Bu Blogda Ara

hesap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hesap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2016 Perşembe

Hakkın Sözleri Dökülsün


 
 
hakkın sözleri ile ilgili görsel sonucu
 
 
Gelenler kalmayacak elbet gidecek
Gidenler nereye gideceğini bilecek
Hakkın huzurunda hesap verilecek
Hakkı bile hesabı bil ey kul zor olacak
Hakkı kendini bilenler elbet gülecek
Hak yolunda gidenler cennete girecek
 
Var hakkı kendini bil dünya gününden
Hakkı kendini bilmezsen bu an diliminden
Boşa geldin boşa gidersin bu âlemden
Hakkın sözleri dökülsün bu kalemden
Hakkın sözü yoksa ne kalır elinden
Hakkı kendini bilenler elbet gülecek
Hak yolunda gidenler cennete girecek
 
 
Eğil hak önünde dikilip durma
Mazlumun hakkını alıp vurma
İnsanların önüne de tuzak kurma
Bir gün hepsi bakarsın yalan olur
Hakkı kendini bilenler elbet gülecek
Hak yolunda gidenler cennete girecek
 
Sen var hak ile bul doğru olanı
Bırak artık yalan ile dolanı
Bak elinde ne kaldı kap sır olanı
Yakma kendin için kaynar kazanı
Hakkı kendini bilenler elbet gülecek
Hak yolunda gidenler cennete girecek
 
Acizlikle var Rahmanın huzuruna
Hayatı boşa heder etme boşu boşuna
Değmez nefis şeytan dünya uğruna
Hesap günü her şey gider zoruna
Hayatı yaşarsın ölümle burun buruna
Hakkı kendini bilenler elbet gülecek
Hak yolunda gidenler cennete girecek
 
Ruhunu sarsın imanın ruhu nuru
İmanla yaşamalı budur kulun oluru
Dinle günde beş vakit var duyuru
Boş ile doldurma sen gireceğin çukuru
Olsun imanla namaz gözünün nuru
Hakkı kendini bilenler elbet gülecek
Hak yolunda gidenler cennete girecek
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
 
 
 

9 Aralık 2015 Çarşamba

Gönül'ün gönül'e yakınlığı...




  Gönül'ün gönül'e yakınlığı cennetten bahçelerinde çiçekleri açtırır, kokusu evi mahalleyi şehri sarar, hatta o çiftin mutluluğu gönülleri sarar, herkes böyle bir mutluluğu yakalamak için gayret gösterir? Hangi zamanda? Ne zaman? Nerede? Kim yapar? Nasıl yaparız? Binlerce soru ile dolu bu güzelliği gerçekleştirmek için! Aslında çok kolayda ah egomuzu benliğimiz bizi yok eden bu benliğin kapısına yapışmış elimiz gönlümüz bir serbest bırakarak özgürlüğe bir koşabilsek o zaman olacak. Lakin ama velhasıl nasıl becereceğiz?

   Bu dünya gelip geçici imtihan dünyası bunu unutmazsak, yaptıklarımızdan hesap vereceğimizi bilsek ne kadar güzel olacak, dünya hayatında cennet hayatını yaşamış olacağız. Kendimizi yok edenlere bağlı olmaktan kurtularak, güzelliklere götüren var eden mutlu edenlere bağımlı olsak, ah gel gör ki egomuz arzularımız nefsimiz buna izin vermiyor! Verse bilene biz istemiyoruz, alışmışız iyi olmayanla yaşamaya, sanki bize kaba geliyor sevmeler, sarılmalar gülmeler! Gönüllerimiz hep son baharı yaşıyor, güzelliklerimiz dallarında bir bir yere dökülüyor, birbirimizin sevgisine ihtiyacımız olduğunu bildiğimiz halde, yok olmaya uçuruma düşmeye yakın aklımıza geliyor, heyhat o zamanda etrafımızda kimsecikler olmuyor.
   Geceleri sokakları aydınlatan sokak lambaları gibi, gönlümüzde sevginin lambaları hiç yanmıyor hep sönük! Kim fişini çekti neden? Niçin? Niye? Ne mantıkla çektiğinden de haberimiz yok! Tam bir keşmekeş muamma! Şöyle elimizle yüreğimizi yakan nedir diye elimizle bir yoklasak, gönlümüzün var olduğunu anlayacağız amma bunu da yapmıyoruz! Herkes bir köşede kendi yalnızlık kâbus dolu dünyasında, araya betondan duvarlar örmüş oturuyoruz!
   Acaba sevmenin yolunda yürüyünce çok yoruluruz diye mi korkuyoruz? Oysa sevgisizlik yolunda koşarken nefesimiz ömrümüz bitiyor, yorgun bitap düşmekten bir adım dahi atamıyoruz, yok oluyoruz... Ellerimizi ayaklarımızı gönlümüzü kıran bu sevgisizlik yolunda hala yürümekte ısrar ediyoruz. İnşallah en kısa zamanda Yüce Rahman'ın izni ile bu yok oluştan kaçarak, yeniden sevgi ile dirilmenin yolunda yeniden el ele gönül gönül'e var olur güzelliği ile mutlu yarınlara yürürüz inşallah. Selam ve dua ile.

Ah bakıyorum sevgisizliğe koşuyorsun
Nereye koştuğunu bilmeden
Yolda ayağın takılarak düşüyorsun
Yüreğinle beraber dizlerin kanıyor
Görmüyorsun hala düşmenin yolunda
Yoluna devam ediyorsun bilmiyorsun
Görmüyorsun
Hissetmiyorsun
Yağmur gibi sevgisizlik yağıyor başına
Kocaman taşlar gibi
Kendini sevgi ağacının altına
Alıp korunmuyorsun
Kanıyor bütün vücudun
Hala görmüyorsun
Bilmiyorsun
Hissetmiyorsun
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

23 Ekim 2015 Cuma

Pişmanlık O An Olmaz...


Ey canlar kardeşler ecel gelir ölüm çiçeği açar
Her an insanlıktan kaçan insan sanmayın kaçar
Çiviyle çakılmış gibi bakar boş bez gibi yıkılır naçar
Pişmanlık o an olmaz önce olurdu eyvah kaldın biçare

Yanlarında kolların kalkmaz tabut kalkar şaha
Eyvah götürmeyin beni desende artık boşa
Zaman gelmiştir hesaba vermeye doğru koşa koşa
Pişmanlık o an olmaz önce olurdu eyvah kaldın biçare

Sırtında sıvazlardı düşman sana göre dostundu
Nerede onlar yoklar yanında bir anda yok olundu
Güç kuvvet dermanınla koşardın ne oldu nasıl yok olundu
Pişmanlık o an olmaz önce olurdu eyvah kaldın biçare

Hani koşacaktın nefretinle beraber yedi deryaya
Kalkardı nefretle yıktığın viranelerde kolun havaya
Şimdi koşuyorsun çaresiz cehennem denilen deryaya
Pişmanlık o an olmaz önce olurdu eyvah kaldın biçare

Kul Mehmet’im der ki insan nasihat meclisine gelmezse
Gönülde açan çiçeklerine merhametle su vermezse
İnsanı insan bilip onunla birlikte olup beraber gülmezse
Ecel gelir alır götürür cehenneme gülünmeze insan olmazsan
Pişmanlık o an olmaz önce olurdu eyvah kaldın biçare

Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Lanet Olsun Araya Nifak Sokanlara




Uyanın ey gafil olanlar ölüm var
Hak zikrini söylemeyenler uyanın ölüm var
Haram mal ile karnını doyuranlar
Uyanın artık ölüm var

İnsanlar katl ederken seyirci kalanlar
Seyirci kalmayın büyük hesap var
Büyük hesap ile sonsuz azap var
Azaptan önce sancılı ölüm var

Yaratılışımız toprak diye çamur olmaya gerek yok
Arzuların var diye insanların ölmesine gerek yok
Nefretle ortalık doldu taştı
İnsanlık acaba nereye kaçtı

Nefis arzusuna bu kadar mı kapılır kul
Nefretten başka merhamete uzanan yok mu yol
Belayı az yakalayamadık hemen ortalığa saldık
Ortalığa saldık güzel ülkeyi edepsizce yaktık

Nefreti nasıl şerbet diye içtik
İnsanları katl edildi rahata mı eriştik
Göğsümüzde merhameti nasıl deştik
Suçsuz olanlara iftira nasıl attık

İnsandık kardeşdik
Nasıl insanlığı deştik
Nefret ile nasıl piştik
Dünya malı ile nasıl değiştik

Deva yerine zehir olduk
Zehir içtik solduk
Nasıl bir anda düşman olduk
Düşman olduk insanlığımızı unuttuk

Nefis ile olduk
Kulluğu unuttuk
İnsanları katl ettik uyuduk
Uyandığımızda sancı ile yok olduk

Uyardık gönülden millete âşıklara
Nasıl uyduk fikirsiz gafillere
Lanet olsun araya nifak sokanlara
Merhamet varken nefrete koşanlara

Nasıl koştuk nifak ekmeye
Dert çile çekmeye
Vicdanları satarak gülüşmeye
Koşanlara lanet olsun

Mehmet Aluç

5 Şubat 2015 Perşembe

Nurdan Can Ahmet




Nurdan Can Ahmet
Gül Kokulu Resul âlemlere sensin Rahmet
Konuşunca kâinatı Rahmet o an kaplar
Sensin gönüllere Nurla akan Nurdan Ahmet
Gönüller nur gönlüne akar Nurdan can Ahmet

Gül Resul Medine’den bize canla seslenir
Mekke’de olanlarda sesi ile beslenir
İman iledir onun insanlara hesabı
Semada indi nur nur Nurdan Kuran kitabı
Gönüller nur gönlüne akar Nurdan can Ahmet

Gül kokan Resulle olan muradına ersin
Ona tabi olmayan mizanda hesap versin
Müminler gönlündeki gönlü ortaya sersin
Gönüller nur gönlüne akar Nurdan can Ahmet

Gül Kokan Resul ile ol sende bil yerini
İmanla tövbe ile çıkar günah kirini
İmanla aksın helal kazanç sil nurdan terin
Sakın gönüller kırma yıka sen elin kirin
Gönüller nur gönlüne akar Nurdan can Ahmet


Kul Mehmet der zalimdir her zaman hayırsız
Odur eli halkın cebinde onlardır hırsız
Utanma edep yok zalimde onlardır arsız
Müminin damarında akan imandır harsız
Gönüller nur gönlüne akar Nurdan can Ahmet
Mehmet Aluç©

__________________
Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...

Görüntüleme:63, Cevaplar:0

23 Aralık 2014 Salı

Vakit Geç Değil, Koş Rahman’a



Vakit Geç Değil, Koş Rahman’aVakit Geç Değil, Koş Rahman’a

İman kucak açmış yolda bekliyor ey nefsim neden kaçarsın? Nefsin şeytanın kucağıma bin bir çile kahır çekmek için koşarsın? Şaşkın azgın deliler gibi ömrünü heba eder zamanını boşa harcarsın?

Ömür bitecek ölüm meleği gelecek, yaptıklarından hesap soracak? Rahman diyecek ey kulum san sayısız nimetler verdim de bir gün beni anmadın, bana beş vakitte secde etmedin şükür edip benim nimetlerim ile beslendin, benim yoluma gelmedin ben hep senin yolunda seni bekliyordum bana dönmedin. Şeytanın ateşin yoluna koştun der ise ne cevap vereceksin ey nefsim? Bana cevap ver?

Susma boş gözlerle bakma bana, cevap ver haydi durma vakit bitiyor, ömür sona koşuyor? Akla ilme uymadın edepsizce gönül kırdın, şeytan sana oldu kumandan, işte ölüm gelince seni bırakacak yolda halin olacak pek yaman!
Allah’a, Kuran’a, Gül kokulu Resule, imana inansaydın da olsaydın gönüllere sultan, Rahman verirdi bol bol ihsan, sende olurdun insan gibi insan ey nefsim.

Az anla artık yeter uyuduğun çamurlara yattığın pis çöplüklerde sabahladığın yeter artık, dön iman yoluna artık. İnsanın kâmil olanı iman ile olur rezil ile olanı şeytan ile olur bırak inadı artık, dön aslına vakit son düdüğünü çalmadan ömür bitmeden koş haydi tövbeye Rahman’a vakit geç değil, koş Rahman’a koş imana…

Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç