Bu Blogda Ara

yunus emre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yunus emre etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2016 Pazar

Kararını Kuluna Vermiş


 

Gönülde vardır bir kapı
Arama bulamazsın yoktur kapının sapı
Böyledir bu kapı
Mevla böyle inşa etmiş böyledir yapı
Kulu kendisi içeriden açsın demiş
Kapalı kalsın dememiş
Kulu gönül kapısını kendi açsın
Sevabına erişsin istemiş
Müdahale edilsin istememiş
Kulun düşünmüş
Kararını kulu versin istemiş
Hayatta böyle değil midir?
Bilmez hiç kimse insan olmayan edepsizdir
Açmaya çalışır
Yüklenmeye çalışır kırmaya çalışır
Böyle olmaz
Bak gönül dostlarımıza
Bak Yunus Emre me
Mevlana’ma
Karaca oğlana
Kör oğluna
Battal Gazime
Fatih Sultan Mehmet’imize
Nasıl gönüllere girmiş
İçinde yer edinmiş
Gönül sarayında kendini görmüş
Severken sevilen olmuş
Gülmüş güldürmüş
Bu nasıl insan değiştirdi zamanı
Oldu zamane
Kimisi der sana ne
Bana ne
Kime ne
Nedir gönüllerdeki bu acı
O yiğitler ki gönüllerinde vardı acı
Göstermezdi kızgın sacı
Herkese derdi bacı
Acıyı alır neşeyle karıştırır verirdi kalmazdı acı
İnsanlardı baş tacı
Açsana gönül kapını nedir bu acı
Açılmaz neden
İçeriden açılan aç odur gülümseten
Eririz her gün kar gibi
Üşürüz donmuş kar yağar gibi
İnsan rüyasında mı güler
Rüya bir saniye
Ömür bir saniye gülmek nerede
Bekle ki insanlar yanına gel
Sen git yanına versene el
Az gül essin gülümsetsin gönüldeki tatlı yel
Herkes benim gibi değil kel
Üşütmez korkma yel
Kelede gel de essin yel
O en önce hisseder
Unutmak gelmez elden
Unutmakla gülmez insan nedir bu neden
Kimden
 Kimdir gönülleredoğru giden
Rüyalarda hatırlamak değil hatırlamak
Gülmek kapıyı açmaktır var olmak
Cana can olmak
Can için yaşamak yaşatmak
Koşmak varmak
Varanlardan olmak
Hasret nedir
Bir numara
Vuslat nerede sıfır numara
Yok, kim araya bula
Rahat varken otura
Gönülleri kim sora
Varlıklıyım ya az biraz
Kapalı kalsın gönül kapısı biraz
Hani alakamız
Nefsimize
Arzularımız için mi?
Istırap yakıyor kor alev
Az biraz sev
Sen değilsin ki dev
İnsansın insan az sev
Gören hani gören
Gördüğünü görüneni gören
Gördüğünü hisseden
Hisseden hissettiren gönülden seven
Yedimi hepsini yedi düvel
Yok, mu gel gel diyen
Gülümseyen gülümseten
Yok, mu nefretten kaçan
Onu yanına almayan
Yüzüne dahi bakmadan kovan
Yol alan
Gönüllere koşan
Onlarımı da yedi yedi düvel o an
Aşk denilen sevgidir
Değil ki bir örgüden şiş
Sok çıkar gönüle parçala kanat ara ara
Elbet düşersin soluksuz dara
Yüzün olmuş bak kara
Açma yara
Kolar açıp sara
Koş sen yâre
Her kes mi kızgın
Turşuluk olmuş yanılgın
Hani insanlığın
Sattın mı bir avuç turşuya
Şimdi kalırsın bakarsın ağlaya ağlaya
Silmişsin herkesi gönlünde
Kim sana derman suna
Kim yüzüne baka
Kim yok etrafında boşa bakınma
Boşuna da sen yırtınma
Kul Mehmet’im yeter yazma
İçimiz geçti mezarımızı kazma
Umutsuzda kalma
Böyle derinden yazma
Kimsesizde kalma
Yalnız yola çıkma
Var canların yanına cansız da kalma


Mehmet Aluç © Kul Mehmet

Dilsiz Kelimelere Dil Olan Anadolu Yiğitlerim


Kafası esse kızsa Sokrates
Victor Hugo’nun sefiline
Kim duyar kızdığını
Karaca oğlanım
Kör oğlum
Yunusum
Mevlana’m ve diğerleri anında duyar
Yanına koşar
Bre densiz
İmansız
Yıkma gönül hanını ustası yok
Gel kim olursan gel
Sözlerini söylerken
Sokrates şaşırır
Kim bu âlimler
Bilginler
Ben bir kuru kemiğim
Kurumuş bir dalım
Kalkamaz bunlara karşı kolum
Bu ne yiğitler ki analar doğurmuş
Bunları gören söz mü söylermiş
Vay anam vay
Tabi kalır şakın
Görmemiş gönül adamı insanı
Derde çare olan insanı
Şaşırır kalır
Pes eder
Sefil gülümser
Sefil gülümser kainat gülümser
Sarılırlar bu Anadolu yiğitlerimizle
Sokrates takip eder gizliden
Zaten onların işi gizliden
Rabbim gizliyi de saklıyı da bilir hep birden
Gizlice alır bizdeki güzelliği aniden
Olur, bilgin uydurmadan çakma çıkar bir yerden
Kendisi bilgisiz insanı  ortaya çıkarırken
Bilgisiz Rahman ’sız merhametsiz kaldığından habersiz
Her gördüğüne der bilgisiz
Bizim yiğitler salınca haber
Adam ol Sokrates adam
Gelirsek yaparız seni madam
Silkelenir Sokrates
Döner doğru yola
Tek başınadır
Bizim yiğitler gibi
Savunmasız kalsa da İşi Allaha havale eder
Sürgün edilemez
Gittiği her yerde yine aynıdır Sokrates
Söyler yiğitlerimiz gibi doğruyu
Çıkarır yalanı ortaya
İki yüzlü olanları çıkarır karaya
Fazla doğruyu bulan sokratestir
Yalancılar çıra gibi yanar
Ortaya çıkar
Hepsinin koltukları batar
Kim hapiste yatar
Onlar ister canlar yansın
Sokrates ister yalancılar ortaya çıksın
Boş durur mu yalancılar
Çekilir bir paralel hat
Kimi Truva atı ile mahkemelere yaklaşır
Çeker hattını
Kimisi mancınık ile çeker hattı
O günden beri paralel çıkmıştır ortaya
Şimdi Fetöcü'lerin  babası
Onlardır
İsmi olsa da değişik
Ha Mösyö
Ha Fetö
Ha döküntü
Ha böğürtü
Adı önemli değil
Hakimler satın alınır
 İdam kararı verir mahkeme
Korkmaz sokrates
iyi adamlardan kahramanlarımızdan
Andolu kahramanlarımızdan
Kapmıştır bir şeyler en azından
Sokrates ölümün son değil
Devam eden yolculuk olarak bilir
Ama sen gör şimdilerde
Kim neyi bilir
Tabi ki hiçbir şeyi
Yıkmayı
Talan etmeyi
Yemeyi bilir
Ah neredesiniz o Anadolu’nun yiğitleri erenleri
Görünseniz o heybetinizle
İmanlı dik duruşunuzla bir an
Yıkılsa bunca insan o anda
Sefiller yıkılmasa
Kimse hor bakmasa
İşte ben gezerim ara sıra
Bu güzel yiğitlerin erenlerin dünyasında
Öperim ellerini
Öperler gözlerimi
Masal hikâye değil bunlar
Hepsi gerçek yaşananı yaşatanlar
Canlara can olan canlar
Ah nerede kaldı o günler
Gönüllerimiz onları özler
Görse nurdan gülümsemelerini bu gözler
Yıkılır tüm sözler, bu güzellik
Merhametli gönül karşısında
İşte gönlümde yaşadım
Az yazdım
Devam ederse yazarım inşallah
Vakitte artık sabaha vardım

Mehmet Aluç ©Kul Mehmet

8 Mayıs 2016 Pazar

Yunus Emre Gönül Dostu

   
Yunus gelirde hakka doğru yürünmez mi?
Gözlerde yaş akarda Yunus görmez mi?
Hak yolda hakla olan Yunus görünmez mi?
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Yunusun nefesinde hakkın feri
Hiç durmaz yürür gitmez geri geri
Gönlümü tahtında hep hazırdır yeri
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Varayım Yunusumun dizin dibinde oturayım
Uzun yoldan gelmiştir halini sorayım
Hak yolda susamıştır bir soğuk ayran sunayım
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Yunusum hak yolda hak için konuşur
Hak yolunda hakkı sevenler buluşur
Yunusum yanında gözler hak ile buluşur
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Yunusum yanında hakkın duruşuyla merhametle durulur
Hak yolunda hakka varanlar dermanları arar bulur
İmanla hak yolunda Yunusumla olan Allah’a secdede buluşur
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Yunusum gibi hak dostunu aradım
Aradım sözlerinde kendisini buldum
Çok şükür iman ehliyiz Allah’a kul olduk
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Hak yolun yolcusu Yunusum gibi güzel olur
Hak yolda hak arayan aradığını bulur
Hak yolda hakka doğru yürüyen sanmayın yorulur
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Yunusum yorulmadı hak sözü söyledi
Onu görenler nur yüzüyle Nur Resulü özledi
Yunusum hak sözlerini ne güzel söyledi
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Hak yolda Yunusum yorgunluktan kaçmaz
Gönlündeki güzellikleri sanmayın bizlere saçmaz
Hak sözünü söylemeden yıllar geçse de yatmaz
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
 Açılmayan kapıları hak sözüyle açan
Gönül güzelliğiyle gönüllere bakan
Nefsi şeytanı hak yolda yakan
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Yunusla şad olur gönlümüz
Karanlık olsa da imanla buluruz yönümüz
Haktan geldik hakka gideriz hepimiz
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Bu dünya bizlere değil gereksiz
İçine fazla dalmadan gönülleri severiz
Hak yolda hak yönüne beraber yürürüz
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Bu dünyaya Yunusumla gönülleri ekeriz
Bir kefenle bir duayla geldik gideriz
Biz insanları insan olduğu Allah’a kul olduğu için severiz
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Gönüller hak sözünü eker bağlarda
Gereksiz bir kul gibi durmaz kenarlarda
Haktan geldik hakka doğru yürürüz bu dünyada
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Kul Mehmet’im Yunusumla olmak çok güzel
Onun gönlündeki imanla sözleri inanlara özel
Hak yolda olan hakkın kulları kimseleri üzmez
Hak yolda hakka Yunusla gidenler hakkı bilmez mi?
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

29 Nisan 2016 Cuma

Gönül Dostlarından Şiirler-Yunus Emre-2-


Allah Sana Sundum Elim 







Sensin kerim, sensin rahim, Allah sana sundum elim
Senden artık yoktur emin, Allah sana sundum elim

Ecel geldi vade erdi, bu ömrüm kadehi doldu
Kimdir ki içmeden kaldı, Allah sana sundum elim

Gözlerim göğe süzüldü, canım göğüsten üzüldü
Dilim tetiği bozuldu, Allah sana sundum elim

Üş biçildi kefen donum, Hazret'e yönelttim yönüm
Acep nice ola halim, Allah sana sundum elim

Urdular suyum ılıdı, kavim kardeş cümle geldi
Esen kalsın kavim kardeş, Allah sana sundum elim

Geldi salacam sarılır, dört yana sala verilir
El namazıma derilir, Allah sana sundum elim

Salacamı getirdiler, makberime yetirdiler
Halka olup oturdular, Allah sana sundum elim

Çün cenazeden şeştiler, üstüme toprak saçtılar
Hep koyubeni kaçtılar, Allah sana sundum elim

Yedi Tamu, sekiz Uçmak, her birinin vardır yolu
Her bir yolda yüzbin çarşı, Allah sana sundum elim

Geldi Münker ile Nekir, her birisi sordu bir dil
İlahi Sen cevap vergil, Allah sana sundum elim

Görün acep oldu zaman, gönülden eyleniz figan
Ölür çün anadan doğan, Allah sana sundum elim

Yunus tap uzat bu sözü, Allahına dutgıl yüzü
Didardan ayırma bizi, Allah sana sundum elim


Yunus Emre

Gönül Dostlarından Şiirler-Yunus Emre-1

Allah Diyelim Daim Allah 

Allah diyelim daim Allah görelim neyler 
Yolda duralım kaim Allah görelim neyler 

Allah deyi kıl zarı oldur kamunun varı 
Ondan umalım yarı Allah görelim neyler 

Çıkarmayalım dilden ayrılmayalım yardan 
Irılmayalım yoldan Allah görelim neyler 

Açlık sonu tokluktur tokluk sonu yokluktur 
Bu yollar korkuluktur Allah görelim neyler 

Sen sanmadığın yerde nagah açıla perde 
Derman erişe derde Allah görelim neyler 

Gündüz olalım saim gece olalım kaim 
Allah diyelim daim Allah görelim neyler 

Adı sanı dillerde sevgisi gönüllerde 
Şol korkulu yollarda Allah görelim neyler 

Adı sanı uşatdım küfrümü suya attım 
Miskinliğe el kattım Allah görelim neyler 

Her dem dalalım bahre aldanmayalım dehre 
Sabreyleyelim kahra Allah görelim neyler 

Ar- namusu bıraktım külümü suya attım 
Dervişliğe el kattım Allah görelim neyler 

Mecnin gibi avare aşık oluban yare 
De Yunus senbiçare Allah görelim neyler 

Yunus sanma andadır bu aşk sana sendedir 
Can kayumu ondadır Allah görelim neyler 

N’etti bu Yunus n’etti bir doğru yola gitti 
Pirler eteğin tutu Allah görelim neyler
 
Yunus Emre

24 Nisan 2016 Pazar

Bunlar Değil Midir Sonsuz Rahmete İlahi Aşkla Yürüyen?



Aşkın güzelliğinde Gönül’e gelse de ince sevinçten bir sızı, âşık aşka doğru yürüdüğün de, o sızı aşkın içinde kaybolur, gecenin karanlığında olsa da karanlık yollar, aşkın nurdan ışığıyla aydınlanır yollar. Gecenin karanlığında yürüdüğünü görenler, bilmezler âşık gibi aşkın nurdan cennet kokusunu, ona ya deli ya da divane derler ama bilmezler görmezler anlamazlar… Dünyalık aşk dünyada kalan, ilahi aşk ise ötelere Yüceler Yücesi Rahmana ulaştıran, ona vardıran aşk ile karıştırmamak gerekir.
   Aşk Yüce Rahmanın tecellisi Rahmeti merhameti ile gönülleri inşa ettiren, saraylar kurdurtan, dünyalık işleri malı yok ettiren, bir lokma aş ile hak ile yolda olmak için kulu yola çıkaran, dağları çölleri aştırandır… Benlikten kurtararak ille de sen sen dedirten, İşte o gönül dostları Yunus Emre, Hz Mevlana, Ahmet Arvasi, Ahmet Yesevi… Gönül dostları saymakla bitmez… Bunlar değil midir sonsuz Rahmete ilahi aşkla yürüyen ve gönüllerde, sönmez meşale olarak hala yanan… Hep nurdan bahs eden sözlerinde nurlar çıkan, gönüllerimize nurlanarak yerleşen ilahi aşkın nurun yolcusu değil midir bunlar? Dünya da huzur olması için yolları yayan kat eden, gönül dertlerine derman çare olmak için, Nur Kur’an Nur Sünnet ile çare olan âleme yayan, kendi huzuru yerine insanlığın huzuru neşesi için yolda aylarca yürüyen yol kat ettiren, ilahi aşk değil midir? Sonsuz Rahmete yürüttüren gönülleri huzurla doldurtan?
 
   Şimdilerde bizler dünyalık aşkı bile yaşamaktan aciz, illaki benim hoşuma gidecek olanı severim, ama bana uyan aşkı da severim mantığı ile bunları anlamaktan uzak yaşayan insanlarız… Bizimde bundan dolayı suçumuz hiç yok, bize bunları imanı sonsuz Rahmeti öğretmediler, sadece dünya için yaşamayı sevmeyi öğrettiler, gerisini boş ver öğrenmesin dediler! Hep bir dünya ve geçim telaşı derdine düşün dediler, gerisini bilmeseniz de olur dediler bizlerde kabul ettik ki veya zorla ettirildik ki bu haldeyiz, ama tüm dertler sıkıntılar bilmemezlik geçer Yüce Allah’ın yardımı ile dermanı çaresi ile… İşte bazen hüzünleniriz işte budur yüce Rahmanın gönlümüzdeki misafiri işareti, hüzün anında, Yüce Allah sakın üzülme ben seninleyim ey kulum der ve kula huzur rahatlık ve dertlerin sonundaki derman yolunun kendisine varmakla son bulacağını hatırlatır… Aciz olduğumuzun ruhumuza yansıması ve gerçek güç sahibinin, Yüce Rahman kendisinde olduğunu kuluna bildirmesidir… Ey kul günahlarından dertlerinden düşme karamsarlığa, az yaklaş bana tövbe kapıma ben sana çok yakınım senden daha yakınım sana, gel der bana Yüce Rahman her kuluna, bizdeki ilahi aşk Rahmandan bir zerre ve Aşkı Yaratan Yüceler yücesi Rahmandaki aşkı varın siz idrak edin edebilir isek ne mümkün ama idrak edemeyiz!- Allah’u Ekber-Sözlerimde yanlışlık var ise bana aittir kardeşlerim, hatasız kul olmaz, sizin de aşka dair benim sözlerim gibi sözleriniz düşünceleriniz var ise okumak için o güzel gönlünüzle yazarsanız okumak isterim. Selam ve dua ile kalın kardeşlerim.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç