Bu Blogda Ara

faydasız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
faydasız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2016 Pazar

Sen Bir Başka Ben Bir Başka

Sen bir başka ben bir başka

Yolumu çıkardın hep yokuşa
Sözün başka bakışın başka
Yolum seninle hep çıkar yok oluşa
Varamadık seninle aşka var oluşa
Sen bir başka ben bir başka
Aşk ile olamayız yönümüz dönük değil aşka

İnanmıyorum artık hiç bir sözüne
Nasıl bakacağız artık birbirimizin yüzüne
Vuslat kapısını kapattık artık üstümüze
Sen bir başka ben bir başka
Aşk ile olamayız yönümüz dönük değil aşka

Artık çare bize faydasız
Ayrıldık biz nasılda apansız
Gönlümüzde kalmadı derman ağlamamız yararsız
Sen bir başka ben bir başka
Aşk ile olamayız yönümüz dönük değil aşka

Arayan ya Mevla’sını ya belasını bulur demişler
Demişlerde ne güzel söylemişler
Halden anlamazda vefasız demişler
Sen bir başka ben bir başka
Aşk ile olamayız yönümüz dönük değil aşka

Seninle ayrılacaktık köyden
Güzel bir yuva kuracaktık şehirden
Çocuklarımız olacaktı nur topu gülüşümüzden
Sen bir başka ben bir başka
Aşk ile olamayız yönümüz dönük değil aşka

 Kul Mehmet’im seninle mutlu olamadım
Tüm yolların kapalıydı sana ulaşamadım
Haykırdım ismini gece gündüz aşkımla duyuramadım
Sen bir başka ben bir başka
Aşk ile olamayız yönümüz dönük değil aşka

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

5 Mart 2015 Perşembe

Gönlümüz O Kadar Issız Ki




Hayatımız o çok sevdiğimiz hayatımız ve dünyamız, vaz geçemediklerimiz… Bizi ölümün bağrına doğru yaklaştırırken usul usul veya aniden pençesi ile ensemizden tutarak bizi başka bir âleme götürecek olan ölüme doğru sürüklemekte, biz farkında olsak ta olmasak ta.

Düşlerimiz hayallerimiz yarına doğru yürürken olmayacak olan yarınımızın bir anda olmaması, gönül dalımızda açan yaprakların bir anda solması ile ölüme koşan bizler aşk sevgi ile bir birimizi sevmeden ve aniden veda ederken sonrasında bin pişmanlıkları yaşayan yine biz.

Yaşarken karşılıklı susan biz, ölüm geldikten sonra suskunluğun pişmanlığı ile kahır oluruz, pişmanlığın acısı ile baş başa kalırız.

Kalbe düşünce ayrılığın oku, ona gülümseyememenin, bir seni seviyorum canım diyememenin acısı ile yanar yüreğimiz… Ah keşke ona seni seviyorum diyebilseydim deriz, ama artık faydasız son pişmanlık bazen faydasız ve çaresiz kalıyor.

Baharlar kâinata gelirken bize der ki, ey insanoğlu senin gönlünde her zaman baharlar var aç kapısını gör der, ama biz her zaman o yüreğimizde karlar yağdırırız, dondurucu zemheri soğukluğu ile doldurur ve kapısın kapatırız o soğukluk ile donarcasına yaşarız.

Bizi mutluluğa götürecek olan gönül atlarım yola çıkmak için şahlanmış bekler, lakin biz onu aç bırakarak öldürürüz. Yanlış mı söylüyorum bilmem var mıdır bunun başka bir izah yolu?
Gönlümüz o kadar ıssız ki bunu farkında bile değiliz, haydi gönlümüzdeki baharları yaşatacak olan bahar mevsiminin kapısını ardına kadar açalım, hatta kapısını sökelim atalım bir daha kapanmasın, bizi yalnızlığın ıssızlığın anaforunda yok etmesin…

Elimizdeki yüreğimizdeki cam kırıklarını atalım, yüreğimiz kesiyor kanatıyor haydi bir adım atalım açalım gönlümüzün sevgi kapısını, sonuna kadar.


Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç