7 Mart 2015 Cumartesi

Zamanı Gelmeyen Sözler



Her şeye inat hiç susmayız… Bilsek te bilmesek te konuşur karşımızdakinin konuşmasını hiç dinlemeyiz…

Gürültü… Kirliğine bayılıyoruz!

Sözlerimize edebi giydirmeden, çırılçıplak bir halde bırakarak konuşuyoruz…

Zamanı gelmeyen sözleri, zamanı gelmeden neden kullanıyoruz? Muamma!

Sözlerimiz delicesine gönülleri yıkmak için soluksuz koşuyor…

Bahar çiçekleri gibi açan, sözleri neden hiç kullanmayız? Bilmece çöz çöze bilirsen!

Tebessüm ile gülümseyen sözler karşımızda bekliyor, o gülümseyen sözleri hiç kullanmayız!

Yemin edilmiş gibi,  lanetli feryatlar ile  gönlümüzü yıkan sözlerin peşinde koşar, hep onları telaffuz ederiz! Kaos!

Hasret ile gönlümüz yanıyor, gönül kapılarımız birbirimize kapalı! Neden gönül kapılarımızın kapısını hiç açmayız? Hezeyan!

Başucumuzda yalnızlık, yokluk ile yatarız, bize gülümseyen sözleri elimizin tersi ile tokatlarız! Yazık!

Vuslatı kör karanlık hücrelerde yatırırız! Ayrılığın peşinde deliler gibi koşarız! Vefasızlık!

Ah ne söylersem söyleyeyim tüm sözler yüreğimi yaralıyor, yazarken ellerim titriyor…Selam ve dua ile..


Mehmet Aluç
Yorum Gönder

Yayınlarım

Susayanlara Bir Pınar Olan Bendim

  Olmasa da beni kendinde arayan Rahatla huzurla çoktur yatmayan Beklerim bir köşemde layık olanı Gecenin karanlığında benim...