Bu Blogda Ara

Gülümseyerek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gülümseyerek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2016 Pazar

Geçmiş Dün Öldü İse Can Çeke Çeke Elimizde, Bugün Gülümseyerek Ölmesine Katkıda Elimizde.



   Hiç düşündüğünüz oldu mu acaba, bin bir çile ile geçen dünün acısı için bugünümüzü yani bir anda hayal olan ve ilerisi için bizi bağlamayan, gereksiz bir anlık fikirsizlik ile bu günümüzü heba ederek yarının pişmanlıklarını yaşadığımızı benim gibi düşündünüz mü acaba? Belki siz benden önce düşündünüz, benim ise şimdi aklıma geldi! Ne akıl almaz boş olan dünler için bu günümüzü yıkıyoruz!

   Dün, bugüne bakmak varmak için kapı yol adım, e eğer kapıyı açamadık ise yola çıkamadık ise açmak için gayret göstermeyelim mi yola çıkmak için adım atmayalım mı? Oh ne ala dün baktım kapı kapalı yol ise sisli dumanlı, artık ben bittim tükendim artık az daha gayret ememe ne gerek var ümitsizliği ile çırpınarak yarınları yok etmenin lüksü yok bu fani ömrümüzde. Geçmiş dün öldü ise can çeke çeke, bugün gülümseyerek ölmesine katkıda elimizde… Mademki bugün yarın ölü olacak elimizde değil,  dün öldüğü için feryat ettirerek katkıda bulunduğumuz için, bugün onu gülümseterek yarın etmek için çaba göstermek kul olarak görevimizdir ve bundan da kaçış yoktur…

   Dün eli kolu bağlı olarak karşımızda duran bugünümüz eli kolu çözülerek yarınımız olmadı ise, bugün olabilir, dün hayal olan az bir gayret iman gücü ile yani Yüce Rahmanın izni ve az çaban ile bugün gerçek olabilir.  Burada ki ince çizgiyi nükteyi anlayabildik değil mi, elbette ki sizler benden önce çözdünüz, ben ise yeni çözmeye başladım… Hayat her gün bir yeni adımla başlar ve son bir adımla biter ve yarın yeniden başlar veya sonsuzluğa varmak için, yeniden doğar ve sonsuzlukta bitmeden devam eder. 
   
Her gün yeniden bir adımla, hiç yolunu yönünü kaybetmeden kâinat yoluna devam ediyorsa, iman etmeyenler az idrak etsin ki yarın sonsuz yürüyüş için diriliş ve hesap günü var… Yak yık viran et keyfince hayat sür öldür, e ondan sonra ölümden sonra hayat yok de kendini kandır sen ey salak oğlu salak… Zaten kâinat, yaratılmış olan her kula istediği sorunun cevabını vermiş, yaz ve kış, yazın canlı olan kâinat kışın beyaz kefenle ölüyor ve yazın yeniden dirilişle canlanıyor, bak gör anla, bak görme kör yaşa fikirsiz ‘liginle…

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

30 Ocak 2016 Cumartesi

Şiirler Gülümseyerek Gönüllere Dokunmalı Buna İzin Verin.




Şiirler Gülümseyerek Gönüllere Dokunmalı Buna İzin Verin.

Şiirlerimle sokaklarda geziyorum, gülümseyerek şiirlerimle insanlara bakarken, insanlar bana garip garip bakıyor, her halde bu deli diyorlar, bu zamanda gülmekte neymiş, o nasıl bir şeymiş yenilir mi içilir mi gibilerinden bakıyor, gülümsüyorum, şiirle yatıp kalkmayınca hecelerle dost yaren olmayınca böyle oluyor, elden ne gelir. Kaldırım taşlarına okuyorum şiirlerimi sarsılıyorlar hislerinden desem yoksa bana mı öyle geldi bilmem, gülümsedi birden sanki sokaklar.

Kısa hayat gibi, kısa sokaklarda gezdim, şiirlerimi onlara kısa kısa okudum, kuşlar gibi uçarcasına sevindiler, sokaklar çocuklarla doldu bir an, onlara da çocuk şiirlerimi okudum, uçurtmalarım dan gökyüzüne uçurduğum şiirlerimden söz ettim gülümsediler, kapalı değildi onların gönülleri şimdiden anladılar şiirleri güldüler şiirlerle. Bazen gönül'e bir şeyler değmeli, eller değmeli, şiirler değmeli, aşklar değmeli gülümsemeler değmeli... Değince bir şeyler büyümeli, küçülmemeli karanlıklara saklanmamalı, duysana gönlü şikâyet ediyor senden, ayrılıkların sokağına uçurumuna düşeli feryat ediyor, kurtar beni gülümseme ile şiir ile aşk ile neden duymayız bilinmez!

Yürüdüm gönüllerine el sallayarak, çocuklarda gönülleri ile el salladılar devam ettim yürüdüm çıkmaz sokaklara doğru, çıkmaz sokakları şiirlerle süsleyerek çıkmazlığından kurtarmak istedim. Ne kadar çok özlemişler vuslatı, vuslat ile saranı o karanlık izbe çıkmaz sokaklar şenlendi şiirlerle, aylardır yanlarına uğramayan bir canlıya hasret çıkmaz sokaklara, kuşlar gökyüzünde birer birer indiler, şiirlerimi böldüm önlerine serptim birer parça ekmek ile arkasında çocuklar koştu kuşları görünce, insanlar koştu neler oluyor diye. Fena hallerimize şiirlerle ağladık sonra yavaş yavaş gülümsedik. Yanlışlara giden ayrılık yolları çıkmaz sokaklar, vuslat ile buluştu, yıktık çıkmaz sokağın son adımdaki duvarları, yandaki sokağa açtık sokağı, gönül'e güneş gibi doğan giren şiir gibi güneş girdi çıkmaz sokağa... Şiir yeni bir anlama ve ahenge dönüştü gönüllerde, meğer ne kadar susamışız şiirlere, güzel sözlü hecelere kelimelere...
Anlamı bozuk kelimeleri gönlümüzde ne kadar çok biriktirmişiz, saatler sürdü şiirle ayıklamak yok etmek... Bir şey ifade etmeyen anlamsız hecelerle gönlümüze dağlar dikmişiz, yıktık el ele... Dili olmayan hayaller gönlümüzde o kadar yer kaplamış ki yıllardır onun karanlık anlamsızlığında yürümüşüz o nedenle hayallerimiz gerçekleşmiyor, dilde gönülde tatlı söz olmayınca gönül dil ne bilsin güzelliği, nasıl anlatsın karşısındaki haylin güzelliğini. Sözler hecelerle, kulağa hoş gelecek ve ruha heyecan verecek şekilde güzelleştirme yollarını gösteren şiire ne kadar muhtaçmışız, bu çıkmaz sokakta anladık. Yıktık şiire ait olmayan her şeyi gönülde çıkmaz sokakta, açtık gönül yollarını çıkmayan sokakların yollarını. Şiir gibi hece gibi gülümsedik anlam ifade eden şiirsel gülüşlerle.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

3 Temmuz 2015 Cuma

Allah için



Gözünde aksın yaşlar Allah için
Kazandığın helal malı harca Allah için
Ömrünü harca Allah yolunda mümin olduğun için
Ölüm gelsin gülümseyerek Allah'a kavuşmak için

Rahman ile sen secde de ol
Rahman sana açar bir yol
İşte iman ile sana mutlu bir yol
Rahman'a ol iman eden bir kul

Tebessüm ile Kuran'a ver selam
Kuran dili ile eyle kelam
Hayatına iman ile et devam
Rahman'a ol iman eden bir kul

Tenin uzak olmasın Kuran'a
Mukaddes kuran alsın seni avucuna
Kuranda uzaklaşıp dar sokaklarda girme esaret altına
Rahman'a ol iman eden bir kul

Avucunda dua ile süzülsün nur
Kuran iman sanadır onur
Tövbe ile günahını eyle pak nur
Rahman'a ol iman eden bir kul

Nefis şeytan ile matem kaplamasın ömrünü
Kuran Nur Resul kaplasın gönül gülüşünü
Gönlünde biriksin Rahmet nur nur
Rahman'a ol iman eden bir kul



Kul Mehmet'im selamet ile ol Kuran sana onur
Kuran gönlüne nur nur işlesin odur ferah nur
Gönlüne yağsın rahmet can nur
Rahman'a ol iman eden bir kul

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)



22 Haziran 2015 Pazartesi

Hayat Koşarken




Hayat koşarken son istasyonda yeni hayata
Dünya hayatında bazen sıyırsak ta yolda balata
Yolda dostumuz çok alırız yolda yeni balata yapılmaz hata
Ömür dediğimiz bir nefeslik yol gülümseyerek al yol

Ey kul bu güzel dünya ile hayat senindir ey insan
Rahman bağışlayıcıdır kuluna yaptığı değil mi ihsan
Kur’an gül Resul ile yola devam zikir ile olsun lisan
Ömür dediğimiz bir nefeslik yol gülümseyerek al yol

İnsan seçtiği ile dünyada elbette ki hürdür
Yaptığının verir hesabını ahirette iman akıldan üstün
Bu âlem de ömür kısadır yani misafirliktir üç gün
Ömür dediğimiz bir nefeslik yol gülümseyerek al yol

Kul Mehmet’im hazırlıklı ol ölüm gelir habersiz
Nefret kim ile dolaşmak ise çok abes ve gereksiz
Kur’an İman ile ol sakın sen yaşama kalma fikirsiz
Ömür dediğimiz bir nefeslik yol gülümseyerek al yol

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

4 Nisan 2015 Cumartesi

Gülümseyerek Karşıla




Kader yazılır anlına
Yaşa sen onu canınla
Birde düşersen sen dara
Rahman yetişir bak sana
Gülümseyerek karşıla

Rahman yetişir bak sana
Bunu iyi bil de anla
Merhametle ol canınla
Gülümseyerek karşıla

Akıtma gözde yaşını
Eğme sakın sen kaşını
Secde ile eğ başını
Gülümseyerek karşıla

Vurmasın pranga nefsin
İmanla olsun her işin
Ne ekersen sen biçersin
Gülümseyerek karşıla

Yerinden duruyor dağlar
Merhametle ek sen bağlar
Ölümü yaşar tüm kullar
Gülümseyerek karşıla
Mehmet Aluç

9 Şubat 2015 Pazartesi

Kırıldı Gülümseyerek Bakan Bakışları





Ey gönlüm sen artık etme şikâyet! Koşmaktan kaçmaktan kalmadı sende takat…
Bir bedel ödemen gerekirse ödemekten çekilme, aşkın yolu çileli olur zahmetli olur sonu mutlulukla dolar. Neden burnun dibine yürürsün?
Dur hemen gitme, dinle aşkın sana tattırdığı musikiden nağmeleri o güzel sözleri, anları…
Baksana seni seven oldu solgun, kalbini kırdığın yeter artık, aşkın kollarına kendini bırak…
Kırıldı seni sevenin umutları, kırıldı gülümseyerek bakan bakışları, var git gönlünü al aşkın tatlı sözleri ile.
Haydi, merhametle coşsun kalbin, sevgi ile aşk ile dolsun kalbin, haydi güzel bakışla bak yârin gönlüne, yakma yıkma…

Hülyalara dalmıştı, kıvranan gözleri ile
Dumanlı sokaklarda aramıştı sevgiyi
Bulamamıştı
Uzun zaman sessiz kaldı, haykırdı
Duyan çıkmadı
Sevgisiz sokaklara daldı
Kayboldu

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç