Bu Blogda Ara

28 Haziran 2014 Cumartesi

Ramazan ayında ramazan şiirlerim-1-

UMUTSUZLUĞUN HAYKIRIŞLARINI SİLEN 
MÜBAREK RAMAZAN HOŞ GELDİN


Ruhumuz düşüncelerimiz
Anımız hayatımız yabancı düşüncelerle
Uçuruma giden adımların peşinde
İşte geldi gönüllerin
On bir ayın sultanı Ramazan
Ruhumuz düşüncelerimiz
Nur nur iman kokacak bir ay
İmana uzak düşmüş
Yolların ayrılığında gözyaşı döken bizler
Rabbimin merhameti ile
Bu mübarek ayda
İman ırmağında yıkanacağız nur nur
Katil anlar düşünceler uçuruma atılırken
 imanın gücü bizimle beraber olacak
Yüreğimizde açan iman çiçekleri
Ramazandan da sonra sönmesin kurumasın
Her şeyin başlangıcı sonu var
Başlangıcımız ve sonumuz Ramazan gibi iman dolu olsun
Güneşin doğmasına sanki engel olacak düşünceler
Gözlerinde kan damlayan izbe ruhsuz sözler
Umutsuzluğun haykırışlarını silen Mübarek ramazan
İmanın eşliğinde yüreğimizde silinmesin başlangıç olsun
Sonu ölüm ile iman ile biten iman dolu bir bakış olsun
Yoksa bu iman dolu olmayan yaşantımız yıkıyor gönülleri yarınları
Geri dönmeye izin vermeyen zaman içinde yok ediyoruz ömrü anı zamanı
Çarmıha gerelim paslı düşünceleri anı zamanı
Akordu bozuk düşüncelerin peşini bırakalım
On bir ayın sultanının peşinde bir ömür yürüyelim
Saatler zaman hep yalnızlığı gösterir iken
Mübarek Ramazanın yanında yalnızlık yok
Merhamet var
Açların halini anlamak var
Paylaşmak var gülümseme
Güler yüzlülük var
Yüreğimize otuz gün fısıldadığı
 Güzelliğin sesine kulak vermeye devam edelim
Kalmayalım yolda
Yoksa terk edilişle kaybediliş ile kaybeden terk edilen biz oluruz
Alabora olmaya mahkûm gemiye binmeyelim
Güven huzur var oluş veren
Saran kucaklayan merhametin gemisine binelim
Mehmet Aluç



27 Haziran 2014 Cuma

Kara k/ömür külleri arasında geçti ömrüm


Kara k/ömür külleri arasında geçti ömrüm
G/özlerim madende göçüğe rehin
G/özlerinle bakma bana
Karanlığımı karanlık madeni anlayamazsın
Anlayamazsın çaresizliğimi
Soğuk yalnızlığımı
Bir ağaç yaprağının dalı gibiyim
Yer altına girince bir an kuruyan
Yeryüzüne çıkınca bir an yeşeren
Bir açlığın yangınında
Açgözlü taşeronun
Kasasında kayboldum ben
D/al gibi göçük geçiyor üstümden
K/an gözlerimde bir dilim ekmek
Son nakaratım sizi ekmeksiz bıraktığım
Yaralı yüreğim ile ezilirken göçük altında
Hüsran yok taşeronun gözünde
Sadece karanlığımda zindana gömülme korkusu
Onu da hal eder ensesi kalın
Kasasında kanlı emeğim ile dolu para ile hal eder
Ben sizsiz göçük altında kaldım
Ezgilerim ekmeğim boğazımda takılı kaldı
Kaybolmadığımı sayın
Yaşıyorum cennette sizi bekliyorum
Yüreğim gitti sayın ruhum ile sizinleyim
Karanlığa alışığım ben madenciyim
Mezarımda karanlık değil cennet nuru ile dolu

Mehmet Aluç

26 Haziran 2014 Perşembe

Kuramadığı Hayallerin Mezarında Ölsün-2-


Kuramadığı Hayallerin Mezarında Ölsün-2-
Gül dudakların ile dudaklarımdan öpmeyeceksen,
Gönlüme umut ışıklarını eklemeyecek isen
Sensiz paramparça olmuş yollarımda yürümeyecek isen
Vuslatı bana çok göreceksen eğer
Beni sürgün hasretin kucağına atacaksan eğer
Çek git öyle ise bırak ölüm öpsün
Beni sımsıcak kolların ile sarmayacaksan eğer
Çek git uzaklaş bırak kara toprak sarsın kollarına

Ağlayan gönlümün feryadını duymayacaksan
Çığlık sensiz isyan feryatlarımı duymayacak isen
Issız zindanlarda sensiz sancılar içinde kaldığımı görmeyecek isen
Bırak matemler duysun gönlümün feryadını
Ağlayan gözyaşlarımın içindeki sensizliği görmeyeceksen
Çek git öyle ise gözyaşlarımı çaresiz ıstıraplar görsün

Beddua ediyorum sanma sakın sevgili
Hasretin hançeri yüreğini param parça etmiş
Mecnun kerem gibi çöllerde seni arayan
Kalbi sensiz taşlaşmış yüreğimin duasıdır bu
Aşk susayan gönlümün feryadıdır bu
Vuslata varmayan gönül aşksız neylesin hayatı
Bırak kuramadığı hayallerin mezarında ölsün
Mehmet Aluç

Kuramadığı Hayallerin Mezarında Ölsün


Kuramadığı Hayallerin Mezarında Ölsün

Gül dudakların ile dudaklarımdan öpmeyeceksen
Çek git öyle ise bırak ölüm öpsün
Beni sımsıcak kolların ile sarmayacaksan eğer
Çek git uzaklaş bırak kara toprak sarsın kollarına

Ağlayan gönlümün feryadını duymayacaksan
Bırak matemler duysun gönlümün feryadını
Ağlayan gözyaşlarımın içindeki sensizliği görmeyeceksen
Çek git öyle ise gözyaşlarımı çaresiz ıstıraplar görsün

Beddua ediyorum sanma sakın sevgili
Aşk susayan gönlümün feryadıdır bu
Vuslata varmayan gönül aşksız neylesin hayatı
Bırak kuramadığı hayallerin mezarında ölsün
Mehmet Aluç

Gönüller kıyamda seni bekler Ya şehri Ramazan



Ramazan yaklaşıyor geliyor yine
Gönüllere gülümsüyor yine
İlahi huzura varmanın coşkun ayı
On bir ayın gönüllerin sultanı geliyor
Gönüller kıyama duruyor yine
Seninle olmak ne güzel
Ümmetin senin ile olması ne güzel
Bir cennet vadisisin, vadinde gezinmek çok güzel
Hakkın davetine koşar müminler
Merhameti anlar işte müminler
Yoksulun halinden yol çizersin gönüllere
Yoksulun gönlü alınır bu ayda
Sırlı bir gözle seyreylersin bizleri
Merhamet ile doldurursun kâinatı
İyilikler gönüller merhamet ile kıyama durur
Mübarek ayında ya şehri Ramazan
Hoş geldin gönüllerin kâinatın sultanı
Gönüller kıyamda seni bekler Ya şehri Ramazan
Tebessüm yağdırırsın gönüllere yüzlere
Küslüğü kini nefreti yok edersin
Şeytanı zincire bağlarsın
Dostluğun yollarını açarsın
Hoş geldin gönüllerin kâinatın sultanı
Gönüller kıyamda seni bekler Ya şehri Ramazan
Merhametsiz kalıp üşüyen gönülleri
Gelişinle gülüşünle merhametin ile ısıtırsın
Secde ile dua şükür kondurursun gönüllere
Şükürle nimetler gönüller coşar bu ayda
Şükür secde az gelir gönüller alışır sevgiye Rüveyda
Geçen ağlıyordu yoksul gönül geçen ayda
Gelişinle güldü yoksul gönüller ne kolayda
Resulüm sana ashabına ehli beytine olsun selam
Merhametle doldu gönlüm
Verdikçe yoksula rızkım çoğaldı bir iken oldu bin
Tebessümle doldu kâinat sığmaz oldu
Gelişinle kin nefret aniden yok oldu
Hoş geldin gönüllerin kâinatın sultanı
Gönüller kıyamda seni bekler Ya şehri Ramazan
Mehmet Aluç

22 Haziran 2014 Pazar

Fe firrû ilâllâh (Öyleyse Allah'a firar edin (kaçın ve sığının)



 




Fe firrû ilâllâh
Öyleyse Allah'a firar edin (kaçın ve sığının)

I

(Öyleyse Allah'a firar edin (kaçın ve sığının)
Haydi, Allah’a koşalım
Bu ömür bir serüven ki
Güvendiğin anda
Saplar biri sırtımıza vefasızlığın hançerini
Terk eder huzur denen mutluluk
Kalakalırız, şaşkınlığın kan kokan avuçlarında
Billur bir kuş gibi çırpınarak ölürüz
İnkârdan zulümden
İnsanların hakkını yememek için
Haramdan faizden
Nefsimizden yok oluşa giden uçurumunda çürümeden
Şeytandan,
Uzun süren kar ile buzlar ile kaplı günah ülkesinde korunmak için
Bir mum gibi erimeden
Allaha koşalım
Ulaşalım her şeyi duyana feryadımız ulaşana
Kanayan yüreğimize derman olana
Gözlerimizi günah çukurundan döndürene
Beynimize deli şeytan deli nefis değil
Bizi mutlu eden Rahmanın hükümlerine koşalım
Dayanacak gücüm yok demeden önce
Gücü bitmeyen Rahman’a koşalım
Bülbülün güle olan aşkına kavuşmak için koşalım
Nefsin kör bakışına
Şeytanın yalan sözüne kanmadan koşalım
Sabahsız gecelerde hasret ile yanmamak için
Haram ile ıslanmış yollarda kaymamak için
Vuslat sönüp çöl olmadan
Allah’a koşalım
II

Utanılacak yüze varmadan yani utanç yüzümüzü kaplamadan
Gönülden sevilecek olan Rahman’a koşalım
Köşe bucak saklanmadan
Vefasızlığın kucağına düşmeden
Hizaya gelmeyen nefis şeytanı hizaya getirmek için
Gelin Allah’a koşalım
Allah bize kul olmamızı emreder
Bundan da muradı bizim mutlu olmamızdır
Allah'a ruhumuzu ulaştırmayı dileyerek
Başlayan İslam merdiveni ile her an
Allah'a daha çok yaklaşmamızı
Ve daha mutlu olmamızı sağlayacaktır
Allah'a yaşarken bir insanın ruhunu ulaştırmasının
Kura’n-ı Kerim'deki adı hidayet’tir.
Kur'ân-ı Kerim boyunca Allahû Teâlâ insanları
Hidayette olanlar ve dalâlette olanlar olmak üzere ikiye ayırmıştır
Hidayet üzere olanlar, Allah’ın kanunu gereğince
Kurtuluşa erecek olanlardır
Dalâlette kalanları ise hazin bir son beklemektedir
Hidayet, insan ruhunun yaşarken
Allah'a ulaştırılmasıdır
Kur'ân-ı Kerim’e göre bir kişinin hidayet üzere olabilmesi,
O kişinin serbest iradesiyle yapacağı bir tek dileğine,
Bir duasına bağlıdır
Hidayetin gizlenmesi ise toplumu
Bütünüyle cehenneme mahkûm etmek demektir
O Allah ki, en sevgili mahlûkunu sadece ve sadece
Kendi Zat'ına davet etmektedir.
Ve O Allah ki Kur'ân-ı Kerim'inde
"Her şey aslına rücû eder" buyurmaktadır
Said nursi hazretleri ne güzel demiş:
Fâniyim fâni olanı istemem
Acizim aciz olanı istemem
Ruhumu Rahman’a teslim eyledim
Gayrısını istemem.
Allah razı olsun üstattan
Başka bir şey değil istediğimiz
Araştırın ve Kur'ân ayetlerinin gerçek muhtevasına inin
O zaman göreceksiniz
Allah'ın güzelliklerini bütün boyutlarıyla
Ve kalbinizi yepyeni bir sevginin sarmaladığını,
İçinizin bambaşka bir aşkla kıpırdadığını hissedeceksiniz.
III

Bütün korkularınız bitecek o zaman
Sizi siz yapan diplomalarınızın ağırlığından kurtulup,
Yalnız Allah için olmanın zevkine varacaksınız sevgili kardeşlerimiz
Ne kaybedersiniz bir inceleseniz...
Sizleri bir parça düşünmeye davet ediyoruz
Ruhun Allah'a ermesinin Kur'ân-ı Kerim'deki adı, hidayete ermektir
Allah (azze ve celle) ile yüzleşelim
Bize yaşamların en güzelini armağan eden değil midir
Bu yüce dinde hayatın güzelidir
İlahi çağrıya olumlu cevap vermek
Allah'a iltica ile başlar diriliş
Yonca yaprakları üşüyen titreyen solan ömür
Yüce Rahmana iltica ile yeşerir
İlticanın gereği yerine getirilerek devam eder
Allah'a iltica etmemiş olanlar
Henüz yaşam düzeyine ulaşmamış sayılır
Bu yaşam tarzına ilk adım,
Kurtuluş umutlarından yoksun hayat
Bilinçli olarak şer üreten
Bütün kötü akımlardan şeytandan
Çoğalan uçuruma giden yok oluşun tortuları çoğalırken
Bir girdabın derinliğinde kaybolurken
Bunlara dair her şeyden kaçıp
Allah'a sığınmakla kurtulur insan
IV

Bu adım, insanı, hayatın
İlahi rahmet alanına dâhil eder
Yumuşacık gülümsemelerin vadisi olan İslam ile
Yeniden var olan yüreği ile
Soluk almaya başlar
Kıpır kıpır yaşam
Orada yepyeni bir hayatla buluşmasına neden olur
Yarabbi bilemedin kaçarken sana koşuşum
Büyük bir kurtuluşmuş
Ölümün senin ile dirilmiş diyen dillerin düşüncelerin huzurun ile
Kaçarken düşümde rüyam çığlık çığlıktı
Sızıdan can verirdi elem dolu hayatım
Sana koşuşum can ile dirilmekmiş
Kaç mevsim geçti, yalnızlık günah ile
Bu kaçıncı sonbahar yok oluşa koşan
İçimde kopan kıyametin sona ermesi
Başıboş kalan esir, ömür zindanda yatan ben
Şimdi hürüm hür
Sana koşuşum ile can ile dirilmekmiş
Rabbim diyen şükür duası ile koşmaktır Yüce Rahmana
İltica (sığınma) olgusu derinleştikçe
İman arttıkça insanın afakî enfüsi düşünce boyutları da derinleşir
Hayata dair bambaşka kazanımlar elde edilir
İşte bu özlü ve gerçekçi yaşamın adı İslâm’dır
İslâm, hayatın gerçek olanıyla buluşmanın ve
Bütün kötülüklerden uzak kalmanın adıdır


Mehmet Aluç

(51) ZÂRİYÂT Suresi
Fe firrû ilâllâh(ilâllâhi), innî lekum minhu nezîrun mubîn(mubînun).
Meal: Öyleyse Allah'a firar edin (kaçın ve sığının). Muhakkak ki ben, sizin için O'ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim.

Kaynak: "Kur'ân'daki Hidayet" insan ruhunun ölmeden evvel Allah'a ulaşmasıdır. - Kuran-ı Kerim Meallerini Kıyasla




Yayınlarım

Sedat Uçan Müsaden Var mı Ya Rasulallah