Bu Blogda Ara

ses etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ses etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2016 Pazar

TEZATLAR DÜNYASI

TEZATLAR DÜNYASI
 
tezatlar şairi ile ilgili görsel sonucu
 
Aklın çözemediği bir ahenk mi düşlerim
Gönlüm gönlüne denk mi yeter mi gülüşlerim
Hala ben seni arar ben yıllardır özlerim
Sen özlemedim ben hala bilirim ve beklerim
Gelseydin bari düşlerime düşerim olsaydı ahenkli
Bir izler sesler gülüşler içinde ben uyansaydım
 
Bir sessizlik sensizlik treninde tek yolcuyum
Sızılar acılar menümde ben hala umutluyum
Ahenkli tezatlarla yaşıyorum hala kendimleyim
Sen yoksun yanımda ahenkli tezatım
Sancılarını yaşatan ahengimsin
 Zerreden küreye
Yaratanın varlığını hatırlatan yol işaretimsin
 
Gözlerim ışıltıyla bakar her örümcek ağına
Güvercinin nurdan yuvasına
Vahit çağında bir hikmetini onunla gösteren Rahman
Uzansan yıkılacak örümcek ağı
Uzansan kaçacak uçacak güvercin
Kaçmaz ve yıkılmazı yaratan Rahman
Nur Resulle Hz Ebubekir Sıddık’ı o an korudu
Gözlerim ışıltıyla bakar her örümcek ağına
Güvercinin nurdan yuvasına
 
Tezatsın dünyanın tadımı olur
Karışık yolarda gezen çözemeyen mutlumu olur
Yetim iken solmadan vahiy çağına koşan
Tek başına değil Rahmanla kesret ile yol alan
Gönüllerin merkezine damarına gülüşüyle varan
Gökyüzünde meleklerle bizimle olan
Nurdan Nebi yaşamadı mı tezatı
 
Cahiliye ile yok olan insanoğlu
Nurdan İslam’la var olan dirilişe koşan insanoğlu
Nurdan Nebiden önce bir batış yıkılış
Nurdan Nebi ile bir var oluş hakka koşuş
Zalim koltuğunda yarınından emin
İnsanlar zalim kıskacında dilim dilim
Nebinin gelişiyle yıkıldı ya zalim demin
 
Anlamsızlığı küçümseme içi bin bir sır dolu
Gözyaşına acı vardır içinde var bin bir yolu
Çileye sırtını dönme uzanır herkese kolu
Anlamsızlık anlamanın kapısını açar
Gözyaşı merhametin gülüşüne vardırır sarar
Çile sabrı sabır derman ile çare merhemini sunar
 
 
Sonsuz değil bu dünya sona varacak
Sonun ardında sonsuza yol ulaştıracak
Sondan sonra sonsuzu yaratanla kul olacak
Naçar kapısı çareye varış kapısına kapı
Varmazsan ulaşamazsın çaresiz kalırsın
Tezatlar dünyasında tezatla yaşar böyle insanoğlu
 
Kendi aklınla çözülmez bu tezatlar
Yaşamak gerek tezatı her canlar
Çözünmezi çözer uzanır vahyin nurdan kolları
Yükünü hafiflet akıl ile yorma kendini
Vahyin nurlu yolunda yürü deme yokum
Var olanla var ol çözülsün tezatlar
 
Bu dünyanın yolu olsa da derin
Umman mana dolu insan mana kulu
Manaya ermek için manaya bürünmek gerek
Vahyin gölgesinde manayı imanla almak görmek gerek
Kapanmadan bakan gözler manayı bulmak gerek
Derin umman derin manaya koşar kul
Ara kendinde manayı Vahiyle bul
Bundan başkada arama sen bir yol
 
Bak kâinata kim kaldı kim ne aldı
Bir şeyler alanlar kazanalar ne ile baş başa kaldı
Gelen gitti giden bak nasıl nereye gitti
Var olanla gelen bitenle gitti
Var olanla gelen var olanla gitti güldü
 
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
 
 

17 Temmuz 2016 Pazar

Tarih On Beş Temmuz İki Bin On Altı (Dirilişle zalimin yıkılış vakti)


Tarih on beş temmuz iki bin on altı
Ey zalimler gece yarısı sabah arası
Yıkmaktı gayeniz ülkeyi seçilmişleri gece yarısı
Uçakla ses duvarını aştınız
Ama gönülleri milleti aşamadınız
Milletin gönlündeki imanı
Kardeşlik birlik duvarını aşamadınız
Yıkıldınız kaldınız
Millet vatanı içim imanı ile canını verir anlamadınız
Hatta çok şaşırdınız
Sandınız gönüller kurak
Millet olur size uşak
Dediniz gece kuralım güzel bir tuzak
Sandınız millet ile Yüce Allah arası uzak
Değildi ki arası Yüce Allah ile uzak
Kuramadınız tuzak
Bizimleydi her an Yüceler Yücesi Rezzak
Sandınız kalacak millet üryan
Nefretiniz çoktu o an
Bilemediniz yanıldınız o zaman
Yüce Allah Nur Resulle Nur Kur’an’la
Kardeşlik bağıyla bağlı olan yıkılmaz ki
Siz zalimlere iman eden teslim olmaz ki
Yüce Rahman teslim etmez ki
Batıl hakka galip gelmez ki
Hak batıla galip gelir
Batılla siz zalim yıkılmaya mahkûm
Hakla olanı Hak Rahman yükseltir yıkılmaz ki budur durum
Kendiniz boşa yaptınız yorum
Önünüzdü zaten uçurum
Güya Müslümandınız
Dinden dönen mürtet oldunuz haberiniz yok
Kaldınız dinsiz imansız
Yaptığınız dinen bakın olur mu caiz
Ey kör gözlü insan insan kanı döker mi ey yalancı vaiz
Elinde boş kaçmaya hazır valiz
Yediğiniz içtiğiniz değil miydi faiz
Ses duvarını o gece aştınız
Ama gönülleri milleti aşamadınız
Milletin gönlündeki imanı
Kardeşlik birlik duvarını aşamadınız
Yıkıldınız kaldınız
Kurudunuz soluksuz kaldınız
Duvarları koruyan yıkan Âlemlerin Rabbi var
Yaptığınız yanınıza kalır mı kar
Dünya ahiretiniz oldu dar
Durun daha ahirette devamı var
Millet darbeye nefret zaten karşı
O imanı ile çözer anlar yanlışı
Çıktı önünüze millet zehir etti son varışı
Bilemezsiniz siz gece gündüz secdede edilen duayı yalvarışı
Suratınıza gönlünüze atıldı Osmanlı tokadı
Yediniz suratınıza okkalı beşkardeşi sona erdi nefretinizin yarışı
Sizi gibi koynumuzda beslenen yılan
Sizde ne gezer imanla can
Elinizde gönlünüzde akar irinle kan
Tosladınız duvara
Yıkıldınız işte sıra sıra
Hey sizi gibi besmelesiz
Şimdi bitti işiniz nefretiniz
Bitti artık nefretin şimdi modası
Sizler için kurulacak idam sehpası
Olacak alevden sıcak karanlık mezar odası
Siz yandıkça bitecek zulüm davası
Kesilmeyecek feryadınızın narası
Rahmanla her an Millet
İmanla millet
Nur Kur’an’la
Nur Resul
Vatan bayrak ile merhametle millet
Yaşar mı bu millet zillet
Cehennem için kesildi size bilet
Üstat boşuna mı istiklal marşını yazdı
Ne dedi ey zalim tekrar hatırla
O yazdı biz millet yüreğine kazıdı
Sanırsınız boşuna mı gereksizlik olsun diye mi yazıldı
Boşuna mı doğrar gökte hilal
Boşuna yaşamak size bu vatanda haram, değil ki helal
Rabbim bırakır mı milleti imanıyla pürmelal
Her şeye kadirdir Zül celal
Milletin imanı ile Rahman yaşatmaz ki izmihlal
Okurken minarelerde ezanı Bilallerle Bilal
Haydi, ey zalim sen cehenneme yol al
Ne demişti Üstat
Hakkıdır Hakka Tapan Milletimin İstiklal
Mehmet Aluç
17-Temmuz -2016
Pür Melal: Üzüntülü
İzmihlal: yıkılma, çökme

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç