Şiir edebiyat öykü deneme güncel edebiyat aşk şiirleri,hayat,evet,röportaj,gönülden şiirler,...
Bu Blogda Ara
cevap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cevap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Haziran 2023 Pazartesi
6 Mart 2017 Pazartesi
Bir Cevaba Sordum On Çeşit Soru
Hasrete düşen gönül olur elbet yaralı
Şimdi bu hasreti ah biz nasıl anlamalı
Kavuşmayı sabırla bizlere anlatan mı?
Sabırla olsan da hiç kavuşmazsın diyen mi?
Var git vuslat sana hiç layık değil diyen mi?
Yoksa vuslat ahirette diyen mi?
Şimdi bu hasreti ah biz nasıl anlamalı?
Anlayıp da nasıl yola çıkmalı?
Bir cevaba sordum on çeşit soru
Yüce Rabbim sen aklımızı koru
Sen yardımınla bize atlat zoru
Gönlümüz eyle pınar gibi duru
Mehmet Aluç /Kul Mehmet
17 Ekim 2016 Pazartesi
Umutla Umutsuzluk Resitali

Umutla mı söyle sen her an
yaşayacaksın
Yoksa umutsuz kalıp sende sönecek
misin?
Umutların içinde sende gülecek misin?
Yoksa kaybolup sende yaşamayacak
mısın?
Yok mu bu sorulara gülen bir nur
cevabın
Yoksa bu umutsuzluk ocaktaki kebabın
Her gün karamsarlıkla utanmadan
yediğin
Yoksa kaybolup sende yaşamayacak
mısın?
Bir nefes almak sana belki basit
gelecek
Bir an nefes almazsan bu hayatın
sönecek
Kazancın kaybettiğin önüne bak
gelecek
Yoksa kaybolup sende yaşamayacak
mısın?
Umutsan yeşerirsin gönülde hiç
solmazsın
Dünya ve ahirette dolu dolu yaşarsın
Umut olmak ne kadar güzel der
şaşırırsın
Umutların içinde sende gülecek misin?
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
4 Mayıs 2016 Çarşamba
İki Soru İki Cevap Acaba Nedir?
İşte saklı iki soru bulalım cevabı acaba nedir nedir yoksa bunlar mı yenir
Yatay ve dikey sıçramalarla değişen yolunu kaybeden nedir
Sedirde yatırmak süslemek varken kaçarken yoluna çıkan olur mu takdir
İsteseydi yatay diken sıçramaları bırakır en güzel yoldaş olanla olsaydı olurdu muktedir
Yatay dikey sıçrama ’sız onu sabit tutan varsa yanında yoldaşı olanın hayatı en güzeldir
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
Etiketler:
Acaba,
bulalım,
cevap,
değiştiren,
dikey,
iki soru,
İki Soru İki Cevap Acaba Nedir,
kaybeden,
Nedir,
sedir,
sıçramalarla yolunu,
süslemek,
şiir,
takdir,
varken,
yatay,
yatmak,
yenir
23 Nisan 2016 Cumartesi
Sorulara Takılma Cevap İle Ol

Haydi, ne duruyorsun imanın içinde ne var baksana
İmanı gönlüne al gönüllere imanla aksana
Bu dünyaya neden geldik ne olacağız az anlasana
Cevap içinde sorulara takılma cevap ile ol
Yok, eden şeytan ile değil sonsuz Hayat Sahibi Yüce Rahman ile ol
Ey kul sen Yüce Rahmanla merhamet iman ile olan bir cansın
Bunlar yoksa sende söyle sen insan değilsin adın batsın
Nefis şeytan sana Yüce Rahmanı Merhameti İmanı aman unutturmasın
Yok, eden şeytan ile değil sonsuz Hayat Sahibi Yüce Rahman ile ol
Sakın olan bir fiske dahi vurma cümle cana
Sonra ahını alırsın çaresizlikle yanarsın yana yana
Aç nurdan Kur’an’ı neler söylüyor az oku anlasana
Yok, eden şeytan ile değil sonsuz Hayat Sahibi Yüce Rahman ile ol
Bizler ölümlüyüz ölümsüz Rahman ile her an olmalıyız
Her an olamazsak ta onu hiç unutmamalıyız
Az unutursak ta şeytan ile zalimle yan yana olmamalıyız
Yok, eden şeytan ile değil sonsuz Hayat Sahibi Yüce Rahman ile ol
Kul Mehmet’im işte geldik işte gideceğiz
Az düşün bakalım mezarda ne edeceğiz
Gönülde Yüce Rahman iman Gül kokan Resul merhamet varsa güleceğiz
Eğer bunlar hiç yoksa aman Allah’ım ne edeceğiz kime gideceğiz
Yok, eden şeytan ile değil sonsuz Hayat Sahibi Yüce Rahman ile ol
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
Not: Bu Şiirimi Kardeşim Çiftçi Babanın” Soru İçinde Soru” şiirinden ilham alınarak yazılmıştır. Teşekkürler ederim kendisine böylesine güzel bir şiiri ile bana ilham olduğu için.
17 Nisan 2016 Pazar
Bir Soru Bir Cevap

Güleni ağlatan
Sevgiyi alıp süpüren
Ağlatarak bitiren
Uçuruma iten
Yakıp yıkan kül eden
Doğru yolda olanı yolda çıkaran
Söyleyin sizce nedir
Bilin ne olduğunu öğrenin
Kapınızı ona kapatın
Yanına sakın hiç yanaşmayın
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
1-
14 Nisan 2016 Perşembe
3 Soru 3 cevap var mı çözen

Bal iken nedir yere dökülen
Gül iken nedir kuruyup giden
Âlemi içine alırken nedir kadir kıymeti bilinmeyen
Çözen varsa çözsün mutluluğa erişsin
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
1-
2-
3-
30 Mart 2016 Çarşamba
Ozan Miktadi kardeşime cevaben

Ozan Mikdadi kardeşim bizde cahil cahil
gezmek var iken
Bizde bilmeye okumaya ne gerek var
Hakkı olanın hakkını almak var iken
Hak yolunda dürüst olmaya ne gerek var
Neden ileriye varamadık diye soru
sormaya hiç gerek yok
İlim dersen o nedir hiç bilinmez
İlim bilim dürüstlükten dersen hiç
bizde görünmez
Elektronik devir bizi batırma anında
sezilmez
Bilmek suç birbirimizi sevmek suç
hissedilmez
Önce bir cahil bulacaksın yol
alacaksın
Okuyup bilenleri tek tek suçlayacaksın
Bilmediklerinle dünyayı yıkacaksın
Bilenleri tek tek az paranla
yıkacaksın
Temelsiz bina kuracaksın
Ondan sonra yıkılınca oturup
bakacaksın
Bizde temelli bir şey yapılmaz
Temelsiz yapılır bizde yıkılınca da
kaçılmaz
Araştırmak bizde ne demek çok ayıptır
Kıyas mıyas rey dersen kayıptır
Duymadığım bizim yalan bize ballı rehberdir
Böyle gereksiz her şey bizim için
kuraldır
Gerçek ile hak olan bizim için
kayıptır
Bilenin her gerçek sözü bize yalandır
Bizim bilmediğimiz üçkâğıtçılık bize
yol olandır
Okumak güzeldir büyük cihattır
doğrudur
Doğru ile olan kulun hali dersen
haraptır
Beyin dersen çalışmaması için bize
ruhsattır
Ne yazsan da ne söyleşende doğru ile
olan ülkemizde kaçandır
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
Not: Ozan Miktadi kardeşimin -Neden
geri kaldık sorulur mu hiç?- Şiirine cevaben yazılmıştır.
19 Temmuz 2015 Pazar
Cevap Ver Sorularıma Ey Gönlümün Güzeli
![]() |
Sana beni sev desem,
terk edip giderek beni sensiz yalnız bırakma desem beni dinler misin?
Sana aşkın vadisinde el ele gönül gönüle beraber
gülümseyerek yürüyelim, mutluluğu beraber yaşayalım desem beni dinler gelir misin?
Sana gönlünde senin ve
benim için aşk kokulu güller yetiştir ben gözyaşlarımla sularım desem diker misin
gönül bağına?
Sana aşk dolu şiirler yazsam gönlümde ve
gözyaşlarım ile sana okusam beni dinler misin?
Gece mehtap, gökyüzünde
yıldızlar gülümsemen ile bize her gece doğsun diye az benimle beraber gülümser misin
desem gülümser misin?
Aşk dolu kelimeleri
kulağına fısıldamak istesem, sen bana fırsat veriri misin?
Gülümseyen seven
gönlüne yaslansam sen kalbimi, ben kalbini dinlesem bana izin verir misin?
Avuçlarımda kokun, ellerinde
seni severken titreyen ellerimle sana aşkımı sunsam kabul eder misin?
Her gözyaşımda sen
aksan, akıtma ne olur gözlerinden beni der misin?
Sensiz aşksız gönlüm
iflas eder dersem, iflas etmesin der misin?
Yoksa hepsine hayır diyerek,
sen ve ben mutsuzluk deryasında kahırla çile ile yalnızlık ile hayata yürümek
için adım atmayan ayaklarımızla, ışığı sönen karanlık ömrümüz ile yaşamaya,
yaşamamıza izin mi vereceksin?
Mehmet Aluç (Kul
Mehmet)
9 Haziran 2015 Salı
Kapatıyorum Gönül Evimin Tüm Işıklarını Sana
Keşke söylediklerimi
kendime söyleseydim de sana söylemeseydim, söyler iken yüreğimin aşk dalları
birer birer kırılıyor, benimle beraber soluyor…
Sana uçan kanatlarımı
kendi ellerinle kırdın, sana uçamıyorum ayaklarım kırıldı yürüyemiyorum… Bana
koş gel diyorum hiç duymuyorsun vefasız, bana bakarken gamzende güller açıyordu
şimdi ayrılık okları ile dolu yüreğime her somurttuğunda yüreğime saplanıyor,
ama sen görmüyorsun bilmiyorsun işte bu beni, ahların içinde ıstırapların
içinde yaşıyorum…
Yüreğimin sahillerinde
ellerinde diken ile yüreğimi parçalıyorsun, bu isteksizlik nefret nereden çıktı
bilemiyorum, anlayamıyorum! Söylemiyorsun, anlatmıyorsun! Her muamma cevabını bulur, ama
suskunluğunun cevabı sanki mezarda bulacak korkusu, yüreğimi yakıyor. İnsanlık
hali yanlışlıkla kırıcı söz söylemiş olabilirim ve hatırlayamıyor olabilirim
veya birileri hakkımda sana doğru olmayan bir şeyler söylemiş olabilir, söyle
bana çözüm bulalım diyorum, hiç yüzüme bakmıyorsun, konuşmuyorsun… Öfkelisin nedenini
bilmiyorum! Kendine merhamet etmediğin gibi bana da merhamet etmiyorsun! Nasıl
olacak? Çözüm nedir? Söylemiyorsun…
Kızgın bakışlarında
cevap arıyorum kahır buluyorum, yeter artık ya cevap ver ya da bu defa ben terk
ediyorum seni. Sanki bulunmaz Hint kumaşı gibisin, sen sevmezsen beni seven
birini arar bulurum asıl sen üzül seni candan sevenini kaybettin, şimdi kendi
kahrın nefretinle karanlığınla kal baş başa o zaman anlarsın belki kıymetimi,
gerçi bundan sonra anlasan da anlamasan da fark etmez, ben sana gönül kapımı
kapattım gidiyorum… Unutmakta bir nimettir seven için, her ne ise bizi bu
duruma düşüren arayalım bulalım cevabını…
Susuyorsun, öyle ise sonsuza kadar
sus nefretinle, yenilgiye cesaretinle karşı yürüme korkaklığınla kal baş başa
artık bundan sonra, yüreğim ağlasa da yağan yağmur gibi rahmettir diyorum seni
terk ediyorum, ben istemesem de bir mülteci gibi yanında kalamam bu kendime ve
aşkıma ihanet olur…
Aşksız nursuz karabasan
rüyalarla kal, en katı yüreğinin kuytu köşelerinde sokaklarında bensiz yürü… Arkamda
bize ve aşkımıza ait tüm izleri silerek gidiyorum artık arasan da bulamazsın
izimi, ukde kalsın yüreğinde bize ait anıların dehlizinde karanlığında kal ya da
belki ben iyi değilim söylemedin olabilir, şimdi benden kurtuluyorsun diyorum
ve kapatıyorum gönül evimin tüm ışıklarını sana…
Yeniden bir seven bulana kadar, ben aşkımı
sandalına binerek aşkın derya denizinde yavaş kürekleri çekerek senden
uzaklaşıyorum… Dilara bakışlımı aramaya gidiyorum, vuslat ile gönlüm saracak
hep benim gibi gülümseyecek olan sevenime doğru gidiyorum… Dilimde dualarla
dilinde dualar olanıma doğru yavaş yavaş yol alıyorum ve gülümsüyorum,
yüreğimde gülümseyen umutlarımla.
Mehmet Aluç
3 Mart 2015 Salı
Bu Sorular Ne Kadar Ağır Oysa Cevabı Çok Hafif!
Zaman
zaman düşünürüm, kar taneleri gibi bembeyaz sevgi çiçekleri, neden gönlümüzde
yetişmez diye!
Etrafımıza
dünyaya bakınca bunu anlamak için dahi olmaya gerek yok sanırım.
Birbirimize
yol vereceğimize birbirimizin yolunda açan sevgi çiçeklerini nedense edepsizce
çiğner geçeriz, hatta gönlümüz de sevgi çiçeklerini açtırmak için ne yolumuzda
bahçe açmamıza izin veririz nede dikilmesine tahammül ederiz!
Neden
birbirimizin halini sormayız da, zorda kaldığında ona neden aklını kullanmadı
diye zulüm eder bir tekmede arkasından biz vururuz?
Dilimizde
sevgi sözcükleri yerine, dikenler gibi gönlü parçalayan değersiz bizi
birbirimizden ayıran sözlerin peşinden koşarız?
Çok
yakınız ama birbirimiz aramıyoruz arasak ta uzaklarda arıyoruz! Bak işte
yanındayım görsene beni, bizi, onu, bunu
şunu…
Birbirimize
yabancıyız tanınmak istemiyoruz acaba neden? Niçin? Niye? Bilmiyorum.
Bu
sorular ne kadar ağır oysa cevabı çok hafif!
Bir
gülümseme, bir nasılsın demek, bir ihtiyacın var mı demek ne kadar ağır geliyor,
sanki sırtımıza ağrı dağı yükleniyor!
Körüz
gördüğümüzü sanıyor, ama gerçekten kör olduğumuz gerçeğine kulağımızı
tıkıyoruz.
Bazen
düşünmek ve çaresini bildiğimiz halde düşünmenin eziyetinden dolayı düşünmek
istemiyorum.
Hücrelerimiz
ile yakıp yıkanın yanında gururmuş gibi duran bizler, merhamet ile gülümseyenin
yanından kaçıyoruz!
Yok
delidir, neden boş boş gülümsüyor, ajan mı yoksa falan filan! Sana bana bize
gülümsüyor, gülümse gönlünde bahar çiçekleri açsın diyor, gülümse hayatına
mutluluk gelsin bu mutluluğu da al dağıt diyor, ama insan her şeyi bilen ya,
işte bilmediğinin anaforunda fikirsizlik veya fikri olmayanların uçurumuna
düşmek için, var gücü ile koşuyor. Anlamak mümkün değil! Akılın neden bunu
yaptığını anlamak hiç mümkün değil.
Rahmanın
huzurunda bu dünyada yaşarken merhametten haberi olanlardan hatta farkında
olanlardan, karışık olan yola gitmek yerine iman nuru ile aydınlanmış yola
girmeyi görmeyi Rabbim cümlemize nasip eylesin. Selam ve dua ile…
Mehmet
Aluç
10 Nisan 2014 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Yayınlarım
Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?
Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç
-
Ben Razı Değilem Hicrana Gama Ben razı değilem hicrana gama Garip gönlüm haldan hala salan var Sabavetten beri bir yol göz...
-
Yunus gelirde hakka doğru yürünmez mi? Gözlerde yaş akarda Yunus görmez mi? Hak yolda hakla olan Yunus görünmez mi? Hak yol...
-
1847’de Manisa'nın Kırkağaç ilçesi Gelenbe kasabasında dünyaya geldi. 1912'de aynı kasabada yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehme...




