Bu Blogda Ara

ufuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ufuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2016 Cuma

Dinletemedim...

 
Uzaktan görsem razıyım halini
Zaten yaşıyorum ben hayalinle
Ufuklarda bekler dertlerin biri bini           
Ne olursun sen beni bir dinle
 
Sanki bana dersin sen inle
Kal böyle bu garip halinle
Nasıl kalırım sensiz son nefesimle
Ne olursun sen beni bir dinle
 
Ne olur ben az konuşayım sen dinle
Hayat geçmez sensiz böyle
Ne olursun az gönlümde serinle
Ne olursun sen beni bir dinle
 
Çıkıyorum her sabah yoluna
Ne olur taksan beni koluna
Çok mu sevmek geliyor zoruna
Ne olursun sen beni bir dinle
 
Bittim dedim sen dedin gittim
Bak gör işte bende halim arz ettim
Sen görmüyorum dedin gittin
Ne olursun sen beni bir dinle
 
Her gün rüyanda perişanlığımı göresin
Bensiz huzur nedir bilmeyesin
Yine koşup gülerek bana gelesin
Ne olursun sen beni bir dinle
 
Kul Mehmet’im destan gibi aşkımı söyledim
Seni candan sevdiğimi sen hiç görmedin
Bir gün olsun can kulağıyla beni dinlemedin
Artık beni dinlemene gerek yok sen gözümde öldün
Oysa gönlümde açan solmayan bir güldün
 
 
  Ben seni severken beraber güleriz dedim
Sen beni sevme git öl dedin ben bilemedim
Garibiz ya sana gönlümü gösteremedim
Hecelerle de senin işin olmaz göremedim
Dilimle de sırrımı sana söyledim de dinletemedim
 
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

9 Mart 2016 Çarşamba

Devam Et Meçhule Giden Yolunda Seni Bekleyene




Meçhul diyarlara yürüyorum adım adım
Karanlık olsa da önüm ufukta bana doğru yansıyan bir ışık var
Belki benim için yakıldı o ışık bana özel
Varıp o ışığın kaynağını görmeli
Can evime belki bir dosttur ya da bir yarendir
Ya da mum ışığında yolcu bekleyen hancıdır
Bekleyeni bekletmemek gerekir bu üç günlük dünya hanında
Bir ses bir nefes olmak gerek gönül hanlarına
Dertli isen önce derdi olana ulaş sonra derine çare ara bul
Belki de sevdaya ait bir soluktur beni meçhul diyarlarda bekleyen
Bir el kırmadan kapısını varmalı görmeli
Ya da meçhul diyarlara çıkmadan bekleyen ışığa varmadan yaşamalı
Hey hat ışıksız nasıl yaşar insan kör karanlıkta
Karar kara gelen ümitsizlik gibi solmamalı insan
Bekleyen kapının önünde bekleyerek kapısını çalmalı
Yoksa adım atmaya dermanın karanlığın kör kuyusunda yaşamalı
Gökyüzüne bak güneş karanlıktan sonra neden çıkar
Kuşlar neden kanat çırpar ufuklara yorulmadan
Sancısı olan neden koşar hasta hanelere
Bak gör karanlığa ışık olan güneşteki azmi
Kuşlardaki bitip tükenmeyen sabrı
Şifa olan ellerdeki çabayı
Önünde geçilmedik bir duvar
Bahçesinde çiçek açan gülleri bülbül süz bırakmamalı
Hüzün dolsun yeter ki geceleri yüreğimize
Arkasında gülümsemesi bekler
Çek sevdanın esen rüzgarında bir nefes ciğerlerine
 Devam et meçhule giden yolunda seni bekleyene
Vazgeçmek neye çare
Yürümemek intihara çıkarmaz mı davetiye
Kurursa dallarında yapraklar
Meyve vermemek neye yarar
Ağaç olmak neye çare olur
Kırılmış dallarda bekleyiş kırılmış sallanırken
Gülümseyerek hayal kurmak bekleyişe olur mu çare
Yıkmalı umutsuzluğun tüm dallarını
Yeniden umudun tohumları ekilmeli ovalara yaylalara
Başında beklemeli sulamalı
Yoksa
Semaya haykırmak
Ekilmeyen ümit tohumlarına ne çare sunar
Devam et meçhule giden yolunda seni bekleyene
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-





15 Nisan 2015 Çarşamba

Gördüm De Uyandım


Gördüm De Uyandım

Gözlerinde gülümseyen sabahı gördüm de uyandım
Uyurken rüyasız tebessüm ‘süz uykularımın içinde
Gözlerinde gülümseyen sabahı gördüm de uyandım
İşte o an tebessüm ettin bana doğdu ufukta güneş
Karanlık düşlerim onlarda uyandı
Ah o suskunluk ki yakardı yüreğimi kor alev
O da bir anda tatlı sözler söyleyerek uyandı
Gözlerinde gülümseyen sabahı gördüm de uyandım

Rüzgâr her estiğinde ayrılık bırakırdı penceremin kenarına
Şimdi vuslatı bırakmış çekmiş gitmiş
Gözlerinde gülümseyen sabahı gördüm de uyandım
Yüreğimdeki kırgınlıkların avaz sesi ile uyuyamazdım
Sokaklarda gezinemezdim
Şimdi onlarda sustu
Ne güzel gözlerinde gülümseyen sabahı taşıman
Beni de yüreğimi de düşlerimi tertemiz etti
Gözlerinde gülümseyen sabahı gördüm de uyandım
Mehmet Aluç

6 Nisan 2015 Pazartesi

Bilemezsin




Sensiz kalan ömrümün son demindeyim
Gecem gündüzü unuttu ağlarım görmezsin
Ufukta kararır gözlerin bana bakarken peşindeyim
Bir bilsen ne haldeyim hatıralarla sen yâd ederken bilemezsin


Beni bıraktın gittin bilmem ne uğruna
Yıktın gönül bağlarımı arzularınla kaldın koyun koyuna
Vebali ağlayan gözlerimin vebali senin boynuna
Bir bilsen ne haldeyim hatıralarla sen yâd ederken bilemezsin


Kul Mehmet’im der ki çaresizler meyhanelerde,
 Ben  seni aradım gönül hanelerde
Şükretmedin halimize çektin gittin göz göre göre bahanelerle
Ağlar gezerim şimdi sensiz viranelerde doldururum çilemi çilehanelerde
Bir bilsen ne haldeyim hatıralarla sen yâd ederken bilemezsin
Mehmet Aluç


27 Mart 2015 Cuma

Seni Yazarken

şiir




Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor
Mısralarımda gözyaşı
Hecelerimde hüzün
Seni kan sıçrayan ufuklarda beklerken
Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor


Varlığını unuttum sanma
Duyduğun sözlere kanma
Hasretinle kalan ben be kalemim
Seni kan sıçrayan ufuklarda beklerken
Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor

Dergâh ah yalnızlığımın dergâhı sen kokuyor
Seni bekliyorum hüzünlü gölgelerde siperde
Attığım adımda arkamda sen gelirsin sandığım günlerde
Seni kan sıçrayan ufuklarda beklerken
Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor

Sanma ki umudumu kör hasret ile bıçaklarım
Gece hülyalarımda seni bana koşarken sıçrarım
Umutsuzluk bana koşarken ben kaçarım
Seni kan sıçrayan ufuklarda beklerken
Seni yazarken kalemim benimle ağlıyor

Gururum isyan bayrağı çekerken kulağını çekerim
Hasretin duman duman tüterken mutluluğun şehrine yürürüm
Bekle beni gülüm sana koşarak geliyorum
Deste deste gülümseyen yarınları avuçlarımda sana getiriyorum
Seni yazan kalemim ve ben sana gülümseyerek geliyoruz

Mehmet Aluç

25 Aralık 2013 Çarşamba

DÜŞÜNCELERE AYDINLIK


DÜŞÜNCELERE AYDINLIK
Düşüncelere aydınlık Kuran Resul ile iman ile gelir 
Problemlere çözüm ve açmazlara açıklık getiren Kuran’dır Resuldür imandır
Varlığın gayesi yolu anlamı çekirdeği ve meyvesi olduğu halde
Günümüzde çıkmaza düşen
Nefis şeytan çıkmazında titreyen
Yolunu şaşırana yol olan yön veren
İnsanı ıstırap içinde çıkmazda çıkaran
İçinde bulunduğu girdaptan alıp, yol açan
Kutlu bir miraç çizgisinde öteler ötesine çıkarıyor Kuran Resul iman
İnsanı karanlıklardan aydınlığa
Yerlerin basıklığından acımasızlığından göklerin enginliğine
Kölelikten hürriyete çağırıyor Kuran Resul
Aydınlık geniş ve masmavi bir ufka doğru götürüyor
Taşlaşan kalpleri yumuşatan
Merhamet ile dolduran
Yoldaki yolcuyu anlatan
Kutlu nurlu Kuran Resul yoluna yolcu olunması gerektiğini hatırlatan
Kendini anlamasını başkalarını da anlamasını sağlayan
Farklılığın Kuran Resul ile olduğunu söyleyen
Gözleri, kulakları, aklı, teni, ruhu, kalbi alabildiğine açık eyleyen
İçini dışını açık eyleyen nur ile dolduran
Hasret gönüllere vuslatı ulaştıran
Hayatın yaşamın anlamı gayesi Kuran ve Resul ile yaşamak yaşatmaktır
Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç