Bu Blogda Ara

hayata dair denemeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayata dair denemeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2016 Pazar

Söze Değer Vermemek Sözü Yıkmak Değersiz Kılmaktır


sözün değeri olmalı ile ilgili görsel sonucu

    Söz ne içindir?  Ya dinlemek ders almak içindir, ya da güzel sözlerin güzelliğinde gönlü dupduru pınarında yıkamaktır. Boşa dinlenmek sözü söz olmaktan çıkarır yük haline getirir, söze değer vermemek, sözü yıkmak değersiz kılmaktır. Söz söylendiğinde gönül merkezindeki merhametin imanın kuşatması altında, gönlü okşayan ders vererek hizaya getirmek, yolundaki çakılları dikenleri temizlemeye işaret eden dilin tatlı rüzgârıyla gönülden gönüle eserek kaplamasıdır. Bu dünya biz kullar için bir imtihan ve ahireti kazanma dünyasıdır. Hepimiz gönül merkezinde çıkan dil ile şekillenen her sözümüze, dilimizden çıkmadan önce sahip çıkmak adına düşünerek tartarak söylemeliyiz. Sözlerimiz yıkmamalı, yakmamalı yalnız bırakmamalı…
    Sözler, gönüle alınan merhamet imanla yıkanarak çıkarsa söz olur gönül kapısını açan anahtar olur. Herkes söylediği söz ile değer kıymet bulur, bunun ekseninde yaşar ve değeri ne ise karşılığını muhakkak bulur. Gönülde bulunan her ne varsa, dil ile hayat bulur ve yaşar ve yaşatır veyahut yıkar öldürür ağlatır… Sadık olmak sadık kalmak gönlümüzde yetişen bir çınardır, pınardır, kul isterse çınarla pınarla süsler karşılığını alır, ister dikenle nefretle doldurur çöl eder kurutursa bununda karşılığını alır, işte bu seçimi Âlemlerin Rabbi yüce Allah imtihanı gereği kuluna bırakmıştır.
    Sözüne sadık diline gönlüne sadık olan, sadık olarak Rahmanı yanında bulacaktır, bunun tersini yapansa yanında nefsini şeytanı ve cehennemi bulacaktır. Gönlünde dilinde elinde ne varsa onun karşılığını alacağımız, bir hayatın ve imtihanın içerisindeyiz. Nasıl ki dünya hayatı için bin bir hesap yapıyorsak, ahiret hayatı içinde bin bir hesap yapmak zorundayız. Aşkı gönüle devamlı akan bir berrak ırmak gibi gönüle yerleştiren Yüce Allah, onun vermiş olduğu gibi merhameti imanı gönlüne bunların ekseninde nakış nakış örersen, dünyanı da ahiretini de nakış nakış ellerinle örmüş kurmuş olacaksın. İman merhamet sadakatle yola çıkarsan, karşında bunları bulursun ve karşılığını bu dünya ve ahiret hayatında karşılığını bulursun, gönülleri bu güzelliklerle okursun hayat güzellikleri bulursun mutlu mesut olursun.

Al gönlüne imanla merhameti
Ara sen bul gönül erlerini
Aç bulursan gönlünü al gönüllerini
Varsa ver gönül sevgilerini
Ne verirsen onu bulursun
Alnı açık hakka secdeye durursun

   Durmak, çok önemlidir ne için kimin karşısında ne için durduğumuz çok önemlidir, bu konuda yüce Allah c.c. hesap vereceğimizi hiç unutmamalıyız. Biz kullara değer veren hepsinin cennete girmesini isteyen, yüce Rabbimiz hatamız olduğunda telafi için zaman ve tövbe kapısını açık bırakmış mühlet vermiştir. Muhatap olmak bu âlemde hem de cenneti az bir çaba ile bize sunan Âlemlerin Rabbince muhatap alınmak en güzelidir. Bakın şöyle âleme hayatımıza yaşantımıza, kim bizi muhatap alarak dinliyor veya bir hatamız olduğunda suratımıza kapıyı kapatmadan gülümseyerek bekliyor? Hangi bir kula derdini üç dört defa açtığında, seni dinliyor ve ilgileniyor bulabilen var mı? Ben Âlemlerin Rabbinden başkasını bulamadım, günde yüz defa halimi arz etsem de günahımla tövbe dilesem de her an her daim beni dinleyen, affı ile kuşatan değer veren dertlerime deva sunan Rabbimi buluyorum. Ne mutlu biz Müslümanlara ki Müslüman olmakla, Rabbim bizi şereflendirdi kendisine kul habibi nurdan Muhammed (S.A.V.) ümmet yaptı İslam’la Nur Kur’an’la yolumuzu dünya ve ahiretimizi nurlandırdı. Bundan daha büyük onur ve şeref olur mu kul için? Elbette ki olmaz başka hiçbir yerde, bu kadar değeri kıymeti onuru şerefi merhameti bulamayız. Her an bu dünya hayatında buna liyakatli olmamız dileğimle selam ve dua ile.

30 Ekim 2016 Pazar

Bu Hayatın Bazen Uzun Bazen Kısa Yürüyüşleri


Görsel sonucu
   İnsanoğlu sadece kendisini değil, tüm insanlığı, bireysel olarak da birbirlerini düşünmek için var edilmiştir. Yaşadığı hayat boyunca, birçok dost arkadaş edinerek yaşamak ve onu düşünerek hayatını idame etmek için, bu dünya âlemine gönderilmiştir. Dünya hayatında beraberce bu hayatın bazen uzun bazen kısa yürüyüşlerinde, beraber yürümek ve hayatını noktalamak için yaratılmıştır. Bazen yürürken, taşa takılıp düşeceğin anda seni dostun arkadaşın tutar, düşmezsin veyahut ta düşersin, gelir seni kaldırır aynısını sen yaparsın düşen bir insanı dostunu düşmek üzere iken tutarsın veya düştüğünde koşar kaldırırsın. Her gün sen veya dostun arkadaşın birbirinizi düşünerek birbirimizi hatırlayarak yaşarız. Yere düşerken üzerine bulaşan toz toprağı silkeleyip yola devam ederken. İnsan düşerken kaldırılır, kalkarken düşer insan bu dünya hayatında diye düşünürken, beraber gülümseyerek bu hayat yolunda yan yana yürümek için vardır insan.

   İşte insan ve hayatı, dostu arkadaşı ile dünya hayatı yaşantısı bunun için vardır. Hayatın bize verdiği uzun veya kısa anında, hep birlikte nefes aldığımız gönlümüzü dünyamızı bu birlikteliğin güzelliği ile doldurduğumuz bir evrendir bu yaşadığımız hayat. Sadece kendimiz için yaşamadığımız tüm   insanlık, insanlar için yürüdüğümüz bir hayattır bu yaşadığımız hayat.

   Âlemlerin Rabbi Yüce Allah C.C. yarattığı hayat verdiği biz her canlıyı yaratan, her anda bizimle olan varlık ve yoklukla kulu kiminle nasıl yaşıyor ne düşünüyor diye imtihan eden yüce Allah C.C. cümlemizi korku dolu anlarda dehşet dolu günahlarımızdan tövbe ile af eden, bizi koruyan yalnız Allah C.C. dır. Bizlerinde birbirimizi koruması gözetmesi için bu âleme gönderen imtihan ile sınayan kulun bu imtihanları birliktelikle kazanmasını isteyen Yüce Allah C.C. dır. Hep birlikte el ele bu dünya hayatımızı güzellikle sonlandırarak imtihanı kazananlardan olmak dileğimle. Selam ve dua ile.

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

8 Ekim 2016 Cumartesi

Mübarek Muharrem Aşure ayı

Mübarek Muharrem Aşure ayı
 
       muharrem ayı nedir ile ilgili görsel sonucu
    muharrem ayı nedir ile ilgili görsel sonucu
   Mübarek Muharrem ayı bize sancılarımızı hatırlatsa da, bizler kalamayız birbirimize yabancı, bizleri bölmek yutmak isteyenlere her çeşit aşlarımızı birbirine katarak tatlı bir yiyecek yaptığımız aşuremiz gibi, acılarımızı sancılarımızı kardeşliğimize imanımıza katarak birlik ve beraberliğimizi tatlı gülüşlerimizle tatlandırarak sürdürmek imanımızın gereğidir. Muharrem ayımız biz Müslümanların İslam tarihinde bir takvim başlangıcı olması, Hz. Ömer'in halifeliği döneminde yapıldığı tespit edilmiş, o tarihten bu yana da pek çok İslam ülkesince kutlanmaktadır.  Muharrem ayının Hicrî yılbaşı olması, Noel kutlaması gibi bir geleneği çağrıştırmamaktadır, bununla beraber, yılın ilk günü olması açısından biz Müslümanlar için bir önemi de bulunmaktadır. Yüce Kur’an’da ise Muharrem'in ayının farklı bir özelliğinden söz edilir.
  Tövbe Süresinde "Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı gün Allah'ın yazdığı şekilde, on ikidir. Bunlardan dördü haram aylarıdır, dosdoğru hesap işte budur" şeklinde bildirildiği gibi, bu dört aydan biri de şu anda kavuştuğumuz mübarek Muharrem ayıdır.
  Hz. Âdem olmak üzere, Hz. Nuh, HZ. İbrahim Hz. Musa, Hz. Davud, Hz. Yakub, Hz. Yusuf, Hz. Eyyub, Hz Yunus ve Hz. İsa gibi peygamberler bu mübarek ayda ve Aşure günü, özel olarak bazı nimetlere ermişler, bazı sıkıntılardan kurtulmuşlardır.
Muharrem ayı sıkıntılardan kurtulma ayı
Gönüllerde hüzün takviminde kurulsa da yayı
Hz Hüseyin canımız ciğerimizin akıtıldı hunharca kanı
Ağla gönlüm gözlerim unutulur mu böylesi acı
 
Hazreti Âdem babamızın bolca hikmeti onda
Nuh’un gemisinin karaya varınca kalan nimeti burada
Yüce Efendimiz Âlemlere Rahmet ’in sünneti onda
Muharrem ayına kavuştuk cümlemizle beraber şükür bu aya
 
Âlemlere Rahmet ‘in biricik gülü soldu
İnsanlık bu zulümle o anda soldu bu yolu neden buldu
O an o vakit zaman dünya bu zulümle durdu
Hak edenler cezasını elbet aradı buldu
Muharrem ayına kavuştuk cümlemizle beraber şükür bu aya
 
 Bu yönüyle mübarek Muharrem ayımız bir yıl dönümü kabul edilmektedir. Hz. Hüseyin (r.a) ve evlatlarının zalimce hunharca şehit edilmesi meselesine gelince, burada ölen şehitleriz mükâfatını almış, en yüce mertebelere ulaşmıştır, Âlemlerin Rabbi Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden hiçbir kimsenin de şüphesi yoktur. Bu Vesile ile Kaderi hükme boyun eğen her mümin olarak hepimiz bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmeyiz diyorum. Bu acı duygular hisler bazılarının vücuduna verdiği işkenceyi kabul etmeyiz ve bu acı his ve duyguları bizi taşkınlıklara götürmemesini dilerim
 
Bugün varız yarın yokuz bunu neden acep sanki hiç bilen yok
Dost arayan dost kapısını bir muhabbetle neden çalan hiç yok
Bir selam ile bu âlemde yanımıza gülümsemeyle neden gelen yok
Gam yükünü yüklenmeye bu dünyada ey kul hiç gerek yok
Muharrem ayına hürmetle aşlarımızı birleştirelim
Birleştirdiğimiz aşlar ı paylaşalım gülelim güldürelim
On iki ayımızı aşure ayı Mübarek Muharrem ayı bilelim
 
   Burada meydana gelen bütün bu acı olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bizler bunu bir "yas töreni" haline dönüştürmek gayreti ile sünnetin ruhuna ters düşmemeye çalışmamız imanımızın gereğidir düşüncesindeyim. Bu vesile ile mübarek muharrem ayımız İslam âlemine mübarek olsun yeniden dirilişle kardeşliğimiz daim olsun kardeşlerim. Selam ve dua ile.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet 

26 Eylül 2016 Pazartesi

Kazanan Her Zaman Masum Ve Mazlumlar Olacaktır

                     
 masumlar mazlumlar ile ilgili görsel sonucu
Ah masumlar ah masumlar ne kadarda tertemizsiniz, gözleriniz gönülleriniz tertemiz, gönlü kir nefretle dolu olanlar, bu temiz bakışa gönüle tahammül edemiyorlar… Bu tertemizliğiniz onlara da bulaşacak diye, en tepedeki o eli kanlı nefretle yatıp kalkan lakin nefret kin kendisine dokunmasını istemeyen o sefil rezil, masumluğunuz gönül güzelliğiniz âlemi saracak, kasası boşalacak aç gözlülüğü bitecek sanan o rezil, kendisine adamlarına bulaşacak diye istemiyor saflığı temizliği, az ile yetinmeyi… Sözcükler yalvarmalar insanlık değer bir şey ifade etmiyor onun için, onun tek değeri kasasının kâğıt parçaları ile kan ile dolması birde kendisi ve ailesi, bundan gayrısı değersizdir o şerefsiz zavallı için.

Tüm insanların hayalleri umutları yarınları değersizdir onun yanında, tek hayali umudu kendisi için var sanır, yakar yıkar kan döker… Ama bilmez ki siz masumlar varsınız diye o bu tertemiz dünyada bir nefes alıyor, bir lokma aş yiyor fazlası zaten fazla yüreğine saplanacak, yüreğindeki kin nefret onu cehennem alevinde yakacak yakacak yakacak… Çocukların cıvıl cıvıl oynamasını istemez bilir ki yarın o çocuk büyürse, elindeki haksız kazançlarını alacak be hey zavallı, ölüm gelince zaten her şey elinde alınmayacak mı ey zalim ey şerefsiz alçak… Çocuk seslerini keserek anneleri o masum anneleri babaları insanları gözyaşına boğmak sana kazanç değil yıkım getirecek, sonunu hazırlayacak ey ahmak salak… Bütün insanların sesini de kessen de, onların sessiz haklı çığlığı seni boğacak, yıkacak düzenini saltanatını… Yıkanlar yıkılmaya mahkûmdur, ezenler ezilmeye mahkûmdur kaçışı yok…

Anlamaların soluksuz yorgun, kazançların bomboş kalacak senin gibi, kazanan hep mazlumlar masumlar olacaktır, sen yıkma fikrine sahip olduğun an yıkılmaya aday oldun… Sen hiç üşümedin ki üşüyenlerin hissettiklerini hissedesin, sen hiç aç kalmadın ki çatlayana kadar yedin ne bilirsin açın halinden ama bileceksin ve göreceksin ne kadar zavallı olduğunu son nefes anında her şeyi göreceksin, pişmanlığınla bin bir parçaya bölüneceksin ama bu sana hiç fayda sağlamayacak… Yaşasın zalimler için cehennem derken, sen çoktan cehenneme girmiş o alevler içinde perişan bir halde seni kazandıkların kurtarmayacak bir halde sonsuz azapla tanışacaksın…

Hayatın boyunca bir masuma mazluma güzel bir söz mü söyledin ki, sana güzel bir söz söyleyecek alevine su dökecek olanı arıyorsun arama bulamazsın, yok edenler yokluk bulur yoklukla kalır… Dinlemedin, seni dinleyecek olanı beyhude arama…İnsanoğlu bedeni ile çalışır lakin gönlü ile kazanır, gönlünde az biraz merhamet var ise kazandığını ihtiyacı olan ile paylaşır ve kazanır. Eğer gönlü boş ise çalışır kazandığını sadece kendisine ayırır ve ihtiyacı olanla paylaşmaz ise o zaman kazanmaz hep kaybeder. Gönülde ne varsa o dur asıl kazanç. Allah kulun kazancına malına bakmaz gönlünde ne var ne yok ona bakar, ona göre bir değer biçer. Mazlum masum ağlarken yağmurdu gözyaşları, özlemleri gönüllere giden yoldu anlamadın anlayamadın, şimdi senide kimse anlamayacak, kazanan masum ve mazlum olacaktır… Yaşasın Zalimler İçin Cehennem

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

16 Temmuz 2016 Cumartesi

Hakkıdır Hakka Tapan Milletimindir İstiklal


 
 İstiklal
 
   Her bir yıkımla püskürtülen düşman, yenilgiyi hazım edememenin hazımsızlığı, yıkılmayı kabul edilemez olmanın benliği iç psikolojisi ile yeniden atağa geçer ve her atağında, yeniden yıkılmanın püskürtülmenin yenilgisini tekrar yaşar ve yere düşer yığılır kalır.
Milletin canıdır vatanı, millet imanı merhameti ile vatanı koruyamayacağından şüphesi olan bu düşman-Kendisi ülkesini korumaktan aciz ve sadece para kazanmanın hırsıyla kendi insanını da silahla yok eden ve ülkesi içinde her an ihanetin içinde olduğu için herkesi kendisi gibi sanır aptal salak-böylesine aptallıkla dolu senaryolar yazarak Oscar’ı kazanacağını sanırken, daha ilk bölümde çöpe gitmektedir senaryosu.
 
   Milletin iman birlik kardeşlikle saf tutarken boşlukları doldururken boşluğun dolan sesini, çatırtı diye duyan bu salaklar, ülkemizde çatırtılı sesler zannı ile atağa geçerken anında yıkılmanın hezimeti ile paramparça olmaktadırlar. Âlemlerin Rabbinin güç ve kudret sahibi olduğunu bilmeyenler o zalimler dinden dönenler, bu milletin günde beş vakit secde ile “Ya rabbim vatanımızı milletimizi sen zalimlerin eline düşürtme fırsat verdirme” duasından, habersiz oldukları için her zaman hezimeti yaşamaya mahkûm kalacaklardır. Allah ismi, kan dökülürken söylenmez, bunu bilmeyen dinden dönen mürtetler, bu dönüşleri ile her ne kadar ağızlarına yakışmayan bu “Allah “ ismini söyleseler de onlar için bir fayda vermeyecek, günaha battıkça batmalarına engel olamayacaktır ve bu isim onları kurtuluşa götürmeyecektir.
 
   Travmalar içinde kendi yokluğunda, bir varlık canlılık bulamayan bu düşmanlar, karşısındaki milletleri de kendisi gibi sanmanın savı saçmalığı ile harekete geçerken dün geceki gibi yıkılarak anında hezimete uğramanın ıstırabını, milletin bu gece vatanı için ayaklanması şahlanması ve kardeşlik duygularıyla sahip çıkması ile yok oldular buhar oldular uçtular. Ağır bedel ödemeyi düşünmeden yola çıkan olan düşmanlar, her zaman ağır bedeli ödeyerek yıkımın hezimetini yaşayarak yok oldular ve yok olmaya da mahkûmlar. Ahlaki olmayan düşüncelerle masallarla kendilerini kandırarak milleti kandırmaya çalışanlar aptaldır, millet öyle kandırılmaz, ancak sen kendin kanar ve hezimeti dün gece yaşadığın gibi yıkılışla yaşarsın. Hakkıdır Hakka Tapan Milletimindir İstiklal.
 
Üstat boşuna mı yazdı İstiklal marşını
Bu istiklal için ecdadım vermedi mi canını
Boşuna mı akıttı kanını boşuna mı emanet etti bize vatanı
Nefretiniz saramaz ki ey düşman afakları
Milletim imanla kardeşlik birlikle inşa eder yarınları
Millet varsa vatan vatandır cana candır milletiyle
Vatan yoksa millette yoktur kendisiyle
Kalmayalım vatan için lütfen sese sessiz
İşte dilleriniz adımlarınız fikriniz kaldı oldu lal
Hakkıdır hakka tapan milletimindir istiklal
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
16-07-2016

25 Haziran 2016 Cumartesi

Mazlum Ağladıkça Gülmek Bize Haram, Mazlum Gülmedikçe Cennet Uzaklaşır Bizden.

                       
 
   Çocukluğumda okuduğum kahramanlık dolu hikâyeleri okur ve hayatımda büyüyünce bende kahraman olacağım hayali ile yaşardım, ama kahraman olmak anladım ki her insanın harcı değilmiş, çocukluğumda kafamda kurduğum hayaller ile onun yanında olur, bende onunla savaşlara katılır zalim olanların hakkından gelir zalimin zulmüne son verirdik. Oysa o zaman böylesine zalimler çok değildi ki, hem de kim olduğu belli yeri yurdu belli idi ararsan bulunurdu hemen. Oysa şimdi kimin zalim olduğu hatta kaç tane olduğu belirsiz hem de her yerde binlerce yalakası ile yaşıyor, arayıp bulana kadar akşam oluyor…
 
   Hayata bizim gönül penceremizden baktığımız gibi bakmayan ve bu güzel gönül pencerelerimizi parçalayan, biraz zengin fodul kendini adamdan sayan zalimlerin işi,  ya Allah bismillah demekle yok olacak çürük bir ipe bağlı olması bizi korkutmaması gerekirken,  gel gör ki dünya sevgisi mal sevgisi çıkar sevgisi içinde o aşağılık zalimi karşımızda dev yapmasına sebebiyet veriyor. Şımarık kendini insan sınıfına koyan, utanmaz rezil cehenneme odun olmaya layık bu zalimlere maalesef eskilerdeki ecdat gibi yürekli imanlı dünyayı dize getirmiş gayesi insan olan gibi olmakta zorlanıyoruz, hatta yanından geçmeye yüzümüz ve takatimiz dahi yok…
 
   Bizdeki dünya mal sevgisi olduktan sonra dünya ve ahiret insan mutluluğunu istemedikten sonra, bu zalimleri yıkmamız mümkün olmayacaktır. İslam Nur Kur’an Gül Resulün manevi havasını soluklanmaya layık olduğumuz zaman, zalimlerin hepsi bu dünyada yıkılmaya mahkûm olacaktır, Rabbim o zalimlerin yıkılacağı güne, imanla ihlasla birlik beraberlik içinde önce dünya mal sevgisini yıkanlardan ve arkasında zalimleri yıkanların imanı ile yaşayanlardan eylesin. Mazlum ağladıkça gülmek bize haram, mazlum gülmedikçe cennet uzaklaşır bizden, mazlum aç iken doymamız lezzete ulaşmamız mümkün olmaz olmaz olmaz…
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
Not:Bu resim yüreğimi parçaladı, gerçeği görmemiz adına koymak zorunda kaldım...

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç