21 Mart 2017 Salı

Hacivat Ve Karagöz- (Bugün Beni Ziyarete Geldiler)




Karagöz yine Hacivat’ın kapısını alacaklı gibi hızlı hızlı çalar. Yine Hacivat’ı telaşlı telaşlı pencereye çıkartır. Hacivat kızgın bir sesle.
-Ne var Karagözüm? Yine alacaklı gibi kapıyı çaldın, beni telaşlandırdın.
-Hele inde gel bir aşağıya, sana önemli anlatacaklarım var.
Hacivat’ımız yine sinirli sinirli aşağıya iner.
-Ne var karagözün, satacakların mı var? Varsa bana niye geldin? Ben eskici miyim?
-Öyle değil Hacivat’ım yine yanlış anladın, anlatacaklarım var?
-Anlat bakalım.
-Bugün günlerden ayın kaçı.
-Kim mi ayıdan kaçtı, kıl kaptı?
-Ne ayısı ne kılı Hacivat’ım, bugün ayın kaçı dedim.
-Dur bir düşüneyim, Martın 21 i, Nevruzu soracaksan onu biliyorum Mahalleli ile bugün öğlen kırda şenlik olduğunu biliyorum.
-Yok, karagözüm bugünün başka bir anlamı ve önemi var, haydi seninle bizi yazan şair dostumuz Kul Mehmet’i yani Mehmet Aluç’u bir ziyaret edelim.
-Kel Mehmet’imi ama onun mahlası kel değil Kul Mehmet, hem gidelim de ne diye gidelim, karagözüm.
-Bugün dünya şiir günü, gidelim onun nezdinde tüm şairlerin bu gününü kutlayalım, muhabbet edelim, az şiirden konuşuruz, bakarsın bize bir şiirini okur.
-Hay ağzına sağlık Karagözüm gidelim, haydi durduğumuz kabahat.
Biraz sonra kapım alacaklı gibi hızlı hızlı çalındı, bilgisayarın başında bunu yazarken pencereye çıktım. Kapıda gönül dostlarım/dostlarımız gülen gönlü yüzü ile Hacivat ve Karagözüm gelmişti. Şaşırdım ama çokta sevindim. Hemen kapıyı açtım, üstümdeki günlük pijamalarımı çıkardım, elbiselerimi giyindim, kapıda gülümseyerek karşıladım.
-Hoş geldiniz sefa geldiniz ne iyi etinizde geldiniz, neşe getirdiniz Hacivat2ım Karagözüm.
Gülümseyerek ikisi birden.
-Hoş bulduk kardeşim, gönül dostumuz…
Aslında onlar gönül dostumuzdu, bana bu şekilde hitap etmeleri mutlu etmedi dersem yalan olur. Onları hemen koltuğun üstünde ağırlarken, birbirimize gönülden sarılarak oturduk. Uzun uzun gülümseyerek birbirimize baktık. Ben.
-Uzun yılların ötesinde hoş geldiniz, ne iyi ettiniz de geldiniz.
Karagözüm.
-Biz şimdi gelmedik ki, sen bizi gönül güzelliğin ile yazmaya başladığın o günden beri seninleyiz, insanların gülümsemelerinde gönlündeyiz seni bizi yazmanla.
Ben gülümsedim.
-Aman efendim lafı sözümü olur sizinle beraber gönül güzelliğinizle bir şeyler katabildim ise ne mutlu bana.
Kalktım hemen ocağa çay demlemek için demliği su ile doldururken, Hacivat’ımın seslendiğini duydum.
-Mehmet’im çaya gerek yok, bir tatlı kahveni içelim de gidelim.
-Başım üstüne hemen hazırlıyorum…
Kahveyi tatlılıkla gülümseme ile içerken, karagözümüz.
-Bugün sizin ve tüm şairlerin şiir günü, bunu seninle kutlamak için geldik.
-Aman efendim ne iyi ettiniz de geldiniz. Hoş geldiniz, gülümseyerek geldiniz, gönül dostlarım.
Hacivat
-Bize bir şiir okursunuz değil mi?
-Ne demek efendim başım üstüne, hemen…

İki gönül dostu ziyaretime gelmiş
Bugün dünya şiir günü diye gelmiş
Onların gülüşü bana çok iyi geldi
Gönülden gülüşleriniz ne güzelmiş
Tüm gönüller gülüşünüzle şenlenir


Her gelen sizin gibi dost gönülle gelse
Her gördüğü insana siz gibi gülümsese
Hal hatır sormak için ziyarete gelse
Gönülden gülüşleriniz ne güzelmiş
Tüm gönüller gülüşünüzle şenlenir

Allah razı olsun siz gibi dostlardan
Gelip kapalı olan kapıları açanlardan
Zahmet etmeyerek ötelerde kalkıp koşanlardan
Gönülden gülüşleriniz ne güzelmiş
Tüm gönüller gülüşünüzle şenlenir

Bana gönüllerindeki o tatlı gülümseme ile gülerken, onları kendi gülümsemem ile yolcu ederek, tekrardan bu güzelliği yazmaya devam ettim.
Kapattık perdeyi eylemedik viran, Kul Mehmet’in kusuru varsa af ola, devamı derseniz hele bir yarın ola.
Mehmet Aluç/Kul Mehmet


















Yorum Gönder

Yayınlarım

Gülüşünde Vatanı Gördüğüm

Bayrak dalgalanır üzülme şehadete kavuşan yiğidim Gidişinle bayrak coştu yüreğimize koştu bu neydi bilmediğim İçimizde hain çıkt...