3 Mart 2015 Salı

Bu Sorular Ne Kadar Ağır Oysa Cevabı Çok Hafif!





Zaman zaman düşünürüm, kar taneleri gibi bembeyaz sevgi çiçekleri, neden gönlümüzde yetişmez diye!

Etrafımıza dünyaya bakınca bunu anlamak için dahi olmaya gerek yok sanırım.
Birbirimize yol vereceğimize birbirimizin yolunda açan sevgi çiçeklerini nedense edepsizce çiğner geçeriz, hatta gönlümüz de sevgi çiçeklerini açtırmak için ne yolumuzda bahçe açmamıza izin veririz nede dikilmesine tahammül ederiz!

Neden birbirimizin halini sormayız da, zorda kaldığında ona neden aklını kullanmadı diye zulüm eder bir tekmede arkasından biz vururuz?

Dilimizde sevgi sözcükleri yerine, dikenler gibi gönlü parçalayan değersiz bizi birbirimizden ayıran sözlerin peşinden koşarız?

Çok yakınız ama birbirimiz aramıyoruz arasak ta uzaklarda arıyoruz! Bak işte yanındayım görsene beni,  bizi, onu, bunu şunu…

Birbirimize yabancıyız tanınmak istemiyoruz acaba neden? Niçin? Niye? Bilmiyorum.
Bu sorular ne kadar ağır oysa cevabı çok hafif!

Bir gülümseme, bir nasılsın demek, bir ihtiyacın var mı demek ne kadar ağır geliyor, sanki sırtımıza ağrı dağı yükleniyor!

Körüz gördüğümüzü sanıyor, ama gerçekten kör olduğumuz gerçeğine kulağımızı tıkıyoruz.
Bazen düşünmek ve çaresini bildiğimiz halde düşünmenin eziyetinden dolayı düşünmek istemiyorum.

Hücrelerimiz ile yakıp yıkanın yanında gururmuş gibi duran bizler, merhamet ile gülümseyenin yanından kaçıyoruz!

Yok delidir, neden boş boş gülümsüyor, ajan mı yoksa falan filan! Sana bana bize gülümsüyor, gülümse gönlünde bahar çiçekleri açsın diyor, gülümse hayatına mutluluk gelsin bu mutluluğu da al dağıt diyor, ama insan her şeyi bilen ya, işte bilmediğinin anaforunda fikirsizlik veya fikri olmayanların uçurumuna düşmek için, var gücü ile koşuyor. Anlamak mümkün değil! Akılın neden bunu yaptığını anlamak hiç mümkün değil.

Rahmanın huzurunda bu dünyada yaşarken merhametten haberi olanlardan hatta farkında olanlardan, karışık olan yola gitmek yerine iman nuru ile aydınlanmış yola girmeyi görmeyi Rabbim cümlemize nasip eylesin. Selam ve dua ile…


Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...