Bu Blogda Ara

Şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2017 Salı

Dikkat Et Elinde Kalmasın Sapı



İşte sana dünya bir han iki kapı
Dikkat et elinde kalmasın sapı
Senden istenilen güzel bir yapı
Yıkarsan hanı elinde kalır sapı
Ecelle gidersen derler hani yapı
İyilik yapmak zor muydu yani
İyi olmak iyilik tabi miydi vergiye
Elinde görürlerse dünyanın sapı
Gösterirler sana çok güzel çapı

Dönersin süt dökmüş kediye
Hayattı sana verilen bir hediye
İçini boşalttın döndürmedin sergiye
Söyle ne için değer miydi ne diye
İyi olmak iyilik tabi miydi vergiye
İyilik yapmak zor muydu yani
İyi olmak iyilik tabi miydi vergiye
Elinde görürlerse dünyanın sapı
Gösterirler sana çok güzel çapı

Eline sapı almanı isteyen hani
Yalakalık için değer miydi yani
Hakka inanan olmadın sen kani
Açmadın gönülde sen dükkânı
Yıktın açık olanı güzel imkânı
Neydi sana engel olan mani
İyilik yapmak zor muydu yani
İyi olmak iyilik tabi miydi vergiye
Elinde görürlerse dünyanın sapı
Gösterirler sana çok güzel çapı

Karalama amel denilen defterin
Düşün bakalım nedir senin ederin
Bak bu âlemde var mı bir sevenin
Var mı âlemde ahirette yerin
Otur düşün az biraz derin derin
Alsan haktan ne olur bir aferin
Hayatta almadın mı hiç doktrin
Dünyaya nefsine şeytana oldun şirin
Hani gönül harap nerede vitrin
Âlemi gönlünü kaplamış kirin
İyilik yapmak zor muydu yani
İyi olmak iyilik tabi miydi vergiye
Elinde görürlerse dünyanın sapı
Gösterirler sana çok güzel çapı

Kul Mehmet’im gönlünde olsun bir sergi
İyilik yapmak için Mevla istemiyor vergi
Nedir bu sen değilsin ki oynayan bir çengi
Neden kendini edersin basılan bir üzengi
Yıksana hakkın gücüyle önünde ki bendi
Olmasana sen uşak olsana bir beyefendi
İyilik yapmanı söylesene kim engelledi
Nefreti kini kim gönlüne habersiz ekledi
İyilik yapmak zor muydu yani
İyi olmak iyilik tabi miydi vergiye
Elinde görürlerse dünyanın sapı
Gösterirler sana çok güzel çapı

Mehmet Aluç /Kul Mehmet






10 Mart 2017 Cuma

Bir Ömür Boyu

ağlar gözlerim ile ilgili görsel sonucu



Yıllardır hasretini gece gündüz çekerim
Gönlümle saçlarım bir gecede ah ağardı
Bilemedim nereye kimlere ben giderim
Gözlerim ömür boyu sensiz boşa ağladı

Hasretin akar damla damla şakaklarımda
Ararım yoksun sen ah bu gönlümde yanımda
Seninle mutlu mesut olmadı bu canımda
Gözlerim ömür boyu sensiz boşa ağladı

Sanki bu gece benle bu ömrümün son demi
Kalktı bizim için bak limanda ki son gemi
Yaşarız hasreti biz aşkın hiç yok önemi
Gözlerim ömür boyu sensiz boşa ağladı

Çırpınır gönlüm bilmez artık hiç çaresi yok
Sen gibi vefasızdan bana derman deva yok
Hasret zehirden acı soframda gülüşün yok
Gözlerim ömür boyu sensiz boşa ağladı

Bir kuş olsaydım uçar seni belki bulurdum
Bensiz atan göğsüne sessizce ben konardım
İnce gönül dalına konar sessiz dururdum
Gözlerim ömür boyu sensiz boşa ağladı

Yaşlandı hatıralar ömrüm sensiz benimle
Gülümsemek isterdim bu odamda seninle
Vermediğin gülüşü verirsin kime söyle
Gözlerim ömür boyu sensiz boşa ağladı

Oturdum ömür boyu senin için ağladım
Kul Mehmet’im boşuna elim kolum bağladım
Gönlümdeydin boşuna uzaklarda aradım
Gözlerim ömür boyu sensiz boşa ağladı

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

Uzaklaşma benden

uzaklara sürgünüm ile ilgili görsel sonucu

Geç karşıma yeniden şiirler yazdır bana
Hecelerim kalemim suskunluğa ermeden
Hasret gelip kapımda bana gülümsemeden
Uzaklaşma benden hasret değmesin cana
Ecel gelmeden gel bu ömrüm sona ermeden

Cümlelerim hecelerimle bana her gün küskün
Yazdığım şiirler ne yapsam yazılmıyor düzgün
Suç bende sanki o yar değildi bana düşkün
Uzaklaşma benden hasret değmesin cana
Ecel gelmeden gel bu ömrüm sona ermeden

Hasret sürgün etmeden biz onu edelim sürgün  
Hasret ilinde hasretle yaşanılmaz ki düzgün
Yakışmaz bize bu hayatta yaşamak bize küskün
Uzaklaşma benden hasret değmesin cana
Ecel gelmeden gel bu ömrüm sona ermeden

Onca hesabım seninleydi topladım çarptım olmadı
Bilmem suçum neydi gözlerin bana hiç bakmadı
İçini boşalttığın o gönlün aşkımızla neden dolmadı
Uzaklaşma benden hasret değmesin cana
Ecel gelmeden gel bu ömrüm sona ermeden

Kul Mehmet’im hasretini ömrüne konduramadığım
Terk etti gitti beni bir an ismin anmadan duramadığım
Hasret alnıma yazılmış onu bir türlü silemediğim
Uzaklaşma benden hasret değmesin cana
Ecel gelmeden gel bu ömrüm sona ermeden
Mehmet Aluç / Kul Mehmet





1 Mart 2017 Çarşamba

Hayat ile Muhabbet


Ey hayat elinde saplı bir kürek
İçinde var mangal gibi bir yürek
Kimisi dedi neye yarar bu yürek
Kimisi dedi zalimin defterini dürek
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisine verdin kolay geçimle sefayı
Kimisine verdin zor geçimle sen cefayı
Kimisine verdin bulanık kafayı
Kimisine gösterdin aynayı Konya’yı
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisine verdin az biraz anlamayı
Kimisine verdin hiç anlamamayı
Kimisine verdin sen ayık kafayı
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisine verdin öbek öbek balı
Kimisine verdin bol ahu zarı
Kimisine verdin sen bir avuç darı
Kimisine verdin kucak kucak varı
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul


Kimisine verdin sen bol bol efkârı
Kimisine yaslattın arabeskten duvarı
Kimisine verdin sen en güzel anları
Kimisine kimisinden aldırttın canları
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisinin yolunu uğrattın güldüren feleğe
Kimisine üstüne giydirdin çile dolu yeleği
Kimi ekti aldı ekin taşıdı onca yüreği
Kimisinin eline verdin taşıyamadı küreği
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Kimisini ulaştırdın hayat denilen gerçeğe
Kimisinin yolunu kapattın ulaşmadı feleğe
Kimisini kavuşturdun gönlündeki gonca çiçeğe
Kimisi durdu boş boş baktı elindeki keleğe
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Ey hayat sen ne güzelsin önümüze serdin eser
Kimisi alır sever kimisi alır kökünden keser
Kimisi sevgi ile olmaz olur bin beter
Kimisi sabır etmez sana der artık yeter
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Ey hayat sen Rahmandan bir yolsun
Seni bilen hakkın yolunda dursun
Kullar arasın sabırla seni bulsun
Sen imtihan için gönderilen nursun
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Seni anlayan anladı sana hayatım dedi
Kimisi nefis şeytana uydu kafayı yedi
Üç günlük dünyada bu kavga niyeydi
Bu dünya bir imtihan dünyası bileydi
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Yaratana çok şükür bizimle varsın
Bazen ağlarsak sen Rabbim emriyle saransın
Derdin içine Rabbim emriyle şifaya varansın
Rabbim git kuluma sarıl deyince saransın
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul

Sen değil Rabbim ver dedi sen verdin
Kimimizin önüne altınları bolca serdin
Kimimizin önüne sen gümüş pul verdin
Altın verdiğinin ağırdı imtihanı şaşırdı kaybetti
Gümüş pul verdiğin sabır etti şükürle rahat etti
Rabbimdir her şeyin iyisini bilen kulu analiz etti
Kimisine verdin altın aldı şükrü yol bilmedi
Kimisine de dedin sana layık değil pul şükür etti

Kul Mehmet’im anlasın seninle varları
Anlarım yaz gününde yağdırırsan karları
Anlarım yolun sonu gelmiştir yakını
Hazırlarım inşallah sonsuz hayata çıkını
Kimisine verdin altın aldı yedi kul
Kimisine de dedin sana layık değil pul
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

2 Kasım 2016 Çarşamba

Gökyüzünde Düşler Düşüyor


 DÜŞLER VE GÖKYÜZÜ ile ilgili görsel sonucu
Gökyüzünde düşler düşüyor
Kargalar üstüne üşüşürken
Uzakta bir çocuk elinde bir sapan
Mütemadiyen taşları üzerlerine atıyor
Uzaklarda piyona sesi ürkütüyor kargaları
Kargaların gözlerinde eski ölümlerin cansız bakışları
Koşuyor iki çocuk düşlere doğru
Piyanonun başındaki çocuk kalkıyor usulca
Dökülürken piyanonun tuşları yerlere tuz buz olurken
Koşuyor iki çocuğun koştuğu yöne
Yerde serili bir sofra bezi
Üzerine serilmiş düşler
Şaşkınlık düşlerin çevresinde
Saygıyla eğildi üç çocuk düşlerin önünde
Sessizce oturdular sofraya
Bir bir aldılar saklamak için sinelerine koydular
Şimdi sımsıcaktı düşler
Avuçlardaki kurşunlar güllerle yer değiştirdi
Acılar sevinçlerle umutlarla yan yana oturdu
Yok, oldu acılar
Artık ak beyaz kâğıda kan damlamıyordu
Şairin yüreği kanamıyordu yazarken
Üç çocuk şairin yanındaydı gökyüzünde düşen düşlerle birlikte
Umut olmuşlardı yarınlara
Kızıl şafaktaki şafağın yanında bekleyenlere
Bir deniz misali deniz olmuşlardı
Dalga dalga kayalıkları yalayan vuran, doğmayan şafaksız ana şafak
Vurdukça kayalıkları saran
Bekleyen insanlara varan kucaklayan türküler gibi saran
Bitmişti binlerce şafaktır dinmeyen sancılar
Bakışlardaki karanlık bakışlar silinmiş
Parlak gülümseyen bakışlar gelmişti yerine
Sancılarla düşlere giden sancılı yolculuk sona ermiş
Mutlulukla bitmişti
Umut için yola çıkanlar umutla olmuş
Umut onlara koşmuş karanlıklar güneşle kaybolmuştu
Aynı hayat kavgasında aynı yolda yola çıkanlar var oldukça
Gökyüzünde düşler yeryüzüne düşmeye devam edecekti
Gökten düşen üç elma misali
Birisi isteyene birisi düş ’süz kalan ülkelere biriside size
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

13 Ekim 2016 Perşembe

Sonsuzluğa Şiirler Yazarım


sonsuzluk deniz mavisi ile ilgili görsel sonucu
Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Bir deryadır gezerim gece gündüz hayalimde
Cennete açılan bir kapı sanırım baktığımda
Sonsuzluğa kapılar açarım gözlerine her baktığımda

Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Masmavi bir denizdir içinde yüzdüğüm
Bakmazken öldüğüm bakarken dirildiğim
Sonsuzluğa yollar açarım gözlerine her baktığımda

Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Düşlerime girsin diye her gece
Kayaların burcunda bakarım gözlerine
Sonsuzluğa kollarımı açarım gözlerine her baktığımda

Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Masum ama haylaz bir çocuk olurum
Kaybolurum gözlerinde düşler ülkesine giderim
Sonsuzluğa düşlerimi açarım gözlerine her baktığımda

Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Türküler söylerim gönlümde neşelerle dolaşan
Mısralarda hecelerimde her an gözlerinle gezerim
Sonsuzluğa şiirler yazarım gözlerine her baktığımda

 Gözlerine bakarım o mavi deniz mavisi gözlerine
Gözlerinin denizinde yüzerim kokunu duyarım
Sen uzakta olsan da ben seninleyim sana koşarım ben
Sonsuzluğa bizi yazarım gözlerine her baktığımda

Mehmet Aluç-Kul Mehmet







24 Eylül 2016 Cumartesi

Yaşar Er Gibi Göçer Gider Yel Gibi


 her canlı ölümü tadacaktır ile ilgili görsel sonucu
Gördün mü bak kimdir gelenler
Gelip te gidenler kimdir geri gidip dönmeyenler

Gelen gelir er gibi
Yaşar er gibi göçer gider yel gibi

Kimi aşk gülünün başında öter
Kimi karga olur çöplükte öter

Doğru yol bu âlem de sırat hak yoludur
Hak yolda yürüyenin yolu sırat yoludur

Kimi gelir ömrüne boş kefen biçerler
Kimi gelir ömrü dolu kefeni biçer dolu alıp giderler

Kimisi yaşarken gönül cennet kapısını açar girer
Kimisi yaşarken gönül cennet kapısını kapatır boşa cenneti arar gezer

Aç gönül kapısını cenneti gör
Kapat gönül kapısını cehennemi gör kal kör

Gönül cevherdir aç kapısın sal ummana
Gönül nedir bilmeyen boş gezer ummanda kaybolur boş zamanda

Gönülde kaybetme sen insafı
Kaybedersen insafı yersin bedavadan kafayı

Sev seni seven cananını
Aç gönülde güller açan bağlarını

Haktan gayrısını tanımazsan da olur
Hak derdine her daim derman bulur

Kul olup secdeye varmak gerek
Hak yolunda bu âlemde yürümek gerek

Gönülleri severek varmak gerek
Cana can olanlara varmak gerek

Sevelim sevilelim canlara canan gelsin
Hakkı hak bilelim canlara nur gelsin

Tövbe ile kalbimizi pak eyleyelim
Canları severek canımıza can eyleyelim

Gönül imanla canlandırır varı
Gönül imansız çağırır narı

Bırak sen şeytan denilen inkârcıyı
İmanla Hakla kov sen o alaycıyı

Dalma yalan dünyanın yalanına
Meyletme dünyanın geride kalanına

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Çıkar Gelir Misin Günün Birinde

Çıkar Gelir Misin Günün Birinde
beklerim sevdiğimi ile ilgili görsel sonucu
 
Yârim gitti gelmez nerede nerede
Ben kaldım iki arada bir derede
Ararım onu ben gurbet illerde
Haberin beklerim esen yellerde
Çakıldım kaldım viran illerde yalnız
Acep bir gün çıkar gelir misin günün birinde
 
Terk edip gideceğine bir kurşun sıksaydın
Seni sevmiyorum deseydin kör kuyulara atsaydın
Gece gündüz yanında değil taşlar üzerinde yatırsaydın
Çakıldım kaldım viran illerde yalnız
Acep bir gün çıkar gelir misin günün birinde
 
Mecnun olamadım olmak kolay değilmiş
Sende Leyla olamadın aşk bize göre değilmiş
Demek ki aşk değil ayrılık kapımızın önünde bizi beklermiş
Çakıldım kaldım viran illerde yalnız
Acep bir gün çıkar gelir misin günün birinde
 
Kul Mehmet’im gönlünde esemedim kurudum
Aradım ben seni gurbet illerde bulamadım
Ayrılık nasipmiş dedim gönülleri ağlatmadım
Çakıldım kaldım viran illerde yalnız
Acep bir gün çıkar gelir misin günün birinde
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
 

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç