Bu Blogda Ara

inanç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inanç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2017 Çarşamba

Gönlümüzdeki Sevgi Merhamet İnanç Bandı Döndükçe...

              




Tokat’ı yedi gönül yalnızlığı çare diye görünce
Derdime derman olmadı hiç kimse ben küle dönünce

Yaşadığımız bu dünyada biz Müslümanlara, nasıl bir hayat yaşamak istiyoruz diye bunu bize hiç soran olmadı ve sormasını beklemekte aptallık olacaktır. Âlemlerin Rabbi Yüce Allah’ın bize sunduğu yaşamamızı istediği hayatı yaşamaktan/yaşatmaktan uzak bizler, önümüze sunulan hayatı dayatma zorlama ile kabul ederek yaşamak zorundayız, bunun başka bir alternatif yolu da olsa bunu gerçekleştirecek gücümüz yok. Küresel güç denilen zırvacıların elinde bulunan ekonomik parasal güç her ne ise, bir süre daha paraları bitene kadar çekmek zorundayız. Yaşanılan terör olayları kaos bunların hiç biri tesadüf değil. Müslümanların birbirlerinden uzaklaşmaları neticesinde, şimdi karşı karşıya oldukları sorunları bunca eziyetlere maruz kalması, böylesine yalnız kalmalarına eziyet görmelerine götürmekte ve ezmektedir. Karşı karşıya kaldığı bunca sıkıntının sanki hiç yetmezmiş gibi tek başına fert olarak yaşamayı kazanmayı seçmesi, bu sıkıntı ve dertlere eziyete meydan okumak  ve meydan okumanın sonucu yıkılması yaşadığımız çağın dayattığı bir faturadan önce birbirimizden bu kadar uzak olmamızın bu kötü sonuçları doğuracağından anlatacak olan izanla  idrak edemediğimiz için başımıza gelmektedir…

İçine düştüğümüz bu anafordan bir gün çıktığımız savı ise biz birbirimize yaklaşmadan, birbirimizi kucaklamadan gerçekleşeceğini sanıyorsak bu yine boş hayalden başka hiçbir şey olmayacak ve yine elimiz boş kalacaktır. Bizler birlik beraberlik gönül gönüle olmadan, bizler daha fazla üreten gerektiğinde az tüketen, aşırılıktan uzaklaşmadan gerektiği gibi az tüketen çok üreten bir toplum haline gelmek isteyip istemediğimizi fark ettiğimiz anda, bizi yıkan bu küresel güç sermaye o an yıkılacaktır karşımızda. Gönlümüzdeki sevgi merhamet inanç bandı döndükçe içine güzelliği kardeşliği beraberliği kayıt edip çaldığı müddetçe, modern denilen birilerinin dayatması ile şekillenen bu dünyaya karşı bizim onlara güzellik olarak neyi teklif ettiğimizi, onların bu çıkar ilişkisi ile toplumu parçalayan sitemlerinin çürüklüğünü anlatarak ortaya koymadıkça, ezilmeye yok edilmeye karşı çıkamayacağız.

Boş sual peşinde ellerin peşinde koşarsan
Nefsin ile kendine sen boş yollarda coşarsan
Birlik kardeşlik iman gücüyle olmaz isen yalnız kalırsan
Birileri gelir yıkar seni sen böyle güçsüz kalırsan
Ağlayıp gözyaşı dökünce silecek bir insan gönül bulamazsın

Okuyup ilmi almazsan
Girip bir gönülde merhametle kalmazsan
Birlik kardeşlik imanla sen yola çıkmazsan
Her zaman yalnız kalırsın yıkılırsın
Birileri gelir yıkar seni sen böyle güçsüz kalırsan
Ağlayıp gözyaşı dökünce silecek bir insan gönül bulamazsın

Boşa koştuğunu gören birileri güler sana katıla katıla
Söylesene ey insan ey Müslüman neden değer vermezsin sen hatıra inanırsın katıra
Tek başına kaldın işte ne koşarsın sen istedin ya ne gezersin bağıra bağıra
Her şeyi tükettin ne kaldı akıl ne gönül söyle şimdi kelimeler kimi çağıra
Birileri gelir yıkar seni sen böyle güçsüz kalırsan
Ağlayıp gözyaşı dökünce silecek bir insan gönül bulamazsın

Birileri söyledi sen inandın takıldın kaldın
Hiç mi aklına gelmedi demedin ki hey sen yanıldın
Takıldın kaldın inandın bak sonunda nasıl dağıldın parçalandın
Kendin takıldın bağlandın ey insan şimdi neden söyler misin sen ağladın
Birileri gelir yıkar seni sen böyle güçsüz kalırsan
Ağlayıp gözyaşı dökünce silecek bir insan gönül bulamazsın

Mehmet Aluç /Kul Mehmet


14 Haziran 2015 Pazar

Sözlerim



Arzularının peşinde koşanın değil, İnançlarımızın peşinde koşanın yanındayız, Yarınlara imanı taşıyanlarla beraberiz…



Bayramlarda deniz tatil özlemi ile yaşamayı hayal edenlerin değil, akraba ziyareti ile komşu ziyareti ile bayramı gönülde yaşayan ve yaşatanların peşindeyiz…



Bir hayali vardır diye o hayalleri yıkanların ve kendi hayallerinin peşinde koşanların değil, kendi hayalini geriye atarak, insanların hayalleri gerçekleşsin diye inançla imanla umutla yola çıkanların peşindeyiz.


Acıyan yaramıza yara açan değil, acıyan yaramızı saran merhem olan merhametlilerin yanındayız.

Mehmet Aluç

20 Ocak 2015 Salı

Gömün Beni Şairin Bir İmk/Ansızlık Şiirinin Mezarına

Gece benimle beraber derin derin öksürdü
Ben yüreğimdeki hazin acıyı çıkaramadım
 Gökyüzü çöl yalnızlığında yalnız kalan yıldızları üzerime döktü
Asi yalnızlığın içinde üşüdüm kaldım
Üşüyen kelimelerin umutsuzluğunda b(y)attım
Toprak avcumda umutsuzlukla kabul etmedi k/açtım
Ondandır yollarım kentlerin çöllerine çı(ba)kar
Şundandır hayal gücünün zayıflığında y(k)anar yüreğim
Yanmış şairlerin şiirlerinin gölgesinde yatar
Güneş doğduğunda kiraladığım akşamın karanlık gözlerine s/aklanırım
Hissiz acımasızlık kokan uzun namlulu silahlar gibi soğuk binalardan kaçarım
Gecenin sadece beni yakan alevinde ısınırım
O yüzden bombalar atılırken şehrin üstüne s(g)erilirim
Yakmaz yüreğimi hain bombalar, uzanırım şehrin üstüne yürekler y(k)anmasın diye
Gidişin o yüzden atom bombası gibi paramparça etti yüreğimi
En son baktığım en son düştüğüm yerdeyim h/ala gözlerim tutuşur
Ellerinde ateşlerle aydınlık olmaya geldik diyenler
Y(b)akarak gittiler senin gibi
Yakmak isteyen sevdalı ışık olur mu ey vicdansız ey imansız
Yaktın attın hasret bombanı kıçına kınamı yaktın
Ne geçti eline atın nikimi yaktın binlerce masumu
Kıçına demir mi sokuldu da yağlı yağlı onumu çıkardın
Şimdi masumları oynarsın sırıtarak
Hala masum bedenlerin çığlığı gökyüzünde uçuşurken
Attın atom bombasını el bombasını taramalı ile deldin geçtin
Kıçına giren soğuk demir çıktımı edepsiz utanmaz
O nedenle her yağan yağmurda
Binlerce feryatla o masumların k/anı damlar yeryüzüne
Bedenlerinde onlarca delik param parça deriler dökülürken yağmurla
Hala insanlık kaldı mı bakıyorum yürekler
G/özlerim görmüyor çığlıkların toz dumanında
Bir kaç dolar için bir öğlen yemeği için ülkesini
Hatta yarınları satanlarla batıranlarla
Yaşamamak için giriyorum karanlık dehlizlere
Dehlizler hınca hınç dolu kalmamış hiç yer
Sevdasız bakışların arasına atmayın beni
Sevda bakışının maskesi ile b(y)akanların y/anına itmeyin beni
Bari beni atın kaybolan iklimlerin şehrine kaybolayım
Kiralık yüreklerin gözlerin ellerin adımların arasına (k)atmayın
İnançsızlıkla övünenlerin inançsızlığı inanç sananların y(k)olların da boğmayın
Dürüst ’üzlük istasyonunda dürüstlük sağlayanların vagonuna tık (at)mayın
Bir şairin imk/ansızlık şiirinin mezarına gömün
Şairi imkânsız derken umudu yüreğinde yeşermektedir bilemezsiniz sizler
Şair ulu orta sevişmez şair ulu orta öpüşmez
Edep var kaleminde mısrasın da yüreğinde
Umutsuzluğun yüreği mısraları ile Umut’a dönüşür
Haydi, gömün beni şairin bir imk/ansızlık şiirinin mezarına gömün
Rahat rahat uyuyayım yeşersin umutlar yürekler yeniden

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç