Bu Blogda Ara

Nefreti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nefreti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2016 Pazar

Tefekkür Eyle Gönlüm


 tefekkür ile ilgili görsel sonucu
Tefekkür eyle ey gönlüm var mezar başına
Daha dün koşarlardı şimdi girdiler yerin altına
Daha dün kara toprak üstünde hepsi şendi
Bu dünya benim diyen gururla gezenlerdi
İşte bak şimdi yenilmez olan ecele yenildi

Daha dün tenleri tazecikti boşanmıştı nefreti
Merhameti bilmez çok severdi kara ticareti
Hakkı bilmez hakka ulaşamazdı asi niyeti
Bu dünya benim diyen gururla gezenlerdi
İşte bak şimdi yenilmez olan ecele yenildi

Yaylalarda gezerdi hakkı olmayanı alır yerdi
Onlarca arsası vardı daha çok olsundu derdi
Bilmezdi veren ne için ona onca malı verdi
Veren verdi veren geri aldı şimdi ortada kaldı
Bu dünya benim diyen gururla gezenlerdi
İşte bak şimdi yenilmez olan ecele yenildi

Hak davasına gönül vermedi yönün çevirdi
Haklı haksız demedi ne varsa hepsi benim dedi
Gözünde yaş akmadı yüzü hiç gülmedi adi
Ömür geçer yele benzer dediler güldü hadi dedi
Hâsıl olan muradı hep yıkmaktı işte yıkıldı kaldı
Bu dünya benim diyen gururla gezenlerdi
İşte bak şimdi yenilmez olan ecele yenildi

Dediler insan olan güneşe benzer ısıtır
O dedi ben güneş değilim olamam bilmem hal hatır
Onca günaha girdi boşu boşuna taşıdı katır
Vereceğini yazmadı alacağını yazardı satır satır
Vermediği yazılıyor bilmedi nokta nokta katır
Bu dünya benim diyen gururla gezenlerdi
İşte bak şimdi yenilmez olan ecele yenildi

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

20 Eylül 2015 Pazar

Yıkalım


Yıkalım

insanlık çıkmalı karaya
yeter maskeler çok girdi araya
kardeşlikle gelelim bir araya
yıkalım düşmanın esaret olan
zincirden nefret kalesini

kanıyor gönüller gözler görmez mi
vahşet ortada gönüller bilmez mi
bu kin nefret artık yetmez mi
yıkalım düşmanın esaret olan
zincirden nefret kalesini

Kul Mehmet der ki görmez misiniz nefret eder sefil
en sonunda nefret eder insanı rezil
nefret ile hiç kimse olmadı ki vezir
yıkalım düşmanın esaret olan
zincirden nefret kalesini

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

13 Eylül 2015 Pazar

Ey Nefreti İle Gezen Nefret Sahibi, Az Ol İnsan...



  İnsan bazen gönlündeki coşkun sevgi ile karşısındakine al gönlümdeki sevginin tamamı senin olsun az biraz gülümse der, ama maalesef o karşındaki sevgiden anlamaz, gönlüne nefret tohumları ekmiştir anlamaz bilmez sevgiyi, bilmez sevgiyi, sırtını ihaneti ile döner gider... Sessizce usulca gönlüne dokunmak istersin kükreyen Aslan gibi seni parçalamak ister, sanki sen onun rızkına mani oluyormuşsun gibi,algıda seçici olmadığı için, algıları nefret ile köreldiği için anlamaz, yağan yağmurlar rahmettir çiçekleri böcekleri güldürür ama nefreti ile gezeni güldürtmez o rahmet ,çünkü kalbinin kapısını rahmete sevgiye kapatmıştır, anlamaz, bilmez, hissetmez!

  Hep kavgaya tutuşmak ister, hep yenilir tekrar kavga ister... Kalbini nefreti hırpalar yok eder görmez, masum olanı yıkmaya çalışır, pişmiş kelle gibi sırıtır, onu ancak cehennem paklar, ya da kul çaresiz kalınca ağlar o zamanda ölmeden önce yüce Rahman alnından haklar o nefret ile gezeni. Akşamdan üstüne yattığı zaten nefret, kalktığında elbise diye giyindiği nefret, günde üç öğün yediğin nefret, nasıl böylesi sancı gaz yapmaz midende hayret, hayallerin geleceğin ayakaltında bakar kör görmez. Ah nefreti ezip geçen gurur, hayatın aynasında o çirkin suratınla nasıl güzel görünmeye çalışırsın bilinmez! Seni taşıyanlar paramparça olur hayalleri geleceği nasıl anlamaz muamma! Çanakkale de yazıldı destan, destanı kabul etmez içindeki düşman nefretini kusar hala anlasana ey insan! Elinde dilinde nefret söylemi bundandır o batı denilen zalimlerin, yenilgiyi hazım edemez, zaten hep yıkılmaya mahkûm olan anlasan ey insan!


  Ey nefreti ile gezenler gezen, ülkenin bağrına vurduğun yumruk senin yumruğundur, o yumruk senin yüreğini de acıtacak biraz sonra ne zaman mı -ESARET-altında kalınca, işte o en umursuz gününde sana umut olacak bir şey bulamayacaksın, nefreti ile yanında gezdiğinde umut yok ki sana da versin, onda hep nefret var bunu anladığında çok geç olacak, yaktığın mazlum yüreklerin ateşi senide yakacak, o zaman bağrına yumruk değil dağlar çökecek ve altında ezileceksin, seni o zaman elinden tutarak kaldıran da olmayacak, çünkü nefreti olan hep yıkmayı bilir, kaldırmaktan anlamaz, cayır cayır nefret ile yanmadan önce iyi düşün ey ülkemin güzel insanı, yakarsan yanarsın, yıkarsan yıkılırsın unutma, itersen son bir defa daha düşün, yıkanla değil, inşa edenle yürü... 

  Sen ekmek dersin o kavga ile yıkım der, sen helal ekmek dersin o haram ekmek der, sen koyun dersin, o kurt gibi saldırır ve kurtların saldırdığı ortamda onunla olan yüreğini o kurt'a kaptırmış demektir, can çekiştiğinde önce senin can çekmeni ister...

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

11 Eylül 2015 Cuma

Geberir Gider Nefreti İle Habersizce.


Geberir Gider Nefreti İle Habersizce

laftan anlamaz yıkar gönülleri edepsizce
ülkemi işgale yeltenir söz söyler edepsizce
yıkmak ona hoş gelir yıkar kalleşçe yaklaşır habersizce
yüreğinde merhamet yoktur yıkar merhametsizce
şehitler ölmez vatan bölünmez bilmez terbiyesizce
dolaşır ayakaltında utanmadan adaletsizce
geberiri gider nefreti ile habersizce


dünya yüklenirken nefret ile üçü beşi
dünyada nefretin var mı bir benzeri eşi
batar gönlünde nefreti ile olanın karanlık güneşi
Mehmetçiğim polisim serer yere o leşi
bilmezki vatanımda insanlar din kardeşi
vatan bayrak millet olunca göğsünde yanar cehennem ateşi
şehitler ölmez vatan bölünmez bilmez terbiyesizce
dolaşır ayakaltında utanmadan adaletsizce
geberir gider nefreti ile habersizce


birlik beraberliğimizle vatan gönülden silinmez
namert olanın vahşeti kendini yakar bileğimiz bükülmez
vatan bayrak için milletimin asil duruşu var sanki görülmez
görmezlerse yıkılırlar birer birer Mehmetçiğin karşında eğilmez
gönlümüz vatan için siper,
imanımı biter sandın nurdan neferin yenilmez
şehitler ölmez vatan bölünmez bilmez terbiyesizce
dolaşır ayakaltında utanmadan adaletsizce
geberir gider nefreti ile habersizce


ölümler çoğalır toprak utanır gökyüzünde yağar mermiler
sanma ki ey edepsiz kırıktır eller sana kalkmaz bu mübarek eller
dünya yüklenirken senin nefretini,
destek ile zalimin üçü beşi onlarda beşer
iman dolu sinemizle,
sizlerin nefretine leşten kazarız mezar onlarda sizinle göçer
şehitler ölmez vatan bölünmez bilmez terbiyesizce
dolaşır ayakaltında utanmadan adaletsizce
geberir gider nefreti ile habersizce



kefeni giymişiz çıkmışız yola,
siz kimsiniz ki biçersiniz kirli ellerinizle nefret biçer
neslim gerçek ecdadım gerçek,
Çanakkale'yi unuttunuz galiba çiğnetilmez vatan ey köçek
şehitler ölmez vatan bölünmez bilmez terbiyesizce
dolaşır ayakaltında utanmadan adaletsizce,
geberir gider nefreti ile habersizce
Mehmet Aluç -Kul Mehmet-

9 Şubat 2015 Pazartesi

Eller Çeker Nefreti Kini




Bakarım dünyaya sanki kalmamış merhametten eser
Nefret kim sevgiyi böylemi ortadan ikiye nasıl keser
Nedir bu nefret kin üç günlük dünyaya tapmış gider
Eller çeker nefreti kini elinde kana bulaşmış bıçak keder



Bu yaşanılan hıncı nefreti yaşamak değildir ki kader
Batmış insanlık kan denilen çamura bilmem nereye gider
Bir avuç dolara insanlık edepsizce edilir hunharca heder
Eller çeker nefreti kini elinde kana bulaşmış bıçak keder



Kul Mehmet der ki halimiz hal değil hayvanlıktan beter
Yeter artık birkaç dolar için yapılan bunca zulüm artık yeter
Rahman merhamet ile olun der bilmem ki kimler dinler
Eller çeker nefreti kini elinde kana bulaşmış bıçak keder
Mehmet Aluç


Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç