Bu Blogda Ara

kulak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kulak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2016 Çarşamba

Gönül Kırıldıktan Sonra



Ağlıyor musun şimdi bensiz
Bende çok ağlamıştım sensiz
Gülmüyor musun bensiz
Bende gülmüyordum sensiz

Çağrıma hiç kulak vermedin
Seni seviyorum demedin
Gitme dedim çektin gittin
Gittin de ikimizi de bitirdin

Üşüyor musun bensiz
Bende üşüyordum sensiz
Ayrılığa gelin mi gittin
Bende yalnızlığa damat olmuştum

Gittiğin günden beri dargınım baharlara
Seni benden alanlara
Dağlara taşlara küskünüm ağlamayanlara
Dipsiz kuyuların başında yaramı deşiyorum

Çok acıyor mu şimdi yüreğin
Benim yüreğimde acımıştı
Bensiz bir lokma boğazından geçmiyor mu?
Benimde boğazımda sensiz geçmiyordu

Yarın geliyorsun diye hep bekledim
Ayı güne yılları mevsimlere bağladım
Gece gündüz senin için ağladım
Gelmedin kendimi toprağa adadım

Bensiz yalnızlık şarkısı dinlenmiyor mu?
Bende dinleyememiştim sensiz
Bensiz bu dünya sana dar mı geliyor?
Bana da sensiz çok dar gelmişti

Tesellilerim döndü kış ayına
Gözyaşlarım döküldü demli çayıma
Senden sonra oturan olmadı yanıma
Sensiz çıkamadım gülen baharımın balkonuna

Seninle sevdama isim koyamadım
Sensiz bu şehirde duramadım
Senden benden geriye bir şey bırakmadım
Ar ettim senide kimseye soramadım

Eğdim başımı hiç kimsenin yüzüne bakamadım
Koluma sevdamdan başka bir şey takamadım
Oda çekti gitti artık hiç ağlayamadım
Anılardan kaçmaktan başka bir yolda bulamadım

Sordular neden gittin diye söz bulamadım
Yüzüme tükürdüler yerin dibinde yer bulamadım
Aslında sevgiye layık bir kul olamadım
Kendime kızdım sana söyleyecek söz bulamadım

Bıraktığım mirası kabul etmemişsin
Bende senin bıraktığını kabul etmemiştim
Viran bağda oturup bağdaş kurmamışsın
Ben sensiz çok oturup bağdaş kurmuştum

Gittiğinde hayatım düştü benimle boşluğa
Ayrılık nede gelmişti senin hoşuna
Ben sana bağırmıştım gitme diye çığlık çığlığa
Yaşattın beni şehir ’siz dağdan dağa boşuna

Uzatınca ellerin tutunacak dal mı bulamıyor
Gezdiğin o sokaklar şehirler huzurla mı dolmuyor
Gülümserken sahte yüzünle selamını mı almıyorlar
Kendi ellerinle kazandın sen aklın neredeydi

Şimdi ben isimsiz şehirlerde dağlardayım payımı aldım
Duydum yine ayrılmışsın o vefasızdan üzüldüm şaşırmadım
Kor bir alev düşmüştür gönlüne benim gibi alışırsın
Gece gündüz yakar söndürecek su bulamazsın anlarsın

Yanımdayken de şimdide bir tebessüm kadar uzaktın
Giderken içinde ne var ise sen boşalttın
Ben boşaltamadım şiştim kaldım tüm kapıları kapattım
Ağlayarak gelmene gerek yok ben tüm lambaları kararttım

Kul Mehmet’im derki eden ettiğini bulur
Açtığı yarayı yaşar sanmasın çaresi olur
Merhameti olmayan sanmasın merhamet ona dokunur
Gönül kırıldıktan sonra sanma yapan ustası çok olur
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-




28 Nisan 2015 Salı

Sensizlik Bahtını Sildim Bugün




sen gideli kaç yıl oldu
sen gideli kaç mevsim soldu
bilmiyorum
yırttım yaktım tüm anıları
gözümü karartım
sensizlik bahtını sildim bugün

gözlerim senin için yaşar dökerdi
hasret dolu günler hep anlımdan öperdi
işte o an içime gam kasevet çökerdi
yırttım yaktım tüm anıları
gözümü karartım
sensizlik bahtını sildim bugün


kulaklarım hep sesini duyardı
hasretin yüreğimi oyardı
yollar ayağımın altında sensiz kayardı
yırttım yaktım tüm anıları
gözümü karartım
sensizlik bahtını sildim bugün

hep hasreti yaşadım gençlik çağımda
nefret kin ile yeşerdi gönül bağımda
sen giderken götürdün mutluğu söyle kucağında
yırttım yaktım tüm anıları
gözümü karartım
sensizlik bahtını sildim bugün


bir busen bile kalmadı yanağımda
sensiz kaldım ben bitap bir durumda
ayrılık silahı ile vurdun sen şakağımda
yırttım yaktım tüm anıları
gözümü karartım
sensizlik bahtını sildim bugün


ah bir gelsen derdim olsam kucağında
bir buse kondursaydın sensiz solmuş yanağıma
bende buseler kondursaydım tatlı dudağına
kul mehmetim yırttım yaktım tüm anıları
gözümü karartım
sensizlik bahtını sildim bugün
Mehmet Aluç

21 Mart 2015 Cumartesi

Sürgülü Kapılarla






Gurbet eldeyim yar bana haber yollamış
Dokunduğum her yerde yaram sızlıyor demiş
Bir lokma ekmeği soğan ile yeriz demiş sızlanmış
Savrulmuş kırgınlık dolu gurbeti bıraksın yanıma gelsin demiş

Yârin derin nidaları kulağımı tırmalar
Yâre güzellikleri verememek yüreğimi parçalar
Gurbet elin sessiz yolları gönlümü yaralar
Savrulmuş kırgınlık dolu gurbeti bıraksın yanıma gelsin demiş

Kul Mehmet’im sürgülü kapılarla kapattım gurbet kapısını
Gülümseyerek karşıladı yârim sardım aşk ile gülen yapısını
Kimsesiz şehirde bırakmadım ömrümü hayatımın yarısını
Artık yârin gözlerine bakarak karşılıyorum gülen sabahı

Mehmet Aluç

14 Mart 2015 Cumartesi

İman konusuna gelince





İmansız gezdik görünmez olduk kaybolduk gittik
Ah söylemişti Resul imansız gezmeyin sakın
Şeytan size hemen olur yakın
Siz o zaman imanı ak göğsünüze takın


Derdimiz oldu neşe içinde gülmece eğlence
İman konusuna gelince kim bile, biliriz birisine ölüm gelince
Asılı duvarda asılı kuran iner ölüye okunur diriler kulak tıkar
Ciğerimiz yanıyor cümle alem ömür bitiyor ,ölüm geliyor kul nereye kaçar

Kul Mehmet’im güneş gözlüğü takarız iman gözlüğü takmayız
Bizden daha aşağıda fakir olanların yüzüne bakmaz yanına yaklaşmayız
Ramazan ayı gelince oy anam oy bir dürüst oluruz burnumuzdan kıl aldırtmayız
Ciğerimiz yanıyor cümle âlem ömür bitiyor, ölüm geliyor kul nereye kaçar




Mehmet Aluç

27 Şubat 2015 Cuma

Mü’minin kulağı çınladığında...

Mü’minin kulağı çınladığında...

Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Buyurdular ki;

Birinizin kulağı çınladığında beni ansın ve bana salavat getirsin 
Ve ‘zekerallahü men zekerani bi-hayrin’ desin”
Resulullah, “Muhammedün Resulullah sallallahü aleyhi ve selem
Ve bunun benzeri salava-ı şerife okumak ile zikredilir, anılır.

Mü’minin kulağı çınladığı esnada Resulullah (s.a.v.) onu 
Cenab’ı Hak katında anmış, ona dua etmiştir. 
Mü’minin ruhu bunu duyduğu zaman kulağı çınlar. 
Bunun için salavat’ı şerife okuması tavsiye buyurulmuştur.

Hadis-i Şerif, İbnu’l-Cevzî, el-Mevzuat, 3/76
Kaynak:http://vaktisukut.blogspot.com.tr/search?updated-max=2013-04-14T19:05:00%2B02:00&max-results=11

11 Şubat 2015 Çarşamba

Doğru Kul Olmayanın



Duy ey insanlık arşa varır feryat
Mazlum ahı alır zalim neredesin insan heyhat
Duymazsın feryadı o zaman sen feryat içinde yat
İnsanlık kulak tıkamak mıdır bir düşün öyle var git yat

Bak Kuran ve Resul verir her daim nasihat
Ey insanlık sen bunları görmez duymazsın heyhat
Yazıklar olsun sıra sana gelince ne yapacaksın bulamazsın şefkat
İnsanlık kulak tıkamak mıdır bir düşün öyle var git yat

Kul Mehmet’im doğru kul olmakla insan bıkmaz
Var ise bir yerde feryat yan gelip hiç yatmaz
Doğru kul olmayanın yolu doğru yola çıkmaz
Kuran ve Resul ile olan hiçbir zaman gönül yıkmaz
İnsanlık kulak tıkamak mıdır bir düşün öyle var git yat
Mehmet Aluç


3 Mart 2014 Pazartesi

YURDUN DÖRT KÖŞESİNDE TOKADI YERSİNİZ


YURDUN DÖRT KÖŞESİNDE TOKADI YERSİNİZ
Sessiz çığlıklar sokağın her köşesinde
Yalvarırken acının notalarına canı cebinde
 Her şey suspus olmuş beyninde
 Sadece gözler konuşuyor yurdun dört köşesinde
 Gözlerdeki manayı anlayan yok
Herkes zevki sefasında
Ütüsü üzerinde
Vaktinde vakitten habersiz
Yerinde yeri rahatında
Yerli yerinde sanki dünyanın sonu yok
Zinde kör bakışı ile
Aleyhinde söz söyleyenlere kulak tıkalı
Neyin içinde olduğundan habersiz
Ötesinde olanları umursamaz
Kendi halinde
Keyfi yerinde
Koro halinde
Kantarı belinde
Dilinde
Olması gereken yüreğinde ama nerede
Günün birinde yiyecek tokadı
Soracak acil çıkış kapısı nerede
Arayacak bulamayacak
Sıralanacak sorular
Alışveriş arabaları nerede
Satışların yapıldığı alışveriş bölgesi nerede
Alışların yapıldığı satıldığı alışveriş sepetleri nerede
Anayol çıkışı nerede
Bagaj taşıma çekçeği nerede
İnsan hayatı ile oynadıkları bahis gişesi nerede
Haksız kazançlarla aldıkları
Paraların bankamatikleri nerede
İnsanlıkları olmayanların binası nerede
Benim vip koltuğum nerede
Benim vip kompartımanım nerede
Benim vip yatağım nerede
Vip bilet gişesi nerede
Bir sonraki durak nerede
Vip koltuğum nerede
Maalesef soruların cevabı tokatta gizli
Anlarsan
Anlamazsan doğru uçuruma
Önüne gönlüne bakmazsan
Yersin tokadı
Ondan sonra düzgün düşünürsün sorarsın
Ondan sonra sorarsın
Satışların yapılmadığı alışveriş bölgesi nerede
Alışların yapıldığı satışların olmadığı
Alışveriş merkezi nerede
Anayol girişi nerede
Diye sorarsın
Aman dikkat et

Mehmet Aluç

25 Aralık 2013 Çarşamba

DÜŞÜNCELERE AYDINLIK


DÜŞÜNCELERE AYDINLIK
Düşüncelere aydınlık Kuran Resul ile iman ile gelir 
Problemlere çözüm ve açmazlara açıklık getiren Kuran’dır Resuldür imandır
Varlığın gayesi yolu anlamı çekirdeği ve meyvesi olduğu halde
Günümüzde çıkmaza düşen
Nefis şeytan çıkmazında titreyen
Yolunu şaşırana yol olan yön veren
İnsanı ıstırap içinde çıkmazda çıkaran
İçinde bulunduğu girdaptan alıp, yol açan
Kutlu bir miraç çizgisinde öteler ötesine çıkarıyor Kuran Resul iman
İnsanı karanlıklardan aydınlığa
Yerlerin basıklığından acımasızlığından göklerin enginliğine
Kölelikten hürriyete çağırıyor Kuran Resul
Aydınlık geniş ve masmavi bir ufka doğru götürüyor
Taşlaşan kalpleri yumuşatan
Merhamet ile dolduran
Yoldaki yolcuyu anlatan
Kutlu nurlu Kuran Resul yoluna yolcu olunması gerektiğini hatırlatan
Kendini anlamasını başkalarını da anlamasını sağlayan
Farklılığın Kuran Resul ile olduğunu söyleyen
Gözleri, kulakları, aklı, teni, ruhu, kalbi alabildiğine açık eyleyen
İçini dışını açık eyleyen nur ile dolduran
Hasret gönüllere vuslatı ulaştıran
Hayatın yaşamın anlamı gayesi Kuran ve Resul ile yaşamak yaşatmaktır
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç