan saygı duyduğunu içinde bin bir çeşitlilik olduğunu anlayacak. 

  Daha önceki nefret dolu hayatının içerisinde hiçbir çeşitlilik olmadığı gerçeği ile pişmanlığı ile kalacaktır. Etkisiz kalan nefret kin ve diğer olumsuzluklar etkisiz durumda kalacak ve hayret içinde sevinç içinde kalacaktır.

   Geniş bir imanlı bilgiye sahip olmayan insanlar, çok kolayca aldatma ve yalanla insanların yalan ve manipülasyonlarına(kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkilemesine )  hali ile kanarak, gerçekle alakası olmayan savların peşinde gidecek gerçekten uzaklaşacak ve hayattan ve yaşamadan soğuyacaktır... Nefret ile gelen sinir ve hırs dalgaların sinir uçlarına ömre bedene hayata tahribatı dışında, vücutta nefretin açısı, şiddetin acısı olarak kalıcı olarak kalacaktır. Nefret etmeden önce nefretin bedenimize ömrümüze ne kadar zarar vereceğini bilmemiz mümkün değildir ama sonucuna katlanmak ve acısını çekmek pek mümkündür. 

   Her adım attığımızda fayda ve zarar ikilisini düşünerek yanına veya gönlümüzde nur İslam alalım hiç bir zaman zararlı çıkmayız. Sadece nefret neden zararlıdır dersek, açtığı hasarları tamir ve koruma mekanizmasının olmamasındandır. Ama her an her zaman bedeni ömre karşı hasarları, düşünceye karşı hasarlı olanları tamir eden Nur İslam'ı alalım yolumuza devam edelim merhametle gülümseme ile. Selam ve dua ile kardeşlerim

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

28 Ağustos 2015 Cuma

Bedeni Hayatı Ömrü Savunmasız Bırakan Nedir? Bedeni Ömrü Hayatı Savunan Nedir?


 Merhamet gönülde sabit değilse nefret sahibi hiç bir zaman önünü net bir şekilde göremez. Kimi zaman değil, her zaman önünü net görmeyecek ve doğruları mutluluğu sevinci hiç hissedemeyeceği, bir şekilde değişecektir. Bu ani değişim çok daha yavaş bir şekilde salim aklını, fikrini, ömrünü yok edecektir, yokluğun uçurumuna sürükleyecektir. Kabiliyet denilen becerisini yok ederek, bu nefretini kontrol altına alması da güçleşecektir. Nefretle izole olmuş beyni bir zaman sonra duracak, çeşitli düşünce ve fikir olmayınca akıl-stop-diyecektir bedene! Artık beden genetik olan nefret ile hızla çökecek, zaten suni olan nefret ile mutluluk ve özgürlüğün kapısı açılacağı, savlarının yalan olduğu gerçeği ile umutsuz desteksiz kalacaktır.

İşte bu nefretinde kurtulmak için bir adım attığında burada en önemli nokta, şahsi yaşam amaçları ve fikirsiz fikirlerini terk ederek ne olursa olsun, Yüce İslam dinin yaşam amacı olduğu gerçeğini anlaması ve ters olan yönünü çevirerek, yeniden umutla dirilişle Yüce İslam'ın tek mutluluk ve kurtuluş kapısı olduğunu idrak ederek yönünü Yüce İslam'a çevirmesidir. Bir anda yaşam alanındaki nefret ateşinin söndüğünü ,insanların birbirine çok yakın olduğunu, mutluluğun çok ama çok güzel olduğunu Yüce İslam dini içinde birçok çeşitte insan ve fikirlere zorlamadan saygı duyduğunu içinde bin bir çeşitlilik olduğunu anlayacak. Daha önceki nefret dolu hayatının içerisinde hiçbir çeşitlilik olmadığı gerçeği ile pişmanlığı ile kalacaktır. Etkisiz kalan nefret kin ve diğer olumsuzluklar etkisiz durumda kalacak ve hayret içinde sevinç içinde kalacaktır.
Geniş bir imanlı bilgiye sahip olmayan insanlar, çok kolayca aldatma ve yalanla insanların yalan ve manipülasyonlarına(kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkilemesine )  hali ile kanarak, gerçekle alakası olmayan savların peşinde gidecek gerçekten uzaklaşacak ve hayattan ve yaşamadan soğuyacaktır... Nefret ile gelen sinir ve hırs dalgaların sinir uçlarına ömre bedene hayata tahribatı dışında, vücutta nefretin açısı, şiddetin acısı olarak kalıcı olarak kalacaktır. 


Nefret etmeden önce nefretin bedenimize ömrümüze ne kadar zarar vereceğini bilmemiz mümkün değildir ama sonucuna katlanmak ve acısını çekmek pek mümkündür. Her adım attığımızda fayda ve zarar ikilisini düşünerek yanına veya gönlümüzde nur İslam alalım hiç bir zaman zararlı çıkmayız. Sadece nefret neden zararlıdır dersek, açtığı hasarları tamir ve koruma mekanizmasının olmamasındandır. Ama her an her zaman bedeni ömre karşı hasarları, düşünceye karşı hasarlı olanları tamir eden Nur İslam'ı alalım yolumuza devam edelim merhametle gülümseme ile. Selam ve dua ile kardeşlerim

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç