Bu Blogda Ara

bendim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bendim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2017 Çarşamba

Susayanlara Bir Pınar Olan Bendim




 
Olmasa da beni kendinde arayan
Rahatla huzurla çoktur yatmayan
Beklerim bir köşemde layık olanı
Gecenin karanlığında benim ışıyan

Bir sırrım ben varılınca çözülmeyen
Bazen ağlasam da sonrasında güldüren
Ben terk etsem de benim terk edilmeyen
Girdiğim gönülde cenneti benim yaşatan

Tüm neşeler benim dilimle gülüştü
Benden ayrı kalmak bilene ölümdü
Geride kalan korumdu sönmez külümdü
Bendim yaşanmayan anlara koşturan

Güller benden aldı benimle açtı
Beni bilmeyenler benden kaçtı
Cennetten geldim âşıklar benimle yattı
Bendim gülmeyenleri güldüren

Bana yaklaşamadı dünyanın zalimi
Kapladım gönlünü onca âlim’i
Verdim esirgemedim tüm sevgimi
Ağlayanların gözyaşını silen bendim

Bazen aradılar çölde sahrada vahada
Bazen başların kaldırdılar aradılar havada
Ben zaten her yerdeydim bu dünyada
Hasretle bekleyenlerin beklentisi bendim

Bazen bir gülümsemenin içine saklandım
Bazen bir gamzenin çukuruna gizlendim
Beni o an görenleri cennete vardırdım
Cenneti arayanların kapısı bendim

Sözlerin hecelerin içinde yattım
Zalim olanları aldım uçuruma attım
Bir bakışla insanları anlayan yaptım
Zalimi yıkanların adımları bendim

Bazen bir pınarın çeşmenin başında durdum
Bir avcı gibi kalbi boş olanları anında vurdum
Bir yudum su isteyenleri güzellerin eliyle sundum
Susayanlara bir pınar olan bendim

Bazen karanlıklar içinde saklandım
Karanlıkları yardım ışık oldum vardım
Yolunu kaybedenlerin yolu oldum sardım
Yolda kalanların yoldaşı olan bendim

Tanıdınız şimdi beni sanırım
Bir cümle ile ben bazen anılırım
Aşk derler adıma söyleyene sarılırım
Bir damla mutluluğa hasret kalana koşan benim

Herkes beni yazdı yazdıkça bitmedim
Hiçbir gönlü terk edip ben gitmedim
Beni terk ettiğini sananları gözyaşı döktürdüm
Geri dönenlere kapımı açan yine benim

Nasıl anlarsanız anlayın ben akan bir pınarım
Güzel ceylan gözlü kadınların bakışında yaşarım
Sonra gönlüne girer bir volkan gibi kaynarım
Benimle yanmak isteyenleri yakan canlı tutan benim

Benimle yananları tatlı gülüşlerle huzura erdirdim
Kemale eriştirdiklerimi gönüllerde gezdirdim
Bir kuru soğanla iki aşığı bir ömür boyu güldürdüm
Kanaatkâr olmayanı kanaatkâr eden benim

Bendeki bu güzellikleri gücü veren Mevla’dır
Kullarına layık gördü beni gönderdi ondandır
İçine Mevla kendinden bir nurunu ekledi sırla doludur
Mevla sevdiği kulunu aşkla sınadı sonra aldı kucakladı

Âşık Gülveren’im anlatmayla aşk anlatılmaz yaşanır
Ceylan gözlü yârin aşk dolu gönlüne gönül bağlanılır
Anlaşılmayan ne var ise bil ki aşkla anında anlaşılır
Var sende ara bul aşkı yârin gönlünde yoksa kapısı kapatılır


Mehmet Aluç / Âşık Gülveren

23 Mayıs 2016 Pazartesi

Bekliyorum Bir Tanem


 
benden uzaklaştın gittin ya bir tanem
giden sen değildin bendim
bendim bu dünayayı terk edip giden
mutluluğa sevgiye gülümsemeye hasret kalan
yarınları sakat doğumsuz öksüz kalan
sevdiğinin gamzelerine bir öpücük
bir demet çiçek bırakmaya hasret kalan bendim
sensiz bir tanem ne şehrim kaldı ne de bir ilim
ne de bir ovam yaylam kaldı
hepsi gidişinle kurudu kaldı
bir daha yeşermez ovalarım yaylalarım
ötmez artık gönül bahçemde bülbüller
artık kim yüreğimde acılar olunca dağlayacak
gülümsemeler ile saracak
dünyamı kim öpücüklerle ısıtacak şenlendirecek
kim sımsıcak yumuşacık kolları ile beni saracak
sen gitmedin bir tanem
ben gittim kayboldum
ne önümü görebiliyorum 
ne de yarınlarımı örebiliyorum gülüşlerinle
gönül evim hanemde baykuşlar ötüyor
tüten ocağım tütmez oldu
seni bilmem ama 
ben ben var ya
kollarımı açanda kollarım kırıldı
hayallerim yıkıldı görünmez oldu
aşk artık gönlüme şarıl şarıl akmaz oldu
yüzüme artık kimse bakmaz oldu
yanarken yüreğim kor alev
gidecek her zaman ki gibi
Yüce Rabbimin yanı kaldı
gerçi her zaman bizimleydi
gönlümde hep seninleydi
buda benim seninle imtihanımdır dedim
sabırla sabrı bekledim
yeniden karşıma çıkarsın dedim
bakarsan dört bir yanına
seni arayan
sevgine susamış gözlerimi göreceksin
rüzgarı dinlersen sevgi dolu sözlerimi duyacaksın
unutma bir tanem ben seviyorum seni dön gel bir tanem
hata ettim de koş gel kollarıma sarıl bana
sarılayım aşkın kokusuyla sana doya doya
şimdi sen kokan sahilimizde seni bekliyorum
gözlerin sahilde denizde kalmış
ona bakarak kendimi avutuyorum
dalmıyorum karanlıklara
sakın üzülme
gülen gözlerin gibi denizdeki gözlerine bakarken gülümsüyorum
koş gel bir tanem ben seni bekliyorum
ıssız kalmasın sahilimiz martılarımız sevdamız
martılar isminle ötsün
gülüşünle sahil martıların ötüşüyle şenlensin
gözlerinde ben ve yarınlarımız gülüşün olsun
bekliyorum seni dön gel bir tanem
bekliyorum...
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

21 Temmuz 2015 Salı

Semada rızaya ve sana koşan bendim



Baktın da görmedin mi beni sabahın aydınlığında
Gecenin karanlığında kapında bekleyen bendim
Herkes tatlı güzel uykusunda iken gülüşüne koşan bendim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Duam ile rızaya koşarken sendin benim aklımda
Duam ile merhametim ile gecenin karanlığına ışık olan bendim
Çaldım kapını açmadın tatlı uykunun sarhoşluğunda seni bekleyen bendim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Yürekler uyanmadan yüreklerindekini hisseden ben idim
Yürekleri yanar iken onlardan önce yanan ben idim
Gözyaşları yere damlamadan koşarak toplayan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Gurbet akşamlarında vuslat gülü diken ben idim
Sen vuslat demeden vuslat gülünü kapına bırakan ben idim
Gurbet akşamında dertli dertli gezenlerle olan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Bendim Yunus Emre ile gönülleri merhamet ile dolaşan
Mevlana’nın dinlediği neyi ilahi aşk ile çalan ben idim
Hacı Bayram veli ile gönülleri sulayan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim


Sabah ezanında nur indiren meleklerle gezen ben idim
Her dua edenlerin duasına âmin diyen ben idim
Derdi olanın derdi yüreğine konmadan yüreğimde yanan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Aşı bitmiş olanlara bir lokma ekmeğini paylaşan ben idim
Ağlayan öksüz çocuğun gözünde akan yaş ben idim
Beş vakit secdeye gidenlerle giden ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Firkat ile bana veda ederken vuslat ile sana koşan ben idim
Bir gülücük vermeyen sen yanağına gülleri açtıran ben idim
Gönlünde aşk kapısın kapatırken kapı aralığına ayağını koyan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Sana ektiğim gülleri soldurur iken bülbül olup öten ben idim
Günde beş vakit namaz için gönül kapında ezan okuyan ben idim
Gamzen de firak çiçekleri açarken vuslat çiçeği olarak açan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Bir gülüşünle semalarda koşup bana gelmedin
Gece gündüz kapın ı çaldım kapını açıp hoş geldin demedin
Beni görünce yüzün eğdin geri döndün
Senin hayallerin kurumasın diye için semada yağmurla yağan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim


Yoksa sevmeye niyetin çek git solan sonbaharlar gibi
Kapısı kilitli yalnızlığınla kal baş başa sol kış ayında donan ağaçlar gibi
Bana beş vakit namaz ile secdem yeter gönlümde bahar çiçekleri açtırır
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim


Kul Mehmet’im ömründe ağlarken gülmen için seni gıdıklayan ben idim
Be ey zalim senin için ömrümü verdim duama bir âmin demedin sana koşan ben idim
Ufuklara gözün dalar iken ufuklarda hayallerine kuş olup uçan ben idim
Sabah okunan ezan sesinde semada rızaya ve sana koşan bendim

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)



Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç