12 Ocak 2014 Pazar

Gül kokulu Hazreti Muhammed (AKROSTİŞ)




Gül kokulu Resul nurlarla doğdun bugün
Ümmetin olacaklar kâinat umman umman nura gark oldu, sen beklenendin
Lal olmuş gönüllere nurdan çiçekler açtırdın, sen bilinendin
Kâinat nur nur Kuranın ışığı ile nurlarla ışık saçtı, sen özlenendin
O anda gökyüzünde bir yıldız doğdu o anda bir Yahudi şöyle haykırıyordu,
haberiniz olsun, Ahmed'in yıldızı bu gece doğdu,
Ahmed bu gece dünyaya geldi denildi, sen beklenendin
Kimsesiz gönüller zulümle kan ağlayanlara merhamet sahibi Rahmanın,
merhameti ile merhametin güllerini doğuşunla kâinatta açtırdı sen özlenendin
O anda Kisrâ Sarayından On Dört Burç Çatırdayarak yıkıldı, sen farklıydın
Uykunda bile ümmetim ümmetim dedin sen rahmettin
Kâbe'nin içini karanlık ve kirlere boğan putların pek çoğu baş aşağı yıkıldı
Umman umman Kuran ayet ayet indi
Lale sümbül kokusuna kavuştu
Umman umman kainat nura gark oldu
Hayatı Kuran Kuran yaşayandın sen kurandın ona sımsıkı sarılın derdin
Allahın habibi gül kokulu resulüsün
Zülüm doğuşunla son bulmaya koştu, yalnızlık çığlıklarıyla büyüyen yürekler arındı doğuşunla
Rahmet oluk oluk indi kâinata bulutların insanların sessiz ağlayışlarına
rahmetinle gözyaşlarını dindirdin gelişinle
Engin rahmetinle zulmün saltanatını yıktın,
özgürlüğe hasret kalmışlara özgürlük geldi doğuşunla
Tarumar gönülleri azat eyledin özgürlüğe Kuranla yıkadın
İnsanlık seninle insanlığı öğrendi,
hesapsız ve çıkarsız sevginin habercisi idin
Merhametin sahibi seni bizlere şefaatçi kıldı
Uğruna nice gönüller cennete komşu olmak için yarıştı
Hayatın Kurandı derdin ümmetindi insanlıktı,
insanlığa ümmetine sevdalıydın
Ağlayanla ağladın gülenle güldün hep mazlumun yanında oldun
Mekke’den Medine hicret ettin yüreğin kan ağlayarak gittin
Medine’den mekke'ye gelerek rahmet gönlünle fetih ettin,
yüreğimizdeki sahte sevgileriyerle bir ettin,
Yüce Allah’ı Kuranısünnetini yerleştirdin
En sonunda Kuran ile sünneti bizlere bırakarak göç eyledin,
lakin yüzyıllardan beridir insanların gönüllerindesin sen rahmettin
Doğuşunla medâyin'deki kisrâ sarayından on dört burç çatırdayarak yıkıldı,
kâbe'nin İçini karanlık ve kirlere boğan putların pek çoğu baş aşağı yıkıldı,
İstahrabat'ta Bin Seneden Beri Yanmakta Olan,
mecusilerin Kocaman Ateş Yığınları Bir Anda Sönüverdi,
gelişince cennetin kapıları sonsuza kadar açıldı,
cehennemim kapıları kuran ve sünnetin yolunda gidince kapandı doğuşunla,
uykunda bile ümmetim ümmetim dedin sen Rahmettin
ömür denen yolda yollar tükendi yollar karanlık
bir an nefes aldırmayan zalimler nefeslerimizi tüketirken,

hasretle haykırıyorum sana gül kokulu Resul
bir daha gel, bir daha gel, bir daha gel

Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...