Bu Blogda Ara

uydu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uydu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2015 Pazar

Tedrisat Kokan Şiir....



Suskunluk mu kabahat
Çok konuşmak mı kabahat
Birde doğruyu heyhat
 Her yerde söylemek caiz değil Nebahat
Nebahat dediysem
Şiire uyduda yazdım
Sanmayın yüreğime kazıdım durdum
Soran olmalı vardır diye söyledim
Sorulmalı akla takınanlar
Düşmemeli sorulmadan yanıltanların peşine
Peşinde rezil olur insan                 
Yürekte birikir günahtan leke
Silmeyi bilmez
Uğramazsa merkezine
Yani tövbe kapısına
Silemezsin yığılır
Boğar vesselam
Yazık olur
Güler sana yanıltanlar
Anlamazlar insanlıktan gönülden
Hava basılıdır gönüllerine
Lağım kokar
Bazen alakası olmaz
İnsan düşer peşine
Yok, olur yokluk fikrinin içinde
Gerçi parayla değil düşünce
Bedava
Dağıtanı çok olur
Vicdansız insan
Olsaydı paralı düşünce
Ucuz etin yahnisi tatsız olur misali
Her düşünce peşinde gidilmezdi
Gerçi söylesen de
Parayla satılan düşünceyi bedava
Bakmaz kimse yüzüne
Rezillik hoş gelir insanın gözüne
Her insanın değil canım
Kızmayın
Anlayan anladı
Tabanları nasıl yağladı
Kendine fikir verene koştu
Bak bu şair böyle yazdı
Sana kızdı
Hemen hazır cevabı
Meyvesi olan ağaç taşlanır diye
Bre melun ağacında şer lanet yetişiyor
Onlar meyvemi
Diyemiyor
Ne yapsın
Kendi aklı blokeli
Erişimi kısıtlı
İnternet paketi de bitti
Laf cambazı konuşur
Gönderir savar başında
Koş yine günah deryasına
Akılsızlığınla bat çık
Yık parçala böl
İyi yaptığını san
Sanmasa ne olacak ezilecek boğulacak
Akıl prangalı
Akıl kukla misali
İmalatta yok hata
Yanlış yola gitme denildiği halde
Yanlışa yeni gelinin
Sarıldığı gibi bilmem şeye
Sarılanda hata kabahat
Nebahat
Yine uydu yazdım kızma Nebahat
Yolumuz aynı hat
Biraz canlılık neşe katsın
Demedim ki
İnsan düşünmeden yatsın
Düşünsün yatsın
Düşünsün kalksın
Düşünsün tarsın
Ölçsün
Yüreğine baksın
Boşsa ne yapsın
Nur Kur'ana sünnete başvursun
Bilmiyor mu kendisi Müslüman
Ne gezersin kilisede
İşin yok
Varsa gir çık
Yüreğini aklını bırakma
Sert mi olsu söylem
Olsun serti severiz
Yumuşak söylenince anlamayız
Dikkate hiç almayız
Salla gitsin deriz
Az sert olsun söylem
Belki az yaparda gözlem
Boşa gitmesin bu eylem
Serbest şiirde olmaz kafiye
Yazdım sen kusura bakma
Nebahat
Bende yok kabahat
Anlamayanda var
Kabahat
Yok haysiyet
Ne gezer hüsnüniyet
Arama ha sakın iyi niyet
Bulunmazda memnuniyet
İstersen az gözetle
Nebahat
Aynısı
Anla artık
Her seferinde yazdırma bana
Kafiye olmaz serbestte ama
Uydu yazdım
Kalemi bıraktım
Uzun oldu ah Nebahat
Ne güzel kızsın Nebahat
Sende yok kabahat
Sana yakışmazda izahat
Zaten için rahat
Görüşürüz yine
Öptüm yanaklarında
Mehmet Aluç-Kul Mehmet


19 Kasım 2015 Perşembe

Biraz Önce Sendeleyen...


Vakti grafiklerle ölçtük ölçüye uymadı
Uymayı grafiğe vakti uymaya çalıştık tutmadı
İşleri kâhyalara verdik yüzüne bulaştırdı olmadı
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

Hiçlik ülkesinin yapmacık insanları
Zorla gülümseyen her lokmayı yutan
Kartal kanatları ile serçeleri öldüren
Serçelerin leşi ile beslenen
Kapanacak hesabını yaptığınız bilanço
Açık verecek her adımınız hesabınız
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

Utanç içinde sessiz kalan
Sessizlik içinde kaçan
Kaçarken ayağı mazlumun ayağına takılan
Mazlumu çiğneyerek yol alan
Gülüş olmayan gülüşleriniz sizi boğacak
Samimi olmayan yürekleriniz çatlayacak
Tabut parçalayan tabuta sığmayan
İstediğin kadar parçala içine gireceksin
Vahşetinle
Yada iskelede sallanırken
Kokmuş bedeniniz
Paramparça olurken
Kartalların sevinç çığlığında
Paramparça olurken
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

Can evini taşlayanlar
Taşlanacak can eviniz yarında
Bir lokma ekmek için en önde olan
Sandınız ekmeğinizle oynayacak
Bir lokma istediği aş siz attınız taş
Yardınız boydan boya kaş
Çok gördünüz bir lokma
Tökezlerken öndeki aç
Sana yok artık kaçacak yer ey gözü doymaz aç
Arasan da Tura Sina da sana yok sığınak
Varmadan önce kanını bulaştırdın
Mazlumun ahı orayı çığlığı ile çalkalanır
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

En sonunda uydu bize zaman
Nur Kur'an Nur sünnet ışığında
Mazlum kaçarken sığındı zamana
Nurdan zaman kucaklarken
Yıkıldı zalim
Kartal kanadı ile
Serçe öldürenler
Serçelerin leşi ile beslenenler
Sürüm sürüm sürünürken
Yeryüzü toprak tiksindi
Açtı kucağını
En dibe
En dibe
Gömdü
Söyleyin onlara kimdi
Neredeler
Ne zaman var oldular
 Şimdi var mı varlıkları
Şimdi en önce bir lokma
Aş için biraz önce sendeleyen düşen
En önde
Elinde bir lokma aş
Bölerken elindeki bir lokmayı
Arkasında sıra bekleyenle
Zaman işte şimdi bize uydu
                                  Mehmet Aluç-Kul Mehmet

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç