29 Aralık 2014 Pazartesi

Rahmanın Hüzün Ülkesinde Tefekkür Mevsimi

Rahmanın Hüzün Ülkesinde Tefekkür Mevsimi

Rahmanın Hüzün Ülkesinde Tefekkür Mevsimi













Dolunaylı haliyle karanlık geceye ışık saçan ay ışığı gibi parıldıyor gönlün ömrümde ay bakışlım.

Yalnızlığım, damarlarımda gezerken bedenime işkence verirken, ay bakışınla ay yüreğinle yalnızlığıma neşe ile son verdin.

Aşk değil mi nurdan elbiseler çıplak bedene giydiren, onu sımsıkı neşe içinde saran, mana âlemine götüren gönle manalar yükleyen değil midir?

Yürekler yanar gözlerde yaşlar akar, hayatın tene soğuk dokunuşunu, sımsıcak eden Rahmanın hüzün ülkesinde tefekkür mevsimlerinde meyveler açtıran aşk değil midir?

Bazen, elemler sıkıntılar çileler bedene umutsuzluk kokan fırça dokunuşu ile karalar sürse de, aşk kendi yumuşak fırçası ile gönle dokunur, Rahmanın izni ile. İşte o an o elemelerin sıkıntıların aşka giden yolda yol arkadaşı olduğunu gösteren aşktır.

Gaflet kokan düşünce ve fikri ile yol alan, yolda uçuruma düşüren o gaflet zinciri uçuruma düştükten sonra, seni yukarıya çekmez yok olur gider.

Ancak yüreğinde iman ve aşk olan kimse, uçurumdan aşağıya iner seni alır yukarıya çıkarır, işte aşkta böyledir, sevgisiz kapkara taş yüreğe girmeye görsün pamuk gibi yapar o yüreği, gülümsemeler ile sarar, Rahmanın hikmeti, keremi, lütfudur… İhsanıdır.

Aşk, yarınları kucaklar sırtında taşır seninle beraber yol alır yoldaki taşları dikenleri temizler, gerçi dikenler taşlar eline ayağına batsa da, kanatsa daaşk sevgi dokunuşu ile iyi eder.

Tarifi mümkün olmayan, anlatınca deryalar dolusu kalem olsa da yazmaya yetmeyen aşktır.

Gönüle girince dünyaya sığdırtmayan, bilmediği şimdiye kadar yaşadığı halde göremediği mutluluk deryasını bir anda gösterendir. Allah’ın hikmetidir kısacası aşk.

Yârin gönlüne girince durgun deniz gibi sakin eyleyen, ahları, hayâsızlığı, yalnızlığın karanlık perdelerini yırtan güneş gibi gönüle doğandır bu aşk.

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...