Bu Blogda Ara

uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2017 Pazartesi

Sözlerim Aşka Açık Gözlerim-1-



Uykusuzluğun nöbetini tutuyorum sanki uyumamak için, öylesine uykum var ki göz kapaklarım isyanda kapanmak için, hayalin karışıyor gözlerime uyuyorum bu seferde uyanmak istemiyorum. İki ikilem iki denklem bu olsa gerek! Ama gel gör ki seni nefes diye içime çekince tekrar uyanıyorum, sevincimden yine uyuyamıyorum.


Gözlerim yine uykuya dalmak üzere iken, özlemin beni sarıyor, çıkıyorum gecenin sessizliğinde sokağa, sokak sukuta bürünmüş sessiz huzur dolu, lakin bende huzursuzluk diz boyu, sokağın huzurunu da bozuyorum, öylesine işin içinden çıkılmaz bir hal ki ben uykusuz kaldığım yetmezmiş gibi sokaklarda, benimle uykusuz kalıyor.


Yürüdükçe sokaklarda hasretinle derinlere dalıyorum, karanlığa dalıyorum, karanlık bendeki sensizliğin karanlığı ile görünce bir bıçağın üzerine yatmış gibi benden kaçıyor, aydınlıklara sığınıyor. Canım yandıkça kuytu köşelere sığınıyorum bende, kuytu köşelerde benimle dost oldular çünkü yalnızlıklarına arkadaş buldukları için.


Hem üşüyorum hem de gönlünden düşüyorum bir sonbahar yaprağı gibi, arasan da beni bulamazsın ben kuytu köşelere saklandım, onların yalnızlığında kayboldum, arama artık bulamazsın beni.


Mehmet Aluç /Kul Mehmet

16 Nisan 2016 Cumartesi

Hakkın Hakkını Hakkı Olandan Alma



Aç gönül kapını aşkla gönlüm içine aksın
Gönül aynasında gönlüm kendine baksın
Bırak yakarsa bu gönlümü aşk yaksın
Cümle alem içinde bize baksın
Gönüllere çare neymiş görelim
Aşk ile bu gönüllerimizi örelim

Bırakalım aşk aksın gönlümüze
Uyku girmesin gözümüze
Aşk şefkatle dokunsun her sözümüze
Aşk olursa birazcık hasret gitmesin gücümüze
Gönüllere çare neymiş görelim
Aşk ile bu gönüllerimizi örelim

Aşksız bu gönül yürüyemez
Yürümeye takat getiremez
Aşk olmadan bu hayat bu ömrü güldüremez
Aşk ile olanı da ölüm mutluluğu bitiremez
Gönüllere çare neymiş görelim
Aşk ile bu gönüllerimizi örelim

Bırak gamzene o nur aşk dokunsun
Bu gönlüm ona baksın nurla dolsun
Bu âlemde aşktan daha ne güzeli var
Bırak o gönül bu güzel aşk ile dolsun     
Gönüllere çare neymiş görelim
Aşk ile bu gönüllerimizi örelim

Aşksız dilde çıkan laf değil
Günde beş vakit Rahman önünde eğil
Beşere duyulan aşk ile Rahmani gerçek aşk bir değil
Bunu böyle bil bunu söylesin o tatlı dil
Gönüllere çare neymiş görelim
Aşk ile bu gönüllerimizi örelim

Aşksız bu gönül karanlıklarda kayboldu
Aşksız dil lal oldu bak sustu
Aşksız bu âlem de kim güldü yolunu buldu
Hak yolunda aşkı arayanlar mutlulukla içinde var oldu
Gönüllere çare neymiş görelim
Aşk ile bu gönüllerimizi örelim

Bu âlem de aşk olmazsa
İnsan vatan için sevdiği için canın eder mi feda
Aşk bir âlem imiş bak gör eyle seda
Aç bak toprak altında binlerce imanlı aşk ile yatıyor şüheda
Gönüllere çare neymiş görelim
Aşk ile bu gönüllerimizi örelim

İyi düşün ecel gelmeden al aşkı gönlüne deme elveda
Kimi aşk der kimisi ona sevda
Asıl olan hakka giden yoldur nur seda
Bilen bilir o dur gönüllere deva
Gönüllere çare neymiş görelim
Aşk ile bu gönüllerimizi örelim

Kul Mehmet’im var aşkla yürü ol hakla
Kim der aşkı hakkı al gönlünde sakla
Sakın çıkarın için atma sen takla
Hakkın hakkını hakkı olandan alma
Alınmaz da hiç bir ne hakla
Gönüllere çare neymiş görelim
Aşk ile bu gönüllerimizi örelim
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



Şüheda: Şehitler

8 Aralık 2015 Salı

Peygambersiz Halimiz Hal Değil.



Diril ey kalbim dalma uykuya
Gör âlemi gerçekleri değil gördüğün rüya
Var tövbe kapısına günahınla basma cihana
Dünya bu yaşanmaz da inan bedavaya

Uykuyu mezara bırak sen ölmeden diril
Gönül gözüyle bak cihana et az tahlil
Tahlil ederken sakın olma sen rezil
Dünya bu yaşanmaz da inan bedavaya

Çevir yönünü Âlemlerin Peygamberine sultanına
Var yanına nuruna gark ol var otur yanına
Onunla olursan nurla çıkarsın yarına
Dünya bu yaşanmaz da inan bedavaya

Dinsiz imansız kul hem sefil hem olur rezil
Din iman ile gönüllere olursun sen vezir
Nur Muhammed'e var koş sende sevil
Dünya bu yaşanmaz da inan bedavaya

Kul Mehmet'im peygambersiz halimiz hal değil
Günde beş vakit Rahman önünde eğil
Bu dünya hiç kimseye kalacak değil
Dünya bu yaşanmaz da inan bedavaya

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

2 Aralık 2015 Çarşamba

Ne Hükmü Var ?


İnsanlık için can etmeli kıyam
Uykuyu unutup olmalı adam
İnsanlık etmeli yola hep devam
Üç günlük bu dünya olmasın makam
Yıkılırsa bu arş nefrettendir bil

Dünya vatan mezar kul son vatanın
Sor bakalım neler almış yatanın
Şehit'in bıraktı işte vatanın
Şehit oldu cennet işte atanın
Yıkılırsa bu arş nefrettendir bil

Bir zümreye ait değil bu vatan
Hangi çılgındır bu vatanı satan
İman nefer görmez körle o yatan
Kendi nefretiyle kör olup batan
Yıkılırsa bu arş nefrettendir bil

Değil miyiz yalan dünyada yolcu
Ne fark eder ki ha sağcı ha solcu
Bir metre kefenle bizler hep yolcu
Nefretle gezmezsin hem sağcı solcu
Yıkılırsa bu arş nefrettendir bil

Ne hükmü var senin benim tüm sözün
Son nefese uyan değilse özün
Ecel gelir söz biter açılır gözün
Eyvah feryadımı o lal dilde hüzün
Yıkılırsa bu arş nefrettendir bil

Kul Mehmet'im sende düşme yeis'e
Gönlüne imandan giy bir elbise
 İmanla gezer kul etme endişe
Nefret içinde yok olmaz pürneşe
Yıkılırsa bu arş nefrettendir bil

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

20 Ekim 2015 Salı

Malatya'm Sensiz...


Malatya’m hasretin yüreğimde gitmiyor
Yüreğim yangın yeri hasretin bitmiyor
Giden güzel günler neden geri gelmiyor
Malatya’m sensiz uyku gözüme girmiyor
Dertler bitse sensiz acım inan dinmiyor

Malatya’m çok dualar ettim hasretim bitmiyor
Seninle gülen gönlüm sensiz inan hiç gülmüyor
Bey dağına yağan karlar gönlüme yağıyor erimiyor
Malatya’m sensiz uyku gözüme girmiyor
Dertler bitse sensiz acım inan dinmiyor

Malatya’m hayat sensiz sırrını bana vermiyor
Ağlasam da sensiz gurbet ilde yüzüm gülmüyor
Hasretin ıssız çölünde sensiz günüm geçmiyor
Malatya’m sensiz uyku gözüme girmiyor
Dertler bitse sensiz acım inan dinmiyor

Malatya’m yüreğim soğutur suyun olur pek serin
Sensiz kalan bu dünyada derdi olur pek derin
Çağırırsın gece gündüz düşümde dersin çabuk gelin
Malatya’m sensiz uyku gözüme girmiyor
Dertler bitse sensiz acım inan dinmiyor

Malatya’m senden başka yok varacak yolum mu var
Yaz gününde ayrılıktan başıma yağar her gün kar
Senden ayrı bu dünyada yerim oldu pek dar
Malatya’m sensiz uyku gözüme girmiyor
Dertler bitse sensiz acım inan dinmiyor

Malatya’m dünyada binlerce ağaç var
Kaysı gibi dünyada güzel başka ağaç mı var
Yetişir dalında al kırmızı kaysılar al beni koynuna sar
Malatya’m sensiz uyku gözüme girmiyor
Dertler bitse sensiz acım inan dinmiyor

Malatya’m kaysın da yiyen dertli kul mu kalır
Kaysın şifadır âleme toprağında gönüller şifa alır
Seni anlatmaya kelimeler dermansız kalır
Her karış toprağın cennetten gelmiş sayılır
Malatya’m sensiz uyku gözüme girmiyor
Dertler bitse sensiz acım inan dinmiyor

Malatya’m sokağında sevgili gönüller gülüyor
Seven sevdiğini asla toprağında terk etmiyor
Nefret ile olanlar yollarında hiç yürümüyor
Nefret nedir kin nedir kimse bilmiyor
Malatya’m sensiz uyku gözüme girmiyor
Dertler bitse sensiz acım inan dinmiyor


 Kul Mehmet’im Malatya’m düşman bana gülüyor
Sana kavuşmamı neden bilmem zalim istemiyor
Yükümü aldım sana geleyim yüklü kervanım gitmiyor
Malatya’m sensiz uyku gözüme girmiyor
Dertler bitse sensiz acım inan dinmiyor
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



21 Temmuz 2015 Salı

Koş gel İslam’a, yıkılmaz olana gel, sonsuz âlem’de güldürecek olana gel…


Hamd âlemlerin Rabbine, salât ve selam şefaatçimiz, Habibimiz, önderimiz, insanların en hayırlısı tevhid ve sünnet muallimi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e ashabına ve onun yolunda gidenlere olsun.
 
Bazen düşünürüm, acaba insanoğluna ne yetmezde böylesine nefret kin yüklü ve para hırsı ile önüne geleni ezip gider! Dünya geniş umman, yaşadığın ev zaten yeter, kazandığın ile aç kalmadan sofranda üç dört çeşit nimetle doyuyorsun, kalanı çöpe atıyorsun, birikimin kasalarda ikinci bir kasa istiyor dolduruyorsun, nefes alıp yaşıyorsun e daha ne istiyorsun? On tane kasanda olsa, on tane evin arabanda villan da olsa, ölüm gelip hepsini elinde alacak… Ahiret hayatına da inancın yok, senin için yaşayacağın tek yer dünya diyorsun amma lakin ölüm var, ölüm anında tek başına kalacaksın, yığdıkların geride kalacak…
Tek eksiğin Yüce Allah’a, Kur’an’a ve gül kokan nur Resule eksik olan inancın ve bağlılığın. Ebedi olanı, değeri olmayan ile değiştiriyorsun.
Hanginizin daha iyi iş işleyeceğini imtihan etmek için ölümü ve hayatı yaratan o’dur.” (Mülk 2)
Bu ayeti veya bununla ilgili hiçbir şey demi duymadın veya duydun kurtulacağını ölümden kaçacağını mı hayal ettin? Ne olursa olsun sadece dünyaya meyil vermek her yaptığının yanına kar kalacağını mı sandın? İşte yanıldın!
Her canlı ölümü tadacaktır. Ve ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Bu dünya hayatı ise aldatma metâından başka bir şey değildir.” (Ali İmran 185)
 
Kim ahiret kazancını istiyorsa, onun kazancını arttırırız. Kim de dünya kârını istiyorsa ona da dünyadan bir şeyler veririz. Fakat onun ahirette bir nasibi olmaz.” (Şura 20)

Sen helal kazanmaz isen, kazandığının değerini kıymetini bilmezsin, yediğinden doymazsın, Yüce Allah’a teslim olmaz, iman etmez isen nefis şeytan peşinde sürüklenir isen sonun hüsran olur gider… Hep ben, hep ben mantığı ile yaşaman, seni aşırı bencil ve sorumsuz yapacaktır.
Koş gel İslam’a, yıkılmaz olana gel, seni dünyada değil sonsuz âlemde güldürecek olana gel.
İbni Kayyım rahimehullah şöyle der:
İhlâs ve tevhid, kalpte bir ağaç gibidir. Dalları ameller, meyvesi ise dünyada temiz bir yaşam ve ahirette kalıcı nimetlerdir.

Gelin acizliğimizi anlayalım, her derdin dermanı ve çaresini yaratan Yüce Allah’a koşalım, gaflet ve ideoloji peşinde koşarak yakmayalım dünya ve ahiretimizi, bunun sonu ise facia ve elemdir, gaflet küfre götürür ve ayıktırmaz idrak etmenin önüne perdedir settir.
Dünya sevgisine malına dalmış olan ve uykuda olan, sen ben gafletin uçurumuna düşüyoruz, gelin uyanalım, ayık olalım birlik olalım, selam ve dua ile kardeşlerim.
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Semada rızaya ve sana koşan bendim



Baktın da görmedin mi beni sabahın aydınlığında
Gecenin karanlığında kapında bekleyen bendim
Herkes tatlı güzel uykusunda iken gülüşüne koşan bendim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Duam ile rızaya koşarken sendin benim aklımda
Duam ile merhametim ile gecenin karanlığına ışık olan bendim
Çaldım kapını açmadın tatlı uykunun sarhoşluğunda seni bekleyen bendim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Yürekler uyanmadan yüreklerindekini hisseden ben idim
Yürekleri yanar iken onlardan önce yanan ben idim
Gözyaşları yere damlamadan koşarak toplayan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Gurbet akşamlarında vuslat gülü diken ben idim
Sen vuslat demeden vuslat gülünü kapına bırakan ben idim
Gurbet akşamında dertli dertli gezenlerle olan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Bendim Yunus Emre ile gönülleri merhamet ile dolaşan
Mevlana’nın dinlediği neyi ilahi aşk ile çalan ben idim
Hacı Bayram veli ile gönülleri sulayan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim


Sabah ezanında nur indiren meleklerle gezen ben idim
Her dua edenlerin duasına âmin diyen ben idim
Derdi olanın derdi yüreğine konmadan yüreğimde yanan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Aşı bitmiş olanlara bir lokma ekmeğini paylaşan ben idim
Ağlayan öksüz çocuğun gözünde akan yaş ben idim
Beş vakit secdeye gidenlerle giden ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Firkat ile bana veda ederken vuslat ile sana koşan ben idim
Bir gülücük vermeyen sen yanağına gülleri açtıran ben idim
Gönlünde aşk kapısın kapatırken kapı aralığına ayağını koyan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Sana ektiğim gülleri soldurur iken bülbül olup öten ben idim
Günde beş vakit namaz için gönül kapında ezan okuyan ben idim
Gamzen de firak çiçekleri açarken vuslat çiçeği olarak açan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Bir gülüşünle semalarda koşup bana gelmedin
Gece gündüz kapın ı çaldım kapını açıp hoş geldin demedin
Beni görünce yüzün eğdin geri döndün
Senin hayallerin kurumasın diye için semada yağmurla yağan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim


Yoksa sevmeye niyetin çek git solan sonbaharlar gibi
Kapısı kilitli yalnızlığınla kal baş başa sol kış ayında donan ağaçlar gibi
Bana beş vakit namaz ile secdem yeter gönlümde bahar çiçekleri açtırır
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim


Kul Mehmet’im ömründe ağlarken gülmen için seni gıdıklayan ben idim
Be ey zalim senin için ömrümü verdim duama bir âmin demedin sana koşan ben idim
Ufuklara gözün dalar iken ufuklarda hayallerine kuş olup uçan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)



15 Haziran 2015 Pazartesi

Konuşma sadece sus ve dinle..3-



Uyku mahmurluğuna teslim olanların huzur içinde yatağa uzanmalarının huzurunu hisset, gece uykuyu bölerek Rahman secde etmek için bölenlerin gece namazı için kalkanların yürek sevincini, yüreğinde hisset sadece sus ve konuşma dinle hisset…


Gecenin karanlığında sevgilinin gözlerine bakarak yüreğinde aşk şarkıları söyleyen âşıkların gönül elinin sevgilisinin saçlarında gezinmesini hisset, Aşk’ın mavi atlas bulutunda gezen sevdalıların ayak seslerini duy, yürek yangını sarmış gönlü birbirlerini aşkın busesi ile öperken yürek yangınlarını söndürüşlerini duy, sadece sus ve konuşma dinle hisset…
Mehmet Aluç

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Aleme Güzellik Saçan Değil misin ?



Nedir gönül senin halin matemde misin
Gönül severek sevinç var iken başka alemdemisin
Rahman gönderdi aleme merhametle  adem değilmisin
Yakar yıkarsın sen söyle adam gönlü değilmisin
Dirlik birlik gönül ile cem de değil midir ağlar gezersin
Rahmana şükür ile gönüllerde birlik ile aleme güzellik saçan değilmisin

Ey gönül gezersin çamurlarda işin gücün hüzn-ü zan
Az ne olur merhamet ile ol rahat bir uykuya yat uzan
Ela gözlü yar değilmidir gönülde nazlı nazlı gezen suzan
Merhmetle ol gönüllerin derdine koş her şey olur ayan
Dirlik birlik gönül ile cem de değil midir ağlar gezersin
Rahmana şükür ile gönüllerde birlik ile aleme güzellik saçan değilmisin

Karanlık sokaklar dehlizlerde  kalmışsın doğmaz mı sana aftab (güneş)
Dört  kitap ta demez mi yıkma gönülleri yıkarsan Rahman bakmaz etmez hitap
Başka bir dine mi mahsususun ey gönül  değilmisin ehli kitap
Dönde bak aynaya  karanlıklarda gezer iken kalmışsın bitap
Dirlik birlik gönül ile cem de değil midir ağlar gezersin
Rahmana şükür ile gönüllerde birlik ile aleme güzellik saçan değilmisin

Kul Mehmet’im der ki ey gönül cehennem ateşi var firak’ta (ayrılıkta)
Sen neden dik başınla kaçar gidersin bakarsın ta ırak ta
Bak kainata varmı eksiklik yanlışlık hepsinde var cem ile iştirak (katılım
Haydi bırak benliği al merhameti yanına sende olsun  güzel bir inşirak (parlama)
Dirlik birlik gönül ile cem de değil midir ağlar gezersin
Rahmana şükür ile gönüllerde birlik ile aleme güzellik saçan değilmisin

Mehmet Aluç

19 Nisan 2015 Pazar

Nazlı Yar ile Atışma


Ey nazlım neden beni sen üzersin
Üzersin de kaşın gözün eğersin
Mutlu bir şekilde bana gülmezsin
Bilmem ne olacak bizim halimiz

Beni sen her gün sürekli üzersin
Üzersin de neden beni suçlarsın
Mutluğu çarşıda aldın geldin de
Ben mi senin önüne de koymadım

Kaygılarımda hep seninle başlar
Uykularım o sözlerinle kaçar
Bal değil bak sözlerin zehir saçar
Bilmem ne olacak bizim halimiz

Gülmek için senin kapına geldim
Geldim güzelliğim gül gibi soldu
Ömrüm senin ömrüne hep yol oldu
Sözlerim zehir değil baldır bal bal

Mutlu olacaktık yar bak olmadı
Yüreğim ateşe attın yar yandı
Yüreğini nefret habersiz çaldı
Bilmem ne olacak bizim halimiz

Yüzüm var yârim bakılacak yüzüm
Sözüm var yârim söylenecek sözüm
Bakamıyor sana yârim bu özüm
Kırdın kalbim sevmiyorsun beni sen

Seviyorum ben gönülden yar seni
Sen yıkıyorsun kaşın üzme beni
Tatlı söz söyle az gülümset beni
Seviyorum inan gönülden seni

Yaklaş yanıma öpücük vereyim
Öpücük yetmez sinemde sarayım
Sen iste bir ömür gülümseyeyim
Hatam için af et beni sevdiğim

Mehmet Aluç

2 Mart 2015 Pazartesi

Tavaf Eyle Namaz Niyazla Geceyi




Âlemin manasıdır geceler
Kıymetini bilirsen gör bak neler heceler
Kula uyku anı uyumayana ibadetle nurdan nurdur geceler
Tavaf eyle namaz niyazla geceyi Rahmana ulaştır bedeni

Âlem ile kul uykuda ölüm anını yaşar
Uyanınca sanki ölen kendisi değil şaşar bakar
Uyanık olan Allah der âlemi şeytanı nefsi yakar
Tavaf eyle namaz niyazla geceyi Rahmana ulaştır bedeni

Baksan kâinat zikir ile Allah demeye başlar
Bakmayanda karanlık ne karanlık diye şikâyete başlar
Bir zikir ile Allah dersen gece nura gark olur melekler başına yağar
Tavaf eyle namaz niyazla geceyi Rahmana ulaştır bedeni

Secde ile geceyi gündüz gibi nurlandır
Beceriksizlik aklı olmayanın huyundandır
Sen var günahın tövbe ile yıkandır
Tavaf eyle namaz niyazla geceyi Rahmana ulaştır bedeni

Kul Mehmet’im sen sus kâinat konuşsun
Rahmanın Lütfü’ne keremine… Hamdolsun
Ey gönlüm neden sen duruksun
Tavaf eyle namaz niyazla geceyi Rahmana ulaştır bedeni

Mehmet Aluç

1 Ocak 2015 Perşembe

Uyku Vakti Uyuyalım Haydi

Uyku Vakti Uyuyalım Haydi

Uyku Vakti Uyuyalım Haydi

Ölümler… Kıyımlar… Köşe başında bekler
Kimler saldı köşelere kan emicileri gözleri fal taşı gibi
Sonrasında alın yazısı kader trajedisi
Oraya bırakan kan emici siyah örtülü gözler bilinmez
Görülmez
S/ezilmez
Sofraya düşen acı
Tabutlara damlayan gözyaşı
Kucaklarda ninnilerle uyutturacak
Görülmez
S/ezilmez
Bir şey söylemez
Z/âlim
Anlaşılmazlık d/iz boyu
Hani nerede felsefe profesörleri
Okullarda demezler mi felsefe:
Engelleri aşmamıza ve gerçeğe ulaşmamıza yardımcı
Görülmez
Bilinme(sin)z
Söylenir de boşa
Çıkarlarına uygun bir dünya
Ölümler
Savaşlar
Kıyımlar
Özgürlüğe edepsizce t/aciz k/alanlar y/alanlar
Dirseklerle sıkışıklıkta yer açanlar
Dirsek çürütmeyenler dirsekle it/eleyenler
Bilinçler z/(t)ehirli
Altta/kiler
Üste/kiler
Yanda/kiler
Kucakta/kiler
Bir gün olurda biter()
Biter mi ()
Devam edip gider mi
Ezilenler suskun
İlişkilerin sak(y)atlığı
Ezenleri ezenler en b(t)aşta yatsın
Sebepler olaylar nerededir
Neyin neresin de
N/asıl girdi ortaya
İçsel gerçek ilişki sakatlığında mı gümledi
Masumiyet n(d)ere de yıkanır
Küf kokar yıkanır yıkanır küf kokar
Ah susmak
Uyuyan beyin u/yan bir an
Ya da dağılalım ayrı sokaklara evimize d(s)önelim
Uyku vakti uyuyalım haydi
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

19 Temmuz 2014 Cumartesi

Ah aşk

Ah aşk

 


AH AŞK
Ah aşk sen neler yaptırırsın biz kullara
Yüzü koyu süründürürsün yârin kapısında
Yar gitse de ayrılıklarla uzaklara
Ya da sevmezse kapı dışarı etse de
Kapısında dilenci gibi bekletirsin bağrı kara

Ayrılık kararı verse de yar öfke ile
Kapısında gönlünden uzağa göndermezsin
Geceler boyu uykusuz bırakarak
Hayaller kurdurursun neşe ile bahtı kara

Saklattırırısın cebinde bir tutam saçı özlemle
Hayalini gösterirsin her adımda gülüşü ile
Yemin etsek de kahırla unutmak için
Kapısında nöbetçi dikersin gece gündüz yara ile
Göndermezsin yârden ayrı uzaklara

Hasretini kor alevle yüreğimizde yakarsın
Bir buse için gece gündüz yârin gözlerine baktırırsın
Yâri neşe ile güldürtürsün bayılana kadar
Yar aşkı bilmezse ardında süründürürsün ömür boyu sen aşk

Nede çok derin olur kederin
Bakışların olur uçurumdan derin
Gülmezsek de başka sefere deriz gülümseriz
Yârin gönlünü almak için başlarız yeniden

Baldan tatlı olur seninle yârin dili
Hele birde uzatırsa o nazik eli
Hele seninle birde adaletli olursa gönlü
Gözüne bakarak kendimi görürüm doyasıya
Bir ömür mutlulukla yatarım bir yastıkta uzun uzadıya neşe içinde
Mehmet Aluç

_____________________________________________________________

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç