Bu Blogda Ara

Ahmed etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ahmed etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2016 Pazartesi

Âlemlere Rahmet İçin Geldin




Sensiz varamadık hayatın farkına
Yakalanmıştık küfrün çarkına
Âlemlere Rahmet için geldin vardık farkına
Zalimin soktun taşı çarkına
Bu dünyada düşelim senin izine varalım gülüşüne
Ahirette varalım huzurla inşallah şefaatine

Gelmeden önce geceyi nurun sardı
Seni bekleyenlerin yüreğini sevinç aldı
Kokunu duyanlar cennetin kokusunu aldı
Gelişinle zalimleri yıkan bir korku sardı
Bu dünyada düşelim senin izine varalım gülüşüne
Ahirette varalım huzurla inşallah şefaatine

Gelişin bir şerefti bize Rahman olan yüceden
Merhametin rüzgârı sardı âlemi o ilk geceden
Anlatamadı seni gönüller yüz bin heceden
Cenneti gördük senin o nur gülüşünden
Bu dünyada düşelim senin izine varalım gülüşüne
Ahirette varalım huzurla inşallah şefaatine

Nur saçtın âleme yanaştık yanına
Nurdan can kattın âlemlerin canına
Kâfir nefretinden yaklaşamadı yanına
Nefret ile vardı cehennem ateşinin başına
Bu dünyada düşelim senin izine varalım gülüşüne
Ahirette varalım huzurla inşallah şefaatine

Seninle hayat buldu garipler
Sana koştu mazlum öksüzler
Merhametini kıskandı o zalimler
Çıkardın divanında binlerce âlimler
Bu dünyada düşelim senin izine varalım gülüşüne
Ahirette varalım huzurla inşallah şefaatine

Âlemlere Rahmetsin Nurdan Muhammed
Nurdan isminle şefaatçimizsin nurdan Ahmed
Bu âlemde hiç vermedin kimseye zahmet
Hep dilindeydi bizim için dua ile Rahmet
Bu dünyada düşelim senin izine varalım gülüşüne
Ahirette varalım huzurla inşallah şefaatine

Gelişinle getirdiğin nurdan haktır
Ölüm dedin sanmayın uzaktır
Nefis şeytanın size yaptığı dedin tuzaktır
Âlemlerin Rabbi dedin size çok yakındır
Bu dünyada düşelim senin izine varalım gülüşüne
Ahirette varalım huzurla inşallah şefaatine

Gelişinle nurunla güller kokunu aldı
Kokunu alan güllerin kokusu cenneti sardı
Seninle olan müminleri semada melekler kıskandı
Adı güzel kendi güzel Nurdan Ahmed
Bu dünyada düşelim senin izine varalım gülüşüne
Ahirette varalım huzurla inşallah şefaatine

Olduk sevinle yıldızlara âleme komşu
Sardı Âlemi gelişinin nurdan kokusu
Yıkıldı dünyayı yıkarım diyen zalimin ordusu
Bir asır çıkmaz artık onun bu korkusu
Bu dünyada düşelim senin izine varalım gülüşüne
Ahirette varalım huzurla inşallah şefaatine

Kul Mehmet’im Nur Resulü kelimeler yazarak bitirmez
Gül kokan Resulü anlatmaya heceler kalemler yetmez
Gül kokan Nur Resul ’süz olan bu âlemde ahirette gülmez
Bu âlemde onunla olan bu âlemde ölse de ölmez
Bu dünyada düşelim senin izine varalım gülüşüne
Ahirette varalım huzurla inşallah şefaatine
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

9 Şubat 2016 Salı

Az Gül İnsanları Gülümset



Ey kul değimli geliş maksadın ibadet
Sende ne gezer yakıp yıkan nefret
Gece gündüz çalışmazsın edersin şikâyet
Sende neden bulunmaz davan için az gayret
Az gül insanları gülümset
Seni gülüşünle bekler Nur Peygamber ile ahiret

Sonra beklersin boş gönülle hidayet
Gönül kapın kapalı kapıya gelmez davet
Oturur halin görmez insanlara edersin hayret
Gönüllere etmezsin hiç hicret
Az gül insanları gülümset
Seni gülüşünle bekler Nur Peygamber ile ahiret

Şeytan ile yaparsın ticaret
Şeytan ile olan kazanır nefret
O halde var git cehennemde halini seyret
Dert sıkıntı sabırla biter elbet
Az gül insanları gülümset
Seni gülüşünle bekler Nur Peygamber ile ahiret

Dünyayı âlemi iman ile gülümset
Dünya âlem imanına etsin hayret
Haydi, kardeşim ay gayret ile sabret
İman yolu ile sabır yolunda bekler cennet
Az gül insanları gülümset
Seni gülüşünle bekler Nur Peygamber ile ahiret

Cümlemiz kardeşiz kimedir bu kin nefret
Bak haline her şeyin tastamam az şükret
Nimetlerin bol ise birkaç fakir sofrana et davet
Al yanında dursun harca merhamet
Koparsa merhamet lazım olur koparsa kıyamet
Az gül insanları gülümset
Seni gülüşünle bekler Nur Peygamber ile ahiret

Kul Mehmet’im iman olacak ki gökten ine Rahmet
Âlemlere Rahmet Nurdan Muhammed Ahmed
Nur Kur’an ile Nur Resulü et takip etme sakın Rekabet
Akşama olunca sabah olacaktır elbet
Az gül insanları gülümset
Seni gülüşünle bekler Nur Peygamber ile ahiret
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


26 Ocak 2016 Salı

Âlemlere Gönüllere Rahmetsin (Naat)



Nasıl yazsın Seni ey Nebi
Yazarken biter bu kalem
Tükenir mürekkep
Sen geldin âlem oldu âlem
Âdem değildi o âdem
Zülüm altındaydı madem
Rahman gönderdi seni o dem
Gülenleri güldürmeyenler
Gülerken pis pis
Gülmeyenler gülmeyecek sandı
Nefis şeytanla nasıl buna kandı
Kandı kandı ya işte yandı
Kâinatın kucağında nurla sen
Nura boğuldu âlem
Kamaştı gözler
Bitti o an söylenen sözler
Açıldı kapanan o mazlum gözler
Dokundu ağlayan gözlere nurdan elin
Dokundun kırılmış beli
Çölde kumda yatan Bilallin beline elin
O dokunuş ki günde beş vakit ezanla
Sesi hala kıyamete kadar kulaklarımızda
Rengi teni simsiyah yaşaması gereksiz dediler
Çöllerde karnına tonlarca taş yatırdılar
İmanını sınadılar
Bilemediler iman sınanmaz yaşanır
Bilemezlerdi onlar merhameti
İmanı
İman etmeyi
Güldürmeyi
Yaşatmayı
Sen dokundun işte
Binlerce yıldır
Hala Bilallin ezan sesi kulaklarımızda
O zalimler sadece kendileri güldü
Kendileri yedi
Kendileri yaşadı
Yürekleri merhametle hiç titremedi
Zulümle gönülleri
Evleri yıktılar
Sen geldin ve yıkıldılar
Görmediler
Göremediler
Bilmediler bilemediler
Ya Muhammed canımız sana olsun feda
Seni bilmediler
Yıkılmayı hazım edemediler
Nefreti yıkamadılar
Oysa nefreti yıkmak diriltmek
Dağlar gibi gönüllerde yeşertmekti
Güller gibi açmaktı
Unutmaktı eski bilinen yanlışlardan kurtulmak
Yeniden iman ile dirilmekti
Bilemediler
Göremediler
Hissedemediler
Yaktılar
Yandılar
Söndürdüler
Söndüler
Senin cennet gül kokunu alanlar
Koştular
Sarıldılar merhametine
Gözlerinde sevinçten pınarlar
Çatlarken sevinçten gönüller
Ah seni o nurunla görenler koştu sana
Yeniden imanla
Merhametle dirildi
Sığmadı Mekke'ye Medine'ye
Âleme
Yaydı merhametini
Cennet kokunu
Belde belde
Şehir şehir
Sığmadı âleme
Sığdı ufacık bir gönül'e
Gül cennet kokunla
Kuşlar şaşkın
Aşkınla kuşlar geçemedi sana koşanları
Kanat çırpan kuşlar kanatları yorulurken
Sana koşanların kanatlarında yok iken
Kırıldı kuşların kanatları sana koşanlara kanat çırparken
Yolda kaldı tüm kuşlar
Senin kokunla açarken güller
Sevilmez mi güller
Nurdan Muhammed
Candan Ahmed
Senin kokunla kokarken
Senin nur güzelliğinle açarken
Sensin Âlemlere Rahmet
Sen nereye baksan nur
Sen nereye adım atsan
Cennetten bir bahçe
Evler gelişinle nurlandı
Sofralar bereketi ile coştu
Aç kalanlar bereketinle doydu
Nimetler eksilmeden çoğaldı
Bilinmezdi-Emin- ne demek  
Unutulmuştu
Yok olmuştu
Mekke emin oldu
Emin olmayı gördü anladı
Anlamayan öküz gibi baktı
Eminsin dedi
Allahın nur Nebi si'sin peygamberisin demedi
Demedi mutluluk yüzü hiç görmedi
İman etmedi iman ile ölmedi
Gözlerin cennetten bir âlem
Gönlün tüm cenneti kaplayacak
Şefkat merhametten buyur eden saraylar
Görenler gördü
Susamıştı
Şefkate
Merhamete
İnsan olduğunu söyleyen
Söyleyerek saran gönlün
Sıcaklığına hasret kalmıştı
Gördü gören
Koştu
Sarıldı
Bırakmadın sana sarılanları
Onlar için geceleri
Seccadeyi gözyaşı ile yıkadın
Cehennem narında yanmasınlar dedin ağladın
Sen ağladın
Cehennem söndü sönecek
Şefaat için şefaat verdi sana Yüce Rahman
Sana koşarken şefaatine
Nur yüzüne gönlüne koşacağız
Merhamet ile yoğrulmak için
Âlemlere Gönüllere Rahmetsin
Nurdan Ahmet
Nur Muhammed(S.A.V.)
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

(Nöbetçi Şair)

20 Kasım 2015 Cuma

Nur Muhammed Can Ahmed...



Gelişin canlara can
Nurunla doldu cihan
Sen damarda dolaşan
Nur Muhammed Can Ahmed

Şaşırmıştı o beşer
Neler yapardı neler
Etrafta vardı hep şer
Nur Muhammed Can Ahmed

Zalime dünya dar
Yüreğinde var har
Sensiz mezar çok dar
Nur Muhammed Can Ahmed

Doğdun bir güneş gibi
Gülüşün cennet gibi
Gelişin vuslat gibi
Nur Muhammed Can Ahmed

Gelişin müjde bize
Zalimler geldi dize
Putlar yıkıldı işte
Nur Muhammed Can Ahmed

Seni gönderdi celil
İnanmaz ister delil
Sonunda oldu rezil
Nur Muhammed Can Ahmed

Cümle ikrar eyledi
Seni Peygamber bildi
Tevhit kabul edildi
Nur Muhammed Can Ahmed

Nurla doldu bu cihan
Secdeye vardı insan
Gelişin kula ihsan
Nur Muhammed Can Ahmed

Merhamete var talep
Buna oldun sen sebep
Sensin nurdan bir edep
Nur Muhammed Can Ahmed

Gelişin ihsan kula
Seni kaybetmiş bula
Seni cümle dil ana
Nur Muhammed Can Ahmed
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


10 Kasım 2015 Salı

Nur Muhammed Nurdan Ahmed (S.A.V.)


Kibrin nefis kokan nefesi
Gönülleri esir eden kafesi
İnsanlığı bitiren zulmün sesi
Gelişinle yıkıldı
Gül kokan Nebi
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed
Sarsıldı ilk önce
Zulmün sesi
Ta kisra da duyuldu sesi
Zemin kaydı ayaklarında
Kesildi cümle neşesi
Ebu cehil ile tayfası
Ah doğurmayaydı anası
Sana ne kadar çile çektirdi
Ah o kahrolası
İlk gülüşün gelişinle
Nur gibi doğdu âleme
Yetim doğan
Muhammedül emin
Âlemlerin güneşi
Kan kokan cahilliye devrini yıkan
Gönüllerin iman güneşi
Sensin ya Nebi
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed

Allahın adıyla ismini andık
Nura gark olduk sana inandık
Sana ümmet olmak
Nasip olmaz her kula
Aşk ile lisan ile
Allah dedik
Muhammed dedik
Döküldü cümle günahlar
 Bir bir güldük sevindik
Kerim olan Rabbimiz
Acıdı cümle kula
Gönderdi seni
Rahmet diye âleme
Seninle güldü hayat
Seninle kırıldı
Kölelik zinciri
Yok, oldu zulüm
Yıkıldı putlar
İnanmayanlar etti hayret
Nasıl olur bir yetim
Olur Peygamber
Yüce Rahman
Âdem peygamberin alnına
Koydu nurunu
Ona bu habibimin nuru dedi
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed


Gelişine nuruna merhaba
Gelişinle nur doldu sabaha
Nurlar doldu karanlık akşama
Seninle nura gark oldu beşer
Zalimler kalesi yıkıldı birer birer
Daha görecek onlar neler neler
Yaşayacaklar kahır dolu geceler
Zulüm bitti güldü cümle âlem
Dünyaya gülüşüne verdin selam
Sustu diller sendin söyleyen kelam
Nur Kur'an tamlandı
Nurla sundu bize bin bir âlem
Bakışınla gülümsedi nurdan âlem
Cümle kâinat sana verdi selam
Sana iman etmeyen
İman sırrına eremez
Helal kazanmaz
Helal yemez
Sen gelmeseydin
Ne olurdu halimiz
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed

Aman isteyen verdin aman
Cümle gönüllere oldun can
Kelamına cümle kâinat verdi selam
Kelamına doydu insanlık aldı derman
Yüce Rabbim Rahim
Her şeye Kerim
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed

Seni yolunda nurlar bulam
arayam yolunda tozun olam
Yolun bulamazsam ben solam
Allah'a kul Sana ümmet olam
Nurunla dolam
Kur'an izinde sana varam
Gülüşünle nurunla gönlümü saram
Sensiz bu hayatı yaşamak haram
Arayıp da gül nur yoluna varam
Yolunda yürümekle yaşanır bayram
Sen gelmeseydin
Ne olurdu halimiz
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed

Gelişin gönüllere deva
Nurun âleme reva
İmanla bulduk sefa
Cümle âlem beklerdi
Nurdan öz zatını
Dillerde adın gül gibi koktu
Cümle âlem söyledi nura boyandı
Nur Muhammed
Nurdan Ahmed

Sen geldi bitti zulüm zahmet
Oluk oluk yağdı Rahmet
Sendin âlemler Rahmet
Nurdan Ahmed
Zalim yaşadı hezimet
Gelişinde vardı zaten hikmet
Kur'ana doğru oldu istikamet
Gönlün okyanustu 
Tükenmezdi merhamet
Sendin âlemler Rahmet
Nurdan Ahmed
Nurdan Muhammed

Bitti gelişinle husumet
Herkes oldu kardeş
İmanla doğdu güneş
Allaha ait dedin ahkâm
Ashabın oldu amil
Köleler eyledin azat oldular kâmil
Muhtaçlar yaptın atiyye
Senden kaçanlara gülümsedin
Verdin hediye
Dedin kaçma geriye
İmanla koş ileriye
Yaşandı asrısaadet
İnsanlık oldu bahtiyar
Gönüllere geldi basiret
Sözlere geldi belagat
Seninle kuruldu cemaat
Sendin edep
Ümmi olsan da
Sendin edip
Seninle okundu ezan
İslam'ın çağrısı oldu o an
Fehm'le doldu âlem
Nurdan Ahmed
Rabbim şefaatine
Ulaşanlardan eylesin
Cümle müminleri
Mehmet Aluç-Kul Mehmet


Atiyye: İhsan, lütuf, muhtaç olanlara yapılan bağış
Kim dilencilik kapısını açarsa, Allahu Teâlâ dünyada ve ahrette ona fakirlik kapısını açar. Kim Allahu teâlânın rızâsını kastederek atiyye kapısını açarsa, Cenabı-ı Hak ona hem dünya, hem ahret seâdeti ihsan eder. (Hadis-i şerif-Sünen-i Ebu Dâvûd) 
Peygamberler, ümmetleri için Allahu teâlânın atiyyesidir. Fakat Resul-i Ekrem efendimiz hediyedir. Hediyye ile atiyye arasında fark vardır. Atiyye muhtaçlara, hediyye ise sevilenlere verilir.  (Ebü'l-Abbâs-ı Mürsî)

Belagat:  Sözün düzgün, kusursuz ve yerinde söylenmesi. 
Fehm: Anlayış; iyiyi kötüden ayıran anlama kuvveti.

Amil: İş yapan

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç