Bu Blogda Ara

akıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akıl etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2017 Pazartesi

Güzel Bir Haldir Sonu Ölüm Değil





Aşkın gurbet iline düştüm avareyim ben
Aşka küskün değil etrafında pervaneyim ben
Dedim derdim benim dokuz değil on dokuzdur  
Sabır deryasına uğradı bana bu değildir dedi kusur
Dedi sen bu hasreti benimle ol durma yen

Dedim ey sabır bu gurbet ilinde halim hal değil
Sabır dedi bu güzel bir haldir sonu ölüm değil
Haktan bir misafirdir şikâyetçi olmak akıl karı değil
Sabır deryasına uğradı bana bu değildir dedi kusur
Dedi sen bu hasreti benimle ol durma yen

Dedim yolum bire giderdi yolumu şaşırdım
Sanki dedim ben bir an aklımı eyvah kaçırdım
Dedi haktan gelene sabır et benle ol dedim
Sabır deryasına uğradı bana bu değildir dedi kusur
Dedi sen bu hasreti benimle ol durma yen

Dedi yolun birden ikiye vardıysa geriye dön
Aşk seni bir olan yolda bekler bu yanlış yön
Az şükür et hakka yalvar derdine de haydi sön
Sabır deryasına uğradı bana bu değildir dedi kusur
Dedi sen bu hasreti benimle ol durma yen

Dedim hakka ben halimi niyaz eyledim
Anladım kendin bu derdime muktedir değil          
Haktan emir aldım dedi durma önümde eğil
Bu derdi sen çözemezsin bu senin karın değil
Sabır deryasına uğradı bana bu değildir dedi kusur
Dedi sen bu hasreti benimle ol durma yen

Sabır dedi bak bulmuşsun derdine şifa
Hakkın şifası gönlüne konmuş çekmezsin cefa
Al beni gönlüne artık sür sevdiğinle artık sefa
Sabır deryasına uğradı bana bu değildir dedi kusur
Dedi sen bu hasreti benimle ol durma yen

Dedi bu âlemde niceleri bu dertle göçüp gitmiştir
Hakkın emrine kulak vermeden ecel şerbetini içmiştir
Küçük bir dertle sanki sandın ölüm gelmiştir
Ölüm gelirse eğer bil ki kul bu âlemde göçmüştür
Sabır deryasına uğradı bana bu değildir dedi kusur
Dedi sen bu hasreti benimle ol durma yen

Aldım bu sabrı gönlüme dedim bu nakittir
Bu derdimin çaresi bak işte gelmektedir
Âlemlerin Rabbi işte sana âleme yetmektedir
Az sabırla yoluna devam et bak ömür bitmektedir
Sabır deryasına uğradı bana bu değildir kusur
Dedi sen bu hasreti benimle ol durma yen

Kul Mehmet’im aşk kula değil gönüle iner
İçinde dert olsa da az sabırla bu dertler biter
Âlemlerin Rabbi sana bu âleme elbet yeter
Allah vermesin gönüle başka bir dermansız keder
Sabır deryasına uğradı bana bu değildir kusur
Dedi sen bu hasreti benimle ol durma yen

Mehmet Aluç/ Kul Mehmet


30 Aralık 2016 Cuma

Yeni Bir Yıl


 
 
Uyuz olma her ana olma kara kıl
Eski yeni yılda olsa insana lazım akıl
Eski yıl biterken yeni yılda seninle olsun
Nerede varsa bir çirkinlik güzellik için çakıl
 
Sen iyi olursan iyilikler seninle olur
İyi gönüllü olan her daim iyilik bulur
Güzelliği ile güzel kul karşısında durur
Nerede varsa bir çirkinlik güzellik için çakıl
 
Çirkin olanı güzellikle sakla âlem nurlansın
Sen kulsun çirkinliği yok ederek güzelliği bulmalısın
Nerede varsa bir zalim karşısına yıkılmadan çıkmalısın
Nerede varsa bir çirkinlik güzellik için çakıl
 
İşte geliyor yeni bir yıl daha değişir mi dünya
Yeni olan insan olmalıdır gönüldeki sevgiyle anlaya
Yılbaşı kutlaması ziyandır zarardır hoplaya zıplaya
Nerede varsa bir çirkinlik güzellik için çakıl
 
Yılbaşı diye utanmadan çatlayana kadar yeme
Yılbaşı masrafı kula ziyandır masraftır bilmiyorum deme
Binlerce aç muhtaç varken bir gecede binlerce insanın hakkını yeme
Nerede varsa bir çirkinlik güzellik için çakıl
 
Kul Mehmet’im ne kadar söylesen de yazsan da boşuna
Yılbaşı gecesi harcanacak boşuna para emek boşu boşuna
Oturalım düşünelim diyen yok bunu enine boyuna
Üst akılı yıkalım gece yarısı secdede olalım hakla bu canla
Nerede varsa bir çirkinlik güzellik için olsun sende akıl
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Rahman Çaresini Verir Zamanla


İnsan gönülden sevince kalır mı perişan
Arar da bulur insan derdine bir derman
Akıl ermez işte aşktaki güzel hikmete
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Kim der acep yârin yüreğini dağla
Yârin yüreğini dağla sonra elini bağla
Nasıl insan yaşar mutlu olur bu anla
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Kim neden niye açar gönülde yarayı
İnsan sevmez mi kendini seven Leylayı
Gönlünde inşa etmez mi ona sarayı
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla


Kim alına gönüle sürer karayı
Sen af et durma bozma sakın arayı
Yârinden de çok sevme sen parayı
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Dün dönerdin yar etrafında döne döne
Üzülme bugün düştün ise kara zemine
Akıl sır ermez bunda daha ötesine
Sen var sığın Yüceler Yücesine
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Aşk gönülde buluna bir define
Aç gönlünü ona karışma gider hoşuna
Karışırsan müdahale ile emeğin gider boşuna
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Aşk ile yaşamaktır şahane
Onunla dolsun taşsın her bir hane
Aşkı sevmemek için arama bulma bahane
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Aşkı sevmemek için arar bulursan bahane
Geçemezsin aşk denilen dümene
Yıkılırsın yolda her adımda parçalanır sine
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Kul Mehmet’im aşkta olmaz hüsran
Aşk gönüllere yürüyen bir kervan
Aşk ile dertlere bulunur derman
Boş başaklar gibi eğme başını ağlama o an
Üzülme Rahman çaresini verir zamanla

Mehmet Aluç-Kul Mehmet



15 Mayıs 2016 Pazar

Gözümüzü yumunca yaşadığımız hüsranlar

Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam, O’nun sevgili Rasulüne, pak ehli beytine ve kıyamete kadar yolunu sürdürenlerin üzerine olsun. 

Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'ım, sonsuz ebedin gerçek sahibi yüce Rahman, bizi şerefli kul diye yarattın bu alemi bizim için binbir güzelliklerle donattın, bize sundun.Biz yerimizde duramadık alemi yaktık yıktık,heva ve heveslerimiz uğruna önümüze ne çıktı ise kendimize uygun olsun diye, mazlumu suçsuzu binbir zorlukla karalma ile ezdik yerinden yurdundan ettik,sen bize yine acıdın merhametinle, Alemlere Rahmet nurdan Resulünü bize gönderdin, bizi onunla şereflendirdin tertemiz ettin,imanla günde beş vakit namaz nurdan Kur'anınla bizi cennetine çağırdın.Çok şükür dedik, kabul ettik yüceler yücesi Allahım sana şükürler olsun,sana şükür etmekten aciziz...

Akıl ile bize yaşadığımız hayatta oturduğumuz koltukta haksızlık yapmayın,adil olun dedin sana inandık ve yaptık,aramızda olanların çoğu senin emirlerin yerine hala nefis şeytan peşinde giderek ,hem dünyasını hemde ahiretini kaybetti dinletemedik gittiği boş yolunda, senin hak yoluna döndüremedik,senin emrin gereğince zorlamayın dedin zorlamadık, kolaylaştırın dedin, elimizden geldiğince bize işi düşenin işini kolaylaştırdık.Bazıları araya adamını koyarak ya da elinde sopa ile kapıları gönülleri yıkarak ,hakkı olanın hakkını gasp etti,imanımız gereği az olan imanımızla karşısına çıkıp hakkımızı alamadık,ya da almasını bilemedik ya da araya nifak girmesin diye sanan havale ettik Yüce Rabbim.Yeniden tarih yazmak için yola çıkanlar yalancı dolandırıcı çıktı,ülkeyi fesatla karıştırmak için saman altında senin o mukaddes güzel nurdan İslamı Kur'anı kullanarak, ülkeyi yıkarak düşmanla birlik olarak yıkmaya çalıştı, senin yardımınla çok şükür başarılı olamadılar, hezimeti yaşadılar.Ey ezelin ebedin sonsuz sahibi olan Alemlerin Rabbi Yüce Allah'ım, acıdın biz kullarına, gönüllerinde sakladıkları kirden nefreti gün yüzüne çıkarttın rezil rüsva ettin...

 

Dün omuz omuza bize hakkı imanı İslamı gözyaşı içinde anlatanın gözyaşlarını kendi gözyaşlarımız gibi samimi bildik inandık ama sen bize onların sahte olduğunu, düşmanla küfürle birlikte olduğunu gösterdin sana şükürler olsun Yüce olan ezelin ve ebedin sahibi olan Yüce Allah'ım...Bizim gördüğümüz görünen di sen görüneni ve görünmeyeni gizli olanı gören Yüce Allah'ım, sen bize de gösterdin yüzsüzlerin yüzsüz gözünü nefret kinle kaplı gönüllerini...Gönlümüzde imana nur Kur'ana bizi götüren yarınların sırtına bizi bindirdiler derken ,birden bize onların birer yılan olduğunu gösterdin,bizi sokmadan, sen dermanınla merhametinle bizi sağlam yolda bizi sana ulaştıracak senin nurlu yolunda yol alan nurlu insanları gönderdin...

Bir zamanlar zorbalıkla ülkeyi ele geçiren kafirin dostu olan düşmanlarla yatıp kalkanların ambargosu ile yatar kalkar olurken,binlerce masum işkence gördü,işkenceden önce kimisi sağ dedi,kimisi sol dedi yaktı yıktı ortalığı ,sende onları bizleri yıktıkları gibi yık Yüce Allah'm.Suçlu elini kolunu salladı gezdi nefreti ile,suçsuz zulüm gördü sen sonsuz azapla onları cehennem narında sonsuz ateşle yakmak için suçlarını ahirete sakladın,mazlumun ahını almak için kimi zalimi bu dünyada yaktın kimisini sonsuz azap ile ahirete bıraktın,cennetlik ve cehennemlikleri bir bir ayırdın Yüce Allah'ım...

Dünyalık davası olanların peşine düştük, şapkayı çıkardı sevinçle havalara zıpladık, şapkayı aldı elini kolunu bağladı ülke karaborsaya girdi,inim inim inledik inlediğimizi gördü güldü,tekrar şapkasını kaldırdı sevindik üzüntümüzü ıstırabımızı unuttuk ve yine yanıldık, sağır duvarlarda nice vatan evladı öldü süründü deli oldu,onunla beraber olan küffar ile olanlar güldüler,sen gülüşlerini ecel ile yüzlerinde soldurttun yüce ebedin sahibi yüce Rahman,sana şükürler olsun...Çok şükür sabrı bize verdin sabırla nurdan Kur'anın nurdan Resulünün yoluna vardık.Yollara dikenlerle doldurtular hatta ateşler yaktılar çok şükür verdiğin sabırla söndürdük temizledik, silah zoruyla nurdan Kitabını ve peşinden gidenlerin eserlerini gömdük toprağa, topraktan fışkırdılar gönlümüzde baharlar gibi açtılar sabrınla yardımınla Yüceler yücesi Allah'ım...

Sağır duvarlara haps ettikçe duvarlar konuştu sabırla dinledik vazgeçmedik, o sağır odalar yüzlerce insanı nurlu yolunda nurlanaları misafir etmişti, onların yerini almanın şerefiyle onlarla sağır sandıkları bin dili olan duvarlarla nurlu kullarınla konuştuk ya da bir çoğumuz ona kavuştuk,bildirtmedin onlara ,burası cennetin kapısı olduğunu göstertmedin onlara,onlara son nefestes soluksuz alevi son anda gösterdin, eyvah demeden soluksuz cehennem ateşinde kayboldular, sana şükürler olsun Yüce Rabbim, seninle olmak için yardım ettiğin yolunda bizi sabırla gelmemiz için yardım ettiğin ve adım atmamız için yardımcı olduğun için binlerce kez, Nurunla en şereflisi nurdan Resulün nurdan Kur'anınla imanla bizi şereflendirdiğin için sonsuz, şükürler olsun sana, Yüceler Yücesi Sonsuz Ebedin sahibi Yüce Allah'ım...
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

 

29 Nisan 2016 Cuma

İman Ederek Hayatın Ve Yaşamın Sırrına Ermek-2

 
Bismillahirrahmannirrahim Hamd, âlemlerin Rabbi olan güç ve kudretin tek sahibi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam, O’nun sevgili Resulüne, aline ve ashabına ve onun peşinden gidenlere olsun.
 
Hayatın içinde ömür fırtınası eserken, Yüce Allah kula fırtına estir demiyor ki fırtınalar estiriyoruz, kendini ömür fırtınası içinde Yüce Allah C.C. bana teslimiyetle teslim olun, ben sizi ömür fırtınası içinde serbest bıraktığım gibi, fikirleri düşünceleri de serbest bırakın prangalar vurmayın diyor. Gönül sana bir an ah dedirttiği anda, ah demeden önce düşün, Rahman olan Yüce Allah dermanını içinde gönderir ahlarını keser yok eder. Bülbül güle ötmezse güller açmaz, gül açmazsa bülbül ötmez gönüller neşeyle gülmez. Bir rüya veya hatıra neşe gibi yaşayan kul hayatını sanırken bir anda bakar ki kazandım derken her şeyi kaybetmiş, kazanacağım sadece ben kazanacağım derken kaybetmiştir. Bazısı da hep birlikte kazanacağız, benim kazanmam bana fayda vermez diye kazanmaya çalışırken zaten o her şeyi kazanmıştır, bir rüya kısalığında ve bir anlık neşe yakınlığındaki hayatında her şeyi kazanıştır.
 
Bu dünya hayatında yaşayan insan gönlünde hayatında iman yok ise, Yüce Rahman yok ise, varmak istenilen yolda yüce Rahman yok ise, gittiğin yolda seni kim varmak istediğin güzelliklere vardıracak? Nefis şeytan dünya seni peşinden koştukça yoracak, sadece ben ben dedirterek sadece kendini düşündürtecek, insanları insanlığını unutturacaktır…
 
Kim kaderini değiştirebilir ki? Hiç kimse, ama Yüce Rahman bize verdiği ömrün içine güzelliklerin kapısı olarak merhameti imanı yerleştirmek için kurulu olan gönül sarayını kapısını açmış isek, işte dünyadaki imtihana tabi olan kul bu ömür içine o sarayı sevapla Salih amel merhametle doldurup doldurtmadığını sınamak için gönderdi bu âleme biz kulları yüce Rahman. Hangi kulu kendisine teslimiyet iman ve merhamet çizgisinde yürümüş veya kötülük çizgisinde yürümüş görmek için bu âlemdeyiz ve imtihandayız. İşte bunu kulunun iradesine bırakmış, kendi iradesini imtihandan dolayı geride tutmuştur. Kul ister yüce Rahman onu yaratır kul o yolda gider ve sonucuna katlanır. Buda imtihanın gerçekleşmesinin adil olması neticesinde böyledir.
 
Açıp okumakla da olmuyor dediğim gibi, akl edince içine şuur idrak izan kapısını açmayınca kul gerçek kul olamıyor anlayamıyor. Bilmek Yüce Allaha aittir, kul bilmez anlar, biliyorum diyen kul bir dakika sonrasını bilmekten aciz iken nasıl biliyorum diyebilir ki? Şuur idrak izan kapısını sonuna kadar açarak, hücrelerinde hissetmedikten sonra anlamak, anlamak değildir. Bizler sadece akıl dediğimiz kapıdan bir delik açarak lakin kapısını açmadan, şuursuz izansız olunca insanlığın kulluğun gereğini yapmaktan uzak, birbirine yakın olması gerekirken uzak yaşamanın çilesinde yalnızlığı başarısızlığı yaşamaya mahkûm oluyoruz! Misal kalp veya gönül dediğimiz uzuv bedende ne işe yarar? Sadece kan pompalamak için değildir, Önce Yüce Allah’a iman teslimiyetle onun kapısını açarak insanları sevmek ve sevilmek, insanların mutluluğu için çalışmak içindir. Ayrıca dünya ve ahiretini inşa ederek bu dünyada da cenneti yaşatmak içindir. Zaten cennet ve cehennem içindedir bir bakıma… Beden koruyucudur içindekilerine, ölüm gelince beden ceset olur toprağa gömülür, ruh denilen Yüce Allah’ın bir yansıması o ölümsüzdür ve bu ruhu taşıyan biz içindekilerle ölmeyiz ve bununla hesaba çekiliriz, artık ruh bedenden ayrılmıştır.
 
Yani içten olan kalp gönül dediğimiz uzvumuzla hissetmesi dediğimiz ruhla insan dünyada cennet ve cehennemi yaşar, Yüce Allaha teslim olmuş merhametli imanlı ise cennete layık bir hayat yolunda insanlığın mutluluğu için zaten çalışmakta yaşamakta ve yaşatmaya çalışmaktadır. Veya kötülükle hem kendini hem de dünyayı yakıp yıkarak cehennemi yaşamaktadır kul. Kısacası insan aklın yanında şuur idrak izan kapısını kapatmış ise insanlığın kapısını da kapatmıştır, anlamak eski anlayışsızlık kapısını kapatarak, yeni bir anlayışla izan şuur kapısını açmış ise bu anlamaktır idrak etmektir.  Varlık dediğimiz varlığımızla olmak için bu varlığımızın içine, Yüce Allaha teslimiyeti Nur Kur’an’ı Nur Resul peşinde gitmeyi merhameti imanı yerleştirmedikten sonra beden öldükten sonra taşıdığım ruh bize fayda vermeyecek bizi cehenneme sürükleyecektir yok aksi olur varlığımızın içine Yüce Allaha teslimiyeti Nur Kur’an’ı Nur Resul peşinde gitmeyi merhameti imanı eklemiş isek, korkacak hiçbir şeyimiz yoktur.  İmtihan için elimizden gerekli olduğunca o bize emanet edilen ruhumuzun içini az bir şeylerle sahibine teslim edere isek biraz gülümsemiş ve rahata ermiş oluruz kardeşlerim… Gönül gözünü aç içine Âlemlerin Rabbini Nur Kur’an’ı Gül Resulü imanı merhameti yerleştir onlarla her şeyi güzelliği gerçeği onlarla gör sırra eriş ve yaşa. Gönül dostu Yunus Emre ne güzel demiş:
 
Ten fânidir can ölmez gidenler geri gelmez,
Ölür ise ten ölür canlar ölesi değil.
 
İster idim Allah'ı buldum ise ne oldu
Ağlar idim dün ü gün güldüm ise ne oldu
 
 
Ah Ölüm
Yalancı dünyaya konup göçenler
Ne söylerler ne bir haber verirler
Üzerinde türlü otlar bitenler
Ne söylerler ne bir haber verirler
 
Kiminin başında biter ağaçlar
Kiminin başında sararır otlar
Kimi masum kimi güzel yiğitler
Ne söylerler ne bir haber verirler
 
Toprağa gark olmuş nazik tenleri
Söylemeden kalmış tatlı dilleri
Gelin duadan unutman bunları
Ne söylerler ne bir haber verirler
 
Yunus derki gör takdirin işleri
Dökülmüştür kirpikleri kaşları
Başları ucunda hece taşları
Ne söylerler ne bir haber verirler
 Yunus Emre
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
DEVAM EDECEK İNŞALLAH

25 Nisan 2016 Pazartesi

Bunca Saçmalık Keşmekeş Bitsin

 
Ne kadar gülünç değil midir sizce de
Herkese akıl veririz neticede
Kendi verdiğimiz aklı almayız kullanmayız bu nefeste
Sanki bizdeki akıl başkaları için
Başkalarındaki de akılda sanki bizim için niçin
Herkes aklındaki aklı kendine kullansın gitsin
Hak yolda hakikate yürüsün beraber ortak kullansın
Bunca saçmalık keşmekeş yok olsun bitsin
 
Yüce Allah herkese akıl vermiş kullansın diye
Başka akıllardaki düşünceyi ezmesin diye
Akıl ile yol alsın yolları ezip geçmesin diye
Sanki bizdeki akıl başkaları için
Başkalarındaki de sanki bizim için niçin
Herkes aklındaki aklı kendine kullansın gitsin
Hak yolda hakikate yürüsün beraber ortak kullansın
Bunca saçmalık keşmekeş yok olsun bitsin
 
Madem ki aldığımız nefes bizim içinse
Nefesimizi verir miyiz başkasına yaşasın diye
Herkes kaçar nefes bu dünyada çok diye
Haliyle böyle ise nedir bu cahillik akılsız var mı çözen
Sanki bizdeki akıl başkaları için
Başkalarındaki de sanki bizim için niçin
Herkes aklındaki aklı kendine kullansın gitsin
Hak yolda hakikate yürüsün beraber ortak kullansın
Bunca saçmalık keşmekeş yok olsun bitsin
 
Sırat köprüsü çok ince deriz söyleriz
Bu dünyada yürüdüğümüz yol değil mi sırat ne bekleriz
Yakar yıkar gönülleri sevmeyiz nasıl yolda yürürüz
Bu akılla nasıl sırat köprüsünden geçeriz
Sanki bizdeki akıl başkaları için
Başkalarındaki de sanki bizim için niçin
Herkes aklındaki aklı kendine kullansın gitsin
Hak yolda hakikate yürüsün beraber ortak kullansın
Bunca saçmalık keşmekeş yok olsun bitsin
 
Yağmurdaki Rahmet sadece toprağa mı yağar
Haydi, yağdı diyelim yağmur
Yüce Rahman yağmuru yağdırır iken Rahmet ile ne söyler
Sizde yağın varın gönüllere âleme imanla merhametle kurutmayın
Sanki bizdeki akıl başkaları için
Başkalarındaki de sanki bizim için niçin
Herkes aklındaki aklı kendine kullansın gitsin
Hak yolda hakikate yürüsün beraber ortak kullansın
Bunca saçmalık keşmekeş yok olsun bitsin
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç