Bu Blogda Ara

Mazinin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mazinin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2016 Perşembe

Yolu Şaşıran Benim



Uzanırken maziye elim
Hafif olsa da az kelim
Lal olmasaydı bu dilim
Hatalarıma sözlerimle çelme takardım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Aslına bakarsanız mazinin yok suçu
Suçun hepsi bende yolu şaşıran benim
Ters yöne girdim yanlışa yöneldim
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Ata binerken yanlışlıkla eşeğe binmişim
Menzile varmadan yarı yolda inmişim
Her şeyi biliyorum derken eşeklik etmişim
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Dereyi görmeden paçayı sıvadım
Akıntıya kapılıp sürüklendim adım adım
Acemi iken tüm yolları biliyorum sandım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Maziye iki çift laf söylemek isterdim
Senin yok hiçbir suçun diye gülümserdim
Yoldaş olduğu için teşekkürler ederdim
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Hayatı etmedim takip sessizce ipini çektim
İpin ucunda ben varmışım hiç akıl etmedim
Hayat yavaş yürü derken ben şaha kalktım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Su diye pınardan su içmedim ürettim içtim
Libasları beğenmedim kendim ürettim giydim
Ne ürettiğim su suydu nede ürettiğim libaslar libastı
Kendi elimle yaraladığım gönlümün ıstırabı ile kaldım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Sancımın ilacını almadım çaresiz kaldım
Yolda ne buldumsa bakmadan koynumda sakladım
Zehirli yılanları saklamışsım neden böyle yaptığımı anlamadım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Cahili adam sandım yanında yattım
Bir sözüne beş sözü bende içine kattım
Nefsim için yarınlarımı cahil adama sattım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Dev hayatı cüce sanarak meydan okumazdım
Yol yakın diye şaşırıp uzun yola koşmazdım
Hayat hafife alıp onu yıkmaya çalışmazdım
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

İlk defa değil başımı taşlara vuruşum
Hesapsız hesabımla bin defa beş kuruşsuz kalışım
Akılsız hesapla bu ilk değil bininci yanlışa koşuşum
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

E elden ne gelir sabırdan başka
Derdi veren Rahmanın şifası bambaşka
Hatanı bil otur yerinde koşma çamura bata çıka
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

 Kul Mehmet’im hatalarım oldu bir tecrübe
İnsan dediğin okumak anlamak için değil alfabe
Her yanlışa koştuğunda yiyor insan bin bir darbe
Sap gibi ortada kalmazdım boşuna taşlar üstünde yatmazdım

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

26 Ekim 2015 Pazartesi

Hala Bana Gülümserken Mazinin O Sen Kokan Odasında…



Hala Bana Gülümserken Mazinin O Sen Kokan Odasında…

Resimlerine son kez bakayım dedim bakamadım, sen gittikten sonra her resmine baktığımda gönlüm paramparça oluyor yakıyor yıkıyor bedenimi! Artık bakmaktan o gülen yüzünü gördükten sonra etrafımda seni göremeyince yıkılıyorum sensiz geçen zaman gibi, düşlerim hayallerim gibi…
Mazide kalan tozlu kırıntılar ve karanlık odada yaşamaktan bıktım, her girdiğimde mazinin tozlu odasına çıkamıyorum haftalarca, mazinin karanlık gözleri dörder beşer üzerime gelirken kaçacak yer bulamıyorum çıkamıyorum mazinin içinden...

Seni silemiyorum mazim den kolay değil, ama ben şimdi kendimi siliyorum mazinin içinde, gözlerine baktığım o saatten, gülümseyerek bana koştuğun her günden, yoksa böylesine yaşayamayacağım…

Şimdi vurdum kendimi karaya bana uzakta bakan kimsesizlik kokan sahillere ve o sahillerde ufka doğru yürürken kayboldum, seni bıraktım arkamda hala bana gülümserken mazinin o sen kokan odasında… Artık mahşeri yaşamıyorum, sensiz yağan yağmurlardan ürkmüyorum, kendimi de yaşamıyorum, gömdüm kendimi ufkun derinliğine, masumiyetinden gülümsemeyen yarınlarının bana yalvaran bakışlarından uzak, hayatsızlığı yaşıyorum, tek başıma…

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

12 Mart 2015 Perşembe

Gülümseyen Bugün Yıkar Mazinin Karanlığını

Yarın,bugün,


Bugün kirli yarın ölür mazinin karanlığında kaybolur
Kirli mazi bugünü bekler karanlık gözleriyle yok eder
Gülümseyen bugün mazinin karanlığında ışıldar
Son ikazı ile gülümseyen bugün yıkar mazinin karanlığını

Bugün müdür yarını bekleyen enkazını inşa etmek için
Yarın mıdır bugünü bekleyen viran olan yüreğini güldürmek için
Yarın bugünün közlerinde yeniden yarın olabilmek için mi bekler
Son ikazı ile gülümseyen bugün yıkar mazinin karanlığını

Işık olan bugünün gamzesinde toplanan gülümsemeyle
Yarın için bulunmaz bir nimet gülümseyen sevdasının gelişiyle
Haydi, bugün gülümseyelim yankılansın sema yıkansın gülümsememizle
Son ikazı ile gülümseyen bugün yıkar mazinin karanlığını
Gönül gönüle beraber el ele yürüyüşümüzle

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç