Bu Blogda Ara

ülke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ülke etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Temmuz 2016 Cumartesi

Darbeye Karşı Darbe Yapan Ülke Türkiye


Darbeye karşı darbe yapan Ülke Türkiye
Milletim kabul etmez öylesine bir takiye
Vatan böyle olmaz hain kılıklı askeriye
Darbeye karşı darbe yapan Ülke Türkiye
 
Düşer mi Türkiye’m hainlerin kirli ağına
Bak imanla koşan Milletin imanlı bağrına
Ey hain cevap verir mi hiç millet senin çağrına
Darbeye karşı darbe yapan Ülke Türkiye
 
Ey hainler açılır mı vatan toprağında size yollar
Kırılmış işte size uzatılan kokuşmuş o dallar
Vatan için feda olsun bizde olan bu canlar
Darbeye karşı darbe yapan Ülke Türkiye
 
Ey hain kan damlar uzanır mı vatana ellerin
Doğrultmadan daha kırıldı sağlam olan bellerin
Kökünden de kesilecek nefret söylemli dillerin
Darbeye karşı darbe yapan Ülke Türkiye
 
Milletim koşar her zaman yüce Mevla’nın yoluna
Yürürken o yolda seni takar mı düşün hiç koluna
Yaptığın emek nefret inanın ki boşu boşuna
Darbeye karşı darbe yapan Ülke Türkiye
 
Yıkmaya gelenin defteri işte böyle dürülür
Gönüllerde kardeşlik işte böyle kurulur
Dünya direnişimize selam vermiş durur
Darbeye karşı darbe yapan Ülke Türkiye
 
Hakkın imanını gelin gönlümüzde görün
Zalimden yana olmayın ey insanlar iyi düşünün
Adam olun adam yoksa yaparız sizi düzgün
Darbeye karşı darbe yapan Ülke Türkiye
 
Kullarına yardımıdır Rahmandan bu inayet
Sabırla devam ederse kul bulur elbet Rahmet
En sonunda kardeşlikle gelir vatana Vahdet
Darbeye karşı darbe yapan Ülke Türkiye
 
Kul Mehmet’im vatanı çiğnetmedi yüce Rahman
Milletime ulaştı Rahmandan Nusret çok şükür o an
Zaman durdu Mekân durdu dirilişle kalktı Milletim
Darbeye karşı darbe yapan Ülke Türkiye
 
Mehmet Aluç © Kul Mehmet
 
Takiye: Gizleme
İnayet: İyilik, lütuf
Nusret: Allah’ın yardımı
 
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

19 Kasım 2015 Perşembe

Biraz Önce Sendeleyen...


Vakti grafiklerle ölçtük ölçüye uymadı
Uymayı grafiğe vakti uymaya çalıştık tutmadı
İşleri kâhyalara verdik yüzüne bulaştırdı olmadı
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

Hiçlik ülkesinin yapmacık insanları
Zorla gülümseyen her lokmayı yutan
Kartal kanatları ile serçeleri öldüren
Serçelerin leşi ile beslenen
Kapanacak hesabını yaptığınız bilanço
Açık verecek her adımınız hesabınız
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

Utanç içinde sessiz kalan
Sessizlik içinde kaçan
Kaçarken ayağı mazlumun ayağına takılan
Mazlumu çiğneyerek yol alan
Gülüş olmayan gülüşleriniz sizi boğacak
Samimi olmayan yürekleriniz çatlayacak
Tabut parçalayan tabuta sığmayan
İstediğin kadar parçala içine gireceksin
Vahşetinle
Yada iskelede sallanırken
Kokmuş bedeniniz
Paramparça olurken
Kartalların sevinç çığlığında
Paramparça olurken
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

Can evini taşlayanlar
Taşlanacak can eviniz yarında
Bir lokma ekmek için en önde olan
Sandınız ekmeğinizle oynayacak
Bir lokma istediği aş siz attınız taş
Yardınız boydan boya kaş
Çok gördünüz bir lokma
Tökezlerken öndeki aç
Sana yok artık kaçacak yer ey gözü doymaz aç
Arasan da Tura Sina da sana yok sığınak
Varmadan önce kanını bulaştırdın
Mazlumun ahı orayı çığlığı ile çalkalanır
Ne zaman bize uydu ne biz zamana
Suskunluk bize uydu oda bir numara büyük geldi

En sonunda uydu bize zaman
Nur Kur'an Nur sünnet ışığında
Mazlum kaçarken sığındı zamana
Nurdan zaman kucaklarken
Yıkıldı zalim
Kartal kanadı ile
Serçe öldürenler
Serçelerin leşi ile beslenenler
Sürüm sürüm sürünürken
Yeryüzü toprak tiksindi
Açtı kucağını
En dibe
En dibe
Gömdü
Söyleyin onlara kimdi
Neredeler
Ne zaman var oldular
 Şimdi var mı varlıkları
Şimdi en önce bir lokma
Aş için biraz önce sendeleyen düşen
En önde
Elinde bir lokma aş
Bölerken elindeki bir lokmayı
Arkasında sıra bekleyenle
Zaman işte şimdi bize uydu
                                  Mehmet Aluç-Kul Mehmet

31 Ağustos 2015 Pazartesi

Açık Oturum Da Ana Baba Muhalefet Adaptasyon Motivasyon Sorunu...ÖYKÜ.




-Olaylarda geçen kişiler sadece hayal ürünü değil gerçektir,ülkemde yaşayanlardır üzülerek söyleyeyim-
-Babacığım
-Efendim kızım.
-Okulda arkadaşlar senin çalıştığın kanal ve senin yaptığın tartışma programının gerçekleri yansıtmadığını, konuklarında senin gibi yalan söylediğini söylüyor arkadaşlar.
...
-Ben arkadaşlarıma ben küçüğüm yaşım altı diyorum, bilmiyorum diyorum, babana sor sana söylesin diyorlar, hem onların babası annesi onlara her şeyi söylüyorlarmış, sen bana neden söylemiyorsun, babacığım?
-Şe... Şey kızım onlar yani, sen küçüksün... Babalar yalan söylemez kızım...
------------
-Sayın seyircilerimiz bugünkü açık oturumuz toplumuzdaki şiddet olayları ev sahipliği yapan silo, sayın sefahattin bey
İçinden" ne beyliği rezil demem gerekiyor ama neyse, aynı pastayı bölüşüyoruz uygun kaçmaz"
-Toplumda sizi bu isimle çağırdıkları için silo diyorum umarım beni yanlış anlamazsınız?
İçinden yine "Zaten yıllardır senin sözlerini fikrini yanlış anladığımız için sürünüyoruz ya utanmaz" sesini kes iç konuşma duyan olur, paraların yolu tıkanır kalır aman ha"
Silo
-Ney ün anlamaz mıyım, dur beş Dakka beni bir telefonu edeyiz, yanlaş anlayıp anlamadığımı sorayım eyle cevabın vereyim.
Yine spiker iç konuşması ile
"Ulan senin fikrini soranda kabahat fikir yok ki hepsi ısmarlama hem bu ne biçim konuşuyor yoksa ben mi böyle konuşturuyorum" kes iç ses konuşmayı yayındayız--Tamam siz arayın sorun ben diğer katılımcı daha önceden size karşı olan ve her neden nasıl oldu ise şimdi sizinle aynı fikirde olan küçük ve büyük ana muhalefet başkanları milletvekilleri ile başlayayım.
Bu arada silo telefonda konuşur
-Alu şey efendüm rahtsuzluk verdüm, şümdü, televüzyonda toplantıdayum, süz, üzün vermüştünüz şümdü spikür bilmüm neden rahasüz, pardün efendüm izldüğünüzü unutmüşüm.
Silo gelir koltuğa oturur spikerin konuşmasını böler.
-Tamamı en rahatsüzlük düymüyorüm.
Spiker derin bir oh çekerek
-Evet, nerede kalmıştık sayın katılımcı arkadaşlar evet şimdi hatırladım, sizler daha düne kadar siloya karşı iken, neden birden suçluluk duygusu ile dolu adaptasyona aykırı düşünceler içine girdiniz ?Sayın Hüsamettin milletvekilim bey siz buyurun.
-Efendim bize bu özgürlük dolu imkânı verdiğiniz için.
Spiker özgürlük lafını duyunca iç sesi yine "Ulan yıllardır basın özgürlüğü diye özgürlük zırvalarımızla insanların özgürlüğünü kısıtladık, karaladık yerden yere vurdu" kes iç ses duyan olacak.
-Bize bu özgürlük dolu, bak üstüne basa basa söylüyorum özgürlük ile özgürlüğü kısıtlanan arkadaşımıza sahip çıkarak kasamızı doldurmak, pardon kaslarımızı nefesimizi boşa harcamamak adına sahip çıkalım dedik.
Spikerin iç sesi "haydi sor soruyu çekinme ya batarsın ya kahraman olursun"
-Efendim peki insanların vatandaşların askerlerin her gün ölmesine seyirci kalmak
Hüsamettin Bey hemen atıldı
-Sayın spiker sen ne dediğinin farkında mısın arpa az mı geldi yoksam?
Hemen yüzündeki kızarıklığı anında yok eden Hüsamettin milletvekili
-Buyurun devam edin müdahale etmek zorunda kaldım.
-Zaten hep müdahale etmediniz mi etmedik mi?
Hepsi bir ağızdan
-Sen ne söylüyorsun, söylüyürsün?
Spiker iç ses sandığı sözleri canlı yayında söylemiş oldu, artık geri dönüş zordu, devam etti.
-Buyurun Hüsamettin milletvekilim her ne iseniz!
--Şey spiker! Kardeşim hasan beyefendi, sanki tansiyonun unumuz çıkıyor, bir ayran getirin hemen, ayran yoksa koyun kuzu getirin hemen sağın, yoğurt yapın ayran yapın kardeşimiz içsin.
"Spiker ah ulan ne fırıldak dönersiniz, biz bugün bu kanalı ele geçirdik, sizi kendi nefretin ile boğalımda görün"
Spiker
-Sağ olun buyurun sizi dinliyoruz.
-Öncelikle sorunuzda, algılama eksikliği var gibi geldi galiba, sezgilerinizde düşüş var her ne ise, kardeşimiz silo haksızlığa uğrayınca Amerika'da sayın... Arayarak evin dekorasyonu için aradığım, pardon sayın seyirciler, mikrofonda parazit var galiba. Beni arayarak mağdur olan kardeşimiz tabi o zaman bilmiyorduk yeni öğrendik, buda bizim gibi Cumhurbaşkanın hızlı yükseliş ve ekonomiye yön veren tırmanışını beğenmediği ve zarar ziyan uğra, hey yönetmen mikrofonu değiştirin, parazit var bu benim sözlerim değil araya hat karışıyor...
Sözleri ile kurtarmayı denerken spiker iç sesi ile "siz ilaçlı ayranı benden önce içtiniz"
Mikrofonlar göstermelik değişildi.
-Teşekkürler ederim, arkadaşlar, aman dikkat parazit var, nerede kalmıştık, bu amer ikadaki arkadaşım İsrail de cumhurbaşkanına olan sinir olan... Ricası ile sahip çıkalım dedik, hem de adaptasyon sorunun çözelim, algılarımız seçici olsun.
Spiker
-Algılamada seçicilik, diğer insanların ölümüne seyirci kalmak mıdır acaba?
Silo atıldı elindeki telefon konuşmasını bitirdikten sonra
-Ula sen ne söylüyün, bizi izlüler efenüm, çok küzdü bana, ben aslünde dünü ödemenü, pardün çantanü bizdü bırakmıştün ya getirüp vermüştüm, dememü söylur efendüm.
-Tamam, sonra söz size gelecek, evet neler söyleyeceksiniz, algılamada seçicilik dediğiniz nefret söyleminize veya nefret peşinde koşmanıza?
-Sayın spiker bizim seçici parametrelerimizde arıza vardı...
Bir anda Hüsamettin Bey olayı çaktı ve
-Olabilir algılama mekanizmamız yanlış çalışıyor olabilir, yani kul yapısı sonuçta.
-Efendim demiyorum yani bu algılama mekanizmanızın bozukluğu ile kaç asker polis şehit oldu, farkında mısınız? Sayın bahçesizlerin milletvek... Milletvekili olmayan siz ne dersiniz, sizinde mi algılama mekanizmanızda bozukluk vardı?
Bahçesizliğin Milletvekili şaşkınlık içinde
-Şey bizde türüne göre ayrım fikrimiz ile gereken ne ise hepsine tüm huzura giden yolları kapamak adına muhalefet olduk, şey bu benim mikrofonda cızırtılı galiba araya girenler mi var, paralelden ama paralelden olmaz onlar bizimle aynı fikir ayrımı tezini savunuyorlar, yoksa kalıplarını mı değiştirdiler Sayın Hüsamettin milletvekilim olmayan ne dersiniz?
-Ayrım fikrine karşıyız, dokunarak dokusal bakışa da karşıyız, ihanet içinde olduğumuz savı nereden çıktı?
Spiker
-Kimse söylemedi sayın milletin vekili olmayan, siz söylediniz ya
Şaşkınlık içinde
-Yo ben söylemiş olamam, beş tepede beş katta oturan benim değil ,Cumhurun başkanının komplosudur bu.. Biz adaptasyon motivasyon modifasyon ile yeni modifiye edildik, değil mi muhalefet başkanım pardon başkanı, sizde bir şey söyleyin...
-Biz o modifiye, motivasyon anlamaz bilmeyiz, fikirsiz fikirasyonların rüzgârında hiç durmayız, ama o beş tepede oturan beş katlı evin sahibi benim cumhurum değil, milletin cumhurbaşkanı da tüm takdirleri alıyor, hem dışarıdaki dostlarımızı kızdırıyor, fırça yemek den usandık hab... habersizlikasyon kanallarında bize söylenenleri bir defasına adaptesi neydi adaptasyon evet sağlayalım dedik bir defalığına.
Spiker
- Silo arkadaşlar silo nereye kaçtı o yerdeki pislik kokuda neyin nesi?
Kameraman
-Biraz önce telefonla talimat alan silo kaçtı ve arkasında ise bu mokaları bıraktı kaçtı.
Anlamam muhalefet başkanları, milletin vekili olmayanlar şaşkınlıkla birbirlerinin kızarmış bozarmış suratına baktı. Hüsamettin ana muhalefetin anası...
-Yok, onun kabızlık sorunu vardı ama!
Spiker hiddetlenerek
-İşte adaptasyon peşinde koştuğunuzun karşılığı, alın koklayın koklayın.
-Yok, yok telefonla görüşürken belki sinyal sorunu yaşamış...
Spiker hiddetle
-Sizlerde sinyalizasyon düzeni de mi var?
-Yok mu?
-Yok, bayağı kaçtı, sıvıştı, algıda size moka seçiciliği bıraktı
-Böyle konuşmayın sayın spiker, seçiciliğimize, fikrimizdeki algılama mekanizmamıza laf söyletmem, hem biz muhalefet değil miyiz, bana ne bana ne ben her şeye hatta kendime her şeye muhalifim, yeter yıllardır aynı muhalefeti yaşamaktan kendimi hayatımı yaşayamıyorum... Bu muhalefetin konuşma savlarını süzgeçte geçirelim diyorum beni dinleyen yok.
Spiker küçük ana muhalefet başkanı milletin vekiline dönerken onunda yerinde olmadığını görünce, ana muhalefet milletin vekiline soruyu sormak üzere döndüğünde onunda yerinde olmadığını gördü. Seyirciler dönerek...
-İşte halimiz böyle sayın seyirciler, sizleri sav mav, adaptasyon, madaptasyon ile kandıranların hali, hepsi kaçmış, onlar kaçtığına göre benim sizden olan özrümü de böyle onların gerçek yüzlerini ve kendi yüzümü çıkarmanın gerçeği ile af edin, hayırlı akşamlar.
Bir anda köpürerek gelen z kanalın sahibi bir bomba gibi patlamak üzere idi, kanalın santralı telefonları yanmış kilitlenmiş bir anda iflas ederek spikerin üzerine yürürken, yere düştü mokun üzerine serildi kaldı. Spiker
-İşte efendim mok ile olan mok üzere ölür gider. Fikirlerdeki çeşitlilik insanların birbiri ile seçtiği parametreleri yok sayıyor ise, yok atalardan kalma din ile alakası olmayan savların süzgecinden geçirerek, bu inançları onlarca kendi parametrelerine uymuyor diyorlarsa bilmelilerdir ki her fikir farklı özellikleri taşıyordur, kendi fikirleri nasıl kendilerince doğru kabul sanıyorlarsa, karşısındakinin fikri parametreleri kendince doğrudur. Önemli olan hangi parametrenin kime veya neye göre doğru olduğunu bulmak konusunda hem fikir olmak gerçek olan doğruyu bulmaya çalışmak olmalıdır. Hayırlı geceler sayın seyirciler... Pardon sayın seyirciler, Bu tehlikeli düşünceler savlar dünyamızın ve insanlığın geleceği için büyük bir tehdit oluşturuyordu bende geç anladım. Fikirsizlik değişikliğinden en çok etkilenecek olanlar ise çocuğum ve eşim oldu, hatta kızım bana fakir ve korunmasız olan insanlar bana küfür ettiğini anlatırken o an anladım fikirsizliğimizi... Çocuklarımın ve sevdiklerimizin geleceği tehdit altında olduğunu anladım. Şu an yerel, ulusal ve tüm dünya yayın yapan kanalımız hepimizin nefretini gözler önüne serdim, artık uyanıp uyanıp, harekete geçme zamanı dedim ve sizlerin yanında olmayı seçtim. İnanç ve diğer ahlaki değerlerlerimizin, fikirsizlik değişikliğine karşı harekete geçmesine izin veremezdim ve bu bende bir zorunluluk haline geldi ve onlarla beraber benim gerçek yüzümde meydana çıktı sizlerden özür diliyorum.
Mehmet Aluç




30 Temmuz 2015 Perşembe

Emek = Alın Teri = Helal Kazanmak = Helal Yemek -1-




Alın teri emek harcamayan emeğin hakkını inan hiç veremez
Emeğin hakkını veremeyen insanların gerçek hakkını veremez
İnsanların hakkını vermeyen ülkenin hakkını inan veremez
Zaten bunların hakkını veremeyen hepsi alır da kendi yer gülemez

Alın teri harcamayan emek harcamayan helal olanı hiç yemez
Helali yemeyen olana alışık olmayan haramı yer hiç doymaz
Hiç doymayana ülkeyi verin yer daha yok mu der önüne hiç bakmaz
Önüne bakmayarak insanları görmeyen ter emek onlar nedir der

Emek demek ter demek ter demek helal kazanıp da helal yemek demek
Yan gelip yatmak ne demek çalışmadan kazanıp yan üstü gelip yemek
Yan gelip yatmak ne demek emek harcamadan faizle kazanıp yemek
Faizle kazanmak insanları soymak cehenneme düşmek yanmak demek
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)


19 Haziran 2015 Cuma

Ramazan Oruç Bugün iki



Mümindir zeki
Bu nefret kin nedir ki
Ülkeye kim getirdi ki
Feraset nerede ki 
Nur Muhammed der ki:
Müminin ferasetinden sakının; 
çünkü o Allah’ın nuru ile bakar
Oruç mümine ne ki
Nurdan misafir iyi bil ki
Kazancında fakire ver ki
Rahmanda kazancına bereket versin ki
Sevabı ile amel defterin dolsun ki
Sevap ile olasın zengin
Fakirler olsun dengin
Sen her an ol engin
Ramazan gelirken eder kulu ibadetle zengin
İbadetle oruçla kulların rengi nurlu belirgin
Mümindir Nur Kuran ile bilgin
Nur Resul cümle kulların gönlünde gezgin
Nur Resul Kur’an’ı kerim indi bu ayda
Kur’an ile hayatın yüzü güldü bir anda
Nicesi inkar etti şeytan gezerken damarında
Değildi onların aklı başında
İman etmediler eninde sonunda
Yok oldular soluksuz yolun başında
Ramazandır oruçla kaplar bedeni
Açlık olsa da vardır bir hikmeti nedeni
Nurla kaplar cümle bedeni
Kul anlar yaratanı var edeni
Nur Ramazanı göndereni
Kul Mehmet’im der ki zenginlik mutluluk değilmiş
İman ile fakirle yemek paylaşmak zenginlikmiş
Böbürlenmek değil enginlikmiş zenginlik
Merhamet ile
Kur’an gül kokulu Resul ile olmak
Zenginlikmiş
Hoş Geldin on bir ayın sultanı
Nurunla bereketinle hoş geldin
Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Belkide Ben Seni Boşuna Arıyorum!

   
                    
Sana doğru gelecek, senin bulunduğun şehre hareket edecek bir otobüs ve tren seferi varmıdır bilmiyorum, arıyorum elim boş dönüyorum sokaklarda...

Yüreğimde hasretin, gözlerimde gülümseyen gözlerin,ellerimde sıcaklığın,sokaklarımda senli kokun var iken, düşüncemde sen yağıyorsan damla damla yüreğime, bırakılmış bir köşede sensizliğimin karanlığında kaybolmayı arıyorum bulamıyorum, elim bom boş geri dönüyorum havasız sensiz odama...

Geziyorum ülkeyi şehirleri, belki beni görürü sevinir bana doğru gülümseyerek koşarsın diye,amam  yine sen yoksun başım önümde üzgün tozlu yollara düşüyorum elim gönlüm bom boş, banyomun camında nefesinle  buğulanan camlara elimi sürüyorum senden bir iz bir nefes oldun diye, lakin yine hüsran yine elim gönlüm bom boş yatağıma dönüyorum, sana söyleyemediğim sözcüklerin hecelerin içinde boğuluyorum...

Belkide ben seni boşuna arıyorum,belki sen beni hiç sevmemiş olabilirsin ve giderken sana gelen yolları bana kapatmış olabilirsin,evet evet bu olabilir.Yoksa sana gelen yollarım neden kapalı olsun? Öyle ise, sen bana gelene kadar, seni sevdiğimi gökyüzüne haykırıyorum ve eğer beni sevmiş isen sesimi duyar gelirsin,seni senin sıcaklığınla sakladığım, yüreğimde seni beklerken  bulursun beni.


Mehmet Aluç

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç