Bu Blogda Ara

Bırakın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bırakın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2017 Cuma

Her Gönülde Aynı Tadı



Her gönülde aynı etkiye sahip aşkın bu tadı
Gönül rengi ayrı olsa da gönüldeki his aynı
Gönüle verir bir anda gülüşüyle dizaynı
Belki dillerde söylenişidir söylenir ayrı ayrı
Gönüle gülüşüyle verir bir güzel balans ayarı
Bakışı yakışı koşuşu her gönülde aynı tadı

Üç gün seveni vaz geçeni ayır bir kenara
Bırak bu hercailiği girsin onunla bir mezara
Brütüsü bırakın Sezar’ın hakkını verin Sezar’a
Belki dillerde söylenişidir söylenir ayrı ayrı
Gönüle gülüşüyle verir bir güzel balans ayarı
Bakışı yakışı koşuşu her gönülde aynı tadı

Pınar gibi akmasa da aşk akar şirinliği ibriğinde
Nasıl bir anda mest eder gönlü o geldiğinde
Dünyan hislerin değişir bir anda gönlüne girdiğinde
Anlayamazsın ne oluyor hangi tren çarptı bir anda
Belki dillerde söylenişidir söylenir ayrı ayrı
Gönüle gülüşüyle verir bir güzel balans ayarı
Bakışı yakışı koşuşu her gönülde aynı tadı

Bir anda bağlanırsın ayrılamazsın peşinde
Bin bir sır gülüş bulursun sen onun içinde
Çözemezsin gönlün bir kuş misali uçarken
Kaybolursun sınırlarına çıkarsan bir günde
Belki dillerde söylenişidir söylenir ayrı ayrı
Gönüle gülüşüyle verir bir güzel balans ayarı
Bakışı yakışı koşuşu her gönülde aynı tadı

Kul Mehmet’im aşk ne güzeldir var gizli sırları
Hasretle sarsa da karanlık etse de biraz yarınları
O tatlı sarışındaki gülüşü iyi eder elbet bu canları
Vuslatla bekler cennette gülüşüyle getirir baharları
Belki dillerde söylenişidir söylenir ayrı ayrı
Gönüle gülüşüyle verir bir güzel balans ayarı
Bakışı yakışı koşuşu her gönülde aynı tadı

Mehmet Aluç /Kul Mehmet



12 Nisan 2016 Salı

Kısa bir dörtlük-2



               Bu kadar mı meraklıyız insanları öldürmeye      
                                   
                                         İnsan gülmezse bu dünyada söyleyin kim güle
                                         
                                             Bırakın konsun bülbül her açan güle

       Nefrete koşmak için neden olduk piyade 

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

9 Mart 2015 Pazartesi

Bırakın Çocuklar Oyun Oynasın



Çocuk,oyun,
Oturmuşum bahçede koltuğumda
Oyun oynayan çocukları seyrediyorum
Masum gözlerindeki mutluluklarını tada tada
Çıktı amcanın birisi hırsla koşa koşa
Dağıttı masum çocukların oyununu sırıta sırıta
Bağırdım haykırırcasına bırakın oynasın çocuklar
Çocukluğu yaşaya yaşaya umutla
Hayatları değişene kadar çocukça
Bir çocuğun ana vatanı oyunlardır
Çocukluğunu doya doya yaşamasıdır
Onların sevgisidir oyun
Çocuklar bana baktı hayretler içinde
Amca hala elindeki sopa ile çocukları kovalıyordu
Kan ter içinde.
Haklıydı belki çocukluğunu yaşamamış kaybetmişti
Çocukluğunu yitirmişti çocukluğunu yaşarken, bilinmezdi
Bilinen yaşayamadıklarımıza izin vermekti
Güneşin altında uyuyan çocukluğumuzun uyanmasına izin vermekti
Pes etti az sonra
Çocukları çağırdım bahçeme
Onlar oynadı ben seyrettim
Çünkü bende çocukken çocukluk dilimi kaybetmiştim
Yaşayamadım çocukluğumu, şimdi onların dilinde
Yaşıyorum kaybettiğim çocukluk dilimi
Artık hatırlıyorum çocukluk dilini
Yitirmiş olduğum çocukluk günümü, kendimi.

MEHMET ALUÇ

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç