Bu Blogda Ara

ayaklanma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayaklanma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2016 Cumartesi

Hakkıdır Hakka Tapan Milletimindir İstiklal


 
 İstiklal
 
   Her bir yıkımla püskürtülen düşman, yenilgiyi hazım edememenin hazımsızlığı, yıkılmayı kabul edilemez olmanın benliği iç psikolojisi ile yeniden atağa geçer ve her atağında, yeniden yıkılmanın püskürtülmenin yenilgisini tekrar yaşar ve yere düşer yığılır kalır.
Milletin canıdır vatanı, millet imanı merhameti ile vatanı koruyamayacağından şüphesi olan bu düşman-Kendisi ülkesini korumaktan aciz ve sadece para kazanmanın hırsıyla kendi insanını da silahla yok eden ve ülkesi içinde her an ihanetin içinde olduğu için herkesi kendisi gibi sanır aptal salak-böylesine aptallıkla dolu senaryolar yazarak Oscar’ı kazanacağını sanırken, daha ilk bölümde çöpe gitmektedir senaryosu.
 
   Milletin iman birlik kardeşlikle saf tutarken boşlukları doldururken boşluğun dolan sesini, çatırtı diye duyan bu salaklar, ülkemizde çatırtılı sesler zannı ile atağa geçerken anında yıkılmanın hezimeti ile paramparça olmaktadırlar. Âlemlerin Rabbinin güç ve kudret sahibi olduğunu bilmeyenler o zalimler dinden dönenler, bu milletin günde beş vakit secde ile “Ya rabbim vatanımızı milletimizi sen zalimlerin eline düşürtme fırsat verdirme” duasından, habersiz oldukları için her zaman hezimeti yaşamaya mahkûm kalacaklardır. Allah ismi, kan dökülürken söylenmez, bunu bilmeyen dinden dönen mürtetler, bu dönüşleri ile her ne kadar ağızlarına yakışmayan bu “Allah “ ismini söyleseler de onlar için bir fayda vermeyecek, günaha battıkça batmalarına engel olamayacaktır ve bu isim onları kurtuluşa götürmeyecektir.
 
   Travmalar içinde kendi yokluğunda, bir varlık canlılık bulamayan bu düşmanlar, karşısındaki milletleri de kendisi gibi sanmanın savı saçmalığı ile harekete geçerken dün geceki gibi yıkılarak anında hezimete uğramanın ıstırabını, milletin bu gece vatanı için ayaklanması şahlanması ve kardeşlik duygularıyla sahip çıkması ile yok oldular buhar oldular uçtular. Ağır bedel ödemeyi düşünmeden yola çıkan olan düşmanlar, her zaman ağır bedeli ödeyerek yıkımın hezimetini yaşayarak yok oldular ve yok olmaya da mahkûmlar. Ahlaki olmayan düşüncelerle masallarla kendilerini kandırarak milleti kandırmaya çalışanlar aptaldır, millet öyle kandırılmaz, ancak sen kendin kanar ve hezimeti dün gece yaşadığın gibi yıkılışla yaşarsın. Hakkıdır Hakka Tapan Milletimindir İstiklal.
 
Üstat boşuna mı yazdı İstiklal marşını
Bu istiklal için ecdadım vermedi mi canını
Boşuna mı akıttı kanını boşuna mı emanet etti bize vatanı
Nefretiniz saramaz ki ey düşman afakları
Milletim imanla kardeşlik birlikle inşa eder yarınları
Millet varsa vatan vatandır cana candır milletiyle
Vatan yoksa millette yoktur kendisiyle
Kalmayalım vatan için lütfen sese sessiz
İşte dilleriniz adımlarınız fikriniz kaldı oldu lal
Hakkıdır hakka tapan milletimindir istiklal
 
Mehmet Aluç-Kul Mehmet
16-07-2016

Ayaklanma Mekânı Değil Artık Yurdum



Ayaklanma mekânı değil artık yurdum
Bir tenha sessizliğime bürünmez ülkem artık
Bir avuç kendini bilmez serseri yıkıldı dağıttık
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Dersini verdi milletim gece yürüyüşüyle dünyaya
Ayaklanma niyetli olanlar gelir mi bir daha araya
Milletim izin verir mi yıkılsın emri gönüldeki saraya
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Bir zamanlar Allah iman diyerek gözyaşı dökerlerdi
Bizlerde Müslümanlar diye onlarla biz ağlardık
Mürtet olduklarını anlayamadık bir anda yanıldık
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Milletim olmaz bu iman var iken perişan
Nasıl masuma kurşun sıkılır ey canavar düşman
Feto denilen mürtet sen değilsin insan insan
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Boşadır akıttığın kanla kıldığın namaz
Kanla boyadığın seni af etmeyecek bu zaman
Bekleme artık Rahmanda ne de kulda af için aman
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Ayaklarınız kendi ayaklarınızla millet doladı
Elleriniz kolunuz milletle ordusu polisiyle bağlandı
Yıkalım demeden millet aniden birden canlandı
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Milletimin içinde meydana çıktı renginiz
Bu vatana millete layık değilsiniz hiç biriniz
Vatana ihanette hiç bulunmaz bu dünyada denginiz
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Elem vermeye çalışan sizler olacaksınız verem
Yüce Rahman acıdı kuluna o dur sahibidir Kerem
Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal diyem
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık

Kul Mehmet’im vatan derdi oldu mu milletim yıkılmaz
Birlik beraberlik kardeşliğimizde iman gücümüz solmaz
Soldurmaya kalkan bizden önce solar haberi olmaz
Milletim devletimiz izin verir mi ayaklanmaya artık
Mehmet Aluç-Kul Mehmet

5 Aralık 2015 Cumartesi

Retorik sözler ölüm kusarken...



Ölümün küf kokmayan taze kokusu sokaklarda
Ölüme ışıltılı bakan parlayan o gözler sokaklarda
Eller sanki çapraz bağlanmış
Herkes nefrete koşmaya mecbur bırakılmış
Yalnızlığın korkunç sızıntısı
Akarken kanalizasyonlarda
Halk kendi diliyle
Serseri olmuş
Kendine sahip çıkamayan millet
Oyuncak olmuş
Kukla olmuş
Kahır kokuları küf kokarken gözlerde
Yüreklere her saniye vurulan
Kırbaç sesleri
Retorik sözlerin bakışlarında
Ölüm kusarken
Sokakları bangır bangır yıkarken
Geri dönmeye
Nefreti bırakmaya
Pek niyeti yok halkın
Yumruk yerken balyoz gibi
Yüreğindeki cevherden habersiz
Alın yazgısıymış sanki bu yaşam
Ticaret için sokağa çıkan
Ticaretini sokağa döken
Retorik sözlerin ustası kan kokarken
Halk
Nefret kusanların elinde oyuncak
Kukla olmuş halk
Ellerinde yüreklerine sapladıkları hançer
Ve kan akarken damla damla bedenlerde
Yüreğindeki cevherden habersiz
Alın yazgısıymış sanki bu yaşam    
Barikat kurarken
Barikatların altında ezildiğinden habersiz
Özgürlük şarkısı çalarken
Prangalar vurulurken
Sahte özgürlük şarkısı altında
Direnişle parçalanırken bedenler
Ruhlar yarınlar
Ölüm sunarken
Son bir anda ölümün gözlerinde
Kendi çaresizlik dolu feryadını
Ölümün gözünde görürken
Son nefeste öldü hepsi birer birer
İtaatkâr olmak güzelliğe çok güzelde
Çirkin olana itaatkâr olmak
Öldürüyor be can kardeşim
Özgürlük sevdası değil onlar
Özgürlük düşmanı kokar nefesleri
Özgürlüğü yıkmak için açılır gözleri
Yeni bir gün doğacak derken
Dünden o yeni doğan günü öldürdüler
Her bir ayaklanmada retorik sözlerle
Yıkılan halk
Kalkamamanın sancısını yazgısını silemezken
Her ayaklanmada direnişte
Ayaklanan ezilen yüreğindir
Direniş sunmayan o çağrı
 Senin özgürlüğüne sabote etmektir
Baksana gözlerine nefret kaynıyor
Kasasındaki doların
Tıklım tıklım dolmasının sevinci var
Gözlerinde
Arama cevap sorulara
Cevap yok yok edildi
Sahte cevaplar milyonlarca
Derde derman olmayan
Gülümsetmeyen
Anlamak isteyen yine anlamayacak
Anlamanın önü kapalı
Sahte gülümseyen anlamalarla kaplı
Anlayışların kızlığını bozma
Tecavüz ederek ırzına geçme
Haftalar öncesinden planlanmış
Sahte gülüşlerle her yer süslenmiş
Anlaşılmanın anlaşılmaması için
Son bir makyajla
Sarışın bir kadın
Tanga giymiş elbisesiz
Şuh adımlarının eşliğinde
Çırılçıplak yürürken
Koluna takılmış
Anlaşılma anlaşılmasın diye yüzünde
 Ölüm kokan için sahte bir gülücük
Özgürlük vaat etmeyen pranga
Pırıl pırıl yürürken
Yıkıma doğru
Hayatları
Gülücükleri
Zincirleyenler
Paşa paşa ellerinde dürbün ufukta izlemekte
Kasalarının açılan o gıcırtılı kapısının sesi
Yeni paraların kokusunda
Sayılan paraların hışırtısında
Mest olurken
Ölenler kimin umurunda
Özgürlük kimin umurunda
Yarınsızlık kimin umurunda
Vahşet dersen o nedir ki
Yeni değil ki
Koltuk dersen
Bak bu çok önemli
Alışmış kıçı kalkmaya üşenir
Kalksa ne yapacak
Bir tane insan fazla ölecek
Sokakta
Koltuk kavgasında başka bir şey yok
Ölüm dersen dünkü tanıdık
Toplarken aynalı sazan gibi
Her şeye maydanoz gibi atlayanların
Cesetlerini
Dilinde yarınların şarkısı
Duymaz artık ölümlüler


Mehmet Aluç-Kul Mehmet-

Retorik:Güzel söz söyleme, hitabet sanatı.

Yayınlarım

Bugünü Elinden Alına Adam Geleceği İçin Ne Yapabilir?

  Bugünü Elinden Alına Adam, Geleceği İçin Ne Yapabilir? Cevaplarınızı bekliyorum. Mehmet Aluç