21 Mayıs 2015 Perşembe

Yaralı Geldim Neşeli Dönmenin Peşindeyim




 Aramızda yükselerek hasreti sıralayan dağlar yol verin yâre gideyim, yârim beni bekler ağlar…
Öyle hasretim ki yârin gül yüzüne, sana anlatsam ey dağlar yıkılırsınız paramparça olursunuz, viran olur cümle bağlar…

Karanlık gece gibi üstüme çökmeyin ey yollar dağlar, mühürlenmiş kalpler gibi aramıza girmeyin ey ayrılık, yârim'in ayrılıktan çığlık feryadı kulağımı dünyamı parçalar yol verin gideyim ey dağlar ey yollar ey ayrılık…

Sanki doğumum hüsran ülkesinde olmuş gibi hala hüsran içindeyim, aramıza kim koydu bu dağları, yolları ben bilmiyorum soruyorum bilende yok! Muamma!
Bir lokma ekmek peşinde koşarken kendimi buldum gurbette, yârim yanımda götüremedim yolum izim yoktu önümde, hala aynı kısır döngü içindeyim, ama çok şükür bir lokma ekmek bularak gurbette ben ve geride kalan yârim ile bölüşüyoruz hepsi bu vuslat ne zaman nerede olur bilemiyorum…

Yaralı geldim neşeli dönmenin peşindeyim ey dağlar ey yollar ey ayrılık, çekilin yolumdan varayım yârime… Sakın kızmayın gücenmeyin bana dağlar ey yollar ayrılık, bilirim sizin suçunuz yok sizinle hasbihal ederim, ama bilirim ki ve beni diri tutanda budur biçare gelen Allah’ın izni ve yardımı ile neşeli sevinçli döner, sabırla beklerim.

Sabır değil mi dertleri hasreti ayrılığı eriten yok eden, uzun yolları kısaltan yürekte yanan kor alevleri söndüren vuslat visal ile buluşturan, sende bekle nur yüzlüm sabırla sığın Rahman’a gerisi çorap söküğü gibi çözülür biter yok olur ayrılık, hasret, üzüntüler bir bir yüce Allah’ın izni ve yardımı ile biter…

Mehmet Aluç


Yorum Gönder

Yayınlarım

Gülüşünde Vatanı Gördüğüm

Bayrak dalgalanır üzülme şehadete kavuşan yiğidim Gidişinle bayrak coştu yüreğimize koştu bu neydi bilmediğim İçimizde hain çıkt...