Bu Blogda Ara

dağlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dağlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2016 Cumartesi

Yol Verin Yollar


yollar ile ilgili görsel sonucu 
Yol verin dağlar yârim gelsin
Ya da izin verin ben gideyim
Aramızda uzun yol var nedeyim
Yol verin yollar yârim gelsin

Kaderde var ayrılık elden ne gelir
Yol verine ey kader yârim gelsin
Vuslat gelsin bize ulaşsın
Yol verin yollar yârim gelsin

Sevdanın yelleri başımızda essin
Nazlı yar gülüşü ile bana gülsün
Ayrı yollarımız bir yolda birleşsin
Yol verin yollar yârim gelsin

Selamımı götürün ey seher vakti
Bulsun bizi ey kader aile saadeti
Onun gülüşü bana hakkın nimeti
Yol verin yollar yârim gelsin

İçeyim yârin elinde aşkın şerbeti
Budur benim gönlümün niyeti
Ayrılıkta yârim beni kaybetti
Yol verin yollar yârim gelsin

Yollar yârim yolumu gözler bekler
Günün üstüne günleri ekler
Gözlerinde kanlı gözyaşları döker
Yol verin yollar yârim gelsin

Kul Mehmet’im bu dünya fani
Ya Mevla’m ayırma bu bedeni
Nazlı yârin sarsın kokusuyla beni
Yol verin yollar yârim gelsin
Mehmet Aluç-Kul Mehmet


25 Ocak 2016 Pazartesi

Gözlerim mi Görmez



Gördüm dağlar gibi yıkılışı
Gezerken sokakları her adım başı
Hayaller mi yanmış insanlar mı belli değil
Gözlerim mi görmez yanlış mı hissederim gönülleri

Gölgeler terk etmiş duvar diplerinde mahzun
Gönül ellerimi kırılmış kısa kalmış değil uzun
Kim dedi insanlara konuşmayın sizler susun
Gözlerim mi görmez yanlış mı hissederim gönülleri

Verilecek hesaplar dağlar gibi yığılmış
Nedir kim zorlar utanmaza çalınır alkış
Gönüllerde hiç kalmadı mı biraz arayış
Gözlerim mi görmez yanlış mı hissederim gönülleri

Yok mudur gönülden öte bir gönül köy anlayış
Söyleyin söyleyen var mı nedir bu hayâsızca akış
Kim gözlerde gönülde çıkardı merhameti nedir bu kör bakış
Gözlerim mi görmez yanlış mı hissederim gönülleri

Nereye kayboldu gönül yapan mimarlar
Etrafta bu kadar çok olur mu bu kadar sağırlar
Özgür gönüllere kim çizdi bu kadar sınırlar
Gözlerim mi görmez yanlış mı hissederim gönülleri

Apaçık bir yenilgidir edepsiz, bu bir zafer değil
Az gönül sev Rahman önünde sende eğil
Bu dünya bu âlem sana hiç kalacak değil
Gözlerim mi görmez yanlış mı hissederim gönülleri

Kul Mehmet'im gönül sürgüsünü kır gitsin
İnsan bu âlemde insan olduğunu bilsin
Merhametle gönüllere durmadan sevgi gülüş eksin
Gözlerim mi görmez yanlış mı hissederim gönülleri

Mehmet Aluç-Kul Mehmet (Nöbetçi Şair)

23 Ocak 2016 Cumartesi

Gel Varalım Rahman’ın Yanına



Derman bulunmaz mı sandın
Kul Rahman ile olunca
Derman bulunmaz sandın işte yanıldın
Gel varalım Rahman’ın yanına
Sende yanma bende yanmayayım Allah aşkına

Kul Allah ile olunca
Dağlar mı girer araya
Gönül denilen saraya
Varalım gelelim bir araya
Gel varalım Rahman’ın yanına
Sende yanma bende yanmayayım Allah aşkına

Ben kulum sende kulum diyelim
Gönül bağını düğümlemeyelim
İman ile Rahman’a yürüyelim
Gönül bağlarında gül derelim
Kurumuş gönüllere gül ekelim
Gel varalım Rahman’ın yanına
Sende yanma bende yanmayayım Allah aşkına

İmansız gezenleri görün neleri kaldı
Nefis şeytan aldı insanlığını bitirdi çaldı
Ecel gelince hepsi çıplak kaldı
Oda yandı âlemde yandı
Olmaz olsun böyle insanlık
İmansız kaldı insan böyle çıplak kaldı
Gel varalım Rahman’ın yanına
Sende yanma bende yanmayayım Allah aşkına

Kul Mehmet’im kul durmazsa sözünde
Muradı hep kalır gözünde
İman güldürür yeryüzünde
İman ile kal tut sözünü sende
Var, inanma sen nefis şeytan sözüne
Gel varalım Rahman’ın yanına
Sende yanma bende yanmayayım Allah aşkına

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

25 Aralık 2015 Cuma

Atışmalarım




Sazı aldım elime
Şimdi aklıma ne gele
Vurdum sazın teline
Başlayalım atışmaya

Karşıda geçit vermez yüksek dağlar
Çiçek açmış neden kokmaz o bağlar
Gece gündüz bizimle tüm sağlar
Ölen için yakınımı ağlar

Ölen için yakını ağlar
Gece gündüz karalar bağlar
Yas bitince kimin öldüğünü kim anlar
Yas gününde olan sonrasında nerde canlar

Yas gününde olan sonrasında unutulur canlar
Bir sonraki ölümü bekler ziyaret için onlar
Ölmeden önce neden bir araya gelmez canlar
Dünya meşgalesi elleri gönülleri bağlar

Dünya meşgalesi elleri gönülleri zorla kim bağlar
Vefasızlık değil mi yaşarken yüreğimizi dağlar
Ölümden sonra bir dakika pişmanlık duyar
Ondan sonrasında ayrılık yürekleri düğümleyerek kaçar

Yüreklerin düğümünü sevgi çözer
Biraz gülümseme ile cümle ayrılıklar biter
İnsan değil miyiz sıramız gelince elbet gider
Bunu unutan kullar elbet vefasız olur

Kul Mehmet’im dünya fani
Dünya benim diyenler hani
İnsanları sevmeyen olur cani
Aldanır bilmez bu dünya fani

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



17 Aralık 2015 Perşembe

Son sözünü dinledim.


Son sözünü dinledim ben inanın utandım
Başımı öne eğdim kendimi bulamadım
Kaçmak için yer aradım hiç hiç bulamadım
Kendi karanlığımda kendimi ararken kayboldum

Devasız hallerimiz nasıl devam eder sürer
Harap yollar nasıl olur önümüze dizilir birer birer
Gönlümüze bu hasreti kim nerede nasıl dizer
Kendi karanlığımda kendimi ararken kayboldum

Ortalıkta gezer bir takım yüzsüz insanlar
Merhametsizce yıkılır viran olur cümle bağlar
Sen söyle sen kimsin kim senin canın hey dağlar
Kendi karanlığımda kendimi ararken kayboldum

Gönül kıblenin yönü işte bak şaşmış
Seni bela diye salan ortada bak kalmış
Yakmak için yola çıkanlar çıkmadan yanmış
Kendi karanlığımda kendimi ararken kayboldum

Karanlık odamda sallanıp dururken boş beşik
Dikenlerle döşenmiş gelip geçtiğim bastığım eşik
İçerde mahzun kalan ben yüreğim delik deşik
Kendi karanlığımda kendimi aradım kayboldum

İşte karşı pencerede o pencereyi son defa kapatacağım
Karşıda bekleyen o musalla taşında bizlerde yatacağız
Kaçışı mümkün değil ölürken ölümün gözlerinde bakacağız
Kendi karanlığımda kendimi aradım kayboldum

Soğuk ayazda soğuk yüzüyle gülümseyen sen teneşir
Melekler yaptığım günahın defterini taşırken bekleşir
Taşırken tabutum ağır yükümden taşıyanların işi güçleşir
Kendi karanlığımda kendimi aradım kayboldum

Beni artık bekleme günahla doldurduğum sıcacık yatağım
Artık cehennemde senden daha sıcağında ben yatacağım
Belki feryat ederken neden soğuk olmadın diye sana kin kusacağım
Kendi karanlığımda kendimi aradım kayboldum

Son sözlerimin sancısında ecel alıp giderken son kez bakacağım
Artık kaçmak istesem de kendi günahlarımda yanarak paklanacağım
Artık bunu hak ettim cehennemde yanarken paklanmak için kaçmayacağım
Kendi karanlığımda kendimi aradım kayboldum

Son günah dolu yolumun dönemecinde yürürken
Ağaçların dallarına astığım nefretimi görürken
Beklediğim ecel kapkara gözleri ile beni cehennemime götürürken
Kendi karanlığımda kendimi aradım kayboldum
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-








12 Temmuz 2015 Pazar

Tövbe İle



  Sabahın seherinde
Allah diye zikir eder dağlar taşlar kuşlar
Secdede iman ile kalkmaz başlar
Tövbe ile gözünde Aksın yaşlar

Kuran müminin gönül kafesinde
İyilik ameli gönül defterinde
Gülümser cennet mahşerinde
Tövbe ile gözünde Aksın yaşlar

Mümin Kuran ile yaşıyor
Kuran ile gülümsemeyi taşıyor
Mümindeki imanı görenler şaşıyor
Tövbe ile gözünde Aksın yaşlar

Kul Mehmet’im kalbe dokunan Kuran’dır
Kuran iman yolunda Rahman’a şükre varmaktır
 Secde ile Rahman'a hakiki kul olmaktır
Tövbe ile gözünde Aksın yaşlar

Mehmet Aluç

4 Temmuz 2015 Cumartesi

Aşamadım Yar



Aşkınla ben yüce dağlar aştım yar
Bir ben senin gönlün aşamadım yar
Yaz gününde başıma yağdırdın kar
Al senin olsun tatlı can dedim yar
Aşkınla ben yüce dağları aştım
Bir ben senin gönlün aşamadım yar


Seni candan sevdim sen bana küstün
Ölü toprağını üstüme serptin
 Sana az gül dedim sen hiç gülmedin
Aşkınla ben yüce dağları aştım
Bir ben senin gönlün aşamadım yar


Kul Mehmet yar sevmedi yasın olsun
Geçen günler hep göz yaşınla dolsun
Bu bedenin yaşamasın yok olsun
Aşkınla ben yüce dağları aştım
Bir ben senin gönlün aşamadım yar
Mehmet Aluç  (Kul Mehmet)


8 Haziran 2015 Pazartesi

Güvendiği Dağlar Yıkılır



Elinde tokmak davula vurdum sanır
Belli oldu rengi astı astarı yanılır
İsyan sanır başkaldırı sanır kana el sürer kandırılır
Yankılanır sesi feryat ile güvendiği dağlar yıkılır

Aradığını bilmez aradığını bulmaz saldırır
El âlemin oğlu nede güzel kendisini kandırır
Bal diye ağzına bir lokma sürer zehir yandırır
Yankılanır sesi feryat ile güvendiği dağlar yıkılır

Yolların inişi çıkışı bakışı karıştı yolun bulamaz
Zehir şerbet hazırlar susanınca içer derman olamaz
Bunca nefreti kini taşıyan şeytandır insan olamaz
Yankılanır sesi feryat ile güvendiği dağlar yıkılır

Kul Mehmet’im bırak görsün kırdığı dalı kestiğini
Boş yere elin kana bulayarak sebepsiz gezdiğini
 Görsün edepsizce gülerek onlarca gönül ezdiğini
Yankılanır sesi feryat ile güvendiği dağlar yıkılır

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

24 Mayıs 2015 Pazar

İman İle Ol Ne Olur



Aç elini Allah’a sen yalvar
Ömrüne versin iman ile ayar
Bak nefis şeytana uyar
Daha sonra ayağın kayar
İman ile ol ne olur kalma naçar


Allah ile olmayan batar
Nefis şeytan yolda satar
Yalan üstüne yalan katar
Daha sonra ayağın kayar
İman ile ol ne olur kalma naçar


Nefis şeytan farzı atar
Nefret ile kini tutar
Bir anda seni satar
Daha sonra ayağın kayar
İman ile ol ne olur kalma naçar


İman ile açılsın bağlar
İmansızlık gönlü dağlar
Kul oturur ağlar
Daha sonra ayağın kayar
İman ile ol ne olur kalma naçar


İman ile güller açılır
Nefis şeytan kaçar
Mezarda kul iman ile yatar
İmanı olmayan bilmem ne yapar
İman ile ol ne olur kalma naçar


Kul imansız kalama naçar
İman gönle nur saçar
Ağam paşam diyenler kaçar
İman ile ol ne olur kalma naçar

Gül kokulu Resul merhamet saçar
Kuran ise onunla nurlar saçar
Mümin etrafında pervane olur imana akar
İman ile ol ne olur kalma naçar

Gül kokan Resul nur kuran gönüllere ahenk katar
Sanmayın mümin gece gündüz yatar
Tek kalınca Rahmanda yardım bekler duaya dua katar
Gönüller ağlayınca gece gündüz ağlar
İman ile ol ne olur kalma naçar

Kul mezarda yalnızdır
Kazandığı ailesi geri gidenlerdir
Sorgu suali tek başına verendir
Eyvah imanım yok derse hali nicedir
İman ile ol ne olur kalma naçar

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

22 Mayıs 2015 Cuma

Bende Bilemedim





Sırtımı versem koca, o yıkılmaz dağlara
Dönülmez ki de gönlü, viran olmuş bağlara
Koşardın gençlik cahil, denilen o çağlara
Dünyada bir nefeslik, yolmuş bende bilmedim

Ecel gelince bekler mi hiç döşektekini
Beni alma denir mi, al o eşiktekini
Gönlümdeki o dünya, sevgisi hep boş geldi
Dünyada bir nefeslik, yolmuş bende bilmedim

Dünya değil ki bizim, yoktur onun tapusu
Merhametle kurulu, gönül cümle yapısı
Yıkma Rahmanım sığar, cümle açık kapısı
Dünyada bir nefeslik, yolmuş bende bilmedim

Kul Mehmet gülümse sen, bahar gelsin bağlara
Nazlı yarla gülerek, çık onunla dağlara
Asık suratlı olma, sen at uçurumlara
Dünyada bir nefeslik, yolmuş bende bilmedim
Mehmet Aluç

21 Mayıs 2015 Perşembe

Yaralı Geldim Neşeli Dönmenin Peşindeyim




 Aramızda yükselerek hasreti sıralayan dağlar yol verin yâre gideyim, yârim beni bekler ağlar…
Öyle hasretim ki yârin gül yüzüne, sana anlatsam ey dağlar yıkılırsınız paramparça olursunuz, viran olur cümle bağlar…

Karanlık gece gibi üstüme çökmeyin ey yollar dağlar, mühürlenmiş kalpler gibi aramıza girmeyin ey ayrılık, yârim'in ayrılıktan çığlık feryadı kulağımı dünyamı parçalar yol verin gideyim ey dağlar ey yollar ey ayrılık…

Sanki doğumum hüsran ülkesinde olmuş gibi hala hüsran içindeyim, aramıza kim koydu bu dağları, yolları ben bilmiyorum soruyorum bilende yok! Muamma!
Bir lokma ekmek peşinde koşarken kendimi buldum gurbette, yârim yanımda götüremedim yolum izim yoktu önümde, hala aynı kısır döngü içindeyim, ama çok şükür bir lokma ekmek bularak gurbette ben ve geride kalan yârim ile bölüşüyoruz hepsi bu vuslat ne zaman nerede olur bilemiyorum…

Yaralı geldim neşeli dönmenin peşindeyim ey dağlar ey yollar ey ayrılık, çekilin yolumdan varayım yârime… Sakın kızmayın gücenmeyin bana dağlar ey yollar ayrılık, bilirim sizin suçunuz yok sizinle hasbihal ederim, ama bilirim ki ve beni diri tutanda budur biçare gelen Allah’ın izni ve yardımı ile neşeli sevinçli döner, sabırla beklerim.

Sabır değil mi dertleri hasreti ayrılığı eriten yok eden, uzun yolları kısaltan yürekte yanan kor alevleri söndüren vuslat visal ile buluşturan, sende bekle nur yüzlüm sabırla sığın Rahman’a gerisi çorap söküğü gibi çözülür biter yok olur ayrılık, hasret, üzüntüler bir bir yüce Allah’ın izni ve yardımı ile biter…

Mehmet Aluç


Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç