Bu Blogda Ara

rahmani etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rahmani etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2016 Pazartesi

Rahmani Bir Akılla Yaşamayan İnsanın Çaresizliği!

 
   Rahmani bir akılla yaşamayan insan, nefsine ve şeytana uyan bir akılsızlıkla önüne gelen tüm canı incitmekten zevk alır, neden mi? Kendi çıkarı için, kendi başarısına engel olacağı ve başarısızlığını meydana çıkaracak diye, elindeki birkaç kâğıt parçası dediğimiz para ile yıkmaya, etkisiz hale getirmek için uğraşır ve önüne gelen ne var ise yıkar, geçer gider. Dünya denilen çarkın kendi eliyle döndüğünü sanarak, gaflet içinde gezerken bir an gelir ve bu dünya denilen hayat çarkının, kendi eliyle dönmediği gerçeğini öğrenir ve o çarkın kendisini öğüttüğünü anlar şaşırır ve donar kalır. Aslında dünya hayatı diye tabir ettiğimiz çark iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini, hak ile batılı ayıran bir süzgeç olduğundan habersiz olan insan Rahmani bir düşünce içinde olmayınca bu hayatta hep yanılır, hep yenilgiyi hezimeti yaşar bilmez ve son demde yani ecel geldiği o anda anlar lakin artık iş işten geçmiş ve ömür bitmiş, yanlış kulvarlar da koştuğunun gerçeği ile hazin bir ölümü yaşayarak, hak yolda gitmeyen şeytani nefis yolunda giden, iyilikle olmayıp kötülükle yol aldığı gerçeğinin pişmanlığı ile cehenneme odun olarakseçildiğini anlar lakin artık iş işten çoktannnn geçmiştir. Güvendiği iki kuruşluk kâğıt parçası malı mülkü kazancının heba olması veya çok olması artık faydasızdır anlamsızdır…
 
   Cömertlik kapısını bir ömür kapatmanın gururunu yaşarken, kasasında sakladığı o kor ateş parçası haksız kazanç ile övünürken, şimdi mezarda yüzbinlerce yakıcı azap ile karşı karşıya kalmıştır eyvah ki eyvah! Dertler içinde biçareyi kaldırmak yerine, yerlerde sürünmesinin zevkini yaşayan o insan, şimdi dünya hayatında yerlerde süründürdüğü insanlardan yüzbinlerce kat acı feryat içinde sürünmektedir ve bu feryadını kendisi dünyada duymadığı gibi şimdi onunda duyan ve yardımına koşan yoktur! Cebinde gezdirdiği bir kâğıt parçasına güvenerek, meydanlarda hava atan, fakirleri sözleri ile ezen şeytan ile can ciğer dost olan, şimdi yalnızlık içinde kıvranarak kalmıştır artık ne parası nede şeytan ona yardımcıdır!
 
   Para amaç değil, araçtır vasıtadır, birisine yardım etmek, içinde dertlerine ilaç olması için onunda kendi kazancında fakir insanların hakkı vardır. Yüce Rahman onunla o hakkı olanın hakkını içine katmış ona vermiştir Yüce Rahman, o sadaka ve zekât olarak vermesi gerekirken, kazancına bereket getirmesi gerekirken, eksilecek korkusu ile amaç edinmiştir saklamıştır parayı. Mazlumu atma meydana ey kul satma insanlığını üç kuruşa şeytana, atarsan atılırsın, yakarsan yakılırsın, koşman gerekirken kaçarsan yakalanırsın… Tatlı dil merhamet güler yüz gerekir insana, yüce Rahman boşuna vermemiştir bunları sana ey gafil gezen kul, nasıl ki şeytanlığı kendi çıkarını biliyorsan karşısındakinin de çıkarını bileceksin gözetleyeceksin, yoksa ahirette rezil rüsva perişan çaresiz dermansız kalırsın eyvah ki eyvah ’Rabbim bizleri merhametle gülen dertleri olanlara yardım eden yardım edecek gücü yoksa da gülümseyenlerden eylesin Lütfü  Keremiyle İhsanıyla yardımınla inşallah… Amin. Selam ve dua ile kardeşlerim.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

5 Mart 2016 Cumartesi

Felsefe Devamda Devam-1-2-



Yine daldım felsefeye
Felsefe ve dinin kaynağı neye dayanır
Felsefe akıla
Din vahiye dayanır
Zaten vahiye ve akıl olduktan sonra felsefeye ne gerek var
Vahiy ile akıl varken insan neden boş olanı ararmış
Karanlık binlerce akıl arasında kaybolurmuş
Biri akıl ile alakalı
Diğeri vahiy akıl ile alakalı
Akıl değil midir değişken alacalı bulacalı
Bugün der doğru yarın der yanlış
Bugün üzülür yarın büzülür ondan sonra akıl süzülür
Vahiy değil midir değişmeyen bir Rahmani yol
Vahiy ve akıl hakikat değil midir?
Vahiy hakikate ulaşmak için yol değil midir?
Atılmaz satılmaz elle tutulmaz akıl kaynaksız ne yapar?
Akıl bir önderi örneği olmadan kabul etmeyen değil midir?
Kuru safsatalar içinde kaybolan değil midir?
Önce der bana sonra der bana sonra der yine bana
Yanlış yaptığını görür ağlar yana yana
Vahiy doğru hakikat yolunda gerçek olan değil midir?
Vahiy varken felsefeye ne gerek var
Aklın yok fikirsizlikte sınırları
Yazmazsan nerede bulur satırları
Binlerce düşüncenin yükünü fikrini taşımaz el âlemin canları
Bu felsefe nasıl bir şeydir
Hakikat var iken kendi değişken aklı ile yol arar
Son anında ölümlü olan akıl nasıl
Baki fikirler üretir kaynağı ölümsüz olan olmayınca
Binlerce karanlık yol bulur şaşar
Bulduğu karanlık yolda kaçar
Felsefenin cevapları kesin sonuç içermezmiş
Kesin sonuç yok ise boşa kürek sallamakta neyin nesi
Kim aldı kendine yakışmayan nefesi
İşte felsefi birkaç soru
Kesin cevabını veremedikleri
İnsan özgür müdür?
İnsan için en üstün iyi nedir?
Yaşamın amacı nedir?
İdeal bir toplum düzeni ne olabilir?
Genel geçer cevabı yok felsefede
Cevabı var ya işte vahiy ’de
Ne gezersin boş çöplükte
Arasana soruların cevabını vahiy ile birlikte
Vahiy ile dal düşüncenin berraklığına gerçek felsefeye
Ne diye zamanı öldürürsünüz gerçek olmayan gerçeksizlikle
İnsan yüce vahiy ile yücelmekte
Aklını öndersiz kullanınca batmakta çürümekte
Yine daldım felsefeye
Çok şükür çıktım içinde yine vahiyle
Yoksa binlerce soruya cevabı olmayan
Her an değişen akılla cevapsız cevap ara  
Sonra sıkıntı ile düş sen dara
Yüzün olur kara
Açılır gönüllerde zıt görüşlerle yara
Ondan sonra doğru yolu ara bul düşme dara
Vahiy varken düşmez kul dara
Açılmaz gönülde hiçbir yara
Acıları vahiy sara
Biraz verelim az ara
2
Akıla soralım felsefi anlamda
Doğru neye göre doğru?
Yanlış neye göre yanlış?
Felsefenin aklı arar arar arar
Bulamaz cevabı
Ahmet’e göre doğru
Mehmet’e göre doğru
Ramazana göre doğru
Yok, yok dün Ahmet doğru dediğine yanlış demişti
Yanlış kime göre yanlış
Cumali’ye göre mi?
Bayrama göre mi?
Ama dün Cumali yanlışa doğru demişti
Ama önünde Vahiy denilen
İlahi bir kitap olunca
Demek ki bu Yüce Allah’ın dediğine göre
Yanlış ve doğru diye ölçü alacak
Neden yanlış
İnsanlığa zarar verdiği için yanlış
Neden doğru insana yarar verdiği için
Yüce Allah istediği söylediği için doğru
Yani bize faydası ve zararı olduğu için
Şimdi felsefe doğru bir görüş alıp yola çıkmayınca
Hepten yanlış
Alçalış
Batış
Çırpınış
Yok oluş
Gerçeğin önüne kapı
Perde
Düşme sakın derde
Sürünme yerlerde
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-




1 Eylül 2015 Salı

Rahmani Düşüncelerin Fırtınasının Estiği Sahillere Götürün

 Rahmani Düşüncelerin Fırtınasının Estiği Sahillere Götürün



 Ay parçası gibi parlak düşüncelerimin iman dolu şuurlu fırtınası
Al götür beni fikirsiz fikirlerin karanlık dünyasında
Yüce Allah'ın yarattığı insanların yalan dolu dünyasından al götür
Ey şuuru ile iman deryasına koşturan imanlı düşünceler alın beni
Fikirler ile imanları ile gülenlerin deryasına alın götürün
Unutulanlardan olmamak için alın götürün beni
Düşüncelerin iman Rahmet hazineleri ile dolu fırtınası
Fikirler ile imanları ile gülenlerin deryasına alın götürün
Düşüncelerin iman dolu aydınlatıcı fikirli fırtınası
Alın götürün sürükleyerek götürün
Hakikat semasına varan kadar sürükleyin



Aşksız bir merak dünyasından koparın beni
İkileme düşüren arzu ve ihtirasların uçurumundan
Kurtarın beni düşüncelerin iman dolu fırtınası
Fikirler ile imanları ile gülenlerin deryasına alın götürün
Unutulanlardan olmamak için alın götürün beni
Düşüncelerin iman dolu fırtınası
Düşüncelerin iman dolu aydınlatıcı fikirli fırtınası
Alın götürün sürükleyerek götürün
Hakikat semasına bilinç dünyasına varan kadar sürükleyin



Ah hakikatlerden kopuk yaşatan düşüncesizlik
Ataların izinde götüren fikirsiz savların keşmekeşi
Yalanlayıcılarla aynı toplumda yaşamaya mahkûm eden
Şuurumu örten şuursuz düşüncelerin örtüsünden kopuk şehrinden
Ey şuuru ile iman deryasına koşturan imanlı düşünceler alın beni
Fikirler ile imanları ile gülenlerin deryasına alın götürün
Unutulanlardan olmamak için alın götürün beni
Düşüncelerimin iman dolu fırtınası
Düşüncelerimin iman dolu aydınlatıcı fikirli fırtınası
Alın götürün sürükleyerek götürün
Hakikat semasına hatırlatıcı şuuruna kavuşana kadar sürükleyin




Hakikat ile ilim yoksunu savların yalan dolu dünyasından
Hakikat ortaya çıkacak diye
Hakikatsizlik karanlığı ile gölgesi saklayanların dünyasından
Mahrum kalan ruhumu bedenimi alın kurtarın
Ey şuuru ile iman deryasına koşturan imanlı düşünceler alın beni
Fikirler ile imanları ile gülenlerin deryasına alın götürün
Unutulanlardan olmamak için alın götürün beni
Düşüncelerimin iman dolu fırtınası
Düşüncelerimin iman dolu aydınlatıcı fikirli fırtınası
Alın götürün sürükleyerek götürün
Hakikat semasında
Esma şuuruyla yaşamayı öğrenene kadar sürükleyin



Allah'ı unutanları Allah'da unutur fikrini unutanların
İman ile secde ile beş vakit Allah ile olanların
Bedeni saran hakikat iman bilgisi ile sarılanların
Adım attığı nurlu sokaklara götürün
Ey şuurlu imanlı hicaplı düşünceler
Fikirler ile imanları ile gülenlerin deryasına alın götürün beni
 Bireysellikten alın kurtarın
Unutulanlardan olmamak için alın götürün beni
 Hakikat ile uyanık olanların
Rahmani düşüncelerin
 İman dolu fırtınasının estiği sahillere götürün
Alın götürün sürükleyerek götürün
Hakikat semasına Allah ismini unutmamak için
Allah ismi ile her an var olana varan kadar sürükleyin



Ey şuurlu imanlı hicaplı düşünceler
Alın götürün beni duvarlarda Kuran asanların diyarından
Hakikatin dillenişi olan Nur Kur'an hakkı ile iman etmeyenlerin
Hakikatleri hatırlatanı es geçtiği âlemden alın götürün
Hatta sürükleyerek alın götürün
Mutlak Varlığı ile bize Âlemleri yaratan Yüce Allah c.c.
 Fark ettirmek için yüreklerde sökülmeyen
İman ile hatırlatan Nur Kur'an deryasına alın götürün
Şuur ile olanların hakiki gerçeğe iman etmesi ile
Gülümseyenlerin
Hakikat ile uyanık olanların
Rahmani düşüncelerin
 İman dolu fırtınasının estiği sahillere götürün
Alın götürün sürükleyerek götürün
Hakikat semasına varana kadar
 Boş işlerin meşguliyetinden kurtarıp
Allah c.c. Ekberiyet'ini bilene kadar sürükleyin

Mehmet Aluç(c)

30 Nisan 2015 Perşembe

Uzaklardan Sana Bakmak



gezme ey yar gönlümden dışarı
senden ayrı kalmam zulüm bana
ağlar gönlüm senden ayrı zarı zarı
ol bana sen hep gönülden yakın derim sana
uzaklardan sana bakmak beni semada gafil gezdirir

sen ey gönül kuşum sensin gönül yarama tabip
bir an gözlerinde gülüşünde ayrı olmak bana oluyor garip
kirpiklerinden akan bir damla yaş yakar gönlümü çare bulmaz tabip
ol bana sen hep gönülden yakın derim sana
uzaklardan sana bakmak beni semada gafil gezdirir


seven aşığınım gönlümü üzsende görmem hatanı
bilirim benim gönlümün sensin asıl vatanı
Rahmanidir bu aşk yakarsa cümle su söndürmez bil hatanı
bunu iyi bil kov gönlünde taht kurmuş nefis ile şeytanı
ol bana sen hep gönülden yakın derim sana
uzaklardan sana bakmak beni semada gafil gezdirir

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç