Bu Blogda Ara

31 Aralık 2014 Çarşamba

Resule Varsam Aşk’la

Resule Varsam Aşk’la

Resule Varsam Aşk’laResule Varsam Aşk’la

Resulü göremedim hasret ateşi yakar
Ruhumda can özlemin var gözlerimde yaşlar
Özlemlerim hep candan hepsi bana da bakar
Resule varsam Aşk’la gözümde aksa yaşlar

Rabbim'den dilerim ben bu dileği yürekten
Kapısında olsam da hizmetçi hep gönülden
Bülbüller gibi ötsem Resul bağında birden
Resule varsam Aşk’la gözümde aksa yaşlar

Kul Mehmet der ki sardı beni Resulün aşkı
Kırmayalım hiç gönlü kusurda ağzımız sıkı
Melekler yeryüzüne insin olmasın baskı
Resule varsam Aşk’la gözümde aksa yaşlar
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Rahmet Seni Neylesin







Beklemezsen seheri bülbüller elbet ötmez
Gönül yaram sarılmaz dost eline varmazsam
Rahmet bana ulaşmaz diye dert yanarsan
Rahmete giden yolda sen gidenden olmazsan
Kapıya sen varmazsan Rahmet seni neylesin


Seherde kâinatı dinle sen seyran eyle
Gül bülbül için nasıl açar bak gör neşeyle
Zaman zaman yanarsa bu gönlün hep öfkeyle
Öfkeyle dolu gönlün söyle zaman neylesin
Kapıya sen varmazsan Rahmet seni neylesin


 Yalan dolanla ömrün söyle heba olduysa
Yalanın kapısını kapatmadın dolduysa
Yalan dolan ne yapsın ömrün bir an solduysa
Doğru sözün kapısı kapalıysa neylesin
Kapıya sen varmazsan Rahmet seni neylesin


Günde beş vakitte hep okunur nurlu ezan
İman yoksa gönülde ömründe olur mezan
Yapmazsan gereğini neylesin söyle ezan
Kalbin olmuşsa viran söyle neylesin iman
Kapıya sen varmazsan Rahmet seni neylesin



Kul Mehmet’im selamlar olsun hak yolcusuna
Koyun postu değişme sakın tilki postuna
Hakikatle sen bağlan candan gönül dostuna
Hakikati değişme boğazın tokluğuna
Hakikatli olmazsan Rahmet seni neylesin

Mehmet Aluç

Mezan: Şüphe

30 Aralık 2014 Salı

Ümitsizlik Boynumu Bükmez Şiirler Var




Ben şiirlerimin heceleri ile yatan
Şiirden ömrüme cümleler katan
Senide onunla yoğuran bal yapan
Sonra okuyucularına sunan bir garip şairim
                                                            
Fazla süslü heceli şiirim yok
Serbest şiir yazarım çok
Sen gelirsen gönlüm olur tok
 Yazdıkların okuyucularına sunan bir garip şairim

Her hecem düşlerimden bir nefeslik gülüşlerim
Mısralarım gözlerinde aldığım ışığın neşeli sevmelerim
Nemli gözlerle ayrı sokaklarda gezerken
Yazdıkların okuyucularına sunan bir garip şairim

Ümitsizlik boynumu bükmez şiirlerin var
Sevda dağlarıma yağsa da günlerce kar
Sen şiirlerimle gönlümdesin nazlı yar
Yazdıkların okuyucularına sunan bir garip şairim

Gökkuşağının tüm renkleri şiirlerimde gönlümde
Şiirlerimle senfoniler bestelerken ömrümde
Hasretimle hıçkırıklar senfonin bestelerinde
Yazdıkların okuyucularına sunan bir garip şairim

Şiirlerimle seni kalbime işledim nakış nakış
Kar yağıyor uzakta bak geliyor kış
Kasvet sararken şiirlerimi sensin yakan
 Sensin gülen aşıkane bakışla gönlüme bakan

Aşk yaramı aşkınla sar aşk ninnileriyle uyut
Şiirlerimle gel kaçalım aşkın vadisine sen beni kollarında büyüt
Hükümsüzlüğe boğulmadan her zerrende hisset beni boyut boyut
Yazdıkların okuyucularına sunan bir garip şairim
Mehmet Aluç



Rahmanım Onu Sara

Rahmanım Onu Sara



Aşk yüreğimde yara isterim yârim sara
Derman bulmazsa yara Rahmanım onu sara
Yüzüme sürme kara Acımdan atmam nara
İyileşir bu yara Rahmanım onu sara

Önümde koca dağlar yârim oturmuş ağlar
Ben hep yanındayım yârim karalar bağlar
Hüma kuşu başında aşkım neden hep ağlar
İyileşir bu yara Rahmanım onu sara

Yâr gözlerin sürmeli sensin dünya güzeli
Seni sevdim seveli okurum tüm gazeli
Uzat bana o eli aşkımın sen ezeli
İyileşir bu yara Rahmanım onu sara

Konsam yâr aşk dalına alsa yârim yanına
Yazılmış kaderime can olayım canına
Kul Mehmet’im sen durma yaklaş biraz yanına
İyileşir bu yara Rahmanım onu sara
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Tefekküre Doğru Git Sen


Yine dolandın dünya malına yine nefsim
Yetmedi mi artık bak cebin doldu doymadın
Bir faydan oldu mu hiç insana söyle nefsim
Bir duaya el açıp âmin bile demedin

Sendeki mal sevdası ahrette dert kavgası
Kibrinle çamura bat yanarsın açıkçası
Bendeki aşk sevdası sendeki mal kavgası
Bir duaya el açıp âmin bile demedin

Rahmanın rahmetinde hep kaçtın ne anladın
Hiç durmadın koştun sen mal mal dedin ağladın
İnsanda onur şeref var diye hiç bakmadın
Bir duaya el açıp âmin bile demedin

Gece gündüz zevk sefa hiç gelmedin imana
Mim gibi sen eğildin vav gibi hep büküldün
Elif gibi sen doğru olmadın sen ey nefsim
Bir duaya el açıp âmin bile demedin

İmtihanla yoğruldun Aşk’a doğru koşmadın
Mezar çağırdı ibret için dönüp bakmadın
Ben oraya hiç girmem dedin yakalandın
Feryat ile figanla şimdi sen yalnız kaldın

Kul Mehmet’im nefsine inanma at çukura
Dilsiz kalırsın her an keser yüksek fatura
Mahşerde mahcup eder giy yırtık sen kundura
Tefekküre doğru git sen atma yazı tura
Nefis çıkar yoluna elinde kasatura
İmanınla devam et at onu uçuruma

Mehmet Aluç

Tefekkür Kürsüsü Olunca Boş



Evvel zaman içinde diyelim
Büyüklerimiz dermiş söylermiş
Neyi dermiş bilmeden ukalanın sözünü söylermiş
Gece sakız çiğneyen ölü eti çiğnermiş
Bababa bak sen
Bildiğim gıybet eden ölü eti çiğnermiş
Ukala edepsiz gıybeti unutturmak için
Başına eklemiş sakız
Evvel zaman içinde büyükler inanmış
Sakız çiğnememiş bol bol gıybet etmiş
Ne eylesin fukara
Ölüm ağırlığındaydı hayat geçmişte
Mahşerin önüne dizilmiş gibi sanki gureba
Tefekkür kürsüsü olunca boş
Firak evleri ateşle sarınca
Din düşmanı sahte din adamı ortalıkta cirit atmış
Kim ne derse inanmış
 O gün bugün
Sakız çiğnenmez geceleri
Gıybet eder niceleri

Mehmet Aluç

Sevdanın Sürgününde



Üşüyorum üstüme yağan kar mı söyleyin
Bir kar tanesi gibi dağ başına düşüşüm 
Hasretin girdabında çığlık nedir söyleyin
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Yüreğimin kor bahar serinliğinde sen aç
Satırlar arasında şiirleri yola saç
Batmayan sevdaların yolunda istersen kaç
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Gönül satırlarıma dokunma inan azar
Sensiz sevdasız kokan limanlar bana mezar
Bu ha(ya)llere çıplak girdim sensizlik zarar
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Al götür beni şimdi yıkık ha(ye)llerim’den
Gönlüme sen susmayı öğret bildiklerinden
Hasret hırkası giyen ömrün demsizliğin ’den
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Beni sensiz yolların çığlığında yürütme
Bensiz yaşarsın diye haydi beni güldürtme
Kalbinin ölüm kusan bestesinde öldürtme
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Gönül yarasıdır bu sorma azdıkça azar
Bakmaz gözüm yaşına derin mezarlar kazar
Gür hasretin sesinde idam fermanı yazar
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Kul Mehmet’im der ki yar yüreğine ben sığsam
Uykusuz yollarımda kollarında uyusam
Sen gülsen ben seninle ömrümde ağlamasam
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Mehmet Aluç

29 Aralık 2014 Pazartesi

Rahmanın Hüzün Ülkesinde Tefekkür Mevsimi

Rahmanın Hüzün Ülkesinde Tefekkür Mevsimi

Rahmanın Hüzün Ülkesinde Tefekkür Mevsimi













Dolunaylı haliyle karanlık geceye ışık saçan ay ışığı gibi parıldıyor gönlün ömrümde ay bakışlım.

Yalnızlığım, damarlarımda gezerken bedenime işkence verirken, ay bakışınla ay yüreğinle yalnızlığıma neşe ile son verdin.

Aşk değil mi nurdan elbiseler çıplak bedene giydiren, onu sımsıkı neşe içinde saran, mana âlemine götüren gönle manalar yükleyen değil midir?

Yürekler yanar gözlerde yaşlar akar, hayatın tene soğuk dokunuşunu, sımsıcak eden Rahmanın hüzün ülkesinde tefekkür mevsimlerinde meyveler açtıran aşk değil midir?

Bazen, elemler sıkıntılar çileler bedene umutsuzluk kokan fırça dokunuşu ile karalar sürse de, aşk kendi yumuşak fırçası ile gönle dokunur, Rahmanın izni ile. İşte o an o elemelerin sıkıntıların aşka giden yolda yol arkadaşı olduğunu gösteren aşktır.

Gaflet kokan düşünce ve fikri ile yol alan, yolda uçuruma düşüren o gaflet zinciri uçuruma düştükten sonra, seni yukarıya çekmez yok olur gider.

Ancak yüreğinde iman ve aşk olan kimse, uçurumdan aşağıya iner seni alır yukarıya çıkarır, işte aşkta böyledir, sevgisiz kapkara taş yüreğe girmeye görsün pamuk gibi yapar o yüreği, gülümsemeler ile sarar, Rahmanın hikmeti, keremi, lütfudur… İhsanıdır.

Aşk, yarınları kucaklar sırtında taşır seninle beraber yol alır yoldaki taşları dikenleri temizler, gerçi dikenler taşlar eline ayağına batsa da, kanatsa daaşk sevgi dokunuşu ile iyi eder.

Tarifi mümkün olmayan, anlatınca deryalar dolusu kalem olsa da yazmaya yetmeyen aşktır.

Gönüle girince dünyaya sığdırtmayan, bilmediği şimdiye kadar yaşadığı halde göremediği mutluluk deryasını bir anda gösterendir. Allah’ın hikmetidir kısacası aşk.

Yârin gönlüne girince durgun deniz gibi sakin eyleyen, ahları, hayâsızlığı, yalnızlığın karanlık perdelerini yırtan güneş gibi gönüle doğandır bu aşk.

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Şiir Bakışlım

Şiir Bakışlım

Şiir Bakışlım


Sen gözlerini şiirden mi aldım sevdiğim? Gözlerinde dünyayı, Aşk’ı, mutluluğu, en önemlisi de sevinç dolu yarınlarımı ve hayallerimi görüyorum.

Göz kırpışında yüreğim aşkın vadisinde uçuyor seninle.

Gülümsemen de tıpkı şiir gibi. Coşkumu, sana olan hislerimi dünyanın tüm güzelliklerini hissettiklerimi, gönlümde bahar çiçekleri gibi açıyorsun kokuyorsun şiir bakışlım.

Dünyanın tüm renklerini sökerek, şiir bakışınla hepsini gönlüme çiziyorsun şiir gözlüm.

Nefesinde gül kokusunda. Hangi melek, öptü anlında sana geçti güzelliği? Bilmiyorum!

Tüm yazdığım şiirlerimde nur yüzün, gülümseyen şiir gözün, gülümseyen gamzelerinin çukurunda yeşeren güller, bana ilham veriyor şiir gözlüm, şiir sözlüm.

Şiir gözlerinle, kâinatı sunuyorsun avuçlarıma gönlümün dua huzur sarayına.
Efruz gönlünle, noktasız hece ’siz şiirlerime susuşlarıma dil, nergis kokan saçlarınla şiirlerime sayfa oluyorsun, saçlarını her kokladığımda şiir gözlerine baktığımda yeniden şiirler yazıyorum, lerzan kalemimle şiir bakışlım.

Gecenin yıldızlar şiirlerime tek tek dökülüyor şiir bakışlarınla, ayakaltında yarınları uçurumları götüren, uçurumları sildim şiir bakışlarınla şiir sözlüm.

Ne güzel oldu bir anda karşıma çıktın, kâinatı verdin şiir bakışlarınla, binlerce şehir, dağ, ova, memleket gezdim hicap ile gönül perdelerimi sonuna kadar açtım tam yırtarken, sular gibi çağladın karşıma çıktın şiir sözlüm, şiir bakışlım, şiir özlüm…

Gözlerime sevinçler dola dola seni buldum, dertlerime derman oldum kanayan gönül yaramı, gönül elinle, dilinle, bakışınla sardın şiir bakışlım.

Artık yüreğim yanmaz, gözlerimde kanlı yaşlar akmaz, dünyada cenneti yaşattın bana işte Rahman her kula bu güzelliği nasip etmez diyorum şiir bakışlım.

Beni aldın başka âlemlere götürdün, şimdi seninle her anım, her dakikam, her saniyem sensin, şükürler ediyorum Rahman’a seni şiir bakışlarını gönlünü ömrüme yazdığı için şiir bakışlım.

Mehmet Aluç

Lerzan: Titreyen

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için

28 Aralık 2014 Pazar

İmandan Başka Kelam Çıkmasın

İmandan Başka Kelam Çıkmasınİmandan Başka Kelam Çıkmasın

İman kıyamdır yürü karlı dağlar ardına
Saklamaya hiç gelmez diriliştir o cana
Zalimin tak boynuna zincirini koluna
İmandan başka kelam çıkmasın dilde cana

Şeytanın an gölgesi gezinmesin tüm gözde
İman nur ışıldasın artık gözde ve sözde
Yürekler yanmasın hiç artık yeter közde
İmandan başka kelam çıkmasın dilde cana

İmanınla secde ’de mukaddes yolda yürü
İmanlı gönül uçar semada sürü sürü
Rahman karşılar bak sonsuzluk ötesinde
İmandan başka kelam çıkmasın dilde cana

Kul Mehmet’im sen var tefekkürde coş’ ta coş
İman gönlünde nura Resule doğru coş koş
Yasin’in o mukaddes meltemiyle âlem hoş
İmandan başka kelam çıkmasın dilde cana
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

27 Aralık 2014 Cumartesi

Hayran Kalsın Bu Kul Sana

Hayran Kalsın Bu Kul Sana

Hayran Kalsın Bu Kul SanaHayran Kalsın Bu Kul Sana

Elvan elvan gözlerin
Baldan tatlıdır sözlerin
Bana uzanır gönül ellerin
Gönlümde yetişiyor taze güllerin
Hayran kalsın bu kul sana

Sürmelidir gözlerin
Gönül alıcı sözlerin
Ne yumuşaktır dizlerin
Bana dönsün yüzlerin
Hayran baksın bu kul sana

Çağlar seninle neşem
Baldan tatlı gündüz gecem
Bin güzel içinde seni seçem
Sensin benim tek hecem
Hayran olsun bu kul sana

Dilbeste adına hayran oldum
Kendimi ben sende buldum
Seni sevdim can buldum
Bu mutluluğa layık olsun bu kul
Hayran kalsın bu kul sana

Kul Mehmet gönlünü bağlamış sana
Haydi, koşarak sen gel bana
Gel aşk ile yanalım yana yana
Ayrılmayalım bir o yana bir bu yana
Hayran hayran baksın bu kul sana
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Zamana Takılma Hayallerinle Yürü

Zamana Takılma Hayallerinle Yürü

Gerçek olan nedir bilir misiniz? Kötülüğün, azalmadan devam etmesi güzelliğin adım adım yürümesi ve uzun bir zaman sonra daha da uzun bir zaman sonra, güzelliğin kötülüğü yenmesidir geç te olsa.

Sisler içinde yürüsen de sokaklarda bulvarlarda, ıslak kaldırımlar şirretlik koksa da sevgi güzellik o şirreti temizleyen, çamaşır suyudur sokağı bulvarı çamaşır suyu kokusu dolsa da.

Durup dururken güzelliği hayal ederek sokak ortasında duruyorsan, geçte olsa hayal etmeye devam et budur, seni dinç tutan seni gülümseten yarına hazırlayan, yavaş yürüyen olsa da hiç solmasa da…

Kolunda saat olmasa da saati sormak için birini arasan da boş ver saati zamanı, gönül saatine bak gökyüzüne bak zamana takılma hayallerinle yürü zaman gelir peşinde hiç yalnız bırakmasa da…

Sahilde lodos varsa ve tek başına isen gönlünde esen lodosun hızını kes lodosa kapat gönül pencereni doğan bahar güneşine doğru gönül pencereni aç yanına yaklaşan san arkadaş olanı bulacaksın biraz zor olsa da…

Sisler sokağında, bulvarında yalnızlığın için gökyüzüne bağırma haykırma, aç gönül kapının penceresini, tozunu kirini sil, güller çiçekler dik, parıldasın güzelliklerle haydi acele et vakit sürse de zaman alsa da haydi tembellik etme, at bir adım.

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

26 Aralık 2014 Cuma

Müminlerin Gül Bağı





İmanı al kalbine imansız insan olmaz
Seyir eyle âlemi gör göçen gönülleri
İmanın şafağında açan çiçekler solmaz
Hicret eyle gönlünü gör uçan gönülleri

Özlemlerin dönüşsün sevinçlere her zaman
İmanınla derinleş yürü aman be aman
Hirasın da sukutları sarmış karadır duman
Hicretle eyle gönlünü gör kaçan gönülleri

İmansızlara zırhtan tokat örümcek ağı
Durdurulamazdı o doğan nur iman çağı
Yıkıldı Ebu cehil yıkıldı tümden dağı
İmanla ab-ı şerbet gör içen gönülleri 

Kul Mehmet’im imanla öksüz ömrü yenile
Güller kokan Rasûlüm salavatla anıla
Kul eşer ’de beşer ’de her zaman yanıla
İmanla açar işte gör biçen gönülleri
Yazan: Mehmet Aluç

Düzenleme: Harun Yıldırım

24 Aralık 2014 Çarşamba

Resule Ümmet Olunan Yoldayız



İmanla gül kokulu Resulle başka âlemdeyim
Onun bakışıyla gülüşüyle başka bir andayım
Meğer ondan önce ben ziyanlardaymışım
Şimdi Resulle zamanın anlam kazandığı yerlerdeyim
Hak yolda hakka doğru yürünen hak yoldayız
Varlığımızla Gül kokan Resule ümmet olunan yoldayız

Zalimler şeytan yanar uçar iman denilen bu yolda
Dost düşman belli olur gözlerinde parlayan imanla
Yalan söylese de kalben sözü kalır havada gözler konuşur
İman yolunda Gül kokan Resul yanında gönüller barışır
Hak yolda hakka doğru yürünen hak yoldayız
Varlığımızla Gül kokan Resule ümmet olunan yoldayız

Gül Kokan Resulden önce boşa okumuş hayat bana gazeli
Nefis şeytan olur olmaza namerde muhtaç eyledi bildim bileli
Şeytan zalime dost eyledi seçemedim ben güzeli
Hiç solmayan gülüşüyle gül kokan Resulün gülüşü ezeli
Aradım bulamadım ondan daha gönlü hayatı ile güzeli
Hak yolda hakka doğru yürünen hak yoldayız
Varlığımızla Gül kokan Resule ümmet olunan yoldayız


  İman yolunda yürümek zor amma Resulle yürünür zamana
Hasret ile solan gönülleri birleştirir bir anda can gelir cana
Namertler insanı savurur boş yere yele Resul alır can ile sarar
Zalimler nefsi için verir karar Resul Kuran ile verir her an karar
Gül kokan Resulle ayrı yaşamak ömre zamana hayata her an zarar
Hak yolda hakka doğru yürünen hak yoldayız
Varlığımızla Gül kokan Resule ümmet olunan yoldayız


Bahar çiçekleri açar her an gül kokan Resul yanında
Madde zaman mekân yok olur Gül kokan Resul bakışında
Cana can gelir ahenksizliğe ahenk gelir Resul her sarışında
Kul Mehmet’im göremedin ise dünyada gül kokan Resulü
Rabbim nasip ederse görürsün inşallah gülümseyerek ahirette
Hak yolda hakka doğru yürünen hak yoldayız
Varlığımızla Gül kokan Resule ümmet olunan yoldayız

Mehmet Aluç

Gerçeği Yansıtan Sorular V/arsınız

                   
              
Korku düşlerinin sahilinde koşarken yarına, hissiz duygularım sensiz kırılgan iken ben zamansızlığın uçurumuna düştüm kaldım sensiz sıkılgan.  Çağırsam koşar gelir misin? Düşsüzlük ülkeme gelir düşlerime düş olur musun? Haydi, gel öyle ise asırlardır bekliyorum gelmiyorsun, yollarında yangın mı var? Adımlarında soluksuz nefesin soluksuzluğumu var?

Yere düşen şiirlerim gibi feryat sız sessizliğin uçurumuna mı düştün de gelmezsin? Ah bilsen seni ne kadar özledim, gözlerim beklemekten kör oldu karanlık gecelerde…
Ç/alıntı kelimelerin kifayetsiz denizinde gemilerin mi alabora oldu gelmezsin? Demsiz çaylarla yapılmayan muhabbetlerin uçurumuna mı düştün de sesin soluğun asırlardır çıkmaz?

Boşuna soruyorum ben bu soruları biliyorum. Nakarat korkuların hücresinde bana uyanıklık veriyor bu sorular, gerçeğin aynasında bu sorular bana senin imgesizlikten ne kadar uzakta olduğunu nankörlüğünü hatırlatıyor.

Ah bu sorular gerçeği gün yüzüne çıkaran sorular. Ölmüş gülüşlerinin morgunda soğukluğunu meydana çıkaran sorular iyi ki v/arsınız, sizsiz gerçekler nasıl çıkar meydana, nasıl düşer maskeler suratsız suratlarda?

Kangren düşsüz gözlerinde hayat bekleyen ben, ne kadar aptalmışım derken şiirlerimin kefenine sarılı bedenim beni öpen şiirden, buselerle ben hayatı yaşıyorum şiirlerin beşiğinde artık, gelme artık gelmene gerek kalmadı.

Demir ağlarla örülü hayatının zindanında, aşılmaz dağlar ardındaki mahzeninde sen kal gelme bu bana yeter.


Mehmet Aluç

23 Aralık 2014 Salı

Benden Başkası Çekemez Senin Kahrını




Benden Başkası Çekemez Senin KahrınıBenden Başkası Çekemez Senin Kahrını

Kahrın çekilmez yönünü kaybedersen
Bakışlarında hınca hınç kin kokarsa
Adım attığın yollar kapanırsa yüzüne
Sana kapım açık gel yanıma
Benden başkası çekemez kahrını

Çılgın seller gibi acılar yoluna çıkarsa
Kıymet vermediklerin yoluna çıkarsa
Ah çekip ahların yüreğini parçalarsa
Sana kapım açık gel yanıma
Benden başkası çekemez kahrını

Çölden beter gönlünde sancıların başlarsa
Vicdansız gönlüne zemheri karları yağarsa
Uzatılması gereken ellerin hep kırdıysa
Sana kapım açık gel yanıma
Benden başkası çekemez kahrını

Kul Mehmet’im hatalarını tokat gibi suratına vurmam
Sen ağlarken sancılar çekersen ben rahat uyuyamam
Sancılarla dolu gönül defterin kapkara diye sana kızmam
Sana kapım açık gel benim yanıma
Benden başkası çekemez senin kahrını
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için

Boş Yere Gezdin Yeter Uyan







 Ey Gönül için kapkara dolu kir
Yıkanmak için İmanı al çek zikir
Yoksa sonun karanlık al az fikir
Haydi, ne olur beni kendini de yakma


Boş yere gezdin yıktın yeter uyan
Uydurdun bin bir yalan ile dolan
Kandırdın kendini insanları şaklaban
Haydi, ne olur beni kendini yakma

İman yolundan sakın sakın ola kopma
Dünya malına kanıp sakın ona tapma
Rahman’ın kapısında sen hiç kaçma
Haydi, ne olur beni kendini yakma

El aç semaya yardım dile Rahmandan
Nur nur yağar göğsüne iman inanırsan
Şeytan ile nefsini uçurumdan atarsan
Haydi, ne olur beni kendini de yakma

Dik kafalılığınla şeytana yardım edersin
Şeytan yarı yolda bırakır sen nereye gidersin
Pişman ol Rahmanın kapısına yönel
Rahman merhameti ile bekliyor kaçma

İsyan ile olursan sonun cehennem
Vallahi gülemezsin sen her dem
Gemisini kurtarandır her zaman kaptan
Yeter artık ömür bitiyor vakit geçmeden uyan

Bak ömrünü boşa geçirme vaktin olur ziyan
İman ile Kuran ile ol Rahman koşar sana her an
Mutlulukla gülümsersin insanlara her zaman
Ahirette karşılığını alırsın inan her an

Kul Mehmet’im imanı al göğsüne ol kâmil insan
İnsanlara yardım et Rahman verir sana ihsan
İnsanların derdine koş olabilirsin derman
Rahman bunun için yarattı eline verdi ferman
Mehmet Aluç


Vakit Geç Değil, Koş Rahman’a



Vakit Geç Değil, Koş Rahman’aVakit Geç Değil, Koş Rahman’a

İman kucak açmış yolda bekliyor ey nefsim neden kaçarsın? Nefsin şeytanın kucağıma bin bir çile kahır çekmek için koşarsın? Şaşkın azgın deliler gibi ömrünü heba eder zamanını boşa harcarsın?

Ömür bitecek ölüm meleği gelecek, yaptıklarından hesap soracak? Rahman diyecek ey kulum san sayısız nimetler verdim de bir gün beni anmadın, bana beş vakitte secde etmedin şükür edip benim nimetlerim ile beslendin, benim yoluma gelmedin ben hep senin yolunda seni bekliyordum bana dönmedin. Şeytanın ateşin yoluna koştun der ise ne cevap vereceksin ey nefsim? Bana cevap ver?

Susma boş gözlerle bakma bana, cevap ver haydi durma vakit bitiyor, ömür sona koşuyor? Akla ilme uymadın edepsizce gönül kırdın, şeytan sana oldu kumandan, işte ölüm gelince seni bırakacak yolda halin olacak pek yaman!
Allah’a, Kuran’a, Gül kokulu Resule, imana inansaydın da olsaydın gönüllere sultan, Rahman verirdi bol bol ihsan, sende olurdun insan gibi insan ey nefsim.

Az anla artık yeter uyuduğun çamurlara yattığın pis çöplüklerde sabahladığın yeter artık, dön iman yoluna artık. İnsanın kâmil olanı iman ile olur rezil ile olanı şeytan ile olur bırak inadı artık, dön aslına vakit son düdüğünü çalmadan ömür bitmeden koş haydi tövbeye Rahman’a vakit geç değil, koş Rahman’a koş imana…

Mehmet Aluç

22 Aralık 2014 Pazartesi

Ne Kadar Yazsam Seni



Yetmedi artık seni bu gönlüme yazdığım
Bir gelsen de bendeki senin resmini çizsen
Oku sana yazdığım sen kokan şiirleri
Ne kadar yazsam seni gönlüme az geliyor

Aşkın zincirini sen gönlüme mi doladın
Seni sevdim de gönlüm senle oldu apaydın
Aşkın deryasında sen beni aşkla sınadın
Ne kadar yazsam seni gönlüme az geliyor

Seni sevdiğim için bana bedel ödetme
Dünyanın güzelleri hiç gönlüme girmeye
Sensiz inan dünyada ömrüm yüzüm gülmeye
Ne kadar yazsam seni gönlüme az geliyor


Kul Mehmet’im vefakar ömrümü sana verdim
Kıramadım hasretin zincirini pes ettim
Ben aşkın kapısını çalmaya geldim amma
Sen terk edip gidersin diye ödüm kopuyor
Mehmet Aluç



Yayınlarım

Sedat Uçan Müsaden Var mı Ya Rasulallah