Bu Blogda Ara

Eder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2017 Pazar

Gönülden Edelim Gönüle Birkaç Kelam


 muhabbet kelam ile ilgili görsel sonucu
Gönülden edelim gönüle birkaç kelam
Önce gönüllere verelim gönülden muhabbetle selam

Gönül’ü ara bulursun kendinde dünya içinde gülüşünde
Kendinde dünyada bulamazsan ara bulursun dört kitabın içinde

Arayan arayıp elbet bulacak mutlu olacak
Aramayan bulmayan acep neyi bulmuş ki onunla dolacak

Neyi kazanırsan güzel olanı kazan seninle gidecek
Mezara girince ne götürdüysen hoş geldin seni bekliyordum diyecek

Ara dertler için bir çare, derman için derde ol sen rakip
Dertlere çare bulursan elbet olursun gönüllere sen tabip

Ol bugünde derman için gönüllere sen ilaç
Yarın dermansız kalırsan senin için hazır olur dermanın gelir ilacın kulaç kulaç

Bugünden yarın için hazırlarsan sen bir musibet
Yarın sende içinde yok olursun ararsın bulamazsın gönülde edilecek bir muhabbet

Ölüm bazen deriz erken bazen deriz çok geç ecel gelirken
Sen ölüme hazırlıklı ol ölüm desin çok geç kaldım beni bekliyormuş gülümserken

Maden bu dünyaya dâhiliz cümlemizle biz
Bizden ayrı kalmayın gülümsemek için sizde bize dâhil olun koşun gelin siz

Yüce Allah yoktan var vardan yok eder elbet
Yüce Rabbim musibetleri rahmete çevirir/çevirsin/ gülümsemektir kullar içinde Rahmet

Gönülden gülümsersen insanlara kazandığın olur hep Rahmet
Gönülden gülümsemezsen eğer çektiğin olur hep zahmet

Gönüller için şifa olan ey cihan her bir nefes için Allah’ı anınca şifasın
Allah’ı anmayınca fani yüzüme aldanana aldanma dersin aldanır sen ne yapasın

Seherde esersin ey Rüzgâr alnı secdede olanın etrafında cennetten gelmiş gibi hafif hafif
Hakkı bilmeyene secde etmeyene rüzgâr ne yapsın ne yapsın hak, hak ettiğini verir yüce olan Latif

Gönülden ettik gönüle birkaç güzel kelamı
Rabbim devamını nasip eder inşallah kısmetse gelir devamı



Mehmet Aluç /Kul Mehmet

30 Haziran 2016 Perşembe

Fikrimiz Hangi Merkeze Bağlı İse Onun Amacı İle Hareket Eder Doğru mudur?




  

 Yaşadığımız bu dünya üzerinde farkındaysanız, her birimiz bir tarafa doğru sürükleniyoruz. Ne kadar tutunsak ta, fikirlerimiz düşüncelerimiz sağlam bir kulpa merkeze bağlı olmadığı için, en ufak bir esintide her birimiz bir köşeye, bucağa savruluyoruz. Bu savrulmaların ana merkezi olan ve bizde hiçte güçlü olmayan, gerçek fikirlerimizin düşüncelerimizin bir merkeze bağlı olmamasından kaynaklanıyor olmasın! Muhakkak ki insan yaşarken, fikirleri alacağı bir doğruluk merkezi olmalıdır, bu merkezden beslenerek aldığı fikirler ile bir yerlere sürüklenmeden, yoluna ancak devam eder. Rüzgâr ne kadar şiddetli olursa olsun, az yalpalanma ile yıkılmadan yoluna devam eder.

   Fikirlerimizi sağlam merkeze bağladıktan sonrasında, karşımızdaki insanında bizim gibi bir insan olduğu, acı sözlerle üzüldüğü kırıldığını, değer verilmeyip aşağılanınca bizden uzaklaşarak kaçacağı gerçeğini de çok iyi bilmemiz gerekir. Düşünceler fikirler insanlığımız öldüğü anda bizler birer ölüden farkımız kalmaz, yaşarken ölü insanlardan da bir beklenti içinde olmamamızda, söz konusu olamaz. Kokuşmuş fikirlerin peşinde koşarak, kendimizi diriltmenin amacına ulaşmamız söz konusu dahi edilemez. Fikir merkezi olarak bizi Yaratan Âlemlerin Rabbi, Yüce Allah’ın Nur Kur’an’ı Nur Resul ve onun sünneti ve âlimlerin görüşleri, merkez olarak alınmalıdır. Aklımız bu merkeze bağlar fikri buradan alırsak, sürüklenmeleri bırakın Allah C.C. izni ile yıkılmadan yolumuza hak yolunda devam eder gideriz.

   Soru ve akıl fikir üçgeninde, gereken cevapları alırken, önce soru ile neyi anlamak istediğimiz bu merkez bize soracak, dünyaya ait soruna cevap arıyorsan işte bak burada, ama sen fazla dünyaya bağlı kalmadan işte sana ahiret hayatı ile onu sevap nurla doldurman için, sana binlerce cevap buyur buradan başla diyecek bir merkezdir, Nur Kur’an Sünnet merkezi. Bu merkez zihni çalıştırarak araştırmaya öğrenmeye sevk ederek, beynin bedenin hislerin aktif çalışmasına da ön ayak olacaktır ebetteki. Var olmanın, kapısın her zaman açık tutan bu merkez ile sonsuzluğun kapısını açarak, kokuşmuş fikirleri de bir çırpıda zihninde silerek, toplumsal alanda silmek için seni sefere çağırarak, toplumsal alanda bu konuda çalışmanın gerekliğini de hatırlatarak, bizi bu yola sevk ederek ulvi bir amaç uğruna yaşam gerektirdiğini de hatırlatıyor. Bu ulvi yolda Fikrimizi bu merkeze bağlayarak ulvi amaç uğrunda yürüyenler olmak dileğimle, selam ve dua muhabbetle kalın kardeşlerim.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet






23 Mart 2016 Çarşamba

Nur Peygamber




İman ile bildim ben bu canı
Bu üç günlük dünya hanı
İman ile gezdirmeli bu canı
Gönülden sevmeli cananı

Nur peygamber âlemlerin sultanı
Merhamet eder sever tüm insanı
Kur'an idi onun tüm lisanı
Gönülden sevmeli tüm insanı

Gülünce âlem onunla gülerdi
Sevince hep gönülden gülümser severdi 
Hayatı boyunca küsmez hep gülümserdi
Gönülden sevmeli tüm lisanı

İnsanlık gelmeden onun güzelliğine vurulmuştu
Gece gündüz yollarda izini aramıştı
Bu rahmete herkes susamıştı
Gönülden sevmeli tüm insanı

Merhametle donattı gönülleri yolları
Merhametle açtı tüm kapıları
Yıktı zalim ile temelsiz yapıları
Gönülden sevmeli tüm insanı
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

6 Mart 2016 Pazar

Sebep Halk Eder Rahman




Bedbaht yaşamak yakışmaz hiç bir kula
Gönül denilen ülkeyi adaletle yönetmek gerekir
Açılır baht günden güne kul aradığının bula
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir

Minarelerden okunan ezanlar müminin neşesidir
Şehadet ile iman eden kulun ilk gülümsemesidir
Kurtuluşa çağrı İslam ile kulun cennete yürümesidir
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir

Günde beş vakit namaz kulun yükselmesidir
Sokaklarda zulmü ile havlayan zalimin sesidir
Ecel gelince bu ömrün sona ererek bitmesidir
Ecel iman eden kulun giderken gülümsemesidir
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir

İslam yolunda kulun yürümesi kurtuluşudur
Zalimin yüzüne iman ile tokat vuruşudur
Nefis şeytan zalim karşısında duruşudur
Teslimiyet ile Yüce Allah’a kul oluşudur
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir

Derviş gibi ol incitme hiç bir canı
Ezelden kurulmuş bu dünya hanı
Mülk baki değil ağlatama sen insanı
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir

Erişirsin menzile Rahman yolun asan eder
Uzun sandığın yokuş bir anda bakarsın biter
Mezarda yatanlar sanmayın rahat eder
Hesap vermenin korkusunda rüzgârlar eser
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir

Bak gör âlemi var mı dibinde temel
İman etmek en büyük emel
Merhamet ile uzanmalı el
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir

Bu canda tatlı dil isteyene ver sen durma
Bu tatlı canın ile kula fazla soru sorma
Allah’ını seversen sen cümle kulları yorma
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir

Çeşmeden akan su gibidir ömür
Bir gün kesilir biter ömür gözler olur kömür
Kim söyledi a kul git insanları sömür
Yıktın geçtin ama boşa oldun müdür
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir

Cümle sözler dökülür dilde bir bir
Günah dersen kula ait bir kir
Tövbe kapısına var pişmanlığını söyle diril
Hak karşısında gönlündeki ile önüne seril
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir

Her kulda bulunur elbet kusur
İman et imanınla et zuhur
İman eden zaten bulur huzur
Kul zalim karşısında olur cesur
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir

Gönül dediğin bir umman sahildir
Hakkı bilmeyen elbet cahildir
İman eden gezen imanı ile ehildir
İman etmeyen elbette ki kördür
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir

Salınsın gönlünde gülümseyen vefa
Vefa ile sen süresin uzun sefa
İman et şehadeti söyle sen bin defa
Sebep halk eder Rahman kul kalmaz fakir
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-




16 Ocak 2016 Cumartesi

İnsan



İnsan merhameti imanı ile olur insan
Rahman yardım eder alır yapar ihsan
Merhametle ey insan gönüllere aksan
Sen insansın değilsin ki korsan
Akılın var değil ki noksan
Nefretin seni yesin onu bir yerine soksan
Bazen konuşmaya gerek olmaz lisan
Her insan sen senin gibi taşır can
Dünya dediğimiz iki kapılı bir han
İnsan insanlığı ile olur insan
İman eder olur candan can
İman etmez insan olmaz o can
Gir insan çık insan ol sen ey can
Gir insan çıkarken olma rezil ey insan
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



6 Aralık 2015 Pazar

Güzel Bakan


Güzel bakan gönül göz güzel olanı görür
Güzel olanı gören göz gönüldende sever
İmanı gören gönül gözler tefekkür eder
Güzel bakmayan bilmem ömründe neyi görür
Görmez bu güzelliği görmeden işte ölür
                                                                               
Nur Kura'nla sünnetle hakkın eserini gör
Önüne çıkarır tüm yolları der Rahman gör
Bakmazsa görmezse ne yapsın Rahman o körü
Güzel bakmayan bilmem ömründe neyi görür
Görmez bu güzelliği görmeden işte ölür

Bilmem ne görür görmek istemeyen bakar kör
İçindeki hiçlikle nasıl sürer o ömür
Gönlü paslanmış işte sanki yanarda kömür
Güzel bakmayan bilmem ömründe neyi görür
Görmez bu güzelliği görmeden işte ölür

Kul Mehmet'im imanın gözüyle sen bakta gör
İmanla sen Rahmanın nurunu gönlüne ör
Terk etmeden bu ömür ruh ol sen gönlü bonkör
Güzel bakmayan bilmem ömründe neyi görür
Görmez bu güzelliği görmeden işte ölür


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

27 Kasım 2015 Cuma

Hava Sahasını Eder İhlal Prusya




Deh dedik Rusya ya var git kendi yoluna
Çüş dedik Rusya takma nefreti koluna
Gitmez kendi yolunda Prusya sataşır her Allah'ın kuluna
Bozma dedik havamızı aranjman kuralını bozma
Sesin kötü yersin dedik dayağı füzeyi, havamızda uçma
Rahat durur mu Rusya elinde haksızlık dolu dosya
Yaptığın çok saçma
Nefret kinle yapma
Nefret yolunu açma
Sonra ağlayıp bakma
Yaptığın çok saçma
Korkak dönek neferin
Boşa çıkar seferin
Az düşün derin derin
Olmaz yoksa yerin
Yesin seni nefretin
Amma çok kafa ütüledin
Leş kokar etin
Sen yola çıkmadan bittin
Çok ayıp ettin
Kaybolup gönülde gittin
Zaten yok hiç adaletin
Çıkar yoluna iman dol abuzettin
Yıkılır basiretin
Nefret kokar devletin
Ah en ettin
Bindiğin dalı kestin
İyimi ettin
Kendin ettin
Kendin buldun
Kendin küstün
Ayıp sana Prusya
Kimse demez bak sana aferin
Bir beş on defa yeter dedik
Bu son giydiğin elbise fason
Sen beceriksiz sana ders veren bilmez racon
Senden ders verenden olmaz garson
Sonunda yedin füzeyi dersini aldın Rusya
Daha hala yüzer boğulacağı okyanusta
Elinde hala fason dosya purusya
Hava sahasını eder ihlal
Cevap verdim der sanki ağzı lal
Bindiğin dalı kesersin yok orda istiklal
Bindiği dalı kesersin o ince dal haydi yol al
Yaptığın değil helal
Haydi, yol al yaparsın sen ihlal       
Yaşadığın izmihlal
Sana yok hava sahamızda istiklal
Batar sana bizdeki hilal
Sende yok celal
Bizde var celal
Yaşatmak istersin mahşer
Yaşarsın mahşer
Bu ne kin bu ne şer
Sen bir beşer
 Bakmaz boyuna racon keser
Senden olmaz bir eser
Yaptığını sanırsın şaheser
Ey Rusya elinde keser
Keser döner sap döner Rusya
Nefretin seni boğar gider
Nefretin bir solukta biter
Yanında nefret kusanın üçü beşi
Bir nefeslik senin gibi âlemin leşi
Nefret kokar nefesi
Nefretin leş kokan elinde kafesi
Haddini bil
Kesilir o dil
Nefretini adam gibi sil
Dünya sana dar bil
Hava sahasını edersin ihlal
Cevap verdim der sanki ağzı lal
Bindiğin dalı kesersin yok orda istiklal
Bindiği dalı kesersin o ince dal haydi yol al
Yaptığın değil helal
Haydi, yol al yaparsın sen ihlal       
Hayâsızca eder ihlal ufku kapalı
Kendi nefretini görmez Avrupalı
Seni gidi ey zavallı
Ey senin gibi andavallı
Kendini sanma sivri akıllı
Yaptığın vahşet
Kaynıyor nefret
Ey seni gidi sefil
Seni gidi rezil
Gir kendi yoluna
Bakma sağına soluna
Hilal girer bağrına
Nefret kokar çağrın da
Nefret kalkar bağrında
Hilal batar bağrına
Kalırsın tek başına
Bakmazsın göz yaşına
Bakılmaz göz yaşına
Gelirsin üstümüze inadına
Vurulursun noktası noktasına
Gelmese de hoşuna
Hareketin oburcasına
Karıştırma elini elin salçasına
Nefretin yağar başına
Yatma yanlamasına
Parçalama sineni ey zalim Rusya
Zelzele ile yıkılırsın Prusya
Bomba iner başa
Kafa değer sert taşa
Var git paşa paşa
Yoksa daha neler gelir o başa

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

İzmihlal: Çökme

Andavallı: Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz.

19 Kasım 2015 Perşembe

Cennet Bağında Gelir...






Ey Resulüm gönlünde ümmetin ümmetin var
Gönül otağın açta bu günahkârı sen sar
Gönlünde merhametin nuru ümmeti sarar
Gülüşünü biliriz cennet bağında gelir

Sensiz, zalimler cümle kula ederdi zulüm
Gelişinle zalimle bitti eşeddi zulüm
Gittin sen, zalim çıktı meydanda başlar zulüm
Gülüşünü biliriz cennet bağında gelir

Âlemlere Rahmetsin Rahman nurundan nursun
 Ebu Leheb kurudu Rahman dedi kurusun
Sensin cümle âlemde sönmeyen nurdan nursun
Gülüşünü biliriz cennet bağında gelir

Sensiz zalimler cümle kula ederdi zulüm
Gelişinle tüm zulüm bittide büklüm büklüm
Gittin sen, zalim çıktı meydanda başlar zulüm
Gülüşünü biliriz cennet bağında gelir

 Parlaklığı ay ile güneş nurundan alır
Seninle olmayan tüm kullarda yolda kalır
Senin yolundan giden nur cennete yol alır
Gülüşünü biliriz cennet bağında gelir

Sensiz zalimler cümle kula ederdi zulüm
Gelişinle tüm zulüm bittide büklüm büklüm
Gittin sen, zalim çıktı meydanda başlar zulüm
Gülüşünü biliriz cennet bağında gelir


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
Eşeddi zulüm: Zulmün en şiddetlisi

2 Eylül 2015 Çarşamba

Dil Değil Gönül Eder Kelam



İlahi büyüklüğü anlayarak müşahede edip eğilmek,
rüku ile olmak  dünyada yoktur eşi
Allah'ın kâinatta her an her zerrede her yerde olduğunu bilmek neşesi
Allah c.c. hükümranlığını bilerek fark ederek eğilmektir rükû ruhun gülümsemesi
Olgunluğun sonu secde ile olmak kulun kendini bilmesi Rahman'a yürümesi
Yokluğunun farkında olmak denk olduğu makamda acizliğini bilmesi
Var olana yönelmek nasip olmaz bu âlemde her kula
Sonsuz olana yürümek lisanın şükür ile yaşadığı hayret
Yok, olanın var olanı bilmesi bilinir imanla elbet
Varlığın merhamet ile dolmasını ister beşer
Yaşamayan bedenin yaşaması ile neler görür kul neler
Yaratılış sırrına vakıf olmak ile nura olur kul gark
Dua ile Rahmet kapısına koşmak ile yaşar iman eden kul fark
Bilicin perdesinin nur nur açılması ile kul der Sensin Rabbim
Ya Rabbel âlemin
Dil değil gönül eder kelam
Bütün âleme Rabbim nurunla der olsun selam

Mehmet Aluç - Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç