Bu Blogda Ara

30 Aralık 2014 Salı

Sevdanın Sürgününde



Üşüyorum üstüme yağan kar mı söyleyin
Bir kar tanesi gibi dağ başına düşüşüm 
Hasretin girdabında çığlık nedir söyleyin
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Yüreğimin kor bahar serinliğinde sen aç
Satırlar arasında şiirleri yola saç
Batmayan sevdaların yolunda istersen kaç
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Gönül satırlarıma dokunma inan azar
Sensiz sevdasız kokan limanlar bana mezar
Bu ha(ya)llere çıplak girdim sensizlik zarar
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Al götür beni şimdi yıkık ha(ye)llerim’den
Gönlüme sen susmayı öğret bildiklerinden
Hasret hırkası giyen ömrün demsizliğin ’den
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Beni sensiz yolların çığlığında yürütme
Bensiz yaşarsın diye haydi beni güldürtme
Kalbinin ölüm kusan bestesinde öldürtme
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Gönül yarasıdır bu sorma azdıkça azar
Bakmaz gözüm yaşına derin mezarlar kazar
Gür hasretin sesinde idam fermanı yazar
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Kul Mehmet’im der ki yar yüreğine ben sığsam
Uykusuz yollarımda kollarında uyusam
Sen gülsen ben seninle ömrümde ağlamasam
Sevdanın sürgününde sensizliğe küsmüşüm

Mehmet Aluç

Yorum Gönder

Yayınlarım

Susayanlara Bir Pınar Olan Bendim

  Olmasa da beni kendinde arayan Rahatla huzurla çoktur yatmayan Beklerim bir köşemde layık olanı Gecenin karanlığında benim...