Bu Blogda Ara

ana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2017 Pazar

Ana Muhalefetin Gereksiz Açıklamaları




                                
Birileri, yani Ana muhalefet Referandum için, sandığa aklımızla gideceğiz diye açıklama yapmış, siz aklınızla giderken, bizler akılsız mı gideceğiz yani? Çok Ayıp! Yani bunu söylemek marifet mi, yakışıyor mu? Sözüyle duruşuyla bir muhalefet ancak ülkeye bu kadar hafif olur anlamsız durur. Birbirimize karşı, saygı ve sevgimiz gönül tepemizde rakımı çok yüksek tutmak zorundayız, çünkü aynı vatan topraklarında var olma mücadelesi veriyoruz. Bu var olma mücadelesi, yalnız kendimiz için değil Mazlumlar içinde olduğunu çok iyi bilmemiz ve idrak etmemiz gerekir. Amacımız, en güzel olanın birbirimizin hakkı olduğunu, sadece benim söylemlerimin doğru olduğu savını bırakarak, vatan millet için gerekli olan ne ise, onu yapmak boynumuzun borcudur.

Toplumda tanınmış bir otorite sahibi insan diğer karşıt görüşler için, onun dik durmasını nasıl hazım edemez anlamak mümkün değil! Kendi kendisi için oluşturdukları gündemle, gülünç duruma düşen, aynı zamanda da insanları küçük düşürecek söylemlerde bulunması, pek yakışmıyor! Kendi özgür düşüncemizle yenik düşer veya kazanırız bununla alay ederek, kendini akıllı göstererek diğer insanları akılsızmış gibi bir imaj vermek hiçte yakışmıyor! Önce kendimizi karşımızdaki insanı kendimiz gibi bilmeliyiz, özgür ifadesinde özgür olduğunu bilmeliyiz ve sorgulamalıyız. Hele ki şu günlerde bizlerle batı nefretini kusmak için, atını dörtnala üstümüze süren batının çirkin davranış ve tutumu karşısında kenetlenmemiz gerekirken, böylesi söylemler küçük düşürücü bir havaya atmosfere sokuyor bu söylemi söyleyenleri. Aynı vatanın toprağını havasını solurken bunları da az bilmek görmek ve hissetmek gerekir.

Üstelik güçlerimizi aynı çatı birleştirecek gücümüz yoksa da, kimsenin özgür ifadesini ipotek altına alacak söylemlerden kaçarak, birlikteliklerde karar vermeliyiz. Kimliğimiz duruşumuz her zaman dik birbirine saygılı davrananlardan olmamız, birinin kaybetmesi ve kazanması yerine, kazandıran ne iste vatan millet için o tarafta olmamız gerektiğini de, çok iyi idrak etmek zorundayız. Batının, oluşturduğu çirkin karalayıcı gündemlerle üzerimize saldırırken, bizlerinde asıl olması gereken kimliğimizle duruşumuzu dik olarak birlikte sergilememiz gerekiyor. Çirkin yüzü ile batıya söylememiz gereken sözleri, biz kendimiz için söylersek batının bu acımasız düşmanların ekmeğine yağ sürerek, bizlere bakın bunlar ne kadar aptal kendilerini o kadar karalamalarımıza rağmen, hala birbirlerine sıkıca kenetlenmiyor bizim yanımızda yer alıyorlar gerçeğini onlara söyletmiş olacağız. Aman ha dikkat! Bu yıkıcı olan eskilerde kalan hiç kimseye faydası olmayanı bırakarak iki başlılığı yok edecek olan ne ise onda buluşmalıyız ve aklıselim konuşmalıyız. Raydan çıkmış tren vagonları gibi olmak yerine, aynı ray üzerinde yoluna devam eden tren gibi yolumuza birlikte aynı vagonların içinde birbirimize zarar ziyan vermeden yolculuk yapmak zorundayız. Kargaşa olursa aramızda tren rayından çıkar ve devrilir, altında kalabiliriz, Allah korusun.

Mehmet Aluç /Kul Mehmet

13 Nisan 2016 Çarşamba

Can İçinde Canını Bulan Dönmez Bir Daha Bu Ana




Ben fakir bir derviş seyyahım
Gönülleri âlemi gezerim
Gönlüme dost diye dost ararım
Dost olmadan yolda kalırım
Yüce Rahman gönülleri gezer
Yüce Rahmanın gezdiği gönülleri kim sezer
Ararım o gönülleri dostu ömrüm biter
Biten ömrümde dost gönülde dirilir
Dirilir hakka doğru yürürüm
Aradım yolu gönül dostunu bulamadım
Bu gönlüm bana yol ile dostmuş anladım
Hak yolunda Rahmana kul oldum yolda kalmadım
Canıma can Yüce Rahmanmış buldum yanılmadım

Gece gündüz kendimi aradım bulamadım aşkı buldum
Aşkı buldum kayboldum Rahman yolunu buldum kul oldum
Kulluk ile yüce Rahmana teslim oldum nur oldum
Ben gitti yok oldu bende her şey oldu Yüce Rahman
Kendimde âlemi ararken Âlem Rahmanmış her an
An da zamanı ararken zamanda kayboldum Rahmanı buldum o an
Nefis akıtırken gönülde kanı varmamak için akıttım kanımı o an
O an devam ettim yolumu buldum Rahmanı derdime odur derman
Dermanı buldum nefis yıkıldı o an fermanmış derman benliğime her an
Derman Rahmanmış tüm çaresizliğe Yüceler Yücesi Rahman
Canıma can Yüce Rahmanmış buldum yanılmadım

Dipsiz derin kuyulardan çıktım vardım Rahmana çok şükür bu ana
Bu anda canıma can olan Rahman nurmuş bu cana bana
Yıllardır nefsime söyledim çıkarma beni yoldan diyorum sana
Hak yola varmak içinde nefis gerekmiş anladım o anda bu cana
Çilesiz taşlı yolda düz ovaya çıkılmazmış varılmazmış yüce hana
Bu dünya beden acılar yolda kılavuzmuş meğer anlayana
Anlamayana ne söylesen boş ne çare derman ağlamayana
Hak yolda kul olup günde beş vakit elin bağlamayana
Her şey bulmak içinmiş bulup kavuşup cana varmaya
Gerisi boş meşgale dünya içinde cana varmadan yok olmakmış o ana
Her şey ne güzeldir Rahman ile olan o cana
O canın içinde dünya âlem varmış görüp bakıp arayıp bulana
Her şeyin tek gayesi çaresi yüce Allaha kul olmakmış cümle cana
Can içinde canını bulan dönmez bir daha bu ana
Takip et izini sende canına canı bul var o zamana
Canıma can Yüce Rahmanmış buldum yanılmadım

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Açık Oturum Da Ana Baba Muhalefet Adaptasyon Motivasyon Sorunu-2


-Sayın bahçesiz siz misiniz alo!
-Buyurun Hüsamettin kılıçsız oğlu benim...
-Sayın bahçesiz son oturumdan bu yana etrafta hiç bir kıpırdanma yok, sizin tarafta var mı bir hareketlilik?
-Bazı homurdanmalar var ama şimdilik öyle önemsenecek bir durum yok.
-Ben teşkilata algılamalarımız da yanlışlık olabilir veya danışmanların yanlış algılamalar bizi yanlışlığa itmiş olabilir açıklamasında bulundum, eğer böyle bir durum var ise hemen görevlerine son veririz diye bir konuşma yaptım, gerekli olur diye basın toplantısı içinde hazırladım, eğer tabandan çatlaklar veya basından, gerçi basın bizimle ses çıkmaz, vatandaşlardan ses çıkarsa bu açıklamayı okuyacağım, zaten onlar böyle süslü sözleri pek anlamaz hatta anlaşılmaz konuşmalardan hiç anlamazlar zaten, algılama derken, onlar algılayana kadar unutulur gider bu açık oturumun hezimeti.
-Güzel fikirmiş Hüsamettin kardeşim, bizim teşkilat bunları hemen anlar, onlara seçici olurken yanıldığımız evet evet, seçici olurken yanıldığımızı açıklarsam onlarında sesi kesilir, yoksa bizi toza dumana katarlar, tıpkı Meslektaşımız, Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller hanımefendi gibi bizi siler süpürürlerse, bir daha milletvekili değil, milletvekili çaycısı dahi olamayız.
-Aman bahçesiz kardeşim, ağzından yel alsın, yüreğime korku salma.
-Ben seçenek olarak sundum, gerekirse karşılıklı açıklama yaparız, birlik içinde olduğumuzu, beş tepede o sevmediğimiz, ama halkın bağrına bastığına karşı nefretimiz olmadığını fikrimizi söyleriz.
-Sayın bahçesiz kardeşim o zamanda sizin fikriniz yok muydu, fikirsiz miydiniz derlerse? Aman boş ver, bizde seçici olurken çok elit davrandık, yanıldık hatta danışmanların hatası der çıkarız takma kafanı, haydi şimdi toplantıya gidiyorum, akşama teşkilattaki arkadaşlarla yemeğimiz var, sende aynı taktiği uygula, bol yedir sesleri kesilir.
-Aman Hüsamettin meslektaşım telefonda böyle konuşma paralel'in biliyorsun.
-Korkma onlarda olacak yemekte...
-Ben pek huzurlu değilim, galiba yaptığımız çok yanlış...
-Biz mecliste neyiz kuzum?
-Neyiz?
-Muhalefet partileri değil miyiz?
-Evet, ama bu her şeye muhal...
-Kafanı takma, görevimizi yapıyoruz, bize bu ismi kim verdi ise hata suç onun yani. Bize ana destek partisi ismini verdilerde, biz mi destek olmadık sayın meslektaşım?
-Diyorsun? Ben yinede hükümete destek vermediğim için pişmanlı...
-Dedim bile sen rahat ol... Hem o spikerin benliğini kıskançlığın mekanizması ile sarılmış açıklamasını da yaptık mı her şey tas tamam olur. Birde sonuna kısır döngü içinde kalmış sabit olmayan kin nefret aksiyon rüzgârına da kapılmış dersek oh ne ala korkma, muhalefetliğe devam.
-Yok, bence fevri davrandık, ama olan oldu, ölüyü fazla yıkarsan osurur derler, o nedenle zamana bırakalım, tabanımız yanlış derse, onlara uymaya devam edeceğim artık.
-Sakın ha Alo Alo hat kesildi.
Mehmet Aluç


Açık Oturum Da Ana Baba Muhalefet Adaptasyon Motivasyon Sorunu...ÖYKÜ.




-Olaylarda geçen kişiler sadece hayal ürünü değil gerçektir,ülkemde yaşayanlardır üzülerek söyleyeyim-
-Babacığım
-Efendim kızım.
-Okulda arkadaşlar senin çalıştığın kanal ve senin yaptığın tartışma programının gerçekleri yansıtmadığını, konuklarında senin gibi yalan söylediğini söylüyor arkadaşlar.
...
-Ben arkadaşlarıma ben küçüğüm yaşım altı diyorum, bilmiyorum diyorum, babana sor sana söylesin diyorlar, hem onların babası annesi onlara her şeyi söylüyorlarmış, sen bana neden söylemiyorsun, babacığım?
-Şe... Şey kızım onlar yani, sen küçüksün... Babalar yalan söylemez kızım...
------------
-Sayın seyircilerimiz bugünkü açık oturumuz toplumuzdaki şiddet olayları ev sahipliği yapan silo, sayın sefahattin bey
İçinden" ne beyliği rezil demem gerekiyor ama neyse, aynı pastayı bölüşüyoruz uygun kaçmaz"
-Toplumda sizi bu isimle çağırdıkları için silo diyorum umarım beni yanlış anlamazsınız?
İçinden yine "Zaten yıllardır senin sözlerini fikrini yanlış anladığımız için sürünüyoruz ya utanmaz" sesini kes iç konuşma duyan olur, paraların yolu tıkanır kalır aman ha"
Silo
-Ney ün anlamaz mıyım, dur beş Dakka beni bir telefonu edeyiz, yanlaş anlayıp anlamadığımı sorayım eyle cevabın vereyim.
Yine spiker iç konuşması ile
"Ulan senin fikrini soranda kabahat fikir yok ki hepsi ısmarlama hem bu ne biçim konuşuyor yoksa ben mi böyle konuşturuyorum" kes iç ses konuşmayı yayındayız--Tamam siz arayın sorun ben diğer katılımcı daha önceden size karşı olan ve her neden nasıl oldu ise şimdi sizinle aynı fikirde olan küçük ve büyük ana muhalefet başkanları milletvekilleri ile başlayayım.
Bu arada silo telefonda konuşur
-Alu şey efendüm rahtsuzluk verdüm, şümdü, televüzyonda toplantıdayum, süz, üzün vermüştünüz şümdü spikür bilmüm neden rahasüz, pardün efendüm izldüğünüzü unutmüşüm.
Silo gelir koltuğa oturur spikerin konuşmasını böler.
-Tamamı en rahatsüzlük düymüyorüm.
Spiker derin bir oh çekerek
-Evet, nerede kalmıştık sayın katılımcı arkadaşlar evet şimdi hatırladım, sizler daha düne kadar siloya karşı iken, neden birden suçluluk duygusu ile dolu adaptasyona aykırı düşünceler içine girdiniz ?Sayın Hüsamettin milletvekilim bey siz buyurun.
-Efendim bize bu özgürlük dolu imkânı verdiğiniz için.
Spiker özgürlük lafını duyunca iç sesi yine "Ulan yıllardır basın özgürlüğü diye özgürlük zırvalarımızla insanların özgürlüğünü kısıtladık, karaladık yerden yere vurdu" kes iç ses duyan olacak.
-Bize bu özgürlük dolu, bak üstüne basa basa söylüyorum özgürlük ile özgürlüğü kısıtlanan arkadaşımıza sahip çıkarak kasamızı doldurmak, pardon kaslarımızı nefesimizi boşa harcamamak adına sahip çıkalım dedik.
Spikerin iç sesi "haydi sor soruyu çekinme ya batarsın ya kahraman olursun"
-Efendim peki insanların vatandaşların askerlerin her gün ölmesine seyirci kalmak
Hüsamettin Bey hemen atıldı
-Sayın spiker sen ne dediğinin farkında mısın arpa az mı geldi yoksam?
Hemen yüzündeki kızarıklığı anında yok eden Hüsamettin milletvekili
-Buyurun devam edin müdahale etmek zorunda kaldım.
-Zaten hep müdahale etmediniz mi etmedik mi?
Hepsi bir ağızdan
-Sen ne söylüyorsun, söylüyürsün?
Spiker iç ses sandığı sözleri canlı yayında söylemiş oldu, artık geri dönüş zordu, devam etti.
-Buyurun Hüsamettin milletvekilim her ne iseniz!
--Şey spiker! Kardeşim hasan beyefendi, sanki tansiyonun unumuz çıkıyor, bir ayran getirin hemen, ayran yoksa koyun kuzu getirin hemen sağın, yoğurt yapın ayran yapın kardeşimiz içsin.
"Spiker ah ulan ne fırıldak dönersiniz, biz bugün bu kanalı ele geçirdik, sizi kendi nefretin ile boğalımda görün"
Spiker
-Sağ olun buyurun sizi dinliyoruz.
-Öncelikle sorunuzda, algılama eksikliği var gibi geldi galiba, sezgilerinizde düşüş var her ne ise, kardeşimiz silo haksızlığa uğrayınca Amerika'da sayın... Arayarak evin dekorasyonu için aradığım, pardon sayın seyirciler, mikrofonda parazit var galiba. Beni arayarak mağdur olan kardeşimiz tabi o zaman bilmiyorduk yeni öğrendik, buda bizim gibi Cumhurbaşkanın hızlı yükseliş ve ekonomiye yön veren tırmanışını beğenmediği ve zarar ziyan uğra, hey yönetmen mikrofonu değiştirin, parazit var bu benim sözlerim değil araya hat karışıyor...
Sözleri ile kurtarmayı denerken spiker iç sesi ile "siz ilaçlı ayranı benden önce içtiniz"
Mikrofonlar göstermelik değişildi.
-Teşekkürler ederim, arkadaşlar, aman dikkat parazit var, nerede kalmıştık, bu amer ikadaki arkadaşım İsrail de cumhurbaşkanına olan sinir olan... Ricası ile sahip çıkalım dedik, hem de adaptasyon sorunun çözelim, algılarımız seçici olsun.
Spiker
-Algılamada seçicilik, diğer insanların ölümüne seyirci kalmak mıdır acaba?
Silo atıldı elindeki telefon konuşmasını bitirdikten sonra
-Ula sen ne söylüyün, bizi izlüler efenüm, çok küzdü bana, ben aslünde dünü ödemenü, pardün çantanü bizdü bırakmıştün ya getirüp vermüştüm, dememü söylur efendüm.
-Tamam, sonra söz size gelecek, evet neler söyleyeceksiniz, algılamada seçicilik dediğiniz nefret söyleminize veya nefret peşinde koşmanıza?
-Sayın spiker bizim seçici parametrelerimizde arıza vardı...
Bir anda Hüsamettin Bey olayı çaktı ve
-Olabilir algılama mekanizmamız yanlış çalışıyor olabilir, yani kul yapısı sonuçta.
-Efendim demiyorum yani bu algılama mekanizmanızın bozukluğu ile kaç asker polis şehit oldu, farkında mısınız? Sayın bahçesizlerin milletvek... Milletvekili olmayan siz ne dersiniz, sizinde mi algılama mekanizmanızda bozukluk vardı?
Bahçesizliğin Milletvekili şaşkınlık içinde
-Şey bizde türüne göre ayrım fikrimiz ile gereken ne ise hepsine tüm huzura giden yolları kapamak adına muhalefet olduk, şey bu benim mikrofonda cızırtılı galiba araya girenler mi var, paralelden ama paralelden olmaz onlar bizimle aynı fikir ayrımı tezini savunuyorlar, yoksa kalıplarını mı değiştirdiler Sayın Hüsamettin milletvekilim olmayan ne dersiniz?
-Ayrım fikrine karşıyız, dokunarak dokusal bakışa da karşıyız, ihanet içinde olduğumuz savı nereden çıktı?
Spiker
-Kimse söylemedi sayın milletin vekili olmayan, siz söylediniz ya
Şaşkınlık içinde
-Yo ben söylemiş olamam, beş tepede beş katta oturan benim değil ,Cumhurun başkanının komplosudur bu.. Biz adaptasyon motivasyon modifasyon ile yeni modifiye edildik, değil mi muhalefet başkanım pardon başkanı, sizde bir şey söyleyin...
-Biz o modifiye, motivasyon anlamaz bilmeyiz, fikirsiz fikirasyonların rüzgârında hiç durmayız, ama o beş tepede oturan beş katlı evin sahibi benim cumhurum değil, milletin cumhurbaşkanı da tüm takdirleri alıyor, hem dışarıdaki dostlarımızı kızdırıyor, fırça yemek den usandık hab... habersizlikasyon kanallarında bize söylenenleri bir defasına adaptesi neydi adaptasyon evet sağlayalım dedik bir defalığına.
Spiker
- Silo arkadaşlar silo nereye kaçtı o yerdeki pislik kokuda neyin nesi?
Kameraman
-Biraz önce telefonla talimat alan silo kaçtı ve arkasında ise bu mokaları bıraktı kaçtı.
Anlamam muhalefet başkanları, milletin vekili olmayanlar şaşkınlıkla birbirlerinin kızarmış bozarmış suratına baktı. Hüsamettin ana muhalefetin anası...
-Yok, onun kabızlık sorunu vardı ama!
Spiker hiddetlenerek
-İşte adaptasyon peşinde koştuğunuzun karşılığı, alın koklayın koklayın.
-Yok, yok telefonla görüşürken belki sinyal sorunu yaşamış...
Spiker hiddetle
-Sizlerde sinyalizasyon düzeni de mi var?
-Yok mu?
-Yok, bayağı kaçtı, sıvıştı, algıda size moka seçiciliği bıraktı
-Böyle konuşmayın sayın spiker, seçiciliğimize, fikrimizdeki algılama mekanizmamıza laf söyletmem, hem biz muhalefet değil miyiz, bana ne bana ne ben her şeye hatta kendime her şeye muhalifim, yeter yıllardır aynı muhalefeti yaşamaktan kendimi hayatımı yaşayamıyorum... Bu muhalefetin konuşma savlarını süzgeçte geçirelim diyorum beni dinleyen yok.
Spiker küçük ana muhalefet başkanı milletin vekiline dönerken onunda yerinde olmadığını görünce, ana muhalefet milletin vekiline soruyu sormak üzere döndüğünde onunda yerinde olmadığını gördü. Seyirciler dönerek...
-İşte halimiz böyle sayın seyirciler, sizleri sav mav, adaptasyon, madaptasyon ile kandıranların hali, hepsi kaçmış, onlar kaçtığına göre benim sizden olan özrümü de böyle onların gerçek yüzlerini ve kendi yüzümü çıkarmanın gerçeği ile af edin, hayırlı akşamlar.
Bir anda köpürerek gelen z kanalın sahibi bir bomba gibi patlamak üzere idi, kanalın santralı telefonları yanmış kilitlenmiş bir anda iflas ederek spikerin üzerine yürürken, yere düştü mokun üzerine serildi kaldı. Spiker
-İşte efendim mok ile olan mok üzere ölür gider. Fikirlerdeki çeşitlilik insanların birbiri ile seçtiği parametreleri yok sayıyor ise, yok atalardan kalma din ile alakası olmayan savların süzgecinden geçirerek, bu inançları onlarca kendi parametrelerine uymuyor diyorlarsa bilmelilerdir ki her fikir farklı özellikleri taşıyordur, kendi fikirleri nasıl kendilerince doğru kabul sanıyorlarsa, karşısındakinin fikri parametreleri kendince doğrudur. Önemli olan hangi parametrenin kime veya neye göre doğru olduğunu bulmak konusunda hem fikir olmak gerçek olan doğruyu bulmaya çalışmak olmalıdır. Hayırlı geceler sayın seyirciler... Pardon sayın seyirciler, Bu tehlikeli düşünceler savlar dünyamızın ve insanlığın geleceği için büyük bir tehdit oluşturuyordu bende geç anladım. Fikirsizlik değişikliğinden en çok etkilenecek olanlar ise çocuğum ve eşim oldu, hatta kızım bana fakir ve korunmasız olan insanlar bana küfür ettiğini anlatırken o an anladım fikirsizliğimizi... Çocuklarımın ve sevdiklerimizin geleceği tehdit altında olduğunu anladım. Şu an yerel, ulusal ve tüm dünya yayın yapan kanalımız hepimizin nefretini gözler önüne serdim, artık uyanıp uyanıp, harekete geçme zamanı dedim ve sizlerin yanında olmayı seçtim. İnanç ve diğer ahlaki değerlerlerimizin, fikirsizlik değişikliğine karşı harekete geçmesine izin veremezdim ve bu bende bir zorunluluk haline geldi ve onlarla beraber benim gerçek yüzümde meydana çıktı sizlerden özür diliyorum.
Mehmet Aluç




8 Mart 2015 Pazar

Sekiz Mart kadınlar günü




sekiz,mart,kadınlar,günü,çile,


Kadını çile ile yoğurduk dış kapıya bıraktık
Gözünde yaşları gece gündüz oluk oluk akıttırdık
Sefamız için biraz yüzüne güldük sonra yorgandan aşağıya ittik
Sekiz Mart günün kutlu olsun çileli kadınlar analar bacılar…

Anne olan kadın gülümseyen bakışlarıyla
Eş olan kadın sımsıcak kollarıyla
Ev idaresi ile düzenleyen kadın sevincin yakışıyla
Kendine zamanı kalmayan yine kadın çileli bakışıyla
Sekiz Mart günün kutlu olsun çileli kadınlar analar bacılar…

Bir gün evlenir kız iken bir gecede kadın olur
Kocası olur hor bakışların altında dul kalır
Boşanmak ister hayatına pranga vurulur
Birey olmak tek başına yaşamak ister mezar gösterilir
Sekiz Mart günün kutlu olsun çileli kadınlar analar bacılar…

Kul Mehmet’im kadınların çilesi bu âlemde bitmez
Dünya kadınlar günü bu nedenle hakkı ile yerine getirilmez
Birey olarak gönül kapımızı merhamet ile açmazsak bu yara kapanmaz
Yüreğinde barış güvercini uçuran kadının yüreği görülmezse yol alınmaz
Sekiz Mart günün kutlu olsun çileli kadınlar analar bacılar…

Mehmet Aluç

19 Ocak 2015 Pazartesi

Gelin Kaynana Atışması- 2-




Hoş geldin evime güzel gelinim
Bakışınla gönlümüze girdin
Senin için düzenledim evimi
Sefa geldin gelinim huzur getirdin     

Başımı koydum yolunuza
Verdim elimi kolunuza
Sevgiyi sundun sen yoluma
Gönlüme huzuru verdin kaynanam

Tut kaynananın elini    
Boş yere etme yemini
El görürse açığını verme elin kirini
Sefa geldin gelinim huzur getirdin

Güller gibi kokan kaynanam
Sensin hem kaynanam hem anam
Derdim olursa ben sana yanam
Gönlüme huzuru verdin kaynanam

Mani maniyi açar gelini olan nurlar saçar
Güzel gelin kaynanasına gülücükle bakar
Güzel gelinim benim gönlüm seninle açar
Sefa geldin gelinim huzur getirdin

Gönülde merhamet olmazsa gözler yaşarmaz
Kaynanası olmayan gelin gelinliğin güzelliğini yaşamaz
Sensiz evim yangın yeri mutluluklar evime dolmaz
Gönlüme huzuru verdin kaynanam

Mehmet Aluç

18 Ocak 2015 Pazar

Kaynana Gelin Atışması

aynana Gelin Atışması

Kaynana Gelin Atışması

Kaynana senin için bir nimettir
Sanma başında gelen bir afettir
Önündeki uçurumlara settir
Az sözüm dinle sende canım gelin

Kaynanam da benim ballı dillidir
Her sözü beni cesaretlendirir
Benimde gönlümde kaynanam tekdir
Sözün dinlerim ben senin kaynana

Oğlum boşu boşuna seni sevmez
Boş ambarlara inan sinek girmez
Asık suratlıyı hiç kimse sevmez
Az sözüm dinle sende canım gelin

Kaynanam benim içinde anadır
Gönlümde ki dertlerime devadır
Sözlerin benim için bal helva'dır
Sözün dinlerim ben senin kaynana

Dili ballı can gelinim şekerim
Bak üzülürsen ben sana küserim
Acı dilin üstüne bal dökerim
Az sözüm dinle sende canım gelin

Kaynanam anamdır her zaman benim
Sensiz ne edeyim bu ömrüm senin
Bana gülümseyen o gönlün benim
Bana kol kanat gerersin kaynanam

Mehmet Aluç

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç