Bu Blogda Ara

üzerine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
üzerine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2016 Pazartesi

Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Rasulallah!




Ya Nurdan Nur Nebi, senin gelişin doğum günün âlemlere nurlarla kayıt edildi, nurun damla damla kâinata damladı gönüllere yayıldı. Gelişin müjdelere müjdeydi, gülüşlere anlam katan gülüştü, kokusu bitmiş yok olmuş çiçeklere gönüller kokuydu, yeniden yeşermek için umuttu. Rahman Rahim olan Rabbim, çaresizliğimizi bitişimizi güllerin gönüllerin kokusuz nursuz kaldığını bildiği için seni Âlemlere gönüllere Kâinata Rahmet olarak gönderdi. Seni Gönderen Yüce Allah c.c. binlerce kez şükür, secde etsek azdır… Gelişinle nurunla gönüllerde sönen güneş ayrı bir güzellikte doğdu, ay yıldızlar gece çok ama çok farklı parlıyor. Gönüller gelişini bilenler senin nurdan adını terennüm etmenin sevincini, onurunu yaşıyorlardı… Güller cennetten aldığın kokundan yayıyorlardı âleme, gün her şey yeniden yazıldı âlemlere gönüllere gelişinle gülüşünle nurunla... Kâinat bile, o gün bir başka gülümseme ile gülmeye hasret kalmış, insanlığa ayrı bir güzellikte nurunla nur nur tebessüm ediyor. Senin ismin hürmetine yaratılan biz insanlar, senin gelişinin şerefiyle şerefleniyor yeniden doğuyordu yeniden tüm kâinat insanlar insanlık…

Gelişinle gönlümüze nurun dokundu sıcaklığıyla sardı, kendimizden eski kendimiz silindi, yeni bir kendimizi bulduk o gün nurdan gelişinle cennetten gelen kokunla kâinat âlem… İnsanlık gelişinle arınmaya hasretti, gülümsemeye gülmeye, zulmün altından kurtulmaya muhtaçtı ve sen geldin Nurunla Rahman Olan Rahim… Olan Rabbimizin izniyle, kâinat nurla doldu gülüşünle gülüşlere can hayat geldi canlara…

Arapça ‘da "bir işi tamamlayıp sona erdirmek, bir şeyin sonuna bitişine damga vurmak, bir yazı veya belgeyi noktalayarak mühürlemek" anlamlarına gelir. Bu tamlamada yer alan "Nübüvvet" terimi; "kullara yönelik olan ilahî irade ve mesajların vahiy yoluyla üstün vasıflı bazı seçkin insanlara, beşeriyete tebliğ etmeleri kaydıyla ulaştırılması" anlamına gelmektedir. Buna göre hatm-i nübüvvet tamlaması Allah ile kulları arasındaki elçilik görevinin sona erdiğini belirtmektedir.(Alıntıdır bu kısım)

“Resulüm! Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya: 107)
“(Ey insanlar!) Allah’a ve Peygamber’ine inanasınız, ona yardım edesiniz, onu büyük tanıyıp saygı gösteresiniz.” (Fetih: 9) 
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz 
Ebu Hüreyre -radiyallahu anh-den rivayet edilen bir Hadis-i şerif’lerinde şöyle buyurmuşlardır:
“Varlığım kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, bu ümmetten yahudi olsun hıristiyan olsun, kim benim peygamberliğimi duyar da benim getirdiğime iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur.” (Müslim: 153)

Sen ümmetine düşkün secdede seccadesini ağlayarak gözyaşı döken Nurdan Peygamberimizsin, sana layık olmak her kula nasip olmaz, hakkıyla layık olamazsak ta yolunda bir nefes tüketmeye dünden razıyız ya Nurdan Nebi. İnsanlığın yeryüzünde gönüllerden zulümle silinmek üzere olduğu, o kara kapkara şirkin, putperestliğin, insan ve onun haysiyetine ve hilkatine yaraşmayan kapkara karadan daha kara zifiri karanlıklar olarak ,insanlığı anında boğmak üzere olduğu cahiliye döneminde, ya Nurdan Nebi gönüllerimizin akan merhametiyle gülüşüyle bir pınar Rahmetiyle geldin ıssız sanılan bu bir çölde, ayın on dördü bir öksüz olarak, Abdullah’ın yetimi, Amine’nin rüyası, Hz. İbrahim’in duası, Hz. İsa’nın müjdesi, âlemlere gönüllere Rahmet olarak doğuverdin geldin, bu gelişin zulümler gelişleri yıkan, doğumun, doğan zulmü zalimi paramparça eden gelişti doğuştu. Âlemlere gelişinle nura gark oldu, gönüller insanlar yetimler gelişinle doğuşunla gülüşünle cihan muradına erdi.

Bizler sana erişemedik göremedik, lakin Nurdan Kur’an da gelişini gülüşünü okuyarak her gün yaşamaya çalışıyoruz. O Nurdan nuruna âşık olan Sahabeler gibi seni sevemedik sevmemizi de imkân yok, onların yanında bir parça kadar sevmiş olsak ta sen o nurdan sahabelerin gibi sevmiş kabul et ya Nurdan Nebi. Seni anlatmaya, Mürekkep kalemler kâğıtlar sayfalar yetmez ya Nurdan Nebi. Ya Nurdan Nur, seni anlamaya anlatmaya çalışmak, biz Müslümanlar ve mümin gönüllere dünya ve ahirette sonsuz huzur, verecek ve gönüllerimizde düşüncelerimizde silinmez engin ufuklar açacaktır ve bu engin ufuklar senin nurdan gülüşünle doludur, biliyoruz ve sana doğru gelmeye çalışıyoruz. Ayağımıza dünya nefsimiz arzularımızı kazançlarımız takılsa pranga olsa da kırmaya çalışarak gelmeye niyetliyiz Yüce Allah c.c. izni ve yardımıyla. Ahirette şefaatine cümle müminler olarak erişmek için günde beş vakit namazda Yüce Allah c.c. İstediğimiz duadır ya Nurdan Nebi. Hoş geldin hoş geldin sözleri Nurun karşında gülüşlerin karşında söner ya Nurdan Nebi…
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Rasulallah!
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Habiballah!
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Nûre Arşillah!
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Hayra Halgillah!
Es Salatu Ve's-Selamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin!
Vel Hamdü Lillahi Rabbil Âlemin! 
………….
Ey Allah'ın Resûlu Salat-u Selam Senin üzerine olsun!
Ey Allah'ın Habibi Salat-u Selam Senin üzerine olsun!
Ey Allah'ın Arşının Nuru Salat-u Selam Senin üzerine olsun!
Ey Allah'ın Mahlûkatının Hayırlısı Salat-u Selam Senin üzerine olsun!
Ey Öncekilerin ve Sonrakilerin Efendisi Salat-u Selam Senin üzerine olsun!
Hamd Âlemlerin Rabbi Olan Allah İçindir! 
Selam ve dua ile kalın kardeşlerim.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Şiir Üzerine Birkaç Söz

şiir şair ve gönül ile ilgili görsel sonucu
  Bir şiirde, gönülde dilde şiir için geçen ve bu coşkun kelimelerle mısralarla yazılan şiir, gönlü ne kadar okşarsa o şiiri okuyan okuyucu için derin anlamlar manalar o kadar gönülden gönüle akan büyük bir hayat var derim. Şair ki gözünü daldan budaktan sakınmaz gönüldeki acıları yanlışlıkları haksızlıkları yazar böylesine derin manalar verir yazar. Şiiri seven milletin güzelden anlaması, gönülden sevmesi gönüllerle olması adına, okuyanların şiirle olması yaşaması ilgilenmesi bu açıdan gönülleri çok iyi anlaması demektir. Millet olarak güzelden anlayan ecdadın torunları olarak,  gönülleri böylesine iyi anlayan bir milletin ise şiirde, edebiyatta güzel eser vermesi adına gururu vericidir.
  
Hakkı seven hakkın kullarını seven millet olarak güzelden, güzel gönüllerin güzelliğini seven onunla yol alan bir milletiz. Güzele âşık olan güzelin kadrini kıymetini bilen ecdadın, yüzyıllarca dünyaya hükmetmiş bu gönül güzelliğini taşıyan bizlerde, ilahi güzelliğe âşık olmuş milletçe ve bu milletin içindeki şairlerle, ifade ettikleri ilahi güzellikleri anlatan şiirleri ile bizlere okurken büyük bir haz vermiştir.
  
  Hayatın çileli yokuşunda gönüllere bir nefes dinlenme güzelliğinde yazılan şiirler gönlü süsleyen, gönülde okurken haz veren şiirlerle olmak şairler(Kendimi şair olarak görmüyorum bu biline) olarak böylesine gönüllere mutluluk huzur verici bir misyonu taşıdığınızı da hatırlatırken gülümsüyorum… Gönlü okşayan gönlü parlatan mısraların güzelliğinde daha çok okuyucuya ulaşarak, gönüllerdeki güzelliklerin mahrum edilmeden gönül penceresinden birbirimize gülümsemenin hazını yaşayarak bu güzellikten mahrum kalmaması en büyük temennim duamdır.

 “Derinden derine ırmaklar çağlar
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi
Ey suyun sesinden anlayan bağalar
Ne söyle şu dağa çoban çeşmesi...” (F. Nafiz Çamlıbel

“Bana sor kâri; sana ben söyleyeyim,
 Ne hüviyyette şu karşımda duran eş'ârım;
Yığın söz ki, samîmiyyeti ancak hüneri;
Ne tasannu bilirim, çünkü ne san'atkârım.
Şiir için "gözyaşı" derler; onu bilmem, yalnız,
Aczimin giryesidir bence bütün âsârım!
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizârım!
Oku, şayed sana bir hisli yürek lâzımsa;
Oku, zirâ onu yazdım iki söz yazdımsa.” (Mehmed Akif Ersoy)

“Anlatamıyorum
 Ağlasam sesimi duyar mısınız,
 Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce
Bir yer var; biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.” (Orhan Veli Kanık)

AŞKIN İLE AŞKA DÜŞTÜM
Gülser HÜNÜK
Dostun sözü düşündürür yaralar
Âşık isen, has bahçede gör beni
Gelen göçer, ıssız kalır buralar
Nadan isen, gül şehrinden sor beni

Can evinde mahzun gönül sıkılır
Yâre hasret yaralarım sökülür
Söz dilimden şerha şerha dökülür
Dertli isen, saz teline sar beni

Aşk elinde sonu gelmez yoldayım
Yar gözünde meteliksiz puldayım
Dost dilinde sakız oldum, saldayım
Gafil isen, tek kurşunla vur beni

Paralandı, yandı yürek nedeyim
Kara bahtım için feryat edeyim
Cihan dardı, ilinizden gideyim
Kamil isen, sır çölüne sür beni

Suya hasret kaldı gönül, hardayım
Bir bilinmez diyardayım, dardayım
Aşkın ile aşka düştüm, serdeyim
İbret için, âlemlere yer beni

Çile doldu, tutamadım dilimi
O yar için terk eyledim ilimi
Taştı gönül, felek görsün halimi
Aşkın ile baştan yarat ör beni

Ben ilhamı gamı senden almışım
Aşk uğruna gurbet elde kalmışım
Gündüz gece hayallere dalmışım
Cahil isen, bir söz ile kır beni
Kamil isen sır çölüne sür beni (Gülser HÜNÜK)

Bu sitede okuduğum Harun Yıldırım, Ozan Miktadi, Çifti baba S. Samyeli Yıldız Gülüm… Ahmet Zeytinci Âdem Efiloğlu Elif Keskin kılıç ve diğerleri ismini sayamadığım şair kardeşlerim bu misyonu taşımak için yola çıkmış Şair kardeşlerimizdir. Hepsinin de bu bilinç içinde yazdıklarından da eminim. Selam ve dua ile.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç