Bu Blogda Ara

gül kokulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gül kokulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Kasım 2014 Pazar

Kevser Başında Son Bulacak

 Kevser Başında Son Bulacak

Kevser Başında Son Bulacak

Gül kokulu Peygamberim
Sen yetim doğdun
Öyle bir zamanda geldin ki
Ağlayan gönüllerin kirini pasını sildin
Tüm insanları kardeş yaptın gittin
Sen gittin bizler kaldık yetim
Sen gittin bizler kaldık garip
Yine öyle bir zamana kaldık ki
İnsanlar bir kelime ile hemen düşman
Bir söz ile kaşlarını yıkan yabancı oluyor
Bir türlü kardeş olunmuyor
Gelişini haber veren yıldızlar
Gidişinle söndü birer birer
Gelişinle kâinat asıl rengine kavuştu,
Gidişinle yine karanlık gölgeler sokaklarda gönüllerde dolaşır
Gönüllerimiz ağlar
Yüreğimizi dertler sıkıntılar kaplar
Sana kavuşmak için gönlümüz çağlar
Kevser başında buluşmayı hayal eder
Yetimliğimize son verecek olan
Kevser başında son vermeyi ister gönlümüz
Gül kokulu peygamberim
Hicret ederken yol arkadaşın
Hz Ebubekir Sıddık(R.A.)
Yüreği bir kuşun kanadı gibi çırpınıyordu
Ayağın taşa değse yüreği parçalanıyordu
Yüreğin az burkulacak diye her an üzülen
Senin bir mübarek sözünle
Malından mülkîn'den vazgeçen
Tüm fakirlere dağıtan
Anama babam canım sana feda olsun diyen
Yüce Allah(c.c.) ben o kulum'dan razıyım
O kulum benden razı'mı diye Cebrail ile haber salınan
O mübarek Sıddık ile
Kevser başında buluşma ile son bulacak yetimliğimiz
Sen miraç hâdisen de tek yol arkadaşın yine Cebrail di
O mis gül kokunla nurlara boğduğun Mescidi Aksa'yı onurlandıran
Gül kokulu peygamberim
Mescidi aksa yine işgal altında
İşgal altında kaldırım taşları gibi yürekleri olanlar tarafında
Yürekler uzaklarda
Dönüp gözler zulüm denilen gerçeğe baksa
Ah iman eden yürekler bir ayağa kalksa
Nurunla nurlandırdığın Mescidi Aksa yine işgal altında
Ne zormuş sevgisizlik dolu yürekte sevgi yerine şeytan varsa
Birde yanında nefis denen taş kalpli anlayışsızlık varsa
Ah Resulüm gönüllerimize sünnetin yine bir aksa
Uyuyan Müslümanlar bir uyansa
Filistin'de Mescidi aksa da sokaklara aksa
Ah mescidi aksa'm
Senin için gözyaşımı akıtsam
Gülümseyen yüzüne yine baksam
Sen ağlıyorsun yalnız kaldın
Ah yerin dibine batsam
Gül kokulu Resulün kokusunu özgürce alsam
Gül kokulu peygamberim koşarak sana kavuşsam
İşgal eden edepsizlerin yüzüne tükürsem
Feryatlar dağlara çarparak yankılanıyor
Zalim İsrail kin kusan nefeslerini boşaltıyor
Mübarek toprağa kan damlarken
İnsanlar suskun
Yürekler suskun
Bakışlar suskun
Kin ile kabarmış yürekler bozgun
Kelimeler boğazlanmış kifayesiz durgun
Mescidi aksa işgal altında Gökyüzü geceye ait değil
Gündüz gündüze ait değil
Bu gönüller bu bedenlere ait değil
Gece gökyüzünde sevgi ile yıkanan yıldızlar
Şimdi zulüm ile yıkanıyor
Ay parlayan yüzü ile gökyüzünde çivilenmiş duruyor
Zulme son verecek iman dolu insanlara ışık olmak için bekliyor
Yollar dar
Yolun iki yanını çalılar kaplamış har har
Sahnenin gerisinde sırıtanlar var
Mescidi Aksa nurunla nurlanan
O şimdi kendine değil halimize ağlıyor hüngür hüngür
Yere düşen yüzümüze
Yüreğimizde solan hazinemiz olan iman ile kardeşliğimizin solmasına ağlıyor

Kɑrdeşlik öyle bir denizdir ki iman ile yüzülür
İmanın kardeşlik ile geniş yolları vardır binlerce insanı kucaklayan görülür
Bu kardeşlik öyle bir sırdır ki,
Senin mübarek gönlünden gönlümüze aktı
Bunu her gönül kɑldırmɑz,anlamaz yaşayamaz
Öyle özeldir ki vicdɑnı olmɑyɑn ɑnlɑmɑz
Bilirdik bir zamanlar gül kokulu Resulüm
Şimdi bilenler yok oldu gitti
Mescidi aksanın sokakları zulüm ile titriyor
Yürekler titremiyor sessizce gözlüyor
Hissetmeyen uzaklıklarda yürekler
Sinelere kefensiz zulüm biçiliyor görmüyor gözler
Allah'ın nimetine gark olmuş kullar
Tefekkür edebilen insanlar
Yaşayan yaşatan yürekler
Suskun
Çaresiz bakıyor
Çare Kuran'ı kerim ile sünnetinde sanki bilmiyor bekliyor
En aydınlık nurlu şafağa yürüyemiyor
Şefkatinle nurlanan Mescidi Aksa üzgün
Yaşantımız değil düzgün
Yollarda kalmışız sürgün
Vuslat köprümüz yıkık bugün
Merhametini şefkatini unutan yürekler
Sensizliğinle perişan Nur kokulu Peygamberim
Cennete yol olan yüreklerimizin kapısı kapalı
Mutluluğa yürüyecek olan ayaklarımız kırık sancılı
Zulmün karanlık ayak izleri Mescidi Aksa sokalarında
Karanlık cehalet yollarda
Halimiz budur Gül Kokulu Peygamberim
Sevgin kâinata sığmaz sığmıyor yüreklere
Kevser'de buluşmak kısmetse
Yüzümüz kara kabul edersen
Bitecek yetimliğimiz
Gülümseyen yüzün ve elinde bir kâse Kevser suyu ile
Son bulacak yetimliğimiz
Son bulacak
Son bulacak
Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

12 Ocak 2014 Pazar

Gül kokulu Hazreti Muhammed (AKROSTİŞ)




Gül kokulu Resul nurlarla doğdun bugün
Ümmetin olacaklar kâinat umman umman nura gark oldu, sen beklenendin
Lal olmuş gönüllere nurdan çiçekler açtırdın, sen bilinendin
Kâinat nur nur Kuranın ışığı ile nurlarla ışık saçtı, sen özlenendin
O anda gökyüzünde bir yıldız doğdu o anda bir Yahudi şöyle haykırıyordu,
haberiniz olsun, Ahmed'in yıldızı bu gece doğdu,
Ahmed bu gece dünyaya geldi denildi, sen beklenendin
Kimsesiz gönüller zulümle kan ağlayanlara merhamet sahibi Rahmanın,
merhameti ile merhametin güllerini doğuşunla kâinatta açtırdı sen özlenendin
O anda Kisrâ Sarayından On Dört Burç Çatırdayarak yıkıldı, sen farklıydın
Uykunda bile ümmetim ümmetim dedin sen rahmettin
Kâbe'nin içini karanlık ve kirlere boğan putların pek çoğu baş aşağı yıkıldı
Umman umman Kuran ayet ayet indi
Lale sümbül kokusuna kavuştu
Umman umman kainat nura gark oldu
Hayatı Kuran Kuran yaşayandın sen kurandın ona sımsıkı sarılın derdin
Allahın habibi gül kokulu resulüsün
Zülüm doğuşunla son bulmaya koştu, yalnızlık çığlıklarıyla büyüyen yürekler arındı doğuşunla
Rahmet oluk oluk indi kâinata bulutların insanların sessiz ağlayışlarına
rahmetinle gözyaşlarını dindirdin gelişinle
Engin rahmetinle zulmün saltanatını yıktın,
özgürlüğe hasret kalmışlara özgürlük geldi doğuşunla
Tarumar gönülleri azat eyledin özgürlüğe Kuranla yıkadın
İnsanlık seninle insanlığı öğrendi,
hesapsız ve çıkarsız sevginin habercisi idin
Merhametin sahibi seni bizlere şefaatçi kıldı
Uğruna nice gönüller cennete komşu olmak için yarıştı
Hayatın Kurandı derdin ümmetindi insanlıktı,
insanlığa ümmetine sevdalıydın
Ağlayanla ağladın gülenle güldün hep mazlumun yanında oldun
Mekke’den Medine hicret ettin yüreğin kan ağlayarak gittin
Medine’den mekke'ye gelerek rahmet gönlünle fetih ettin,
yüreğimizdeki sahte sevgileriyerle bir ettin,
Yüce Allah’ı Kuranısünnetini yerleştirdin
En sonunda Kuran ile sünneti bizlere bırakarak göç eyledin,
lakin yüzyıllardan beridir insanların gönüllerindesin sen rahmettin
Doğuşunla medâyin'deki kisrâ sarayından on dört burç çatırdayarak yıkıldı,
kâbe'nin İçini karanlık ve kirlere boğan putların pek çoğu baş aşağı yıkıldı,
İstahrabat'ta Bin Seneden Beri Yanmakta Olan,
mecusilerin Kocaman Ateş Yığınları Bir Anda Sönüverdi,
gelişince cennetin kapıları sonsuza kadar açıldı,
cehennemim kapıları kuran ve sünnetin yolunda gidince kapandı doğuşunla,
uykunda bile ümmetim ümmetim dedin sen Rahmettin
ömür denen yolda yollar tükendi yollar karanlık
bir an nefes aldırmayan zalimler nefeslerimizi tüketirken,

hasretle haykırıyorum sana gül kokulu Resul
bir daha gel, bir daha gel, bir daha gel

Mehmet Aluç

7 Ocak 2014 Salı

ÇIKMAZDAKİ KAOS YAŞANTI




ÇIKMAZDAKİ KAOS YAŞANTI
Kuran ve gül kokulu Resulün kişiliğini örnek alarak yaşayanlar
Kişiliksiz kimliksiz yaşayanlar
Korkak kalanlar
Hakkın merhametini rahmetini temsil eden gönlünde taşıyan
Olduğu gibi, gönüllerden imansızlık zulmetini silen korkmayanlar
Bu altın iklime adımını atanlar iz bırakanlar
Kuran ve gül kokulu Resulün altın ikliminin yumuşak ve şefkatli atmosferine koşanlar
Bir kez daha kendini bulup kendi özsüz özüne katanlar
Taze düşüncelerle yaşayanlar güzel yaşamak için iz olanlar
Köhne düşüncelerle yaşayanlar yok olanlar
Korku ve itaat telkin edenler korkaklar
Köleleştirenler kin saçanlar
Kin ile yaşayanlar
Kötü niyetliler
Linç edenler utanmazlar
Milletin avukatları olanlar
Olmayanlar
Milli iradeyi savunalar
Muhbirler olarak savunmuş görünenler
Asrısaadet iklimine doğru yolculuğuna devam edenler
Sevgiyi incelerden ince dantel gibi mutlulukla gönüllere örenler
Mutlu olan
Mutsuz olmayan
Mutluluğu kendi mutsuzluğu gibi mutsuz yapanlar
Nefret edenler
Okumuş kesimi istismar edenler
Öfke içinde olanlar yolsuzlar
İşgale doğru yola açanlar
Millî müesseseleri kendi hesabına işletmeye çalışanlar
Ötekileştirme fikrini sunanlar
Kin sunanlara övgü düzenler
Özgürlüğü savunanlar
Özgürlüğü savunmuş gibi savunanların arasına giren
Özgürlüğü baltalayanlar
Yıkım için kuklacıların rollerini oynayan kukla rolsüzler
Oynamayanlar
Sessiz çoğunluk ve sesli azınlıkta kalanlar
Sevgi duyanlar
Sevgi ve hoşgörüye özlem duyanlar
Sevgiyi barışı özgürlüğü isteyemeyenler
Sevgiyi yeniden yeşertmek isteyenleri sindirenler
Sindirilenlere tokat savuranlar
İslami çökermeye çalışanlar
Çökertmeye çalışır iken çökenler
Soğuktan tir tir titredikleri hâlde,
Üşenmeden zevkle abdest alıp en zor şartlarda camilere koşanlara
Kin nedir bu ön yargı ile kin
Gül kokulu Resul âşıklarını karalama nedendir utanmazca
Yolda kalan derbeder ve perişan akıllar,
Yolda kaldığınıza bin pişman olacak ve ellerini dizlerine vuracaksınız
Lakin iş işten geçmiş olacak o gün
Siyasette, hukukta, adalette keşmekeş sunanlar
Sorumluluk duyanlar
Sorumsuz olanlar
Söz ve yazının arkasına saklanan korkaklar
Stratejik akılla düşünen ve hareket edenler
Stratejik akla sahip olmayanlar akılsızlar
Suç işleme özgürlüğüne sahip olanlar
Suç ve suçlu üretenler
Sürüleşmeyi kabul edenler
Şeytanın dostları
Şikâyet edenler
Şizofren olanlar
Tanınamaz hale dönüşenler
Taraf olmaya zorlayanlar
Tarihi gerçekleri hatırlayan ve hatırlatanlar yol açanlar
Toplumsal arayış içinde olanlar
Toplumu cahilleştirenler
Toplumun ortak kardeşlik dokusunu parçalayanlar

Ucube viran olmuş tipler
Uyanış içinde olanlar
Uyutanlar
Uyuyanlar
Uyumayanlar
Uyutmaya çalışanların yoluna çıkanlar,
dersini imanı ile ders verenler
Ya bendensin ya karşısın diyenler utanmazlar
Yenidünya stratejileri oluşturanlar hiçbir uyuma uymayan uyumsuzlar
Yenildiğini düşünmemek için çırpınan zavallılar
Bütün bu çırpınıp durmaları fiyasko ile neticelen kötü niyetliler
İnsan sevdiğini, bildiği ölçüde severken,
Bilmediğinin de hep düşmanı bilmiştir ön yargı ile yaşayanlar
Yetkili olanlar
Zalimlerin yanında yer alanlar
Zihinlerinde ve yaşamlarında algıya sahip olanlar
Sahip olmayanlar
Yolda kaldığınıza bin pişman olacak ve ellerini dizlerine vuracaksınız
Lakin iş işten geçmiş olacak o gün

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç