Bu Blogda Ara

zahmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zahmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2016 Cuma

Karşıma Sakın Çıkma

 
Zahmet edip bir daha kapımı çalma
Yeter artık benim boşa günahımı alma
Seninle oldum ben umutsuz sevda yorgunu
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
 
Seninle çağlayan sular çağlamaz kurur
Arayan aradığını bulur seninle yok olur
Bu vefasızlığınla gönlün nasıl karşımda durur
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
 
Yıllar geçti ayrılıkta verdiğimdi en güzel karar
Belki bensizlik sana çok iyi yarar
Bilmem gönlündeki kin seninle nasıl yaşar
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
 
 İman insanlık aşk bu gönlün tek temeli
Açıp gönüldeki güzellikleri görmeli
İmanla sevgi aşkla insanlar birbirini sevmeli
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
 
Tufan sözlerinle yıkıldı gönüldeki kapılar
Artık ne biz nede kaldı bizi anlatan anılar
Can dediğin değimlidir canlara can olanlar
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
 
Ecel değimi bu ömrün oyununu bozan sonu
Oyunbozanın oyunu bozulursa bulmaz konu
Konu bulursa bulsun çok kötü olur oyunlarıyla sonu
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
 
Kul Mehmet’im aşk gelsin gönülde dile
Sabırla biter çektiğin bunca elem çile
İman varsa kul ölüme gider güle güle
O vicdansız halinle karşıma sakın çıkma
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
 

12 Şubat 2016 Cuma

Yaşayamadım



Küheylan gibi koştun ayrılığa bana kaldı utancım
Kahır dolu günlere götürdü rüzgârlar başladı sancım
İnsan kendi gibi bilir herkesi ben böyle sana kandım
Kandım yandım yaşayamadım aşkımızı gururla

Neydi beni anlımda vurduran bu ihanetin şiddetle
Sanki ben yanıldım seni hep tanıdım samimiyetle
Sana her akşam koşardım iş çıkışı samimiyetle
Kandım yandım yaşayamadım aşkımızı gururla

Bu güne gelmek için onca gayret sarf ettim bin bir zahmetle
Böyle bir sona gideceğimizi hiç düşünmedim iyi niyetle
Bir parça güzel niyetle yaşayabilirdik aşkı az samimiyetle
Kandım yandım yaşayamadım aşkımızı gururla

Sen mi aşkımız mı hayat mı beni sınar
O güzel günleri hatırladıkça yüreğim kanar
Hasret kapımda vuslat bana uzakta bakar
Kandım yandım yaşayamadım aşkımızı gururla

Artık gerek kalmadı vuslata isteyen beni kınar
Zaten kurudu kaldı gönlümde akan pınar
Yıkıldı çürümeye başladı gönlümüzdeki çınar
Kandım yandım yaşayamadım aşkımızı gururla

Artık söylenecek kalmadı kelime
Aşk bir daha ulaşmaz bu gönlüme
Kim yaklaşır artık benim bu sefil halimle
Kandım yandım yaşayamadım aşkımızı gururla

İçimde hala o günlerin silinmez izi var
Yaz günümde başıma yağar tonlarca kar
Bana olmadın bilmem kime oldun yar
Kandım yandım yaşayamadım aşkımızı gururla

Aşk yar hasreti ile yaşanır budur aşk için önemli neden
Ben değilim odur çekip uzaklara edepsizce giden
Ben değil gönlüm değil odur gönlüm içinde ölen
Kandım yandım yaşayamadım aşkımızı gururla

Kul Mehmet’im gönlünde aşktır seni perişan eden
Bundan başka bir şey aramam başka bir neden
Bırak yandıkça yansın aşkla hasretle bu beden
Biter hasret güldürür aşk gönlünü çok geçmeden
Kandım yandım yaşayamadım aşkımızı gururla

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-


11 Şubat 2016 Perşembe

Okuma Canıma Ölmeden Rahmet



Az yaklaş yanıma okuma canıma ölmeden Rahmet
Severken beni yaklaşmadın bana çektirdin onca zahmet
Sessiz sessiz kapıma açtırdın soktun içeriye hasreti
Söyle ey zalim ben şimdi sensiz ne edeceğim
Bu hasret dolu yokluğunla ben kime gideceğim

Bunca yıl yaşadığımız sanki oldu bir öykü
Aşkımızı yaşarken bumuydu gönlümüzde ülkü
Sanki bana sen yedirdin her gün zıkkımın kökü
Desene ben bunca yıl omzumda taşıdım boşa bunca yükü
Viran ettin gittin gönlümdeki köşkü
Bu hasret dolu yokluğunla ben kime gideceğim

Kurudu gönlümde akan aşkın kaynağı
Ettin beni sen yanarken hasret manyağı
Yedin bitirdin ömrüm gibi gönlüde bitti aşkın kaymağı
Onca sözlerinle kandırdın demek ki onlar ağız söz kalabalığı
Hırçın yel gibi geldin estin gittin yıktın evim ocağı
Bu hasret dolu yokluğunla ben kime gideceğim

Sana gönlümde aşkı sundum elimle tek tek
Sen bana sevmeyen gönlünle hep attın kötek
Söyle ey zalim bu acılarımla hangi tabibe ben gidem
Bu hasreti yaşarken hangi viran evler içinde ölem
Yaprak yaprak sararıp hangi toprağa düşem
Bu hasret dolu yokluğunla ben kime gideceğim

Beni sevmiyordun ne diye güldün madem
Kurudu gönül obamda açmıyor artık çiğdem
Solan benzimi görenlere ben söyle ne diyem
Çömeldim yollarda izini ararım gönlüme ne söyleyem
Ancak bir mezar eşem içine girem öldüm diyem
Bu hasret dolu yokluğunla ben kime gideceğim

Kul Mehmet’im yaşamadın say bunu kalma naçar
Rahman bir kapı kapatır beş tane açar
Güzel günler bak işte sana karşıda bakar
Koş mutluluğa hasreti kim koluna takar
Bul kul artık hasretle değiş mutlulukla yatar
Hasret dolu yokluğun bitti artık sen kime gidersen git

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

14 Ocak 2016 Perşembe

Hakkın Safına Gir



Ne diye dünya malına daldın çekersin zahmeti
Dünya malı gelip geçicidir unutursun kıyameti
Kazandıkların için hesap var unutursun ahreti
Hakkın safına gir hak yolda yürü her kula olmaz nasip

Kul beşer şaşar bazen hakikati görmez
Dünya hali bu imansız bu dünya çözülemez
İman olmadan kul hesabın hakkını veremez
Hakkın safına gir hak yolda yürü her kula olmaz nasip

İmansız kula bu dünya yar olmaz
İman ile gezmeyen kul Müslüman olmaz
İmanı ile olan gönül hiç solmaz
Hakkın safına gir hak yolda yürü her kula olmaz nasip

Bilmeyen kul aramaz ise bilinmeyeni bilmez
İman ile yaşamaz ise bu dünyada gülmez
Sabır deryasında sabır etmeyene çileler bitmez
Hakkın safına gir hak yolda yürü her kula olmaz nasip

Ey kul ne diye imandan ayrı yola girersin
Doğru yol var iken eğri yolda gezersin
Gönülleri keskin bıçak gibi ne diye biçersin
Ecel gelir soluksuz bırakır sende gidersin
Hakkın safına gir hak yolda yürü her kula olmaz nasip

Kul Mehmet’im İman ile gönül bahçeni gül ile donat
İman ile yaşa gez onun ile sen yat
Bir nefeslik dünyaya bir parça güzellik kat
Hakkın safına gir hak yolda yürü her kula olmaz nasip
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-



5 Ocak 2016 Salı

Yağıyor Kar



Yağıyor kar yağan rahmettir Rahmet
Sanmayın yağan kar kullara zahmet
Kuluna Rahman çektirir mi hiç zahmet
İnsanlık için yağıyor Rahmet nur nur

Yazın yaz olacak kışın kış soğuk olacak
Ölümü anlatan karla insan yol bulacak
Toprak altında bitki bin bir soğukla olacak
Yaz gelince yeniden Rahman izni ile canlanacak

Her bir şeyde vardır Rahmandan hikmet
Kışın ölen dünya beyaz kefenle sarılır
Yüce Rahman ol deyince olur yazın canlanır
Türlü türlü nimetle kullar nimete kavuşur

Doğanın düğünü diyelim biz bu kara
Sanmayın Rahman gönülde bırakır yara
Kar ile Rahman gönülleri işte sardı
Bu mana ile bakın siz yağan kara

Yaz kış Yüce Rahmandan yasadır
Ömür hayat dediğin nedir kısadır
Kar yağar giden havadaki zehirdir
Karın yağmaması beterin beteridir

Kışın odun kömür taşınır kucakta
Kombiyi yakan uğraşmaz oturur bucakta
Soba yanar yemek pişer lokur lokur ocakta
Kestane alan değil sobası olan yer ayakta

Kışın biraz olsa da çile
Cümle tabiat kar ile gelir yazın dile
Kış soğuk olacak elden bir şey gelmez nafile
Doğudaki kar ile batıdaki yağan kar aynı değil bile


Kul Mehmet’im budur ezeli takdir
Yüceler yücesi Rahman her şeye kadir
Merhametli olmazsan yaşadığın hayat beterdir
Haydi, gel hayatını iman ile biçimlendir
Zorla cehennem girmeye çalışma,
Rabbim her şeye bil ki muktedir

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

7 Ekim 2015 Çarşamba

Sanmayın...


Mecnun gibi aşk’ın nöbetini tutarım
Leyla’m gelir diye yollarına bakarım
Çöllerde Leyla’m hayali ile yatarım
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Biz aşk için cümle zahmetin gönlünü okuduk
Zahmet bizi gördü zahmet olduğunu unuttu
Türlü meşakkat ile aşk içinde biz kaybolduk
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Aşk ile sevenin kalmaz artık bu canı
Can aşk ile yoğrulur akmaz artık kanı
Aşk ile gezeni bak gör gözlerinden tanı
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Sanılır ki âşık olan delidir serap görür
Âşık olmayan delidir viran olur ıstırapla ölür
Âşık olan yıllarca uyumaz yâri uyutur aşkı büyür
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Aşk gönüllere ilaç yüce Rahmandan ihsan
Aşk için ne çileler çekti binlerce insan
Zahmetler çilelere göğüs gerdi insan her zaman
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Vuslat aşk’a zehir denildi kavuşulmadı hiçbir zaman
Ahiret yurduna gönderildi vuslat her zaman
Aşk yolunda zahmet olmaz mutluluğa varılır her an
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Aşkı bilmez ne anlar aşktan misafir sanmaz onu
Misafire gönlünü vermez sanır yolun sonu
Aşk sonsuz mutluluğa varılan yolun ana istasyonu
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Aşk gönül ile çelikten kale olur bekler yolu
Aşktan başka yoktur sevene çıkış yolu
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter

Kul Mehmet’im aşk anlatılmaz yaşanır
Aşk ise gönüllere veren Rahman’dır yolu hak’dır
Bu aşk ile cümle kapılır önünde durmaz açılır
Aşk’ın önüne hiçbir zaman çekilmez sınır
Sanmayın Leyla gelmeyince bu aşk biter
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-







10 Aralık 2014 Çarşamba

Ölümü Okur Açarsan Gönül Kapısı

          


Dil lal olur sukuta ererse gönül dili konuşur
Arama sen nedensiz neden boş yere olur mu sebep
Hiç boş yere gider mi o meçhule kimsesizlere koşarak gidenler
Ummanda zerreleri adımları okur açarsan gönül kapısı  

 O Meçhule gidenler o gül kokulu Resulü sevenler
Yer altında soluk alır çıkmaz sokaklarımıza bakanlar
Çıkmaz sokak içinde gönül kapısının biz ki kapatanlar
Anla artık ummanda zerreleri adımları okur gönül kapısı 

Gönül kapısının kapısın çalmazsan çözülmez muamma
Zahmetsiz olur mu çare kapısında vuslata kavuşma
Dar olur geniş kapısını bilmeyenlere gece gündüz nefsine kanma
Bil artık ummanda zerreleri bakışları okur gönül kapısı 

Gönül kapısında içeri girmezsen ömür kısalır
Zaman iyimi kötümü olur acı mevsiminde doğan ne bilir
Hüzün ile ağıt kokar düşsüz rüya görmeyen gönüller
Gör artık ummanda zerreleri düşleri okur gönül kapısı 

Bu kaypak gönül ile karşılayacak olanı bekleme gelmez
Gülümsemek için açmazsan gönül kapını yüzün hiç gülmez
Halamı anlamadın karşılıksız ahiret için ölüme koşanları
Gör artık ummanda zerreleri ölümü okur açarsan gönül kapısı 


Kul Mehmet der ki sözler neden aslanın ağzında duruyor
Dipsiz yamaçlarda çıkışı olmayan kuyulara kimler koşuyor
Hüzün sokaklarında mazisi silik olanlar kimden yardım istiyor
Gör artık anla bil ummanda zerreleri okur sendeki gönül kapısı 

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç