Bu Blogda Ara

isyan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
isyan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2017 Pazar

Çığlık İsyanın Kardeşi




Çığlık isyanın kardeşi

Açtırmaz bence güneşi
Karanlığa açılır yolu
Aldırmaz bir adımlık nefesi

İsyanın kötüdür zamanı
Ara bulamazsın bir anlamı
İçinde yoktur bir karakteri kavramı
Aldırmaz bir adımlık nefesi

Güzellik arama isyanın içinde
Kaldıkça kalırsın en derininde
Yaran kanar sen gülmediğinde
Aldırmaz bir adımlık nefesi

Gecelerin bak sessiz nefessiz
İçinde ateşi yanar fenersiz
Onunla olmak bence gereksiz
Aldırmaz bir adımlık nefesi

İsyan koşana bir kıyamet
İçinde bulamazsın keramet
İçini sarmıştır koca bir nefret
Aldırmaz bir adımlık nefesi

Gönüle aşkı yazmaz
Ayrılık yokluğu yazar anlamaz
Yerinde durmaz tüm bedeni sarar durmaz
Aldırmaz bir adımlık nefesi

Çıkar isyanın kara dumanı
Bekleme sen bir şey anlayanı
Zincirlemiştir kendisiyle olanı
Aldırmaz bir adımlık nefesi


Mehmet Aluç / Kul Mehmet

6 Mart 2017 Pazartesi

Bekler İsyan İmdat Çığlığında Geceleri


İSYAN ÇIĞLIK ile ilgili görsel sonucu

Çökmüş isyan bulutları kör karanlık gecelere
Bekler kıskacına almak için hüzünlü gönülleri
Tozlu yollara unutulmuşluk ekmiş başak çiçekleri gibi açılan
Kara gözleri ile bekler geceleri,
İmdat çığlığında, sessiz akan göz pınarlarına gizlenmiş isyan
Saplanmış hançer gibi, yetim bir çocuk masumiyeti ile bekler yollarda
Bekler isyan imdat çığlığında geceleri
Bekler yollarda, yok oluşa giden yolun köşesinde yol ayrımında
Bekler, tüm çiçekler solsun tüm renkler yok olsun diye
Kararsın notalar, kelimeler gülüşler sözler diye
Haince, sinsice bekler yanaklar solsun diye.
Açar aşk güneşi gönüllerde, kör eder isyanı
Açar gönüllerde, zevki sefayı
Gör gözünle ahu gözlü Leyla’yı
Öp dudağında, görsün aşkı sevdayı
Yazık de, geçen onsuz gecelere
Seni hazırlıyor, dudağında dökülecek kelimelere.
Aşkı ruhuna üfleyen gecelerle,
Gör de sarıl onunla geçen günlere, o sözlerle
Kul Mehmet der, Ağla gözlerim o yârin göğsünde,
Selam olsun, seven tüm gönüllerde, sevdiğini yüreğinde sevenlere.
Bırak geçmişi, yaşa bugünü, aşk tüten gecelerde.
Kalmasın, kavuşmak mahşerde, hüzünlü beklemelerde.
Mehmet Aluç /Kul Mehmet

10 Mayıs 2013

27 Ekim 2016 Perşembe

Yola Çıkmak Koşmak


yola çıkmak ile ilgili görsel sonucu 
Varılmazsa güneş gözlüm bir an sana
Yansam sana kavuşmanın ateşiyle kavrulsam
Bu dünyaya sığmazsam yalnızlığınla yok olsam zamanın içinde
Bu yaşadıklarım sana kavuşmanın sancısıyla kavuşmanın kapısında beklemek
Beklerken o gönül güzelliğinle olmak seni almak kavuşmak için koşmak
Hasret kalmak varmanın değerini bilmek
Değerler ile dolmak yola çıkmak koşmak
Sitemle dolmak sitemle dolmak sana varmanın ilk adımı
Aklımla kalsam isyana koşar gönlümle düşünürüm
Yatıp kalmanın aşkla olmanın yanında geçer sitem gece gündüz
Hasret sitem yalnızlık seninle olmamı hatırlatır bir güneş gibi
Bekle geliyorum yoldayım güneş gözlüm iki nefeslik yoldayım
Boş kalmasın aç kollarını beni düşün öyle sar
İşte şimdi kendin benim gibi gülmeye başladın
Hissediyorum gülüşündeki sıcaklığı
Elin vicdanında gönlünde binlerce defa seviyorum dedin
Bende elimi gönlüne vicdanıma koyarak seviyorum ölüyorum dedim
Gülmüştün kahkahalarla hala o kahkahan kulağımda
Beni sevmeseydin ölüyorum demiştim sana
Sende tutulsun bu dilim gönlüm sana öyle söylerse
Yakarım o dili gönlümü anlatmazsa seni aşkla yakarım
Olmaz canım olmaz sevgilim seni sevmezsem olmaz
Sana varmazsam sevmezsem mahvolur biterim dedin
Gözyaşlarımla akıp yok olmana izin vermem güldün
O an dünyalar benim oldu boynuna sarıldım dolandım
Bir yaramaz çocuk gibi hala peşindeyim seninleyim
Birkaç günlük ayrılık beni senden ayırdı yüreğimi yaktı
Her anımı hasretinle gönlüme ilmik ilmik dokudu
Yokluğun üşütse de şiir gözlerim ısıtır beni
Susmaz içimizde aşk biz onunla canlıyken
Asılır nefret kin onunla darağacında
Yanılgılar uğramaz yanına
Var olmalar varken yanına kaçar yanılgılar
Uzaklığımız gönül ateşimizde ısınmaktı biliyorum
Ve sana ısınarak geliyorum
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

16 Temmuz 2016 Cumartesi

Ayaklanma Mekânı Değil Artık Yurdum



Ayaklanma mekânı değil artık yurdum
Bir tenha sessizliğime bürünmez ülkem artık
Bir avuç kendini bilmez serseri yıkıldı dağıttık
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Dersini verdi milletim gece yürüyüşüyle dünyaya
Ayaklanma niyetli olanlar gelir mi bir daha araya
Milletim izin verir mi yıkılsın emri gönüldeki saraya
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Bir zamanlar Allah iman diyerek gözyaşı dökerlerdi
Bizlerde Müslümanlar diye onlarla biz ağlardık
Mürtet olduklarını anlayamadık bir anda yanıldık
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Milletim olmaz bu iman var iken perişan
Nasıl masuma kurşun sıkılır ey canavar düşman
Feto denilen mürtet sen değilsin insan insan
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Boşadır akıttığın kanla kıldığın namaz
Kanla boyadığın seni af etmeyecek bu zaman
Bekleme artık Rahmanda ne de kulda af için aman
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Ayaklarınız kendi ayaklarınızla millet doladı
Elleriniz kolunuz milletle ordusu polisiyle bağlandı
Yıkalım demeden millet aniden birden canlandı
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Milletimin içinde meydana çıktı renginiz
Bu vatana millete layık değilsiniz hiç biriniz
Vatana ihanette hiç bulunmaz bu dünyada denginiz
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Elem vermeye çalışan sizler olacaksınız verem
Yüce Rahman acıdı kuluna o dur sahibidir Kerem
Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal diyem
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Kul Mehmet’im vatan derdi oldu mu milletim yıkılmaz
Birlik beraberlik kardeşliğimizde iman gücümüz solmaz
Soldurmaya kalkan bizden önce solar haberi olmaz
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

5 Şubat 2016 Cuma

Bakışlarını aldım




Gönül gözüyle bakmayan ışık olamaz karanlığa
İnsan değimliyiz bu âlemde bazen düşeriz darlığa
Bir dert sende bir dert bende bu nasıl bitecek
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır

Yalan sözlerin isyanına sakın kanma
Doğru sözün kardeşi ol sen sakın yanma
İnandır beni doğrula gülümsene bir ömür güleyim
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır


Adıma düğümlesen zülfün tellerini hep seni koklasam
Gönül şehrinin kapılarını aç hep içinde kalsam dolaşsam
Üşümüş yüreğimi gülüşünle ısıt gönlünün sokaklarında yansam
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır

Yalnızlık zordur rüyalarda serseri serseri dolanır
Sensizlik ölüm her uyuduğumda damarlarımda sen diye dolaşır
Ondan ben geceleri uyumam seni rüyalara hapis etmek istemem
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır

Unutmak aklın çığlık çığlığa feryat etmesi unutmak
Seni unutmak kendimi unutmak hiç var olmamak
Unutmak sende kalmasın diye hep unutuyorum
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır

Tutabildiğim gönlümde yalnız sensin
Gözlerine baktığımda gördüğüm sen değilsin bensin
Kalabalık hecelerin arasında aradığım hep sensin
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır

Bakışlarını aldım ben sen ile doldum
Gönlümü sana verdim sen ben oldum
Düşlerimi sana verdim bana yol oldun
Yardım yarımı çoğaltır dertler yok olur
İsyan isyanı çağırır şifa kapısı kapanır

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



12 Aralık 2015 Cumartesi

Kavuşamamanın Bin Bir Pişmanlığında.



Bataklık kurul üyeleri
Bataklıkta oturum için oturdu
Seyirciler
Ağzına katar
Batmış durumda bataklığa
Nefes almak bir nimet
Nefes almamak sürgün
Kaçınılmaz isyana davetiye
Kırbaçların şakırtısında
Sessizlik bir sevgili
Tepkinin geri tepmesi
İçe dönük olmayan tepkinin
İçe dönmesi
Düşünceler Fransız
Çevirmen ararken
Bataklıkta telaş
Telaşla çamur oldu beşik
Boğulmalar ardında
Ölüm mutlak son
Hiçlikten
Varlık arayanların feryadı
Varlıktan uzak olmanın dehşeti
İnlerken bataklığın kucağında
Bencilliğin ninnisinde uyurken
Uyanması mümkün mü?
Sözcüksüzlük kitabında
Aranırken bir çare
Yokluğun korkunç haz alan bakışı
Ne anlar çareden
Devirmişken düşüncelerin
Atmosferinde hayalleri
İlham perisi ne gezer
Korsanlığın bataklığında
Batarken
Seyirciler
Alkışsız batarken
Köhneleşmiş fikirler pişmanlık gözyaşında
Sakatlanmış heceler
Elini uzatmaktan bitap
Batarken hep birlikte
Bembeyaz düşler
El sallıyor
Kavuşamamanın bin bir pişmanlığında

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

24 Kasım 2015 Salı

Gel Derman Gel




Yandı işte nefretle bize koşan yarınımız
Düzetilmesi zordur var mı dermanımız
Dermanı kaçırdı nefrete koşanımız
Gel derman gel gönlümüzde yerin var

Ağlar işte yarınımız silmeye var mı mendilimiz
Silinse gözyaşları kırıktır gönlü kıranız kendimiz
Haydi, birlik beraberlik kardeşlikle yıkılmasın bendimiz
Gel derman gel gönlümüzde yerin var

Her sözü dinlemeden araştırmadan inandık
Bilmem bu yalanlara nasıl oldu da kandık
Kandıkta durum ortada kor ateşlerde biz yandık
Gel derman gel gönlümüzde yerin var

Nefrete koşana uzanır uzanmaz elimiz
Uzanan elimizle kırılır sağlam belimiz
Neden hep nefrete doğru koşar kimimiz
Gel derman gel gönlümüzde yerin var


Nefrette bal börek güzellik mi var
Güzelliği bilmeyen ne cahil insanımız var
Nefretle bu dünya ile mezar olur dar
Gel derman gel gönlümüzde yerin var

Nefret bir bakışla esir eder sineleri yaralar
Gerçek olsun olmasın yalanla gönülleri karalar
Duyulmaz feryat figan nefret kulakları gönlü bağlar
Gel derman gel gönlümüzde yerin var

Bırakalım nefreti kapısı kıyamete kadar kapalı kalsın
Bunca güzellik merhamet varken isteyen güzelliği alsın
Sevelim gönülleri muhabbetle gönülde sevda çiçeği açsın
Gel derman gel gönlümüzde yerin var

Sabırdır her derdin ilacı isyana ne gerek var bilinmez
Nefret bir gönül'e girdimi yıllar boyu silsen de silinmez
Sabır sebat ile olalım biter dertler yarın ne olur bilinmez
Gel derman gel gönlümüzde yerin var

Gülen günler yarınlar zor bulunur yok oldu mu bulunmaz
Dermansız derde koşan dermanı kaybettin nefretle adam olunmaz
Nefret elinde parçalarken bugünü sana koşan güzel yarınlar kavuşmaz
Gel derman gel gönlümüzde yerin var

Mazlumun gözünde akar yaş dikkat et dermansız ahı tutar
Elindeki nefret canavarı şimdi gülse yarın seni eli ile boğar
Sen böyle nefret koşarsan sanma güzel yarınlar nefretle doğar
Gel derman gel gönlümüzde yerin var

Ağa olan marabasını yok ederse nasıl ağa kalacak
Ağa vermekle olur yok eden nasıl insan yüzüne bakacak
Yok, eden yoklukla yok olur nasıl mezarda yatacak
Gel derman gel gönlümüzde yerin var

Güzelliğin cemalini görelim güzellikle ömür sürelim
Nefret kin ömrümüzü hayatımızı bitiendir bilelim
Gülümseyen yarınlara hep el ele gönül gönül'e yürüyelim
Gel derman gel gönlümüzde yerin var

Kul Mehmet'im gül gibi kokalım diken gibi batmayalım
Vuslat sevmek var iken ayrılık hançerini gönlümüze saplamayalım
Üç günlük yalan dünyada gülmek var iken nefret ile solmayalım
Gel derman gel gönlümüzde yerin var
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-







Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç