Bu Blogda Ara

hasretin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hasretin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2016 Pazar

Söylesene Ey Zalim

terk edip gittin gönlümde ahlarım çoğaldı
benden başkası seni nasıl koynuna aldı
sen gittiğin günden beri zamanım durdu
söylesene ey zalim seni hangi neden benden aldı
hangi sebep seni aldı başkasının koynuna attı

gittiğin günden beri hasretin yüreğime dokunur
söylesene benim gibi seni seven nerede bulunur
ayrılık okları hasretinle yüreğime hergün saplanır
söylesene ey zalim seni hangi neden benden aldı
hangi sebep seni aldı başkasının koynuna attı

sen yanımdayken her günüm bahardı
söylesen kim seni aldı yüreğimde nasıl çaldı
gittiğin gündenberi gözlerin gözlerimde kor alev kaldı
söylesene ey zalim seni hangi neden benden aldı
hangi sebep seni aldı başkasının koynuna attı

mazi gülüşünle gözümde her gün canlanır
ağladıkça seni seven gözlerim kanlanır
söylesene ey zalim severken insan nasıl aldatılır
söylesene ey zalim seni hangi neden benden aldı
hangi sebep seni aldı başkasının koynuna attı

attığım her adımda ismini anarım yüreğim kavrulur
akan pınarlar çeşmeler gibi sanma yüreğim durulur
söylesen ey zalim insan nasıl sırtında hançerle vurulur
söylesene ey zalim seni hangi neden benden aldı
hangi sebep seni aldı başkasının koynuna attı

sen bu gönlümde göç ettin edeli
seni ararken ben oldum serseri deli
bana ulaşırmı bilmem tabiplerin eli
söylesene ey zalim seni hangi neden benden aldı
hangi sebep seni aldı başkasının koynuna attı

dolaşırım sensiz karanlık gecelerde
ararım sorarım seni şiirler de hecelerde
bulurmuyum seni ben bir gün bir yerlerde
söylesene ey zalim seni hangi neden benden aldı
hangi sebep seni aldı başkasının koynuna attı

bilmem ki ben sensiz nasıl sokaklarda dolaşırım
kolum kanadım kırıldı ben sana nasıl koşarım
sensiz sızım sızım sızılar her bir yanlarım ağlarım
söylesene ey zalim seni hangi neden benden aldı
hangi sebep seni aldı başkasının koynuna attı

son defa artık birbirimize dönemeyiz mi
ilk günkü gibi birbirimizi yine sevemeyiz mi
bahar çiçekleri gönlünde açıp tenime değmez mi
söylesene ey zalim seni hangi neden benden aldı
hangi sebep seni aldı başkasının koynuna attı

sebep neden neydi bilemdim sende söylemedin gittin
sebep neden bende ise neden bana güzellikle söylemedin
seni üzen dilimse onu sökerdim yerinde bilemedim
seni üzen sözlerimse söyleseydin silerdim gönlümde
söylesene ey zalim seni hangi neden benden aldı
hangi sebep seni aldı başkasının koynuna attı

kul mehmetim hiç yolun yoluma düşmezmi
beni bulup pişmanlığını gönül dilin söylemez mi
seni bilmem sensiz bu hayatım böyle devam etmez ki
söylesene ey zalim seni hangi neden benden aldı
hangi sebep seni aldı başkasının koynuna attı
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

14 Nisan 2016 Perşembe

Hakikat İle Hasretin Yakan Kor Alevini Görmek Ve Söndürmek Gerekir Gitmeler ve Kavuşmalarla



İki yay uzunluğunda olan bu kısacık hayatın yolunda, kapılarını kapattığımız kapılara bazen gitmek ve kavuşmak için, hasretin gönülde volkan gibi kaynaması gerekiyor, gel gel diye gitmek istemediğimiz küskünlükle kapısını kapattığımız kapılarda hasret çağırır. Nihayetinde hasretin yakan kor alevini söndürmek için, gitmek bizim için kaçınılmaz olur. Bazen dipsiz karanlık kuyular da kalmışçasına kendi hayalsiz ‘ligimizin kör karanlığında sevdiklerimize gönül kapımızı kapatırız, hasretin sancısını çekeriz ta ki sabrın son adımı ile yıkılmamıza bir an kalana kadar. İşte o zaman hasret kor alev yakar, gitmeler varmalar bizi çağırır ve o zaman gitmeler kaçınılmaz olur, hasret kavuşmalar gitmeler varmalar ile son bulur sancılar…
Gidip kavuşmalar ile ruhumuzu huzurla aydınlatan dinlendiren gitmeler ve kavuşmalar… Canlı canlı huzuru ruhunuzda hissetmek, sancılara son vermek için gitmek ve varmak gerekir varılması gereken yerlere. Hoş görünün sevginin özgür düşüncenin adımları ile coşkuyu yaşamak hayat veriri bizlere, bu nedenle kapısını kapattığım dostların akrabaların veya bir kızgınlıkla kapısını kapattığımız sevgilinin yanındaki hasreti söndürmek için gidip varmak gerekir. Hem onun yanındaki hem de bizi yakan, hasretin kor alevini söndürmek için. Aranılsa da hiçbir yerde bulunmayan hiçbir dünya ülkesinin anayasasında bulunmayan sadece dinimize ait bu sevgi birlik beraberlik ruhu hoş görünün… Güzelliklerini bulmak ve kavuşmak mümkün değildir. Bu Müslüman olan biz müminlere yüce Allah’ın bir Lütfü keremi ihsanıdır. Sancılar içinde ölümü yaşarken, varmak kavuşmak ile yeniden doğuşları yaşatan kavuşmalar, her zaman birlik ve beraberliğimizi vazgeçilmez çelikten halatı olmuştur, hiç kimsenin kopartamayacağı ilahi bir köprü varış kapısı…

Hasret özlem ile sevince dönüşen anlardaki dilde dökülen tatlı huzur dolu sözlerin ekseninde dönmek, insana inanılması çok güç tatlı bir haz vermektedir. Yoksa Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun neden hasretin volkan gibi gönülde yakan ateşine son vermek için, gitmenin varmanın yani kavuşmanın yok olan o anki kapısını aramak için, yıllarca arasınlar çöllerde veya dağları delerek arasınlar, Mecnun yıllarca neden varmak gitmek güzel olmasaydı çöllerde ne diye arardı. Ferhat o zamanın teknolojiden yoksul anında eli ile yıllarca dağları delmek için ne diye uğraşsın ki… Bu anlamsız hasretin karanlığında kurtulmak için gidelim varılması gereken kapıya varalım, kucaklayalım gönüllerimizi, karanlık yanını varmanın gitmenin güneşi ile aydınlatalım. Bazen binlerce sözler ile anlayamadığımız, kızgınlıkla kapattığımız kapıların kapatmanın ne kadar yanlış olduğunu söyleyen, hasret olmasa idi bu hatamızı yanlışlığımızın nasıl farkına varacaktık? Hakikat yanlışlığı ayan beyan gösteren bir güneşidir, onu kapatarak söndürmek hiçbir zaman mümkün değildir.

Hasreti kavuşmalar varmalar ine son vermek, kendi yanlışlığımızın kor alevini hakikatin aynasında görmek her zaman bir erdemdir. Hakikat ile hasretin yakan kor alevini görmek ve söndürmek gerekir, bu alevi görerek söndürenlerden olmak dileği ile selam ve dua ile.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



7 Nisan 2016 Perşembe

Hasretin




Mavi düşler gibiydi gözlerin
Berrak pınar gibi duruydu sözlerin
Beyaz kanatlar gibiydi ellerin
Yaşanmamış düşlere saldı beni hasretin

Baharlar gibi kokardı saçların
Cennet gibiydi o bakışların
Cennet sarışı gibiydi o sarılışların
Yaşanmamış düşlere saldı beni hasretin

Karanlık gülüşlere saldı ecelinin gelişi
Ne çabuk bitti hayatının gülüşü
Yaktı kor alev gibi gidişin
Yaşanmamış düşlere saldı beni hasretin

Dipsiz karanlık kuyulardayım çıkamıyorum
Arasam da sensiz mutluluğun yolunu bulamıyorum
Hasretinle bu dünyaya ben sığamıyorum
Yaşanmamış düşlere saldı beni hasretin

Suskunluğumuzu bozacak eceli bekliyorum
Seninle yine ben güleceğim biliyorum
Beni sana getirecek ecele ben her gün gülümsüyorum
Yaşanmamış düşlere saldı beni hasretin

Kul Mehmet’im gönlümdeki yarayı gülüşünle dağlıyorum
Ben sensiz gecelerde gizli gizli ağlıyorum
Sana kavuşacağımı düşününce ben hep gülümsüyorum
Yaşanmamış düşlere saldı beni hasretin

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



3 Nisan 2015 Cuma

Hasretin

              


Şarapnel parçası sözlerin yüreğim parçalar
Hasret dolu yarınlar hatırlarım gözlerimde damlar
Hatıralara dalarım sensizlik bağrım dağlar
Gözlerin yağmurla damla damla başıma yağdı

Yüzümü çevirdim bir daha dönemem sana
Kader yaşamak için sabırla düştü bu cana
Aşkı yaşamak isterdim seninle ben kana kana
Gözlerin yağmurla damla damla başıma yağdı

Kul Mehmet’im isyan yoktur bu sözümde
Dünya sevgisi artık yoktur benim gözümde
Bu ayrılığa söyle var mı vuslat çözümde
Gözlerin yağmurla damla damla başıma yağdı

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç