Bu Blogda Ara

Taşları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Taşları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2016 Perşembe

Gam Bıraktın Gönlümde


Görsel sonucu
Ey güzeller güzeli gam bıraktın gönlümde
Oysa ben doğardım cennet gibi gülüşünde
Sen gittikten sonra hicran dediğin nedir
Can çekişir bu beden senin beni terk edişinle

Zülfün telleri kaldı gidişinle elimde gönlümde
Ağlasam ne fayda feryadım ne fayda bu günümde
Mezar taşları gibi kaldım hicranı bırakınca gönlümde
Can çekişir bu beden senin beni terk edişinle

Can verirse versin bu beden hayalin şavkı karşımda
Öldü diye kuşlar başında etsin feryat hakka varışımda
Zülfün teli ile süslensin tabutum ahım yeline değmesin
Can çekişir bu beden senin beni terk edişinle

Gülmedi gönlün bana çektirdin onca zahmeti
Belki mezarımda bulurum bana ait Rahmeti
Şimdi ben yaşarım sensiz kabrimde kıyameti
Can çekişir bu beden senin beni terk edişinle

Gamımdan terk eyledi beni bu dünyada felek
Gam yükünden giydirdin bana sen yelek
Gidecek tek yerim vardı oda mezarımdı ne eyleyek
Can çekişir bu beden senin beni terk edişinle

Cismim mezara sığmaz toprak bil ki kabul etmez
Bu sensizliğim mezarımda azabım kıyamete kadar bitmez
Bir gel başıma biraz gülümse halim Rahmana arz edilmez
Can çekişir bu beden senin beni terk edişinle

Bin yaram var bedenimde sensiz toprak çare eylemez kanar
Gönlümde gülüşün yoktu bedenim cehennemde yanar
Cehennemime bir avuç su dök gülüşünle feryadım cehennemi yıkar
Can çekişir bu beden senin beni terk edişinle

Cehennemime bir gülüşün merhemdir cennetim eyle
Kara toprak altındayım gülmezsen halimi sen hayal eyle
Nasıl ahirete varırım sen gülmezsen boğulurum az merhamet eyle
Can çekişir bu beden senin beni terk edişinle

Şimdi ben yokum söyle sen neden boşa ağlarsın
Ağlama ne olur azabım olur ben gibimi yanarsın
Bu yalan gözyaşlarınla gezme sen yalan ağlarsın
Can çekişir bu beden senin beni terk edişinle

Mehmet Aluç-Kul Mehmet

15 Mayıs 2016 Pazar

Hece Taşları Şiir Dergisi

işte hece taşları şiir gönül dergisi
çıkan aşkla gönülde güzellikler sergisi
okunur aşkla hece taşları aşk dergisi
çok güzel olmuş hece taşlarının çizgisi

gönüllerde yükselen heceden o bir çınar
okuyan için akan kaynayan o bir pınar
gönülde iz bırakan aşıkları hep anar
çok güzel olmuş hece taşlarının çizgisi

şiir heceden yazan kocaman o bir alem
gönülde hakkı hakla yazan güzel bir kalem
gönülde halka hakka veriyor işte selam
çok güzel olmuş hece taşlarının çizgisi

gönülde aşk şiirde heceden o bir bayrak
genç kız namusu gibi o gönülde bir duvak
edeple edebiyat dünyasında bir sancak
çok güzel olmuş hece taşlarının çizgisi

kul mehmetim gönüle oldun dilde tercüman
güzel gönül olunca edeple dolar zaman
gönlü güzel insanda bulunur derde derman
çok güzel olmuş hece taşlarının çizgisi
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

7 Mayıs 2016 Cumartesi

Çok Geç Oldu Deme Sakın

 
Lakin çok geç oldu deme sakın çık gel
Gözyaşları aktı kurudu unutmuştur deme sakın
Hicran taşları gönlümde yük gel yık ol yakın
Bana gelmene söylesene nedir bunca engel
Yoksa ecel mi sana attı gelemezsin de çengel
Haydi, çok geç oldu deme sakın gönde bana gel
 
Haydi, gel de bakayım o tatlı gülümseyen gözlerine
İnanayım bana aşkla söylediğin o tatlı sözlerine
Bir sabah geleceğim dedin benim artık her anım sabah
Gel de ne olursun bitsin bu yüreğimdeki dilimdeki ah
Yoksa ecel mi sana attı gelemezsin de çengel
Haydi, çok geç oldu deme sakın gönde bana gel
 
Yudum yudum ayrılık mı içitin de gelmezsin
Yoksa seni candan sevdiğimi mi bilmezsin
Giderken senin için yandığımı da görmedin
Gönlümde senin için ağlayan hıçkırıkları da mı duymadın
Yoksa ecel mi sana attı gelemezsin de çengel
Haydi, çok geç oldu deme sakın gönde bana gel
 
Çok geç olmuş ölenler içindir bunu iyi bil
Sen hala kalbimde yaşıyorsun gel de gör
Ne olursun gel de bu hasreti ayrılığı sil
Yoksa aşksız sensiz lal oldu bu dil
Yoksa ecel mi sana attı gelemezsin de çengel
Haydi, çok geç oldu deme sakın gönde bana gel
 
Kul Mehmet’im bana yudum yudum ölümü içirme
Sensiz hasret ayrılık kapısında ömrümü çürütme
Dön gel hatanla af ettim beni güldürtmeden öldürtme
Hatam varsa söyle ne olur beni perişan yerlerde süründürtme
Yoksa ecel mi sana attı gelemezsin de çengel
Haydi, çok geç oldu deme sakın gönde bana gel
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

7 Şubat 2016 Pazar

Aradım Buldum Kapkara Taşları Sen Diye Ben Gönlüme Bağladım




Sana gönül bahçemde aylarca bin bir titizlikle güller yetiştirdim koklarsın diye kendi ellerimle, burcu burcu sen koksun istedim, bekledim gelir kokunu verirsin dedim ben severek o tatlı sen ben kokan gülüşünle, aylarca bekledim gelirsin diye, beklerken neler çektim ben bir bilsen. Gözlerim kor bir ateşin içinde yanmayı göze alarak yollarını gözledi. Ne sen geldin nede senin için yetiştirdiğim güller yetişti soldular terk edişinle. Gözlerden uzak bir sevdiğim var demiştim, şimdi uzaklarda bana yar olmayan bir sevgilim var.

Aradım buldum kapkara taşları sen diye ben gönlüme bağladım kara bahtım gibi kara gözlerin kapkara saçların gibi. Ayrılık hasretiyle bu yaralı gönlümü dağladım, Gelirsin diye gönlümde sana bu aşkımı sakladım, Yine sen gelmedin, senin için yetiştirdiğim güller yetişti soldular gönlüm ile senin terk edişinle artık ben oldum bir zavallı terk edilmiş bir âşık. Ah bu aşk senin gönlünde gülümseyerek, seni hep gülümseterek yanağıma o bal dudaklarından öpücükler bırakmasını istedim, hiç olmadı, sanki öpücüğü tokat olarak aldı, yüreğime bir Osmanlı tokat’ı vurarak seninle birlikte terk etti gitti.


Aylarca rüzgârlarla haber saldım duymadın çağrımı, kor alev yakan hasretinle beni bıraktın ellerinle sırtımdan hançerledin paramparça ettin sen bu bağrımı, oysa ben seni severken aşk ile yıkmıştım gönlümdeki yüksek dağlarımı. Ne sen geldin ne güller yetişti soldular vefasızlığınla terk edişinle, oysa ben sana gözümü kırpmadan ömrümü hayatımı verdim sana o gülüşünün uğruna. Bekledim bekledim bir gün yaslamadın omzuma o zülfün saçlarınla acaba ne gitti zoruna başını omzuma yaslamadın. Bende bir gün koşarak sevinçle gül sinene yaslanamadım hiç sarılamadım o sen kokan boynuna, Yine sen gelmedin ne sen geldin ne güller yetişti soldular terk edişinle.

Sana günlerce bin bir dil ile yalvardım gitme diye sana bin kere, sen seni seven bu gönlümü beni yıktın geçtin bitirdin gittin göz göre göre, gözyaşlarımla doldurdum taştı gönlümdeki dere, Ne sen geldin ne güller yetişti soldular terk edişinle, kul Mehmet’in boşa gitti tüm uğraşlarım emekleri boşuna, görmedin arzularını peşinde koştun gittin.

Giderken belki güldün bu çaresizliğim gitti sanki çok hoşuna, Ne diye terk ettin gittin beni bilmem beni sen ne uğruna, Ne sen geldin ne güller yetişti soldular terk edişinle. Kuruyan güllerin arasına gönlümü koydum aşkımı koydum, toprağa gömdüm, güllerle yeniden yeşersin diye, ya da sonsuza kadar çürüsün diye, aynı sen gibi… Benimki toprağa gömülmeye layık yüreğime hapis olmuş bir aştı bana ve sana faydası olmayan.
Mehmet Aluç-Kul Mehmet-






10 Şubat 2015 Salı

Sağlıklı Yaşamın Taşları



Günlük yaşamın temeli mutluluk bilinmeli
Onun peşinde gelen güven duygusu doluluk gülünmeli
Korkuların sokağında gezerken ürkütmemeli
Hayatta kalmanın korkusu güven duygusuna götürür görülmeli
Korku paniği ile yaşarken sevginin kıymeti bilinmeli
Korkuyu yatıştıran güven duygusu aranır
Bilgi eyleme dönüşür açınır kapanır
Bilginin güzelliği bulunur gönül tanır
Bilgi koşar davranışların kucağına yaslanır
Sar bilgiyi davranışlarının kolları ile canlanır
Sarmazsan huzursuzluk nehrinde boğulursun
Kelam ’sız dillerin bakışlarında nasıl doğrulursun
Haydi, al bilgiyi sevgi ile sar gönül kalmasın yasta
Mehmet Aluç




Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç