Ankaralı Yasemin/Bahçenizde Gül var mı/Ateş Müzik
Şiir edebiyat öykü deneme güncel edebiyat aşk şiirleri,hayat,evet,röportaj,gönülden şiirler,...
Bu Blogda Ara
türkü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Mart 2017 Çarşamba
23 Ekim 2016 Pazar
Ulan Sev Diyemezsin
Bana açık kapalı ulan sev
diyemezsin
Sevemem seni esmer güzel kadın
seni
Ben evliyim bilmezsin ulan hiç diyemezsin
Ben seninle olamam neden anlamıyorsun
Gülen o gözlerinle git bekâr
birini sev
Mutlu mesut yaşayın kur yeni olan
bir ev
İkimize bu hayat büyük olur yutar
dev
Ben seninle olamam neden anlamıyorsun
Ulan sözüyle sen ey savrulan sen
çıkışan
Söylediğin hiç olmaz akla değil
hiç yatkın
Aklın fikrin karışmış seni gidi ey
şaşkın
Ben seninle olamam neden anlamıyorsun
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
28 Eylül 2016 Çarşamba
Sevda Türküleriyle Büyüdük
Bir sevda türküsü
dillerde gezerdi yanık yanık
Sevda türküleriyle
büyüdük yattık kalktık
Biz sevdayı kâinata
yazdık okusunlar diye
Kim ayrılığı koydu
sevda yerine herkes böyle okur ağlar
Dağlar ayrılık
yoluna dikilmiş bağlar viran
Kapanır gözler sevda
’sız var mı açıklayan
Diller sözler
türküler neden olmuş ziyan
Kim ayrılığı koydu
sevda yerine herkes böyle yaşar ağlar
Titrer kalpler suskunlukla kendini bozmuş
Zaman akrep yelkovan takılmış durmuş
Sabrın taşları parçalanmış yollar kaybolmuş
Kim ayrılığı koydu
sevda yerine herkes böyle koşar ağlar
Güvercin kanatlarında
uçardı gülüşler dün
Gönül kanatsız
kuştu uçardı uçamaz bugün
Ayrılık kamçısı ıslık
sesiyle iner kalkar bu nasıl düğün
Kim ayrılığı koydu
sevda yerine herkes böyle okur ağlar
Kırıldı kolu kanadı
uçmaz güvercin ile gönül
Kıranları görenler
istemez mi sevinci bu nasıl formül
Bakan gözler
insanlar elbet kalır müşkül
Kim ayrılığı koydu
sevda yerine herkes böyle bakar ağlar
Mehmet Aluç-Kul
Mehmet
26 Eylül 2016 Pazartesi
Dudaklarında Merhametin Türküsü Olsun

Bir ebedi yaşamaya
namzet insanoğlu
Dolaşırsın ovayı sahrayı sancılarınla
Yorgun düşlerinden yorgun adımlarınla
Bir duasın gönülde edilen sevilen gelen
Bir dua adımıyla yürü yık sancılarını
At nehirlere sancılarını seherlerin nurunda doğ
Yeniden doğ ki gönlünde baharlar essin
Dudaklarında merhametin türküsü olsun
Zikrin gönlün merkezini zikretsin her dem
Güne ahından bir bakış değmesin
Günahın seni kirletmesin tövbe ile temizlesin
Yokluğunda sıyrıl varlığın aşına ekmeğini ban
Varlığın seninle cana olsun can ey can
Ruhum ruhuna koşsun her seher yelinde
Kutlu seferlere hazırlanan kavuşan bir yolcu gibi
Yollar hasretini eritirken yokluğunu varlığınla karşılarken
Sen yolların yolcusu ol var gönüllere ey yolcu
Dudaklarında merhametin türküsü olsun
Zikrin gönlün merkezini zikretsin her dem
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Dolaşırsın ovayı sahrayı sancılarınla
Yorgun düşlerinden yorgun adımlarınla
Bir duasın gönülde edilen sevilen gelen
Bir dua adımıyla yürü yık sancılarını
At nehirlere sancılarını seherlerin nurunda doğ
Yeniden doğ ki gönlünde baharlar essin
Dudaklarında merhametin türküsü olsun
Zikrin gönlün merkezini zikretsin her dem
Güne ahından bir bakış değmesin
Günahın seni kirletmesin tövbe ile temizlesin
Yokluğunda sıyrıl varlığın aşına ekmeğini ban
Varlığın seninle cana olsun can ey can
Ruhum ruhuna koşsun her seher yelinde
Kutlu seferlere hazırlanan kavuşan bir yolcu gibi
Yollar hasretini eritirken yokluğunu varlığınla karşılarken
Sen yolların yolcusu ol var gönüllere ey yolcu
Dudaklarında merhametin türküsü olsun
Zikrin gönlün merkezini zikretsin her dem
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
14 Aralık 2015 Pazartesi
Ozanlarımız.
Ozanlar değil mi gönülde seven söyleyen
Ozanlar değil mi aşığın halinden bilen
Ozanlar değil mi aşkla o güldüren gülen
Ozanlarımız bizim şehri gönül gözümüz
Ozanlar yoksa bizim bir tarafımız yarım
Ozansız sazlar türküler ağlar sızım sızım
Ozanlar yanında ben elbet her an ben varım
Ozanlarımız bizim şehri gönül gözümüz
Ozanım gece gündüz söyledin hiç durmadın
Ağladın çile ile hiç bir fiske vurmadın
Zalimden kaçtın mazlum yanında oldun kaldın
Ozanlarımız bizim şehri gönül gözümüz
Ozanım akan sele bent oldun göğsünle sen
Gurbette yarin den habersize yel oldun sen
Sevdin insanları acı içinde olmadın el sen
Ozanlarımız bizim şehri gönül gözümüz
Kul Mehmet'im ozanları heceyle çağırdım
Ozandan aşkı dinlerken aşkla ben sarıldım
Ozan candan sever gördüm sanmayın yanıldım
Ozanlarımız bizim şehri gönül gözümüz
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
3 Nisan 2015 Cuma
Sen Gelseydin
Sen
gelseydin gönlümü ortadan ikiye bölerdim
Gece
gündüz seni sever aşk türküleri söylerdim
Kerem
gibi dağları deler gönlüne yollar döşerdim
Gelseydin
ayrılığı ayaklarım altında ezerdim
Gelmedin
yar ırak ellere gittin beni öksüz bıraktın
Sevseydin
içimi kaplardı sevinç ile huzur duyardım
Sevda
denilen yolda sana koşar kollarıma sarardım
Bir
saat görmesen yola çıkar seni arardım
Gelmedin
yar ırak ellere gittin beni öksüz bıraktın
Kul
Mehmet’im kadere karşı gelinmez
Gönül
sevmeyince zorla güzellik olmaz gülünmez
Üç
günlük dünyada kalp kırarak insan sevilmez
Gelmedin
yar ırak ellere gittin beni öksüz bıraktın
Mehmet
Aluç
27 Mart 2015 Cuma
Garip Bülbül Gönül Bağında
Yüreğinde har ile yola çıkan yolcu, acele etme gönlün baharları görecek sen sabırla sevmek için gönül kapını açık tut.
Garip bülbül gönül bağında çiçek yok diye feryat figan eylese de üzülme sen, umutla gönlünde bahar çiçeklerini yetiştirmeye başla, hem bülbülün figanı durur hem de gönlündeki bahar çiçeklerinin kokusunu güzelliğini gören seni candan sevmek için sana koşarak gelir.
Sen muhabbet için, muhabbete gönül ver, muhabbeti aşk çiçekleri ile donat, bakarsın muhabbetin güzelliğine çekiciliğine hayran olan bir sevgili sana hayran hayran bakar, gönül güzelliğinin sarayına kurulmak, seninle bir ömür yaşamak ister, sen yeter ki gönül kapını aç, aşk çiçekleri ile donat…
Gönlünde aşk türkülerini badı sabah gönder esen yel ile bu türkülerine kulak veren olacaktır ve duyan sana gelecektir.
Seni gönülden senin ummadığın bir aşk sevgi seli ile kucaklayacak mutluluğun deryasında yaşatacaktır bir ömür boyu, sen yeter ki umudunu kaybetme, gönlünde aşk çiçeklerini sevgiyi aşkı soldurtma, yalan dolan sevgisizlik ile donatma…
Yüreğinde kanayan yarana tabip bulunmaz deme sakın. Rahman her an seninle seni bir süreliğine sınamak ister, hatta gönlünün duvarlarını çelik zırh ile donatman için bir süreliğine yalnızmışsın hissi verdirse de, unutma her an seninle.
Çaren her an sabırla şükürle yürüdüğün yolun ya ortasında ya sonundadır, az çilede olsa sabırla devam et, senin gönlünün, kanayan yaranın tabibi muhakkak vardır ve Rahman, kimseyi yalnız ve çaresiz bırakmaz. Selam ve dua ile…
Candan sevmeyince canan bulunmaz
Aşk ile aranmayınca aşkın yoluna çıkılmaz
Sefa için çile çekmeyen yolun sonuna varamaz
Sen aşk için yan gönül seven karşına elbet çıkar gönül
Mehmet Aluç
__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile... - See more at: http://www.yazarlartoplulugu.com/oku/12024/garip-bulbul-gonul-baginda.html#sthash.ecllnImU.dpuf
4 Mart 2015 Çarşamba
Ok eyledin
Bakışların ok eyledin
Sinemi yaktın kül eyledin
Bir tebessümü çok gördün
Istıraba gönlümü yol eyledin
Misafir etmedin beni gönlünde
Kor alevleri ok eyledin gönlümü
Bir gülümsemeyi çok gördün öldün mü
Türkü 'süz diyarlara attın her gün
Bakar körlük var sende
Bir öpücük versen de
Birazcık gülsem bende
Türkü ile gülsek hanende
Mehmet Aluç
28 Şubat 2015 Cumartesi
İzleyelim Az Gülümseyelim Türkümüz ile...
YAŞAR GÜRLEK SHOW ANAMIN ACER GELİN HAFTANIN KLİBİ GÜLAHMET YİĞİT
MUTLAKA BAŞTAN SONA KADAR İZLEYİN AZ GÜLÜMSEYELİM...
22 Şubat 2015 Pazar
Bir seven çıkar elbet yoluna
Gül
mü verdin elime bahçeme dikeyim
Zakkum
ağacı verdin ben ne diyeyim
Gülümseyerek
geldin de ben mi boynunu büktüm
Âşık
sazım teli kırık tel taktında ben mi türkü söylemedim
Sen gönülden sevdin de ben mi türküleri yola söyledim
Yıllar
oldu sevmedin beni sinemi döverim
Mutlu
bir gün görmek için etrafında dönerim
Sen
sevmezsen de ben seni aşk ile severim
Sen
gönülden sevdin de ben mi türküleri yola söyledim
Kul
Mehmet’im var git sen artık kendi yoluna
Seven
yoksa kırık sazın tak sen koluna
Dikkat
et sen sağına soluna
Bir
seven çıkar elbet yoluna
Sevilmek
ne güzel yakışır Allah’ın kuluna
Mehmet
Aluç
7 Ocak 2015 Çarşamba
Yalnızlığa Arştan Sökülerek Gelen Yolcu-2.Bölüm-
Hani bir gün gelir hiç beklemediğin bir gündür o gün, birisi gelir gönül eliyle sana elini uzatır tutar sımsıkı sana sarılır, bu sarılma ile buz tutan bedenin bir anda ısıtır sana gülümser sende gülümsersin hayata, sımsıkı sarılırsınız hayata, işte o anda hayat sizinle gurur duyar, hayatın gözlerinde birkaç damla yaş süzülür yüreğinize, işte o birkaç damla yaşa hayatın sevincidir yüreğinize coşku olan, sığmayan sizi mutlu eden. Hayat bu yarının ne olacağını ancak ve ancak Allah(C.C.) bilir. Kula yaşamak düşer sabırla, beklemek düşer umutla. Bütün sıkıntılara derman merhem ise Yüce Rahmandan dua ile istemek, acizliğini bilerek istemektir.
Durmuş ölüm yorgunluğundaki yorgun bedeni ile yumuşacık yatağa uzandı ve gözlerini yumarak uykuya daldı.
Gülümser sessizce oğluna.
-Nur yüzlüm az sessiz ol durmuş beyi rahatsız etme, uyusun dinlensin. Ben mutfaktayım, bir şey olursa bana haber ver.
-Tamam, annem sen merak etme, bir kelebek gibi sessiz olacağım.
Gülümser oğluna sarılarak anlından öptü ve mutfağa geçti.
Biraz sonra Dumrul mutfağa geçti.
-Annem sana bir şey soracağım dün verdiğin kitapta okudum: “Uykusuna nefsine arzusuna ram olanlar yarına yürüyemezler” diye yazıyordu. Ben anlayamadım, bana açıklar mısın annem?
Gülümser bulaşıktan elini çekti, elini kuruladıktan sonra.
-Nur yüzlüm, çok güzel bir soru anlamaman da normal daha küçüksün, sana açıklayayım, şimdi uykusuna nefsine arzularına boyun büken yani ram olan, sadece yolda kalır yolda yürüse bile sadece kendi isteklerine çare olur, diğer insanları düşünmez bencil bir insan olur. O nedenle her zaman ayakta ”kıyamda” dimdik, kendin için değil herkes için istediğini kendin içinde istemelisin nur yüzlüm.
-Anladım annem, teşekkürler ederim. Akşam için durmuş bey için az bahçede yer elması toplayabilir miyim annem?
-Tabi nur yüzlüm, ama çabuk ol fazla dışarıda durma.
-Tamam annem.
Akşam ezanı ufukta okunurken gülümser mutfaktan çıktı. Durmuş bir çocuk saflığında hala uyuyordu. Akşam namazı için gülümser abdestini tazeledi, yan odaya geçerek akşam namazını eda etmek için Rahmanın huzuruna vardı. Tekbirini aldı namaza başladı. Merhamet kokar namazda, aşk kokar, gül gibi kokan Resul kokar namazda. Varmanın, varmak için yola çıkmanın güzelliği kokar namazda, kavuşmanın huzurunda olmanın kokusu siner namazla odaya namazı kılanın tenine. Rahmana yönelerek yolsuz yollara yol bulmak yürümektir gönüllere dua dua namazda. Sen susarsın gönlün konuşur Rahman seni dinler namazda.
Durmuş uyandığında çok çok rahatlamış buldu kendini, etrafına baktı kimseler yoktu. Yan odaya baktı gülümser namaz kılıyordu, sessizce divana geçti oturdu.
İçinde fısıldayan çığlık karamsarlık sanki yok olmuştu. Bedeninde tatlı bir huzur vardı. Buraya uğramadan önce sanki etrafında tipi esiyordu, görünmüyordu yürüdüğü yolun dibi. Yola çıktığına pişman gibiydi, tıpkı çocuklar gibi birisi dokunsa ağlayacak gibiydi. Sevdiğim beni anlamadı terk etti gitti bıraktı, beni kederle gamla diye düşünürken, sevdiğini peşini bırakıp yola çıktığına çok pişmandı, oysa şimdi bu kederden hiçbir şey kalmamış, yüreğinde sevinç huzur vardı.
Gülümser içeriye akşam namazını eda edip girdiğinde, durmuşu uyanmış olduğunu görünce, gülümseyerek.
-Rahat uyuyabildiniz mi?
-Evet, çok güzel uyudum, sanki ilk defa uykunun bağrında uyumuş gibiyim!
-Ölü beden, ölüm kokan yatakta yatınca rahat etmez, gül kokan bir buselerin havasını teneffüs edince insan böylesine huzurla yatar ve kalkar.
-Bak bu konuda çok haklısınız, buralarda ne arıyorsunuz diye bana sormuştunuz ya, ben sevdiğimi sandığım sevgilinin gözlerinde gönlünde kendimi bulamadım, kaybolan beni yani kendimi arıyordum.
Sokaklardayım yine bugün sokak çok ıssız
Aradığım ise ben kendimi ben ararım
Sormayın kaybettin de kendin nasıl sızısız
Aşkın narına yandım yâri kendimde bulmam
Ben kendimi ararım gurbet sokaklarında
Gezerim işte böyle ben gurbet yollarında
Aradığım bulmadım yârin ben kollarında
Gönlün zoruna gider çıktım o an yanında
Aşkın narına yandım yâri kendimde bulmam
Ben kendimi ararım gurbet sokaklarında
Benimdir dedim çıktım yola bu alın yazım
Gurbet sokaklarında çaldığım gönül sazım
Neyleyim nazlı yâre geçmedi benim nazım
Aşkın narına yandım yâri kendimde bulmam
Ben kendimi ararım gurbet sokaklarında
Kar tipi yağar her gün benim dertli başımda
Dedim yar durayım az senin sağ yamacında
Dedi ben ölürsem sen durursun başucumda
Aşkın narına yandım yâri kendimde bulmam
Ben kendimi ararım gurbet sokaklarında
Kul Mehmet’im dedim yar az gölgende durayım
Gül yüzüne bakayım seni senden sorayım
Konuşmasan da ayda bir boyuna bakayım
Olamaz dedi güldü saldı gurbet ellere
Aşkın narına yandım yâri kendimde bulmam
Ben kendimi ararım gurbet sokaklarında
Gülümser
-Çok güzel anlatınız gönül halinizi, şairsiniz galiba?
-Biraz karalıyorum kendi halimde.
Gülümser.
Sen gel bu sensizliğin çaresizliğini yor
Aşk yüreğimde yanan bir alevden sönmez kor
Bu çareyi ey gönlüm sen gel şimdi kimde sor
İstediğin kadar yan gören Rahman’sa kolay
Aşk kalemimle seni şiirlere yazdığım
Seni nakış nakış bu gönlüme kazıdığım
Sensiz bendim hep yalnız geceler ağladığım
İstediğin kadar yan gören Rahman’sa kolay
Aşk ile yaşadığım değildir dertler yükü
Yazdığım ise benim aşka dair bir türkü
Sen ister dinle ister dinleme budur ülkü
İstediğin kadar yan gören Rahman’sa kolay
Aşkın peşine düş sen sarmakla onu doyur
Aşk sen terk edince o sanma tatlıca uyur
Aşk altındır unutma atılmaz ona çamur
İstediğin kadar yan gören Rahman’sa kolay
Kul Mehmet aşk isminle hep türküler söyleyen
Gelmediğinde gece hasretinle özleyen
Sinemde çocuk gibi saran ninni söyleyen
İstediğin kadar yan gören Rahman’sa kolay
Durmuş
-Siz benden de daha güzel ifade ettiniz, işte siz şairsiniz! Bir şey söyleyeceğim size, sizden özür dilerek.
-Buyurun.
-Galiba ben kaybettiğim kendimi buldum, burada sizin gözlerinizde gönlünüzde.
Gülümser hafiften gülümsedi.
-Aşk insanın gönlüne düşer, diline, bakışlarına düşer karanlık geceye doğan ay gibi, sabah doğan güneş gibi. Gönlün kırık kanatları bir anda iyileşir, güvercin kanatları gibi gönlün kanatları açılır uçurur seni götürür aşkın vadilerine, lakin orada sevdiğin seni beklemiyorsa arayıp da bulamıyorsan yakar yüreğini kor alev, diyar diyar gezdirir ta ki sevdiğini bulana kadar, gönlündeki aşkı alıp gönlüne alana kadar. Aşk, önce sevdiğinin gönlüne konar onun gamzesi varsa gamzesinde çiçekler gülücükler açtırır, gözlerinde bahar çiçeklerinden çiçekler açtırır bakınca görürsün, hissedersiniz.
-Aşkımın alnında öptünüz, sinemde yanan alevi söndürdünüz. Umarım böylesine açık konuştuğum için beni yanlış anlamazsınız?
-Aşk yanlış anlaşılmaz, aşk gönlün duasıdır, Rahmanın gönlümüze bıraktırdığı nurdan misafiridir. Ben o misafiri senden alıp gönlümde, birlikte gönlümüz de birlikte misafir etmeye hazırım.
Mehmet Aluç
Devamı gelecek inşALLAH
__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
30 Kasım 2014 Pazar
Notaların Gülümseten Ninnisi
Notaların Gülümseten Ninnisi
Haydi, açalım kollarımızı
Saralım birbirimizi
Bizi sımsıcak saran
Türkülerimiz gibi
Sarılalım birbirimize
Bırakalım bir köşede
Yalnız başına oturmayı
Yalnızlığımızı dost gibi saran
Türkülerimiz gibi
Yalnızlığımızı dost olarak yok edelim
Haydi, hep birlikte
Birlikteliğimizin
Şen türküsünü söyleyelim
Duysun dağlar taşlar ovalar
Bizimle beraber neşelensin
Tüm dünya
Ağlamayı atalım
Bağlamayı elimize alalım
Yalnızlığı yakalım
Türkülerle yarınlara bakalım
Nefreti kini satalım
Notaların gülümseten ninnisi ile yatalım
Mehmet Aluç
__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Yayınlarım
Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?
Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç
-
Ben Razı Değilem Hicrana Gama Ben razı değilem hicrana gama Garip gönlüm haldan hala salan var Sabavetten beri bir yol göz...
-
Yunus gelirde hakka doğru yürünmez mi? Gözlerde yaş akarda Yunus görmez mi? Hak yolda hakla olan Yunus görünmez mi? Hak yol...
-
1847’de Manisa'nın Kırkağaç ilçesi Gelenbe kasabasında dünyaya geldi. 1912'de aynı kasabada yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehme...



