Bu Blogda Ara

beni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2017 Çarşamba

Var Mıdır Benim Sırrımı Çözen


Görsel sonucu

İçinizde var mı görünce beni tanıyan
Gülüşümü görerek var mı gönlüne alan
Her şey farklı olsun diyen var mıdır ey insan
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Bir sardım mı ben âlemi kollarımla sararım
Bundan başka yoktur benim kavli bir kararım
Ben ancak benimle olanlar ile âlemde varım
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Bir ağlayan ile mazlum varsa ona hemen koşarım
Derdine derman olmak için zaten ben yaşarım
Bir köşede oturup bakanlara ben hep şaşarım
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Güneş gibi bu âlemde hiç batmam hep ısıtırım
Batmam çok kolay kolay kolay doğmam kanarım
Yarası derin olanın yarasını derman ile sararım
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Benimle olanlar bu âlemde ahirette hep güler
Bensiz yaşayanlar ölmeden önce ölür hayata küser      
Benim bir gülüşüm beni taşıyanla bu âleme yeter
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Zalim benden kaçar âlim ise bana kucak açar
Benimle olanlar her an ışıkla nurumu saçar
Zalim dersen beni görünce altına o an …ar  
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Az daha düşünün anlayın bendeki güzelliği
Benimle olursanız bulursunuz siz özelliği
Her an bu âlemde yaşarsınız sürekliliği
Bir sır gibiyim var mıdır benim sırrımı çözen

Benim adımdır insanlık gönülde yaşarım
Beni gönlüne alanla merhamete koşarım
Gülenle güler ağlayanla ben her an ağlarım
Gülen zaten güler ağlayana derman ararım
İşte budur benim sırrım ben bu sırla yaşarım
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

21 Mart 2017 Salı

Hacivat Ve Karagöz- (Bugün Beni Ziyarete Geldiler)




Karagöz yine Hacivat’ın kapısını alacaklı gibi hızlı hızlı çalar. Yine Hacivat’ı telaşlı telaşlı pencereye çıkartır. Hacivat kızgın bir sesle.
-Ne var Karagözüm? Yine alacaklı gibi kapıyı çaldın, beni telaşlandırdın.
-Hele inde gel bir aşağıya, sana önemli anlatacaklarım var.
Hacivat’ımız yine sinirli sinirli aşağıya iner.
-Ne var karagözün, satacakların mı var? Varsa bana niye geldin? Ben eskici miyim?
-Öyle değil Hacivat’ım yine yanlış anladın, anlatacaklarım var?
-Anlat bakalım.
-Bugün günlerden ayın kaçı.
-Kim mi ayıdan kaçtı, kıl kaptı?
-Ne ayısı ne kılı Hacivat’ım, bugün ayın kaçı dedim.
-Dur bir düşüneyim, Martın 21 i, Nevruzu soracaksan onu biliyorum Mahalleli ile bugün öğlen kırda şenlik olduğunu biliyorum.
-Yok, karagözüm bugünün başka bir anlamı ve önemi var, haydi seninle bizi yazan şair dostumuz Kul Mehmet’i yani Mehmet Aluç’u bir ziyaret edelim.
-Kel Mehmet’imi ama onun mahlası kel değil Kul Mehmet, hem gidelim de ne diye gidelim, karagözüm.
-Bugün dünya şiir günü, gidelim onun nezdinde tüm şairlerin bu gününü kutlayalım, muhabbet edelim, az şiirden konuşuruz, bakarsın bize bir şiirini okur.
-Hay ağzına sağlık Karagözüm gidelim, haydi durduğumuz kabahat.
Biraz sonra kapım alacaklı gibi hızlı hızlı çalındı, bilgisayarın başında bunu yazarken pencereye çıktım. Kapıda gönül dostlarım/dostlarımız gülen gönlü yüzü ile Hacivat ve Karagözüm gelmişti. Şaşırdım ama çokta sevindim. Hemen kapıyı açtım, üstümdeki günlük pijamalarımı çıkardım, elbiselerimi giyindim, kapıda gülümseyerek karşıladım.
-Hoş geldiniz sefa geldiniz ne iyi etinizde geldiniz, neşe getirdiniz Hacivat2ım Karagözüm.
Gülümseyerek ikisi birden.
-Hoş bulduk kardeşim, gönül dostumuz…
Aslında onlar gönül dostumuzdu, bana bu şekilde hitap etmeleri mutlu etmedi dersem yalan olur. Onları hemen koltuğun üstünde ağırlarken, birbirimize gönülden sarılarak oturduk. Uzun uzun gülümseyerek birbirimize baktık. Ben.
-Uzun yılların ötesinde hoş geldiniz, ne iyi ettiniz de geldiniz.
Karagözüm.
-Biz şimdi gelmedik ki, sen bizi gönül güzelliğin ile yazmaya başladığın o günden beri seninleyiz, insanların gülümsemelerinde gönlündeyiz seni bizi yazmanla.
Ben gülümsedim.
-Aman efendim lafı sözümü olur sizinle beraber gönül güzelliğinizle bir şeyler katabildim ise ne mutlu bana.
Kalktım hemen ocağa çay demlemek için demliği su ile doldururken, Hacivat’ımın seslendiğini duydum.
-Mehmet’im çaya gerek yok, bir tatlı kahveni içelim de gidelim.
-Başım üstüne hemen hazırlıyorum…
Kahveyi tatlılıkla gülümseme ile içerken, karagözümüz.
-Bugün sizin ve tüm şairlerin şiir günü, bunu seninle kutlamak için geldik.
-Aman efendim ne iyi ettiniz de geldiniz. Hoş geldiniz, gülümseyerek geldiniz, gönül dostlarım.
Hacivat
-Bize bir şiir okursunuz değil mi?
-Ne demek efendim başım üstüne, hemen…

İki gönül dostu ziyaretime gelmiş
Bugün dünya şiir günü diye gelmiş
Onların gülüşü bana çok iyi geldi
Gönülden gülüşleriniz ne güzelmiş
Tüm gönüller gülüşünüzle şenlenir


Her gelen sizin gibi dost gönülle gelse
Her gördüğü insana siz gibi gülümsese
Hal hatır sormak için ziyarete gelse
Gönülden gülüşleriniz ne güzelmiş
Tüm gönüller gülüşünüzle şenlenir

Allah razı olsun siz gibi dostlardan
Gelip kapalı olan kapıları açanlardan
Zahmet etmeyerek ötelerde kalkıp koşanlardan
Gönülden gülüşleriniz ne güzelmiş
Tüm gönüller gülüşünüzle şenlenir

Bana gönüllerindeki o tatlı gülümseme ile gülerken, onları kendi gülümsemem ile yolcu ederek, tekrardan bu güzelliği yazmaya devam ettim.
Kapattık perdeyi eylemedik viran, Kul Mehmet’in kusuru varsa af ola, devamı derseniz hele bir yarın ola.
Mehmet Aluç/Kul Mehmet


















20 Mart 2017 Pazartesi

Ben Unutulanlardan Değilim


Beni unutmaya çalışma ben unutulanlardan değilim
Bir ömür boyu seni güldürmeye çalıştım buydu emelim
Sen bana gülmezsen ben sana bir ömür gülenlerdendim
Beni unutmaya çalışma ben unutulanlardan değilim
 
Benden ne kadar uzağa gidersen sen git ben hep seninleyim
Gece rüyanda gündüz yanında bir hayal gibi senin peşindeyim
Sen ne kadar vefasız gönülsüz seversen sev beni ben seveceğim
Beni unutmaya çalışma ben unutulanlardan değilim
 
Yıllar geçince aradan tam unuttum derken beni hatırlayacaksın
Seni ne kadar mutlu mesut ettiğimi sende o gün anlayacaksın
Geçmişe dönmek beni bulmak için dağları yolları aşacaksın
Beni unutmaya çalışma ben unutulanlardan değilim
 
Bu kadar gönülden aşkla seni severken belki mutsuz olacağım
Kendi kendime o güzel günleri hatırlayarak ben güleceğim
Sen geri dönmek için bir yol ararken dönüş yolunu bulmayacaksın
Beni unutmaya çalışma ben unutulanlardan değilim
 
Bıraktım ben seni sana aşkım benim yerime kulaklarını çınlatsın
Mutsuzluk seni çepeçevre sararken seni gülümseten sözlerim aratsın
Yıkılıp yere düştüğün anda seni sımsıkı saran aşkım kolunda tutsun
Beni unutmaya çalışma ben unutulanlardan değilim
 
Gözlerimde şimdi iki damla oldun yerlere aktın
Terk edip giderken bana değil sen önüne baktın
Ayrılığı kendi değil aldın benim koluma taktın
Beni unutmaya çalışma ben unutulanlardan değilim
Şimdi anladım gönlümdeki senle aşkımla unutulanlardan oldum
Yeşeren bir ağaç iken sana olan umutlarım söndü işte bende soldum
Mehmet Aluç/Kul Mehmet

28 Şubat 2017 Salı

Vazgeçmiştim


Unut beni dedi
Çek ellerini elimden gönlümden sevme dedi
Gözlerini çek gözlerimde düşlerimde
Bıraksam düşeceğim
Bilmiyordu
Hissetmiyordu
Bıraktım ellerimi
Düştüm uçurumdan aşağıya
Kırıldı her yerim
Parçalandı bedenim
Kalkamaz oldum
Ben düşerken bakmadı
Sönmüş yüreğimi alıp yüreği ile ısıtmadı
Tekrar yakmadı
Üşüdüm
Düştüm
Küstüm
Yüreğim benim gibi ıssız kaldı
Issızlık beni sardı üşüdüm titredim
Sarılacak taşları buldum
Sarılamadım
Biraz daha büyüdüm
Ama gönülden küçüldüm üzüldüm
Bekledim uçurumların dibinde
O çekti gitti eli cebinde
Kalkıp yürüyemedim
Dizlerim gönlüm gibi benim gibi kırılmıştı
Sürünerek ilerlemeye çalıştım
Girdim karanlık bir mağaranın içine
Bir süre sonra kendi karanlığıma büründüm
Alıştım
Karanlığa karıştım
Alıştım
Ne kendimle
Ne de bir daha insanlarla barıştım
Yürüyemedim bir daha oturdum
Geçmedi yüreğimdeki sızı
Alışamadım buna hep kanadı
Saramadım kanadı
Kanadıkça sızladı
Karardı gözlerim
Uyuştu ellerim
Her şeyden vazgeçtiğim gibi
Kendimden de
Hayatımda
Ömrümden de vazgeçmiştim
Uzandı vardı ruhum leylaklarla dolu
Rengârenk çiçeklerle dolu bahçelere
Tanıyamadım bir anda anlayamadım
Leylakların kokusu cennetten geliyordu sanki
Ben gezdim leylaklarla dolu bahçeler çoğaldı
Onlar koktu ben kokladım
Etrafımda gülümseyen insanlar
Hoş geldin derken
Şaşırdım
Ben layık değildim bunlara
Yanlışlık var dedim
Sesimi çıkarmadım
Bıraktım kendimi özgürce
Leylaklarla kokan bahçelere özgürce
Artık hiçbir yerim ağrımıyordu
Üzülmüyordum
Gülüyordum
Bana gülümsüyorlardı
Zamansız bir köşede
Karanlıkta değildim
Aydınlıktı her yer
Ama bu aydınlık aydınlık değil
Bembeyaz hatta bembeyazdan da bembeyaz
Her yeri nur kaplamıştı
Evet, evet nur kaplamıştı
Karanlık bir köşe
Hatta bir köşe dahi yoktu
Uçsuz bucaksız leylaklardan
Güllerden lalelerden çiçekler vardı
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

27 Şubat 2017 Pazartesi

Vazgeçersem Bu Aşktan


Vazgeçersem bu aşktan beni dövün
Ölmeden önce bu bedenimi gömün
Mecnun olup onun gibi sevmezsem
Dert keder parçalasın beni büsbütün
Leylamı sarmaya da yetmesin bu gücüm
Bir ömür sarsın beni dert keder hüzün

Bu başa yakışmaz aşksız Leyla ’sız gezmek
Leyla olmadan yaşamak bana ölüm demek
Gider mi boğazımda onsuz bir lokma yemek
Leyla ‘sız olmak bana bu dünyada ölüm
Leylamı sarmaya da yetmesin bu gücüm
Bir ömür sarsın beni dert keder hüzün

Leylam olmadan söyleyin nasıl yaşarım
Bu gönül onsuz yaşamaz onsuz şaşarım
Aşkın değerini elbette ki ben aşkla anlarım
Aşksız yaşamak kula ölüm bilirim canlarım
Leylamı sarmaya da yetmesin bu gücüm
Bir ömür sarsın beni dert keder hüzün

Aşka düştüm düşeli ben onunla yaşarım
Aşkın deryasına o yar ile ben koşarım
Uzaktan salınarak gelince endamına bakarım
Bu gönlümü elbet bu aşk için yakarım
Leylamı sarmaya da yetmesin bu gücüm
Bir ömür sarsın beni dert keder hüzün

Onunla yürürüm ufukta doğan şafağa
Gönlüm onunla açar döner cennetten bağa
Rabbim ayrı koymazsın beni ondan uzağa
Varayım onunla cennetteki İrem bağa
Leylamı sarmaya da yetmesin bu gücüm
Bir ömür sarsın beni dert keder hüzün

Kul Mehmet’im aşk bu gönüle ömürmüş
Kul aşkı alınca gönlüne ancak gülermiş
Nazlı yârin bir bakışı bu gönüle yetermiş
Var onu aşkla sev bu ömür kalmaz bitermiş
Leylamı sarmaya da yetmesin bu gücüm
Bir ömür sarsın beni dert keder hüzün
Mehmet Aluç/Kul Mehmet


6 Kasım 2016 Pazar

Bunun Başka Bir İzahı Yok


 aşksız kalmanın izahı yok ile ilgili görsel sonucu
Yıkıyorum yine yarınsız düşleri zor bela
Sen yanımda yoksun bırakıyorum kendimi
Beni bilinmezliğe götüren yollara
Bu yollar ya beni bitirecek ya da sana ulaştıracak
Bunun başka bir izahı yok

Bir canım var tek başına yaşanılmayan
Ümitlerim var paylaşılmadan ümit olmayan yarınsız
Anım zamanım var mı yok mu belirsiz
Sensiz düşlerim yarınlarım kimsesiz küskün
Bu yollar ya beni bitirecek ya da sana ulaştıracak
Bunun başka bir izahı yok

İsyan ediyor bana tüm duygularım
Anlarım zamanlarım bom boş değersiz
Gözlerimde bakışlarım zehirden bir ok yüreğime saplanan
Her ahımda sensizlik yıkan bir balyoz darbesi
Bu yollar ya beni bitirecek ya da sana ulaştıracak
Bunun başka bir izahı yok

Bu canı tek başına yaşarsam benim olmaz
Mutluluk tek başına gelip gönlüme konmaz sarmaz ağlar
Kaybettim kendimi gülüşlerimi sensiz kayıp oldum
İçmek istiyorum avuçlarında aşkı yudum yudum anında
Bu yollar ya beni bitirecek ya da sana ulaştıracak
Bunun başka bir izahı yok

Meçhule yürümek bir ıstırap cehennem
Yok, olanı bulmak bu dünyada bilinmeze koşmak
Gönülden sarılmak mutlulukla baharları yaşamak var olmak gönlünde
Ararım işte gündüz gece ben seni kendimi
Bu yollar ya beni bitirecek ya da sana ulaştıracak
Bunun başka bir izahı yok

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

24 Ekim 2016 Pazartesi

Yârin Hayran Bakışıyla

hayran bakışlı güzel ile ilgili görsel sonucu

Gönül yârin gözünde suçsuz asılı kalmış
Yârim gönlüm içinde bakarken hayran kalmış
Gözünde gönlümü yar alıp gönlüne katmış
Dua edip içine beni katmış aşkıyla
Ben âmin dedim yârin hayran o bakışıyla


Yürüdük hak yolunda dilimizde duayla
İkimize yazılmış yol alın yazısıyla
Değer vermedik hiç bu dünyaya fazlasıyla
Dua edip içine beni katmış aşkıyla
Ben âmin dedim yârin hayran o bakışıyla

Aşk gönülden sevmeyle olur mayalanmayla
Aşk imansız olmazki birde konuşmamayla
Aşk imanla nurlanır konuşmayla harlanır
Gül yanaktan öpmeyle bu gönülde canlanır
Dua edip içine beni katmış aşkıyla
Ben âmin dedim yârin hayran o bakışıyla


Hak yolunda dualar dileklerle bağlanır
Rabbim böyle kulları meleklerde kıskanır
Başında gece gündüz melekeler dolanır
Gül yanaktan öpmeyle bu gönülde canlanır
Dua edip içine beni katmış aşkıyla
Ben âmin dedim yârin hayran o bakışıyla
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

20 Ekim 2016 Perşembe

Hasrete Doğru Koşuyordun


 hasret ile ilgili görsel sonucu
Severken seni ben sen saçlarına benden habersiz
Söylesene sevgilim sen ayrılığımı örüyordun
Beni bir sevgili değil sen yabancı gibimi görüyordun
Ben sana yaklaştıkça sen benden geri kaçıyordun
Gözlerim gözlerine ellerim ellerine değmeden
Ben sana daha bir defa sevgilim canım demeden
Ben sana yaklaştıkça sen benden kaçarak
Hasrete doğru koşuyordun

Saçlarının kokusunu nede çok severdim
Gözlerindeki bakışla ben sanki denizlerde yüzerdim
Bana güldüğünde ben deliler gibi gülerdim
İsmimle bana hitap edince ben kendimden geçerdim
Gözlerim gözlerine ellerim ellerine değmeden
Ben sana daha bir defa sevgilim canım demeden
Ben sana yaklaştıkça sen benden kaçarak
Hasrete doğru koşuyordun


Geri dönersen eğer bir daha bakmam yüzüne
Artık hiçbir değer vermem artık senin sözüne
Gidişin gitti gücüme sözlerim gitse de gücüne
Ne sen ne de ben artık dönemeyiz o eski güne
Ben sana daha bir defa sevgilim canım demeden
Ben sana yaklaştıkça sen benden kaçarak
Hasrete doğru koşuyordun

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

19 Ekim 2016 Çarşamba

Varalım Gel Seninle


 gel yanıma güzelim AŞKLA sevelim ile ilgili görsel sonucu
Sevdiğini söylesen bana sen bir kerede
 Seni görmek isterim bu garip yüreğimde
Ne sen benden nede ben senden ayrı kalalım
Varalım gel seninle aşkın doğduğu yere

Dur kaçma sen benden bir defada dinle beni
Bak gönlüme gözüme çok severim ben seni
Bilirsin sende beni aşkımız değil yeni
Varalım gel seninle aşkın doğduğu yere

İş işten geçince çok beklersin yar beni sen
Ararsın bir sevgi bir mutluluk bulamazsın
Gecen de gündüzünde huzurla olamazsın
Varalım gel seninle aşkın doğduğu yere

Neden seni severken beni görmezsin neden
Seni sevmek suç mu yar sevmezsin beni birden
Ben yerimde aşkımız gönlümde sen içinde
Varalım gel seninle aşkın doğduğu yere

Şimdi ağlasam eyvah diye bana da yazık
Seni terk edip gitsem olur sana da yazık
Seni sevmezsem gitsem ah bu cana da yazık
Varalım gel seninle aşkın doğduğu yere

Gelmiyorsan da eğer aşk gitsin başka yere
Sen ayrı bir yere var ben ayrı bir yer nere
Nere alsın beni bu götürsün akan dere

Varalım gel seninle aşkın doğduğu yere
Kul Mehmet’im sen sevsen olmuyor acep neden
Sevme desem bu gönül söz dinlemiyor dünden
Sevip sevmemek elde değil ne gelir elden
Varalım gel seninle aşkın doğduğu yere
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç