11 Şubat 2016 Perşembe

Okuma Canıma Ölmeden Rahmet



Az yaklaş yanıma okuma canıma ölmeden Rahmet
Severken beni yaklaşmadın bana çektirdin onca zahmet
Sessiz sessiz kapıma açtırdın soktun içeriye hasreti
Söyle ey zalim ben şimdi sensiz ne edeceğim
Bu hasret dolu yokluğunla ben kime gideceğim

Bunca yıl yaşadığımız sanki oldu bir öykü
Aşkımızı yaşarken bumuydu gönlümüzde ülkü
Sanki bana sen yedirdin her gün zıkkımın kökü
Desene ben bunca yıl omzumda taşıdım boşa bunca yükü
Viran ettin gittin gönlümdeki köşkü
Bu hasret dolu yokluğunla ben kime gideceğim

Kurudu gönlümde akan aşkın kaynağı
Ettin beni sen yanarken hasret manyağı
Yedin bitirdin ömrüm gibi gönlüde bitti aşkın kaymağı
Onca sözlerinle kandırdın demek ki onlar ağız söz kalabalığı
Hırçın yel gibi geldin estin gittin yıktın evim ocağı
Bu hasret dolu yokluğunla ben kime gideceğim

Sana gönlümde aşkı sundum elimle tek tek
Sen bana sevmeyen gönlünle hep attın kötek
Söyle ey zalim bu acılarımla hangi tabibe ben gidem
Bu hasreti yaşarken hangi viran evler içinde ölem
Yaprak yaprak sararıp hangi toprağa düşem
Bu hasret dolu yokluğunla ben kime gideceğim

Beni sevmiyordun ne diye güldün madem
Kurudu gönül obamda açmıyor artık çiğdem
Solan benzimi görenlere ben söyle ne diyem
Çömeldim yollarda izini ararım gönlüme ne söyleyem
Ancak bir mezar eşem içine girem öldüm diyem
Bu hasret dolu yokluğunla ben kime gideceğim

Kul Mehmet’im yaşamadın say bunu kalma naçar
Rahman bir kapı kapatır beş tane açar
Güzel günler bak işte sana karşıda bakar
Koş mutluluğa hasreti kim koluna takar
Bul kul artık hasretle değiş mutlulukla yatar
Hasret dolu yokluğun bitti artık sen kime gidersen git

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
Yorum Gönder

Yayınlarım

Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık

  Otuz Ağustosu Biz Tarihe Böyle Yazdık Zaferleri şanla biz tarihe böyle yazdık Silah yoktu bu elde o alnı karışladık İman toka...