Bu Blogda Ara

veya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
veya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2016 Çarşamba

Bugün Kızgınım Biraz


 


Bugün kızgınım biraz
Herkesi memnun edemez ki insan çok veya az
Bak yazılanın içinde kendini gör biraz
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Yazılanda hata varsa bendedir
Seni mutlu bilmem kim edecektir
Sen seversin veya sevmezsin kalem böyledir
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Hayat bu olur çok sorusu
Hayatında yazarında çok olur gelen yolcusu
Herkesin elinde öter zart zart borusu
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Bazen hiç kimseyi memnun edemezsin
Memnun etmek isterken hiç gülümseyemezsin
Anlayamamanın anlatamamanın çaresizliğini bilemezsin
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Bak kâinata gör yapan mimarı
Sende az içine kat imarı
Herkes kırar gönülde gönülleri açan anahtarı
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Yaparsın yaptığın boşa denir
Yanlış varsa o yanlış söylenir
Halden anlayan yapılan iyiliği bilir
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Fazla çalıştırma gönülde motoru
Ya bildiğin değil ya da bilmediğin olur doğru
Islanmaya giderken bazen kalırsın kuru
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Takma kafanı yazabildiğin gibi yaz
Cevher olmazsa da yazarken alırsın haz
İnsanlarda bitmez tükenmez hiç naz
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Elimde sihirli değnek yok ki Mehmet Akif Ersoy olayım
Karalarken acemi acemi isterim güzelliğe bir yol bulayım
Çelme takılırken şevkine aldırma sen dedim güzellikle olayım
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Hakikaten çok zormuş insanları mutlu etmek
Gözlerim kararırken yazarken gayem az ışık görmek
Üstat değilim ben karalarım istediğim gönlümü ortaya sermek
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Cevher için maden olmak öyle kolay değil
Madem cevhersin madeni ortaya çıkarda görelim
Madeni ver ki gönlümüze katalım cevher olalım
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Acep insanlar hep böyle aksi midir?
Güzelliğin ortaya çıkmasına hep engel midir?
Buyur sen yaz biz okuyalım yazmak öyle beceri midir?
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

 Yüce Rahman kalbe dokunmazsa yazılmaz
Öyle her güzellik ellerinle kazılmadan çıkarılmaz
Ağlayan varsa onu bırakıp ta hiç kaçılmaz
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Karalarken gayemiz az gülümsetmek
Gönlümde bir şey var ise ortaya dökmek
Döktüğümde anlam yok ise anlayarak anlama koşmak
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Hayat devam eder mi hiç durup dururken
Birileri her an her saniye müdahale ederken
Mücadele etmeli bu can hayatta iken
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Kapalı yolları acep kimler açacak
Kim güzellikleri aşk ile yola saçacak
Kim aşk ile sevenin yanında olacak
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Yeter ki sen gönülleri kanatma
Elleri kolları zincir ile bağlatma
Gülen gönülleri sakın ağlatma
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Firak yollarında vuslatı aramalı
Vuslat bulunmaz ise kardeşi visale varmalı
İkisi de aynıdır bunu da iyi anlamalı
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yaşamalı

Cevher olmak için beni işledin de ben mi yok dedim
Boş ver kul Mehmet’im söylenenleri sen duyma dedim
Duymasam da ben hiç gülümseyemem dedim
Ya yok olmalı ya da hayatı severek sabırla yazmalı

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


8 Ekim 2015 Perşembe

Sonsuz Hayata Talip Olmak Veya Olmamak…

  

   Ah insan sonsuzluğa talip olmaz isen, üç günlük hayata kanar ve elin boş yüzün kara hüsran içinde, yalan dünyanın sonu olanın yalanına kanar pişmanlık içinde kalırsın! Her şeyin bir başlangıcı ve sonu var o başlangıcın içinde, iman ile merhamet insanlık var eğer onu seçmez isen sonunda yalanların gelip geçici heveslerinin, boş olduğu gerçeğini mezarda anlar isen, çok yazık olur! İşte sen herkesi unutarak sadece kendin için yaşadığın için, kimseye merhametle el uzatmadığın için, gönülleri yıktığın için, mezarında sana uzanacak bir el, sana merhamet edecek Yüce Rahman’ın rahmetini merhametini bulamayacaksın!

  Anlarsın seni harcayanın fikirsiz fikirlerle dolu olan aklın olduğunu, nefsin ve arzuların olduğunu lakin o zamanda iş işten geçer, içine bir sis gibi çöken boş arzuların ve boşa geçen zamanın pişmanlığı bir dağ gibi çöker, lakin onu kaldıracak bir güç bulamayacaksın ve yazık olacak sana! Hayatı boş bir kâğıt gibi hayatının içini boş bırakma, doldur içini iman ile merhamet Salih amel ile…

   Küstah merhametsiz fikirleri olanların peşinden koşarak, dünyayı kendi çıkarı için yıkanların, insanların gönüllerini parçalayanların yanında olmanın kahrını bin bir pişmanlıkla hissedersin lakin iş işten geçmiş olur, yazık olur sana, koş imanın merhametin Nur Kur’an’ın Nur Peygamberin peşinden, işte o zaman hayatın biraz çilelide olsa imtihanda olduğunu hatırla sabırla bu yolda yürü, derdi olana koş merhametli ol işte o zaman, mezarında seni bekleyen nurlarla dolu cennet bahçesi olacak olan, sana gülümseyen meleklerin yanında huzurla mezarında yatacaksın, Gül kokan Resul sana gülümser, cennet sana gülümser…

   Avuçlarında gönül heybende biriktirdiğin, Salih amelin imanın, merhametin sana yoldaş olacak, hiçbir zaman pişmanlığı yaşamayacaksın hem bu âlem de hem de ahiret hayatında, haydi biraz zor olsa da nefis şeytan sana mani olsa da ”Ya Allah bismillah” de çık iman yoluna nur Kur’an Nur Sünnet merhamet yoluna… Unutulanları unutmamak ve unutulmamak için, küçük görülenleri küçük görmemek küçülmemek için, sonu olan sana faydası olmayan geçici heveslerin içinde çırpınmamak için, veda edilerek mahzun kalanlara merhaba diyerek, veda edilerek unutulmamak yok olmamak adına haydi at bir adım, korkma düşmezsin, sana her an yardım edecek olan Âlemlerin Rabbi Yüce Allah her an yanında olacak, gülümseyen ısıtan merhamet ile yürü hiçbir zaman üşümezsin, ısıt merhamete muhtaç olanları çünkü merhametin sonunda, sonsuz hayat için cennet seni bekliyor…

  Yoksa bunu yapmaz isen hayatın sonunda teselliyi boşuna arama, yardımı merhameti arama, çünkü sende olmayanı araman sadece aptallık ve salaklık olacaktır bunu da iyi bil… Küçük bir esinti kadar sende bu merhamet iman olsa bile karşılığını ağrı dağı kocaman olarak alacaksın ve şaşıracaksın, diyeceksin ki, Ya Rabbim senin lütfünden kereminden… Sual olunmaz ben dünyada sadece birkaç iyilik yaptım, azıcık merhametli oldum oysa sen bana sonsuz olan cennetini bana birkaç iyiliğim sayesinde bağışladın, sana binlerce kez şükürler olsun diyeceksin… Sonsuz hayata talip olmak veya olmamak, sonu olan hayata talip olmak ve hüsranı yaşamak, seç beğen yaşa, sonunda ister ol paşa istersen pişmanlık ile yaşa…
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


15 Eylül 2015 Salı

Nefret İle Yaşayanların, Fikri Düşüncesi Önümüzü Aydınlatan Kandil Veya Çıra Olamaz..


Nefret İle Yaşayanların, Fikri Düşüncesi Önümüzü Aydınlatan Kandil Veya Çıra Olamaz..

   İnsanlığın merhamet çeşmesinde su içmeyen, İslam'ın dünyaya geliş maksat ve amacını gayesini bilmekten uzak olanların, yarınlara bizi mutlulukla ulaştırmaları ve taşımaları asla mümkün olmayacaktır. Merhametsizliğin katran karası suyunu içip, fikirsizliğe düşerek beli iki büklüm olan düşüncesi ile İslam'ın davetinden uzak, din görüşü ile ülkedeki kanayan yaraya parmak basamayan, değişik fikirsiz fikirleri ile ülkeyi kan gölüne çevirenlerin, fikrine ortak olanların, gülümsetecek bir şeyler mırıldandığını söylemek ancak aptallık olur. Temaşa ettiği nefret, kin, kanı, fışkırarak akmasına bakarak, ülkeyi seçilmiş olarak yönetenlere nefret ile bakarak ülkeyi yok olmaya götürenlerle olanlar, ülkenin yok olmaması, insanların kanının akmaması gerçeğini haykıranlara sırtını dönerek gitmesi, kendisi ve toplumun ebedi olarak var olmasını sağlamayacak, nefreti taşıyanların nefretinde kendiside boğulacaktır.

   Kulağı tırmalayan müzikle hiç alakası olmayan armonilerle bir şeyler mırıldandığını sananlar, mırıldandığının yalnızlık ve ümitsizlikten başka bir şey olmadığını anladığı anda hayatının, umutlarının yarının bitmiş olduğunu görecek ve çok çok pişman olacaktır! Gönüllerin bahtiyar olmasını hedefleyen seçilmişleri karalayarak, iman kaynağından bir damla merhamet içerek merhameti ile ülkeyi yarınlara taşımaya çalışanları suçlayarak, orijinal olmayan nefret sahibi insanların fikrine ortak olarak, cennet vatanı, nefret ile yaşayan ve yaşatanlar, bilin ki o nefret sizi de boğacak çünkü nefreti taşıyarak ülkeye sokanların, merhameti insanlığı hiç yoktur, bir yudum mutluluğu sadece kendisine hasmış gibi davranan, bahtiyar olmak nedir, insan olmak insanların mutluluğu yarını nedir bilmeyen zavallıların, nefretinde sizlerde boğulmaya mahkûm kalacaksınız!

   İslam imandır, birlik beraberlik, ahlak, insan canına malına ırzına sahip çıkmaktır, merhametli düşüncedir ilimdir, bilimdir, o nedenle nefreti ile dolaşanların etrafında dolaşanlar, İslam inancınızı imanınızı tekrar gözden geçirin. Nefret ile olanın kalbinde İslam ile İman yani Nur Kuran ve Nur Sünnetin ışığının olduğunu kim söyler ise bilsin ki yalandır! Semavi merhametin pınarı olan Nur Kur'an Nur Sünnet onun ışığı olan İslam ve iman pınarında bir yudum iman etmenin bir yudum suyunu içen, nefret ile olamaz, nefreti taşıyanların peşinde zelil olmak için gitmez ve yürümez. Çünkü nefret yarınları tesis etmez ancak yıkar, nefret yarınlara taşımaz yarınları viran eder, endişe ve yalan vaatlerin gölgesinde bir iki adım attıktan sonra nefretin çukuruna düşerek o zehirli fikirsizlik okları ile yaralanarak ölmektir.

   Nefretin sağladığı bir hayat seviyesi düzeni olabilir mi? Nefretin kan ile sağladığı huzurlu yaşama biçimi olabilir mi? Yalancı çıkmaz veya labirentlerin içinde çıkmazın kuyusunda tek başına seni o kuyuya atan nefret sahiplerince terk edilerek ölmendir. Nefretin hayatı renklendiren bir armonisi var mıdır, sadece kendinden kendi fikrinde olmayanları ,öldüren yok edenin, hayatı renklendirecek bir armoniye çeşitliliğe sahip olduğunu kim söyleyebilir?

   Merhamet ile soluklanmayan nefes almayan hayat varlığını mutlulukla devam ettirebilir mi? Boynuna takılan nefret zinciri, prangası ile bedenini paramparça eden "esaret" ile ileriye bir adım atılabilinir mi? İslam'ın ruhuna aykırı olan düşüncelerin peşinde, ben Müslüman'ım diyen koşar mı? İslam'ın nurdan ruhundan fışkıran merhameti ile gönüllere şefkat ile sarılmak var iken, parçalayarak yok eden nefret ile olmak ta neyin nesi? Sonsuz Merhametim kapısı olan kardeşliğimizle dağlar taşlar ovalar merhamet çiçekleri ile açarken, fikirsizlik dolu nefretin kılıcını kuşanarak o merhamet çiçekleri budayarak, nasıl karaçalı ve dikenler ile o çiçekleri yok ederek, dağları, taşları ovaları viran bırakabiliriz?

   Mütevazı tavırları ile sadece ülkeyi bölmeye çalışanların dersini veren seçilmiş, tebessümü ile gönüllerde yer eden, hükümetin Cumhurbaşkanına, ülkeyi bölenlere ders verdiği için nefret içinde kin kusarak, nefret içinde olanların safına katılabilinir? Diken dikendir batar, kokmaz ki! Mutluluğa doğru giden ışıklı yolda ışığa lanet okumakta neyin nesi anlatabilecek olan var mı acaba? Edep ile olmayanın edepsizliğini, edep diye kabul etmekte neyin nesi, açıklayan var mı acaba? Merhamet taşımayan nefret taşıyan iğreti leş kokan fikirsiz sözlerin peşinde koşarak ülkeyi yıkanların yanında olanlar vebal sizin, sizde o nefret sahibinin nefreti ile boğulacaksınız haberiniz olsun. Şu an çıkarınız için karşınızdakini karalamaya çalışanların gözlerindeki ışıltı yarınlara giden yoldaki ışıltı değildir, kendi çıkarı içinde olmayanları kandırarak kendi safına alarak kanını emen kurt'un nefret ile karanlıkta kalan gözünün parıltısıdır!

   Yarınları zamanları kucaklayan Ülkenin Cumhurbaşkanına nefret söylemleri ile yaklaşanlar, fırtına ile devrilmeyecek gücünü halktan alan merhameti ile gönüllerde sevilen Cumhurbaşkanını ve seçilmişlerin fikrini beğenmeyerek sadece benim fikrim olacak diyenler, her zaman kaybetmeye mahkûmsunuz! Kaynağı dış mihraktan beslenen fikirler fikir olmaz, ülkeyi yarınlara taşıyan yollar olamaz, nefret ile yaşayanların, fikri düşüncesi önümüzü aydınlatan kandil veya çıra olamaz buda böyle biline... 
Selam ve dua ile...

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

29 Ağustos 2015 Cumartesi

Anlayan Ve Bilen Olmamak Veya Olmak!



Anlayan bilen değilsen, çaresizliğin için anlayan bileni bekleme gelmez, gelmesini beklemen aptallıktan başka bir şey değil, sana zaman kaybı, uzun süre yaşayacağın ancak hayal kırıklığı olacaktır. Anlaman lazım çaresizliği, anlamanın, bilmenin ne olduğunu, yoksa insan nasıl neyi, ne olduğunu nasıl bilir ve öğrenir. Rahat anında vur patlasın çal oynasın, nasılsa keyif senin,  dertli olanların hali seni ilgilendirmesin ve sonunda sende onlar gibi ol, ondan sonra hatanı anla bil, anlayan bilen olmamanın sızlayan yüreğe derman yüreği olmamak!

Güneş herkes için aynı anda doğarken, hayat herkes için devam ederken, insan denilen varlık olarak içi buruk, elinde burukluğunun giderecek hal yok iken ve o burukluğu gidermek şu an senin elinde iken, sen aman boş ver salla gitsin diyerek kötülüğün kapısını nefretin kapısın açar elinden tutarak koşarsan, kendi nefretine kendi umursamazlığına koşarsın ve kaybeden sen olursun. Yaşadığın bu anlamasız ama senin için anlamlı ve sonu gelmez sandığın hayat, bir anda elinde alınınca çaresiz kalınca bu yanlışlığın edepsizliğin fikirsizliğin, sana hatırlatılır. Anlayan bilen olmamanın, sızlayan yüreklere derman yüreği olmamanın anlam ve manasını, sana kazandıran ve hayatı dermanlı yürek olmak ile hayatın anlam kazandığı, anlama ve bilmenin hayatı sevimli kılan olduğunu sana bu darbe ile hatırlatılır. Yüreğinde merhametin kodlarını çözmek anlamak ve bilmenin sırrına ermemek, insana bu hayatta hatırlatılır, anlamak için karşına çelikten çıkmaz sokaklar çıkartılır! Yoksa herkes kendi huzuru için çalışır, karşısındakinin huzuru ile ilgilenmezse, bu ilgisizlik anlayan ve bilmeyen olmamanın edepsizliği kendisini ve toplumu, huzursuzluğa kavuşmanın kucağına götürecek, bitmeyen yok olmayan sorunların altında ezildikçe ezileceklerdir. Toprakta yetişen çiçekleri kopararak yok edebilirsin ama toprağın yeniden çiçek yetiştirmesine asla mani olamazsın ve bunda gücün yetmez.

 Anlayan ve Bilen olmanın güzelliğini yaşamak her insana nasipte olmaz. Yaşadığımız bu âlemde insanlar farkı inanç ve kültürlere sahip olan kişilerden oluşmaktadır. Birlik içinde birbirini anlayan halden anlayan, yürekler bir dert ile sızlandığın da koşanların huzur içinde yaşadığı gerçeği inancımız Olan İslam dininde mevcuttur. Kul ister bunu kabul eder huzuru yaşar, ya da kendi fikirsizliği ile sadece kendini düşünür yalnızlık ve ıstırap anında çare bulamadan feryat eder durur. Paylaşan anlayan bilen olmak barışı huzuru toplumu kalkındıran yarınlara huzurla götürendir. İnsanların huzurlu bir hayata doğru yürümesi gönüllerin el ele omuz omuza olması ile yeniden hayat ve huzuru bulur. Anlayan ve bilen olmak huzuru yaşamak ve yaşatmaktır, huzurla yarınlara bakarak gülümsemektir. Her zaman anlayan bilen ol hayret etsinler kıskansınlar anlayan ve bilmenin ne demek olduğunu kıskansınlar, seni anlamaya çalışsınlar, sen gibi olmak için sana yaklaşsınlar.Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

21 Temmuz 2015 Salı

Yüce Allah’ı ve Emirlerini Sevmek Veya Sevmemek




Hamd âlemlerin Rabbine, salât ve selam şefaatçimiz, Habibimiz, önderimiz, insanların en hayırlısı tevhid ve sünnet muallimi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e ashabına ve onun yolunda gidenlere olsun.

Yaşadığımız bu dünya âlemin de biz kullar olarak yaşadığımız her anın hesabını vermek zorundayız. Allah'ın sevdiği kul olarak veya Allah’ın sevmediği kul olarak ikiye ayrılıyoruz. Yani diğer bir söyleyiş ile Allah’ın emrini yerine getirmeye çalışanlar ve çalışmaktan uzak olanlar. Kulun gönlünde çalışmak için az gayret ve istek var ise Yüce Allah(c.c.) yardım eder, istekli olmayanlar ise kendisine ulaşmanın yolunu kapatır, isyan, şaşkınlık, dünya sevgisi içinde merhametsizlik içinde viran bırakır…
Eğer Allah insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de acele verseydi, elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu. Fakat bize kavuşmayı beklemeyenleri biz, azgınlıkları içinde bocalar bir halde (kendi başlarına) bırakırız. (10/YÛNUS-11 )
Kalbi taştan olanları Yüce Allah (c.c.) yalnız, azgınlık içinde bırakır ve hem dünyada hem de ahiret hayatında yüzüne bakmaz. Dünyanın en sağırları ve kalbi mühürlenmiş olarak bu âlemde yaşarlar ve sadece kendi düşünceleri doğrudur, başka doğru yoktur onlar için. Riyadan ve yalandan vazgeçmezler, gönülleri dersen mezar taşları gibi sert karanlıktır. Şeytana alkış tutanlar ve şeytanın bunlardan kaçtığı insanlar Yüce Allah’ın onları terk etmesi ile böylesine azgınlık ve bocalamanın içinde kalırlar ve bilmezlerde, söylesen de anlamaz ve duymazlar hakikati, Nur Kur’an’ı nur Sünneti imanı duymazlar.
Yüce Rahman merhameti Keremi Lütfü… Sonsuz Kullarını doğru yola dönmesi için muhakkak bir Peygamber göndermiştir. Bu çağrıya uyan kurtuluşa erer, uymayan rezil rüsva olur gider.
İşte onlar, onlar için ahirette ateşten başka bir şey yoktur. Ve orada (dünyada) yaptıkları şeyler, heba oldu (boşa gitti). Ve yapmış oldukları şeyler batıldır (geçersizdir). (Hud-16)
Yüce Allah’ı ve emirlerin sevmek veya sevmemek, Sevmemek ise sadece benim dediklerim olsun ben yıkayım yakayım nefreti ile dolaşayım. Sevmek ise emirlerini uygulamak merhamet ile dolaşmak, insanları sevmek… İnsan bu kendi nefsine uyan ve Yüce Allah’ın emrine uyan veya uymayan kullar. Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

6 Haziran 2015 Cumartesi

Gerçek Olan Budur



Olmak mümin olmak
Olmamak müşrik olmamak
Olmak veya olmamak budur
İman ile olmak ve imansız olmamak
Gerçek olan budur gerisi boş hayal yolunda kudur

Olmak merhametli olmak
Olmamak zalim olmamak
Olmak veya olmamak budur
Merhametli olmak zalim olmamak
Gerçek olan budur gerisi cehennem için odun olmaktır

Olmak Kur’an ve Resul ile olmak
Olmamak dinden dışarıda olmak
Olmak veya olmamak budur
Kur’an Ve Resul ile olmak veya nefis şeytanla olmamak
Gerçek olan budur gerisi cehennem için odun olmaktır

Olmak Rahman’a teslimiyetle özgür olmak
Olmamak özgürlüğüne nefis şeytanla pranga vurmak
Olmak veya olmamak budur
Rahmana teslimiyetle özgür olmak
Nefis şeytanla olarak özgür olmamak
Gerçek olan budur gerisi cehennem için odun olmaktır

Olmak düşüncelere sahip çıkmak
Olmamak tahammülsüz düşünce dostu olmamak
Olmak veya olmamak budur
Düşüncelere tahammül etmek ya da tahammülsüz olup
Düşüncelere dost olmamak
Gerçek olan budur gerisi cehennem için odun olmaktır

Olmak veya olmamak güzel veya çirkin sözlü olmak kendi elimizdedir
Yanmak ya da yanmamak kendi merhametli veya merhametsiz olmak elimizdedir
Gönülleri sarmak veya sarmamak veya yıkmak kendi elimizdedir
Gerçek olan budur gerisi cehennem için odun olmaktır

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç